logo HARUN YAHYA
Ahirzaman alametleri ve büyük islam alimlerinin açıklamaları; "Hz. Mehdi (a.s.) bu yüzyılda gelmeyecek" diyenlere cevap niteliğindedir

Ancak; “şu an Hicri 1430'lu yıllardayız fakat Hz. Mehdi (as) hala ortaya çıkmadı.

Mehdi (as)’ın çıkışı diğer bir yüzyıla kaldıgibi akıl ve mantığa uymayan çıkarımlar yapanlar Hz

Mehdi (as)'ın Hicri 1400'de zuhur etmesine mani olmayacağını” belirtmektedir.

Ahıska Türkleri Vatanlarına Nasıl Kavuşacaklar?

Bunların yarıya yakını savaşta hayatını kaybetti, dönenlerin büyük bir kısmı da sakat kaldı.

ağır işlere sürüldüler, şehirlerde yaşamaları, bir yerden bir yere geçişleri yasaklandı, en temel insani

ülkede 425 bin Ahıska Türkü mülteci konumunda yaşıyor, bazı kaynaklar bu sayının 630 bini bulduğunu ifade

Ahıska Türklerinin vatan hasreti

Bölge, 642 yılında Hz.

Bunların kabulleri ve iskanları, bu Kanun ile 2510 sayılı İskan Kanunu hükümlerine göre yapılır.

iskan yerlerini belirlemek, b) Yerleştirme ve iskan programlarını hazırlamak, c) Göçmenleri üretici

Ahit Sandığı Hazreti Mehdi (a.s.) zamanında bulunacaktır

Musa (as) ve Hz. Harun (as)'dan eşyalar bulunan değerli bir sandıktır.

Hatta Hz. Musa (as) devrinde de bulunamadı. Hz. İbrahim (as) devrinde de bulunamadı.

Bak Allah Hz. Mehdi (as) devrinde bulduruyor zaman geldiği için. Mesela Hz.

Ahit Sandığı sinema filmlerine de konu oldu

Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız Türksat 3A Uydusu FREKANS 12524 Dikey Batı

Ahkaf Suresi, 16 - 18 (Müslüman anne, baba ve çocuğun birbirine olan sevgi ve bağlılığı)

O ikisi, anne ve babası ise, Allaha yakararak yazıklar sana iman et. Bak mümin anne görüyor musun?

Bakın yazıklar olsun sana iman et İmana çağırıyor evladını. İmandan soğutmuyor.

Ne din, ne iman Allah vermesin ne Kitap.

Ahkaf Suresi, 29-30 (Cinler Kuran ile eğitilmelidir)

Hani cinlerden birkaçını, Kuran dinlemek üzere sana yöneltmiştik.

Birkaç tane cin, belki şu an burada da varlar.

Ahkaf Suresi, 35 (Ayetten, Kıyamet’in en fazla bir saat kadar süreceği anlaşılıyor.)

Şeytandan Allaha sığınırım. Artık sen sabret; Resullerden azim sahiplerinin sabrettikleri gibi. Hz.

Nuh (a.s), Hz. İbrahim (a.s), Hz. Musa (a.s) ulul azim peygamberler gibi diyor Cenab-ı Allah.

Artık fasık olan bir kavimden başkası yıkıma uğratılır mı?

Ahkaf Suresi, 35 (Peygamberler nasıl sabırlıysa, müslümanlar da öyle sabırlı olmalı)

Müthiş bir bela vereceğim diyor Allah. (Bu,) Bir tebliğdir. Bunu bildiriyorum diyor Allah .

Artık fasık olan bir kavimden başkası yıkıma uğratılır mı?

Sabretmesi için de emrediyor Allah. Farzdır zaten, muhkem ayet.

Ahkaf Suresi, 4 (Darwinistlere sorulacak soru)

Adnan Oktarın 17 Kasım 2009 Tarihli Kocaeli TV, Ekintürk Tv ve Mavi Karadeniz TV Röportajından ADNAN

OKTAR: Ahkaf Suresi De ki: Gördünüz mü haber verin; Allahtan başka taptıklarınız, yerden neyi yaratmışlar

Eğer doğru sözlüler iseniz, bundan önce bir kitap ya da bir ilim kalıntısı varsa bana getirin.

AHKAM-ÜL HAKİMİN - Hüküm Verenlerin Hakimi

Fakat insanların çoğu, kendi kısıtlı akılları ile değerlendirme yapar ve dolayısıyla Allahın hükümlerini

Oysa Allah sonsuz aklın sahibidir.

Kuranda şöyle buyrulmaktadır: Sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret.

Ahlak din ötesi bir olgu mudur?

 

İZLEYİCİ SORUSU: Ahlak din ötesi bir olgu mudur?

 

İZLEYİCİ SORUSU: Katı kurallarınız var mı?

Baskı insanın düşünme yetisini yok eder.

Ahlaki Bozulma İnsanların Kıyafetleriyle Değil Darwinist Materyalist Eğitimle İlgilidir

İnsanların yaşamın gerçek amacından uzaklaşmaları, manevi değerlerini de kaybetmeleri demektir.

Ama dinsiz ve amaçsız bir insanın böyle bir irade ve sabır göstermesi için bir neden yoktur.

Oysa Allaha ve ahiret gününe iman ediyor olsalar, böyle bir hayasızlığa asla başvurmazlar.

Ahlaki Çöküntünün Kökeninde "Darwinizm ve İnançsızlık" Yatar

ve ahiret gününe imanın getirdiği güzel ahlakla mümkündür.

Bu nedenle geniş bir kültürel faaliyet yürütülerek insanların inançları güçlendirilmelidir.

Böyle insanların oluşturduğu toplumlar da Allahın izniyle birlik ve beraberlik içinde, güçlü, modern,

38349
/ 1918