-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Münafıklar ahmakça Allah’a tuzak kuruyorlar, Allah bu tuzaklarını tam tepelerine geçiriyor. Mal ve mülk hırsı yapıyor, eşşek gibi çalışıyorlar. Ömrü, gençliği eşşek gibi çalışarak geçiyor. Malını yığıyor, yığıyor, yığıyor ama yiyeceği vakti kalmıyor. Gençliği Müslümanlara hizmet ederek geçmiş, geride kalmış. Bir yandan adım adım ölüme gidiyor, ölümü de dehşet verici bir acıyla oluyor. Bir sofra kuran adam düşünün. Emek emek sofrayı hazırlıyor, her detayı yapıyor tam elini uzatıp yemeği yiyecekken biri gelip odunla kafasına vurarak sofradan alıyor. İşte bu müminlere müthiş bir neşe vesilesi olan, Allah’ın münafıklara kurduğu nefis tuzaktır. (Tevbe Suresi, 55: Şu halde onların malları ve çocukları seni imrendirmesin; Allah bunlarla ancak onları dünya hayatında azaplandırmak ve canlarının inkar içindeyken zorlukla çıkmasını ister.)
Adnan Oktar
Münafığın her hali Allah tarafından kuşatılmıştır. Allah münafığa dünyada tuzak kurar. Bu tuzak, müminler için bir cennet nimetidir. Allah sadece denizle, ovayla, güzellikle nimet sunmaz. Yiğitlikle de nimet sunar. Münafığa tuzak kurar bu da bir nimettir. Bu tuzak şöyledir: Allah münafığı alır önce müminlerin arasına getirir, gençliğini burada geçirtir. Münafık 20 ile 40 yaş arasını Müslümanların arasında geçirir. Maddi manevi tüm hayatını İslam için geçirmiş olur. Müslümanlardan ayrılınca onu geri almak ister ama geri imkanı artık yoktur. Allah tüm gençliklerini ellerinden almıştır. Allah basiretini kapatıp 10-20 yıl hizmet ettirir, sonra münafık mal ve itibar hırsına kapılır. Allah münafığa bol miktarda mal ve makam verir. Profesörlük, tüccarlık, zenginlik verir. Ama yaşı 40-50’ye gelmiştir. Türkiye’de yaş ortalaması 65. Allah münafığa ne kadar süre vermiş oluyor, en fazla 10-15 yıl. Münafık malı deli gibi yığmıştır, o malı yemesi için baya bir ömre ihtiyacı vardır ama o ömür elinde yoktur. Yatı almış, katları almış, mallarını biriktirmiş, geride bırakılacak gibi değil çok fazla şey biriktirmiştir ama idam fermanı da Allah tarafından kesilmiştir. Tak tak her dakika ölüme gittiğini bilir. 15 sene, 14 sene, 13 sene her geçen senenin tik tak tik tak diye sesleri kulağına geldikçe münafık delirir. Ama yapabileceği hiçbir şey de yoktur. Sonunda da “Hadi biz seni alalım” der ölüm melekleri ve ağzını burnunu kırarak canını alır. Münafığın tüm emeği ise burada kalır. Münafık malını yiyemez. Evleri, arabaları, mücevherleri, elbiseleri her şeyi geride kalır. Ama en önemlisi Müslümanlara hizmet edip bıraktıkları kalır. Münafığın elinde sadece o malı elde etmek için süründüğü, iğrenç bir hayat ve sonunda da azap vardır. Müslümanda ise ömür uzun olur. Müslümanda mal yığma olmadığı için o anda o malın hakkını verir. Mümin hırslı olmadığı için dünyayı hep güzel yaşar. Mümin tevekkülle, gayet sakin, Allah’ın verdiği bereketle çok iyi yaşar. Münafık ise eşşek gibi hırsla çalışır ama çalıştıkça çöker, çünkü o hırs onu çökertir. “Libya’nın dörtte biri benim, Tunus’un yarısı benim” diye kendini kandırmaya çalışır ama elinde o malı yiyecek gençlik kalmamıştır. Gençliği müminlere hizmetle geçmiştir. Üstelik o malı elde etmeye çalışırken yaşadığı hırs ruh ve beden sağlığını da tamamen bozar, iyice çökertir ve çürütür. Münafık ömrü boyunca çalışıp çabalar ama hepsi boşa gider. Bu, Allah’ın münafığa en büyük tuzağıdır. Dolayısıyla münafıklar enayiliklerine kerizliklerine doymasınlar. Sürünüyorlar sürünmeye devam edecekler Müminler de keyif içinde yaşamaya devam edecekler.
