-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Yapmacık sevgi, sevgi taklidi yapmak çok büyük bir beladır. “Ay canım seni ne çok özledim, inanmazsın hayret edecek şekilde seni seviyorum” diyor. Son derece yapmacık bir üslup. “A müdür Kemal bey geldi” diyor önünü ilikliyor, “biz sizi çok severiz” diyor. Halbuki sadece korkuyor. Gerçek sevgi, Allah için Allah korkusuyla Allah sevgisiyle olur. Bir insan temizdir, insancıldır, merhametlidir, vicdanlıdır, Allah’tan çok korkuyordur, cesurdur, Allah için kendini adamıştır, bunların hepsini görürsün ve öyle seversin. Hiçbir güzel ahlak özelliği görmeden sevdiğini iddia etmek samimi değildir.
Adnan Oktar
Münafıklar ahmakça Allah’a tuzak kuruyorlar, Allah bu tuzaklarını tam tepelerine geçiriyor. Mal ve mülk hırsı yapıyor, eşşek gibi çalışıyorlar. Ömrü, gençliği eşşek gibi çalışarak geçiyor. Malını yığıyor, yığıyor, yığıyor ama yiyeceği vakti kalmıyor. Gençliği Müslümanlara hizmet ederek geçmiş, geride kalmış. Bir yandan adım adım ölüme gidiyor, ölümü de dehşet verici bir acıyla oluyor. Bir sofra kuran adam düşünün. Emek emek sofrayı hazırlıyor, her detayı yapıyor tam elini uzatıp yemeği yiyecekken biri gelip odunla kafasına vurarak sofradan alıyor. İşte bu müminlere müthiş bir neşe vesilesi olan, Allah’ın münafıklara kurduğu nefis tuzaktır. (Tevbe Suresi, 55: Şu halde onların malları ve çocukları seni imrendirmesin; Allah bunlarla ancak onları dünya hayatında azaplandırmak ve canlarının inkar içindeyken zorlukla çıkmasını ister.)
Adnan Oktar
Münafığın her hali Allah tarafından kuşatılmıştır. Allah münafığa dünyada tuzak kurar. Bu tuzak, müminler için bir cennet nimetidir. Allah sadece denizle, ovayla, güzellikle nimet sunmaz. Yiğitlikle de nimet sunar. Münafığa tuzak kurar bu da bir nimettir. Bu tuzak şöyledir: Allah münafığı alır önce müminlerin arasına getirir, gençliğini burada geçirtir. Münafık 20 ile 40 yaş arasını Müslümanların arasında geçirir. Maddi manevi tüm hayatını İslam için geçirmiş olur. Müslümanlardan ayrılınca onu geri almak ister ama geri imkanı artık yoktur. Allah tüm gençliklerini ellerinden almıştır. Allah basiretini kapatıp 10-20 yıl hizmet ettirir, sonra münafık mal ve itibar hırsına kapılır. Allah münafığa bol miktarda mal ve makam verir. Profesörlük, tüccarlık, zenginlik verir. Ama yaşı 40-50’ye gelmiştir. Türkiye’de yaş ortalaması 65. Allah münafığa ne kadar süre vermiş oluyor, en fazla 10-15 yıl. Münafık malı deli gibi yığmıştır, o malı yemesi için baya bir ömre ihtiyacı vardır ama o ömür elinde yoktur. Yatı almış, katları almış, mallarını biriktirmiş, geride bırakılacak gibi değil çok fazla şey biriktirmiştir ama idam fermanı da Allah tarafından kesilmiştir. Tak tak her dakika ölüme gittiğini bilir. 15 sene, 14 sene, 13 sene her geçen senenin tik tak tik tak diye sesleri kulağına geldikçe münafık delirir. Ama yapabileceği hiçbir şey de yoktur. Sonunda da “Hadi biz seni alalım” der ölüm melekleri ve ağzını burnunu kırarak canını alır. Münafığın tüm emeği ise burada kalır. Münafık malını yiyemez. Evleri, arabaları, mücevherleri, elbiseleri her şeyi geride kalır. Ama en önemlisi Müslümanlara hizmet edip bıraktıkları kalır. Münafığın elinde sadece o malı elde etmek için süründüğü, iğrenç bir hayat ve sonunda da azap vardır. Müslümanda ise ömür uzun olur. Müslümanda mal yığma olmadığı için o anda o malın hakkını verir. Mümin hırslı olmadığı için dünyayı hep güzel yaşar. Mümin tevekkülle, gayet sakin, Allah’ın verdiği bereketle çok iyi yaşar. Münafık ise eşşek gibi hırsla çalışır ama çalıştıkça çöker, çünkü o hırs onu çökertir. “Libya’nın dörtte biri benim, Tunus’un yarısı benim” diye kendini kandırmaya çalışır ama elinde o malı yiyecek gençlik kalmamıştır. Gençliği müminlere hizmetle geçmiştir. Üstelik o malı elde etmeye çalışırken yaşadığı hırs ruh ve beden sağlığını da tamamen bozar, iyice çökertir ve çürütür. Münafık ömrü boyunca çalışıp çabalar ama hepsi boşa gider. Bu, Allah’ın münafığa en büyük tuzağıdır. Dolayısıyla münafıklar enayiliklerine kerizliklerine doymasınlar. Sürünüyorlar sürünmeye devam edecekler Müminler de keyif içinde yaşamaya devam edecekler.
