(Rum Suresi, 31) ayetiyle inananlara gerçek imanın nasıl olması gerektiğini bildirmiştir.
(Rum Suresi, 31) ayetiyle Allah (cc), iman edenleri bütün ibadetlerinde ihlasa ve teslimiyete çağırmıştır
(Tahrim Suresi, 12) Bu ahlakı yaşayan müminler Allah (cc) a derin bir saygı göstererek iman ederler.
Nitekim bunun aksi, cahiliye insanlarının gösterdiği ahlaktır.
Zira müminin en önemli özelliklerinden biri hayatının her anında imani bir derinlik içerisinde yaşamasıdır
açıklığıyla hisseder ve Allah (cc) a çok derin bir sevgiyle bağlanır.
İman eden bir insan, her şeyi Allah (cc) ın yarattığını bilir, tüm zorluklardan ancak Allah (cc) ın kurtaracağına
kesin olarak iman eder.
Kuranda bu gerçek, Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın)
Yüce Allah (c.c), aşağıdaki ayet ile müminleri, ibadet etmede kararlı davranmaları konusunda uyarmıştır
(Meryem Suresi, 65) Bir başka ayette ise iman edenlerin, hiçbir koşul altında kararlılıklarından vazgeçmedikleri
Allah (c.c) Kuranda iman edenlerin bu üstün ahlakını ve Allah (c.c) a olan sadakat ve teslimiyetlerini
İşte bu da ona güçlü bir iman kazandırır ve onu takva sahibi bir insan haline getirir.
Allah (cc), Ancak tevbe edenler, ıslah edenler, Allaha sımsıkı sarılanlar ve dinlerini katıksız olarak
Zira Allah Teala (cc) ancak kendisi için ihlasla yapılan ameli kabul eder. şeklindeki sözleriyle iman
olmalarını bildirmiştir.
Bunun yanı sıra Kuranda müminlerin, ibadette kararlı olma konusundaki irade ve dayanıklılıklarının çeşitli
Ahlakın kötüsünden uzak dur.
Sürekli olarak Allah (cc) ın rahmetini ve yardımını ümit ederler.
Müminler, asla şeytanın adımlarına uymaz, Kuran ahlakının dışında bir yaşam tarzı benimsemezler.
Ancak inkar edenler, bu gerçeğin şuurunda değildirler.
Bu tür bir durumda kimi insanlar çıkar sağlama umuduyla o ana kadar değer verdikleri herşeyden, hatta
Sadakati en mükemmel şekilde yaşayan insanlar ise müminlerdir.
Müslümanlar Allah (cc) a iman eder ve sonsuza kadar Rabbimize sadık kalacaklarına dair söz verirler.
Aklını ve vicdanını kullanarak düşünen her insan bütün bu güzellikleri ve nimetleri -sahip oldukları
Tüm bunlar ise iman edenlerin kalplerinde coşkulu bir sevgi duymalarına ve Rabbimize gönülden bir aşkla
Allah (cc), iman edenlerin gerçek dostunun ve yardımcısının ancak Kendisi olduğunu Kuranda şöyle bildirmiştir
İman edenler, Allah (cc) a olan güçlü sevgileri ve samimi bağlılıkları nedeniyle, Allah (cc) ın yarattığı
örnek kıldığı, derin imana sahip, üstün ahlaklı kimselerdir.
Muhammed (sav) in hayatında ve ahlakında iman edenler için güzel örnekler ve hikmetler vardır.
İnsana, sahip olduğu herşeyi ona veren, her türlü imkanı sağlayan, çevresinde karşılaştığı tüm nimetleri
Her an, Allah (cc) tan başka korkacak, sakınacak, muhtaç olunacak, boyun eğilecek bir varlık olmadığının
bilinciyle hareket eder.
Kendilerini yoktan var edenin, sayısız nimetleri hizmetlerine verenin, onları her an gözetip kollayan
ederler.
Üstün bir imana sahip olan Hz.
Kuranda Hz.
Allah (cc) ın beğendiği ahlakı en mükemmel şekilde yaşamak için vicdanına eksiksiz olarak uyar.
Hz.
Allah (cc) a karşı olan derin sevgisi, saygısı ve hayranlığı, yeryüzündeki Allah (cc) ın tüm tecellilerine
Dolayısıyla insan, çevresindeki güzelliklere ve Allah (cc) ın tecellilerine karşı da, ancak imanı ve
tecellilerine karşı da bu ahlakı göstereceğini şöyle ifade etmektedir: Bir insan en evvel muhabbetini
İman eden bir insan, tüm varlığını Allah (cc) a adamıştır, Allah (cc) için yaşar ve daima Allah (cc)
kendisini de her an görüp bilenin Yüce Rabbimiz olduğunu bilir.
(Ankebut Suresi, 45) İman edenler, günlük hayatlarının her aşamasında Allahı anma ve dua halinde olmalı
Dolayısıyla iman edenler ihlas ile din ahlakını yaşadıklarında, samimi olduklarında ve vicdanlarını tam
Kuranda peygamberlerin de bu yönde dua ettikleri bildirilmekte ve Hz.
Allah insanlar için örnekler verir; umulur ki onlar öğüt alır-düşünürler.
(Sad Suresi, 20) ayetiyle Hz.
Kuranda Allah (cc) ın bu lütfunun örnekleri Hz. Yahya ve Hz. Musanın hayatında görülmektedir.
) bir kimsenin, Hz.
Peygamberimiz Hz.
Muhammed (sav) in de Kuran-ı Kerimin nuruyla tüm insanlara yaptığı bu davet, hakkıyla takdir edebilenler
Vicdan ve akıl sahibi her insan, herşeyin Yaratıcısı Yüce Rabbimizden gelen böyle önemli bir davetin
Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak zan ve tahminle yalan söylerler.
