Doğadaki düzen hiçbir şekilde bozulmaz ve milyonlarca yıldır son derece istikrarlı bir şekilde devam
eder.
Etrafımız, farkında olduğumuz veya olmadığımız, sayısız yaratılış delili ile doludur.
Ama beni unuturdunuz, sapıtır ve azıtırdınız, o yüzden vermedim diyor.
Ne diyor bakın Allah; Gerçekten bunlar (bu şeytanlar), onları yoldan alıkoyarlar; onlar ise, kendilerinin
olduğundan haberi bile yok.
Kuran ahlakını yaşayan insanlarla bir arada olmak, onlarla dostluğu ve sevgiyi yaşamak ise, iman eden
(Maide Suresi, 55) İman edenler Allahın rızasını kazanmak için çaba gösteren tüm salih müminlere yakınlık
duyar, onları kendilerine yakın dost ve veli edinirler.
“Sana itaat etmeyecekler” diyor.
İman hakikatleri anlatır, Kuran mucizeleri anlatır.
Put inançları ortadan kaldırmaya çalışır.
Samimi davranışta bulunacak, mümin olacak, yobaz olmayacak.
Melekler onlara her bir kapıdan girerler ve şöyle derler melekler sürekli ziyaret ediyorlar cenneti,
(Dünya) yurdu (nun) sonu ne güzel.
Mehdi (a.s.) yi ) zulümle dolan yeryüzünü adaletle doldurması için gönderecektir.
Yeryüzü bütün bitkilerini onlara yeşertecek ve gökyüzü sürekli onlara yağmur yağdıracaktır. ...ALLAH
(El-Beyan, s. 72, Es-Sevaik-ul Muhrika, s. 161, Yenabi-ul Mevedde, c.2, s. 177) Peygamberimiz (sav) den
büyüklenmekte sakınca görmemeleridir.
Allah (cc), bir ayetinde şöyle buyurur: Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek
Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm.
Özen içinde yollar ve yörüngelerle donatılmış göğe andolsun; (Zariyat Suresi, 7) Yukarıdaki ayette donatılmış
Ayette bu kelimenin kullanılması son derece hikmetlidir ve günümüz bilimsel izahlarını iki yönden tasdik
Birinci yönü şöyledir: Evrendeki yörünge ve yollar, öylesine yoğun ve birbiri içine geçmiştir ki, adeta
Bu kimseler göğüs germek durumunda oldukları bir zorluğa ancak tahammül edebilirler.
kendini belli eder.
razı olur ve hoşnutlukla tevekkül ederler.
İnsanların birçoğunu, kendileri farkında olmadıkları halde etkisi altına almış batıl bir din vardır.
; akılcılıktan son derece uzak, kör bir cesarettir.
Bundan sakınmanın yolu ise Allahın hoşnutluğunu aramak, Ona teslim olmaktır.
Çünkü ahiretin dünya hayatı kadar kesin ve yakın bir hayat olduğuna iman ederler.
Tüm ilmin yegane sahibi olan Allah, bu insanların dünyada isteklerini verir, ancak onlara ahirette azap
Dünya hayatında sahip oldukları hiçbir nimete ahirette ulaşamazlar.
Bu, iman edenleri, inkar edenlerden ayıran çok önemli bir özelliktir.
İman edenlerle inkar edenler dünyada aynı ortamlarda bulunup aynı işi yapıyor gibi görünebilirler fakat
Allah dünya hayatının geçiciliğini bir ayette şu şekilde bildirmiştir: Bilin ki, dünya hayatı ancak bir
Hani o, Rabbine gizlice seslendiği zaman; Allaha dua ederken gizlice dua etmek çok makbuldür, gizlice
Baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; saçlarda beyazlanma oluyor, yaşlılık aleviyle tutuştu o.
Ben sana dua etmekle mutsuz olmadım. Demek ki dua eden mutlu oluyor, Kuran buna işaret ediyor.
İmanından kaynaklanan Allah korkusuyla, Ey iman edenler, Allahtan korkup-sakınırsanız, size doğruyu yanlıştan
Kuranın Bunlar, Allaha ve ahiret gününe iman eder, maruf olanı emreder, münker olandan sakındırır ve
Böyle bir kalitesizlikten kurtulmanın yolu ise son derece kolaydır; çözüm Allahtan samimi olarak korkmak
Ancak jeologlar, Wegenerin haklı olduğunu onun ölümünden 50 yıl sonra yani 1980 li yıllarda anlayabildiler
Yaklaşık 180 milyon yıl önce Pangaea ikiye ayrıldı.
üzerinde hareket ederler...
bilinen Mısır Kralı ve yakın çevresi, kendi çok tanrılı sapkın sistemlerine ve putperest inanışlarına son
Musa (as)'ın Allah'a iman etmesi için yaptığı davetlere karşı iftira ve tehditle karşılık verdi.
Aynen 1400 yıl önce ayetlerde haber verildiği gibi.
(El-Mehdiyy-il Mevud, c. 1, s. 264) HZ.
(El-Mehdiyy-il Mevud, c. 1, s. 264) Evet DÜNYAYI FİTNE VE DÜŞMANLIK SARDIĞINDA, HER YER ZULÜM, FESAT
Yİ) GÖNDERECEKTİR. (El-Mehdiyy-il Mevud, c. 1, s. 310)
Ancak Allah dünya hayatında özel bazı durumlar da yaratmıştır.
gibi bir soru sormak zorunda hissederler kendilerini.
Onlara öyle bir yoksulluk, öyle dayanılmaz bir zorluk çattı ve öylesine sarsıldılar ki , sonunda elçi