Ve Mehdi (a.s) ye yardım eder ve İsa Mesihe yardım eder. Üçüne de yardım eder.
Ama kendisinin akıl hastası olduğuna da emin.
Ve tamamen blok olarak şeytanın emrindedir derin devletler.
Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu’na şu mesajı gönderdi: “Son yıllarda yaşadığımız
Tecrübe ve kısmetin üstünde derin bir iman gerektirir ki Allah sana o insanları getirsin
Ama asıl peygamberan, geçmişte mesela ismi geçmeyen peygamberler var, onlarla tanışacağız
Seninle ne alakası var? İran’la Türkiye arasındaki bir konu. Seni ne alakadar eder?
Peygamberimiz (sav)’e yapılan saldırılar yüzünden Peygamberimiz (sav)’e iltica
Dokuzda, onda başlardım sabah namazını kılardık sabah namazından sonra yine devam ederdi yani yıllarca
Türkiye bölgenin hatta dünyanın en samimi ülkesidir, en merhametli ülkesidir.
Peygamberimiz (sav) de böyledir. Hz. İsa Mesih de öyle, mesela ölüye kalk diyor.
Mesela Bediüzzaman dava adamıydı. Peygamberlerin hepsi dava adamıdır.
Ya Rabbi dersin, Ben kendimi ruhumu tamamen Sana bıraktım, bende tecellini güçlendir, bende akıl olarak
Yabancı heykeltıraşlar gelsin ve bilim adamlarını toplasın bilimin ne kadar önemli olduğuna dair bir
izleyici sorusu) Kızma demeyelim de buğz ederim. Mesela bir münafık olduğunda buğz ederim.
Son derece samimi imanla insanlar Allaha yanaşacaklar. Öyle sahtekar hocalar gibi olmayacak diyor.
devlete dayıyor, dünya derin devletine dayıyor.
Resulullah (sav) zamanında da Roma derin devletiyle bağlantılıydı münafıklar. En azgınları onlardı.
Ama bu dünyada sizin için diyor. 15 Temmuz Darbesinin Ardında İngiliz Derin Devleti Vardır.
Peygamberimiz (sav) yanlış olduğunu anlattı, bir türlü kabul ettiremedi.
Ben İran-Türkiye dostluğunu anlattıktan sonra, İrandan Vana ve doğu illerine çok fazla turist gelmeye
Peygamberimiz (sav) in yaşadığı İslam neyse biz aynısını savunuyoruz.
Son ana kadar şuuru açık olanlar da hep mesela Peygamberimiz (sav) de öyle Refik-i Alaya dedi.
Yalnız kalır, derin düşünür. Tefekkür eder. Kendini analiz eder.
İranla sınırımız bizim 1639 yılından beri hep aynı. Hiç değişmemiştir.
Bizim samimi, derin dostumuzdur İran. Ortadoğuluyuz biz. Onlar da Ortadoğulu.
Cenab-ı Allah, Peygamber (sav) e istişare etmesini söylüyor.
Yani onlara kazanç kapısını sonuna kadar açması, öğretmesi ve yol göstermesi.
Onu fark etmiyor o. ( Peygamber (sav) topluluğunun içinde bile dünyaya meyilli, yüzeysel düşünen insanların
Sarı sarı çocuklar gemilerde bekliyorlar. Ta yüz elli yıl önce dedeleri gelmiş Amerikaya.
Hiç sorun çıkartmamak lazım. İran-Türkiye tek vücut, tek kalp, tek beyin, tek inanç.
İsa Mesih (as) duruyor mu durmuyor mu diye Allahı denemez. Yani peygambere yakışmaz o.
On yıl sonra düşüneceğim dersin bir kenara atarsın.
Allah ömrünü uzun etsin. Allah sana hidayet versin, hidayetiyle sarsın.
Peygamberimiz (sav) “evinden idare eder” diyor.
Hep muhabbetlerini ifade ederler ve çok nezaketli, saygılı, akılcı bir dil kullanırlar.
Ediyorsunuz derken İngiliz derin devletine söylüyorum onlara söylemiyorum.
Allah ömrünü uzun etsin, Allah sana hidayet versin.
‘Kendimizi böyle bir zamanda bulduk, dilinizi de bilmiyoruz ama dilinizi de sonradan ö
İstediğin bir şey olduğunda yaparlar. Getir şu sandalyeyi dersin getirir götür şunu dersen götürür.
İnanmayabilir insanlar sorun değil. O da zaten kendinden emin olamaz Hz. İsa Mesih (as) olduğundan.
Vahiy alır duyar ama yani çünkü bir peygamberlik emri verilmediği için onda bir sorun yok.
Muhammed (sav) yalan söylemedi derse, kendi dinine uyarsa, şirk koşmaması şartıyla tamam.
Mesela İsa Mesihe Allah; Sana bir ruhla yardım edeceğim diyor, Allahın ruhu.
Kesmeye kalksın, sille tokat girsin, entrika yapsın başka bir dünya bilemiyorlar.
Derdin kendince peygamberi mahcup etmek, haşa onun düşünemediğini iddia edeceksin kendini de ince düşünen
Peygamberimiz 1400 Yıl Önce Bethlehem Yıldızının Nasıl Oluştuğunu Anlatmıştır.
Bakın 2000 yıldan beri bilinmeyen bir gerçeği, bilimsel bir gerçeği 1400 yıl önce Peygamber (s.a.v.)
Allah ömrüne bereket versin. Günlerden beri anlattığımız konuların güzel bir özeti olmuş.
dünyaya Allahın son hediyesi.
bir nevi hayvan olduğundan bu nevinin dünya yüzünde nasıl türemiş olduğunu elbette merak ederiz diye
Peygamberimiz (sav) de diyor ki, Naim buyurdu ki: Ben Hz.
Ve Naimde diyor ki Peygamberimiz (sav) den nakleden: Ben Hz.
Peygamber (sav) in kitabına inanıyor.
Yani Resulullah (sav) la beraber oldukları için bir de mucize gördükleri için onlara daha çetin imtihan
der, Peygamber var mı?
Ama iki tarafın da dişini kırdık ilimle irfanla. Şu an yollar açık bundan sonra.
Mehdi (as) Peygamberimiz (sav)’in sancağını sağ eline alacak bu doğru.
Ama ben İmam-ı Rabbani’yi çok samimi bulurum ve Said Nursi’yi çok samimi bulurum
Peygamber (sav) adına yalan söylüyor yahut iftira atıyor yahut bilmeden yanlış konuşuyor.