-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Lideri yalnızlaştırmak taktiği Osmanlı’dan bu yana gelen çirkin bir oyundur. Aynı oyunu bir süredir Tayyip Hocam’a karşı da uygulamak istiyorlar. Tayyip Hocam’ı ve Hükümeti, içeride ve dışarıda en etkili olarak savunanları bir şekilde engellemeye çalışıyorlar. Aynı yöntem Abdülhamit’e, Abdülaziz’e, Menderes’e de uygulanmıştı. Şimdi de “Bakın Erdoğan’ı savunan hiç kimse güvencede değil, siz de dikkatli olun” imajı vermek istiyorlar. Diğer yandan da Tayyip Hocam’ı herkesi gözaltına aldıran, haşa hak hukuk tanımayan, katı biri gibi göstermeyi hedefliyorlar. Bu, İngiliz derin devletininin ve piyonlarının en ana yöntemi. Özellikle son dönemlerde bu oyunu organize eden özel bir yapı olduğu görülüyor. Bunların ortak özelliği İngiliz derin devletine yancı olmaları, özenti karakterine sahip olmaları, halkın değerlerini beğenmemeleri ve halka tepeden bakmaları, tüm bunlara rağmen halk adına ortaya çıktıklarını iddia etmeleri. Bunların tüm oyunlarını milletçe görüyoruz ve hiçbir zaman amaçlarına ulaşmalarına kanunla hukukla izin vermeyiz. Tayyip Hocam’ın yanındayız, asla yalnız bırakmayız.
Adnan Oktar
Cumhuriyetin ilk yıllarından beri devam eden ve çoğu zaman açıkça ifade edilmeyen bir “halkı ikiye bölme” hareketi vardır. Bir tarafta Atatürkçü, aydın, resmi, müziği, dansı, heykeli, sanatı seven, hayat dolu bir kesim. Diğer tarafta Atatürk’ten hoşlanmayan, içine kapalı, müzikten resimden sanattan da haz etmeyen, eğlenceye neşeye karşı bir kesim. Bu Türkiye’de eskiden beri devam eden, adı konulmamış bir ayrışmadır ve iki taraf da bir şekilde birbirine öfke duyar ve uzlaşamaz. Genellikle darbelerde de bu ayrışma bahane gösterilir. 60’da, 71’de, 80’de hep böyle olmuştur. Darbelerin anatomisi incelendiğinde bu durum açıkça görülür. İşte biz bu uzlaşmazlığı ortadan kaldıran bir anlayışa sahip olduğumuz için hedef oluyoruz. Biz anlatımlarımızla hem iki kesimin birbirine öfkesini ortadan kaldırıyoruz, hem de bu iki kesimin hayatlarının birbiriyle uzlaşmasını sağlıyoruz. Atatürkçü aydın kültürlü bilgili resimden sanattan hoşlanan kesimle dindarlar arasında bir mesafe olmasına gerek olmadığını gösteriyoruz. Aydın, modern, neşeli, hayat dolu, sanatı müziği güzelliği seven, kaliteye önem veren, Kuran’a sadık, Kuran’a mutabık sünneti uygulayan bir arkadaş topluluğu olarak varlığımızla çok önemli bir fitneyi izale ediyoruz. Hem iki kesim arasında uzlaşma sağlıyoruz hem de iki kesimin birbirine olan öfkesinin yersiz olduğunu gösteriyoruz. Böylece milletin ve vatanın birliğine yönelik çok önemli bir hizmet veriyoruz. Çoğu kişi bunun farkında değil ama İngiliz derin devleti farkında ve bu yüzden var gücüyle bizim üzerimize geliyor.
Adnan Oktar
Darwinist eğitim kaldırılsa PKK sorunu o anda biter. Silahlı çatışmayla 40 yıldır uğraşılıyor. Bilimsel mücadele yapılmış olsa 6 ayda konu biter. Komünizmin temeli Allah inancının olmamasıdır. Kürt gençleri ise dindardır. Gençleri komünist teröre iten temel sebebi ortadan kaldırmak önemlidir. Pozitivist eğitim denilen Darwinist eğitim olduğunda gençlerde din iman çok zayıflıyor. PKK da o zaman gençleri terör için çok kolay ikna ediyor. “Bak bilime göre sen bir hayvandın, ilkel komünal toplum vardı, herkes eşitti, her şey ortaktı, doğanın kanunu buydu. İnanmıyorsan bak devletin okullarında bile bilim olarak bu anlatılıyor.” diyor. Öldürmeyi de bilimsel gibi gösteriyor, “yolda böceğe basıp öldürmüyor musun, bakteriye tendürdiyot basmıyor musun, insan da bir tür hayvan, öldürmen doğanın gereği” diye eğitim veriyor. Adam gençleri makarayla sarmış sen o makarayı sadece çözeceksin, bunun için de karşı eğitim vereceksin. Karşı eğitim vermeyip tam tersine komünist terörün kaynaklarına ulaşmasını sağlayan eğitim verirsen, gençleri Darwinist yetiştirirsen o zaman PKK’ya Allah korusun zemin hazırlamış olursun.
Adnan Oktar
Güzel ahlak insanlara mutluluk veren sistemdir. Bir ortamda tek bir kişi kibirli olsa insanlar rahatsız oluyorlar. Güzel ahlaklı insan ise her yerde mutluluk vesilesidir. Cenneti de güzel kılan güzel ahlaktır. İnsanların güzel davranması, birbirini üzmemesi kızdırmaması, herkesin dengeli tutarlı olması, münasebetsiz konuşan hiç kimse olmaması, iki yüzlü kimse olmaması, herkesin coşkulu sevgiyi yaşaması cenneti güzel yapıyor. Cennetin ırmağı, taşı, toprağı değil. Allah Kendisi güzel ahlaklıdır. Müslüman Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak ister Allah her durumda insanları affediyor, insan bazen affedemeyebiliyor. Allah her kulunu kurtarmak istiyor, insanlar bazı insanlara yakın olabiliyor. Allah insanlara sui zanla bakılmasını istemez, hep hüsnüzanla değerlendirir. İnsanlarda ise hüsnüzan eksiktir. Müslüman Allah’ın ahlakına özenir. Müslüman da Allah gibi güzel ahlaklı olduğunda hem kendi rahatlıyor hem etrafındaki insanlar rahatlıyor. Bu ahlak cennetin ana vasfıdır. Ve tüm bu güzel ahlakın ana amacı sevgidir. Allah’ı sevmek ve Allah’ın yarattıklarını sevmek içindir.
Adnan Oktar
Atatürk aydın, ilerici, sanattan, müzikten, heykelden, resimden anlayan, vatanını milletini Avrupa seviyesinin daha da üstüne çıkarmaya azmetmiş, kültürlü, görgülü, bilgili, değerli insanların oluşturduğu bir vatan istemiştir. Ancak bir takım kişiler Atatürk’ü hiç sevememişlerdir. Bunlar Türkiye’yi yıkmaya çalışan ahlaksız kimselerdir. Oysa bizim gençliğimiz ezici şeklide Atatürkçü, aydın ve aklı başındadır. Bu nedenle Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyete kimse bir kötülük yapamaz.
Adnan Oktar