Adnan Oktar
Gençler için güvenli eğlence yerleri olması gerekir. Gençler nereye adım atsalar bir korku veya endişe duyuyorlar. Özellikle genç kızların huzur güven içinde gidebileceği yerler olması önemlidir. Genç kız “Baba ben şu yere eğlenmeye gidiyorum” dediğinde, o yerde namusunun, haysiyetinin, şerefinin, sıhhatinin güvende olduğundan emin olunacak yerler olmalı. Sanki amcasının, dedesinin evine gitmiş gibi güvenle eğlenebileceği yerler olmalı. Kaliteli müzik, sıhhatli yiyecekler, neşeli ortam ve muazzam bir güvenlik sağlanmalı. Gençler güven içinde birbirleriyle tanışır, sohbet eder, fikir alışverişinde bulunurlar. Şimdi gençler eğlence mekanına gittiğinde insanlar cesaretlerine şaşırıyorlar, “aaa gece şu yere gitmiş” diyorlar. Çünkü eğlence mekanlarının çoğu kapısında adam vurulan, içeride kadınların rahatsız edildiği yerler haline gelmiş.
Adnan Oktar
Allah sevgisi en hayati konudur. Allah’ı sevmekteki esas konu insanın kendisini sıkmamasıdır. İnsanlar şirke akıl almaz eğilimlidir. Şirke karşı beyni sürekli muhafaza altında tutmak, çok samimi olmak lazım. Dikkat şirk konusunda olmalı. Samimiyet de zevklidir, enerji gerektirmez. Samimiyet dünyanın en tatlı, en zevkli nimetlerinden birisidir. Allah sevgisi insanların bir kısmında eksik olduğu için insanların birbirine sevgisi de düşük oluyor. Yerine hasetlik, kin, nefret, öfke geliyor. Doğrudan Allah’ı çok sevseler insanların şu an dünyada yaşadıkları hayat bambaşka olur, dünya alenen cennet gibi çok rahat edecekleri bir yer olur. Dünya çapında bir çok insan Allah’a karşı nankör olduğu için, Allah da onları sezdirmeden eziyor. Onlar kendilerince Allah’ı kandırdıklarını sanıyorlar, Allah ise onları sezdirmeden eziyor. Tüm güzelliklerin tek kaynağı Allah’tır. Sevginin tek kaynağı Allah’tır. Çocuğunu, karısını, kedisini, kuşunu çok sevdiğinde Allah’ı sevdiğini bilmiyor bir çok insan. Görüntünün tamamı Allah’a aittir.
Adnan Oktar
Gençlerle yaptığımız sokak röportajlarında egoistliğin büyük oranda ortadan kalktığını, bağnazlığa kapalı, Allah’a iman eden, Kuran Müslümanlığını kabul eden, aydın, sevecen, sevgi dolu, güzelliği ve kaliteyi arayan bir nesil yetiştiğini görüyoruz. Bu, Mehdiyet’in etkisini, Allah’ın lütfunu bizlere gösteriyor. Mehdiyete hikaye gözüyle bakanların uğraşmalarına rağmen kendi kafalarında bir nesil yetiştiremediklerini, gelenekçi içe kapalı bir nesil yetişmediğini görüyoruz. Tam tersine çok olumlu, aydın, hayat dolu, Allah’ı çok seven, dindar, neşeli, ufku geniş bir nesil yetiştiğini görüyoruz.
Adnan Oktar
İçkisiz, harama girmeden, tertemiz yılbaşı nasıl kutlanır tüm dünyaya gösterdik. Müslümanın sanat, kalite, sevgi, dostluk, temizlik, düzen, tertip anlayışını tüm dünya gördü. Müslüman olarak dünyaya IŞİD, El Kaide’yi gösteriyorlardı. Bizim yaşantımızla dünyaya İslam’ın gülen, neşeli, aydınlık, modern, kaliteli, hayat dolu yüzü gösterildi.
Adnan Oktar