Adnan Oktar
Münafıklar Peygamberi sıradan bir insan gibi görür ve sürekli akılsızca eleştirirler. Bu eleştirilerini de çok büyük ahmaklıkla yaparlar. Düz mantıkla bakar, Peygamber’in Allah’ın destekleyip koruduğu özel bir insan olduğunu görmezler. Peygambere uyan müminleri de akılsız olarak görürler. Saatlerce, sayfalarca Peygambere uyan müminlerin sözde akılsız, derin düşünmeyen olduklarını, onların yanlışlarını anlatırlar yazarlar. Peygambere uyan müminlerin yalancı olduğunu ispat etmeye çalışırlar. Bu sırada kendi yalancılıklarını, karaktersizliklerini, alçaklıklarını ortaya koyarlar. (Hud Suresi, 27: Kavminden, ileri gelen inkarcılar: "Biz seni yalnızca bizim gibi bir beşerden başkası görmüyoruz; sana, sığ görüşlü olan en aşağılıklarımızdan başkasının uyduğunu görmüyoruz ve sizin bize bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Aksine, biz sizi yalancılar sanıyoruz" dedi.)
Adnan Oktar
Münafıklar Müslümanlardan ayrılınca Müslümanların zayıflayacağını zanneder. Halbuki Allah onların yerine çok temiz, güçlü ve kararlı müminler getirir. Münafık küfre karşı eziktir. Mümin müminlere karşı tevazulu küfre karşı onurludur. Münafık Allah yolunda çaba harcamaz. Münafık kınayıcın kınamasından çok korkar. Kendileri korktuğu için sürekli, “bak insanlar sizin için neler diyor” diyerek Müslümanları da tedirgin edeceklerini zannederler. (Maide Suresi 54- Ey iman edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, ALLAH (YERİNE) KENDİSİ'NİN ONLARI SEVDİĞİ, ONLARIN DA KENDİSİ'Nİ SEVDİĞİ mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı ise 'güçlü ve onurlu,' Allah yolunda çaba harcayan ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk getirir. Bu, Allah'ın bir fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir.)
Adnan Oktar
Münafıklar Kuran’ı bambaşka şekilde kendi münafıkane mantıklarına göre yorumlarlar. Her münafık kendisi baş olmak ister, Peygamber (sav)'in varlığı münafıkların çok ağırına gider. Peygamber (sav)'e sürekli haset ederler. Müslümanların lideri olan kişinin etrafında kendisini seven insanların olmasına, Müslümanların zenginliğine, imkanlarına, yiyeceklerine, kıyafetlerine, evlerine, arabalarına, sahip oldukları her türlü nimete müthiş haset ederler. Münafıklar elçinin yanından Müslümanların dağılmalarını isterler. Allah adına sürekli yalan yere yemin ederek konuşurlar. Allah Kuran'da münafıkların aşağılık mahluklar olduklarını bildirmektedir. Münafıklar her hayrı engellemeye çalışırlar. Müslümanların başarılarından hiçbir zaman bahsetmezler. Münafıklar İslam için asla şevkli ve çalışkan değilken, küfri konularda muazzam şevkli ve gayretlidirler. Münafıklar saldırgandır, hemen hepsinde öldürme eğilimi vardır. Küfrü dost ve güçlü görür ve küfürle iç içedirler.
Adnan Oktar