Böyle bir ortamda böyle bir haber, kuşku meydana getirebilir. Biz kimsenin ölmesini istemeyiz.
Olmuş, meydana gelmiş, tahakkuk etmiş.
ve renklerle süslenmiş olarak yaratılmış ve sonuçta her biri birer sanat harikası olan görüntüler meydana
olarak yaşamalarına rağmen, kültürel yönden birbirinden çok uzak, hatta birbirine düşman halklar meydana
eğer sponsor ülkeler ve kurumlar Afrikada girşimciliği teşvik etmeye odaklanarak yeni yetenekler meydana
Biz, zulmeden ülkelerden nicesini kırıp geçirdik ve bunun ardından bir başka kavmi meydana getirdik.
ve renklerle süslenmiş olarak yaratılmış ve sonuçta her biri birer sanat harikası olan görüntüler meydana
kısacası en ağırından en hafifine kadar gördüğünüz, dokunduğunuz, hissettiğiniz her şey atomlardan meydana
Kanın pıhtılaşması durumunda, fibrinojen proteini, fibrine dönüşerek alyuvarları içeren bir ağ meydana
Bugün Müslüman ülkeler aralarında bir birlik kurmuş olsa, meydana gelecek gücün ne denli caydırıcı olacağı
Gözün yapısını fark edemedin mi, beyinde görüntünün meydana gelmesini hissedemedin mi?
Kemikler oluşmaya devam ederken, kas hücreleri kemiği çevreleyen dokudan seçilerek kas kitlesini meydana
Zamanı geldiğinde ise Allahın vaadi gerçekleşmiş ve tufan felaketi meydana gelmiştir. Hz.
eğer sponsor ülkeler ve kurumlar Afrikada girşimciliği teşvik etmeye odaklanarak yeni yetenekler meydana
Bugün Müslüman ülkeler aralarında bir birlik kurmuş olsa, meydana gelecek gücün ne denli caydırıcı olacağı
gördüğünü ifade eden şu satırları, tüm iman edenler için önemli bir örnektir: Şu dünya hayatı, imtihan meydanıdır
Fakat proteinlerin birbirleriyle birleşerek dev moleküller meydana getirebilmeleri için de çok hassas
Şimdi geçmişten edindiğimiz tecrübeler sayesinde bundan çok daha iyisini meydana getirmek hiç de zor
Ayrıca hiçbir tesadüf böyle karmaşık ve akılcı bir sistemi meydana getirmiş olamaz.
dostluğu kabul edip Ehli Kitaptan birini kendisine yönetici olarak belirlerse burada bir çelişki meydana
Tunusu destekleyen kuzey ile muhafazakar Nahda Hareketini destekleyen güney arasında bir bölünmenin meydana
Bugün dünya medyası bu çaresiz insanların hikayelerine yer veriyor, uluslararası toplum Rohingya Müslümanlarının
dostluğu kabul edip Ehli Kitaptan birini kendisine yönetici olarak belirlerse burada bir çelişki meydana
matematikçi Fred Hoyle tarafından şöyle bir benzetmeyle ifade edilmiştir: Tesadüfler sonucu bir hücrenin meydana
Bu kas, sardığı ve sert bir kıkırdaktan meydana gelen- dil kemiği üzerinde sıkıştıkça uzar.
Empire of Faith, A Documentary by Gardner Films, in association with PBS, 2001) Liberal Amerikan medyasının
Empire of Faith, A Documentary by Gardner Films, in association with PBS, 2001) Liberal Amerikan medyasının
Ancak, medyaya yansıyan korkunç şiddet olayları buzdağının sadece görünen kısmı.
Uluslararası medya kuruluşları Keşmir olaylarını zaman zaman gündeme getirseler de, yıllardan bu yana
Nereden geldiği belli olmayan Müçtehid isimli bir sosyal medya hesabı iki potansiyel kral adayını birbirine
Evrimci medyanın duyurmaktan kaçındığı çalışmalar başlıklı yazımızda da ortaya koyduğumuz gibi, insan
Hiçbir tesadüf bir bakteriyi meydana getirip, üstelik bunu insanın bağırsaklarına yerleştirip
Moleküler biyologlar tarafından, proteinlerin tesadüf eseri meydana gelme ihtimallerinin
Alenen, ben daha bir şey demeden tartışma ortamı meydana getirdi ama aynısıydı.
Nasıl birbirlerine düşürüyor, nasıl açmaz meydana getiriyor?
Öbür türlü bedenen ruhen her yönden fayda meydana gelmiş oluyor ahireti için de.