(Enam Suresi, 116) İmanları zayıf ve kalplerinde bu yönde hastalık olan insanlar birbirlerini hemen her
Her biri, vicdanları sayesinde aslında asıl doğru olanın ne olduğunu çok iyi bilirler.
Ancak, insan zayıf ve unutkan yaratılmıştır; bu nedenle birçok hatası veya eksiği olabilir.
(İnşikak Suresi, 7-9) Elbette ki kötülüklerin iyiliklere dönüşmesi durumu her insan için geçerli değildir
Allah (cc) hangi kulların tevbesini kabul edeceğini ise yine Kuranda bildirmiştir.
her an Ona muhtaç olduklarını bilir.
Kuranda iman edenlerin günlük hayatın her anında; gerek otururken, gerek ayaktayken gerekse de yatarken
(Al-i İmran Suresi, 191) Müslüman, yaşadığı her an, yaptığı her işte bu gerçeğin şuurundadır.
Böyle bir kişi Allah (cc) ın daima müminlerin destekçisi olduğuna kesin bir şekilde iman eder.
Hz.
Rabbimiz, inkar edenlere karşı iman sahibi kullarını mutlaka koruyacağını, galip kılacağını vaat etmiştir
Taşıdığı bu ümit, hayatının her anına yansır.
Sonunda ise, Rabbimize ve Onun cennetine kavuşmayı ummaktadır.
Elbette bu, iman edenlere tanınmış bir ayrıcalık, Rabbimizin onlara verdiği bir nimettir.
Yakup (as) kendi oğullarına Yüce Allah (cc) a karşı ümitvar olmayı öğütlemiştir. Hz.
Yakup (as) ın oğullarına Allah (cc) ın rahmetinden umut kesenlerin yalnızca inkar edenler olduğunu söylediği
iman tam kafi (yeterli) geldi; kırılmaz bir rica, kopmaz bir ümit, sönmez bir ziya, bitmez bir teselli
Allah (cc) a iman edenler ve Ona dayanıp güvenenler, bu gerçeğe kalpten inanan ve daima ümitvar yaşayan
edip Allah (cc) a sığınmak yerine, hata yapmaya devam eder.
Hz.
Çünkü Allah (cc) ın kullarına rahmet olarak yarattığı vicdan sayesinde, her insan iyiyi kötüyü ayırt
Allah (cc), Kuran ayetleriyle insanları şeytanın bu tuzağına karşı şöyle uyarmıştır: Ey insanlar, hiç
İman eden bir insan ise bu aldatmacaları hemen görür, şeytanın etkisinden Yüce Allah (cc) a sığınıp vicdanının
Allah (cc) ın belirlediği vakitlerde ve hiç bırakmadan bu ibadetlerine devam ederler.
Fâni (ölümlü) ömrünü, bir cihette ibka eder (sonsuzlaştırır).
Zira Peygamber Efendimiz (sav) in de buyurduğu gibi Bu dinin başı İslâmdır, direği namazdır.
Vicdanına eksiksiz olarak uyar; en zor anında bile keskin bir irade ve kararlılıkla Allah (cc) ın sevgisini
İman edenlerin ise Allaha olan sevgileri daha güçlüdür.
(Bakara Suresi, 165) Bu samimi ve ihlaslı tavırları, iman edenlerin, çok üstün bir ahlak derinliğine
İnsan, Rabbimize kulluk etmek için yaratılmıştır ve yaşamı boyunca yaptığı her hareketten ahirette sorumlu
; şeytanın ve nefsinin kışkırtmalarına uyanlar ise cehennemde acı bir azapla karşılık göreceklerdir.
edenleri şöyle müjdelemektedir: Müminin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; Onun her
Bu imana sahip müminlerin şahsi menfaatlerini koruma kaygıları ise yoktur.
Bu konuda hayatları boyunca bir an olsun taviz vermemeleri ise, müminlerin samimi imanlarını ortaya koyan
Allah (cc) ın takdir ettiği ölüm anı geldiğinde, insanlar dünya hayatında sahip oldukları herşeyi geride
(Ahzab Suresi, 23) Müslümanlar, Allah (cc) ı ve -ayette bildirildiği üzere- Onun iman edenler için Seçip
Derin bir Allah (cc) sevgisi ve iman ruhu ile hareket eden bu kişiler güzel ahlakları, ortaya koydukları
Ahlakın kötüsünden uzak dur.
, karanlıklardan nura çıkaracağını ve doğru yola ileteceğini bildirmiştir: Allah, rızasına uyanları bununla
koyabilir ve en değer verdikleri insanları bile bir anda gözden çıkarabilirler.
Dolayısıyla şahsi menfaatlerini bir yana bırakıp Allah (cc) ın rızasını gözeten bir insan aslında dünyada
(Risale-i Nur Külliyatı, 20.
Bu durumda insanın yapması gereken; vicdanının sesini dinlemek, tam bir teslimiyet içinde, halis bir
derler.
Aklını ve vicdanını kullanan her insan, bütün bu güzellikleri ve nimetleri insanlara lütfedenin Yüce
Tüm bunlar ise iman edenlerin kalplerinde coşkulu bir sevgi duymalarına ve Rabbimize gönülden bir aşkla
Rablerine nazar ederler...
Allah (cc), Kendi rızasına uyan salih kullarını içinde sonsuza dek kalacakları, nimetlerle donatılmış
değerli ve üstün olduğunu ve insanların gerçek hayatlarının ahiret hayatı olacağını bildirmiştir.
Derler ki: Bizi buna ulaştıran Allaha hamd olsun.
Allah bilir de siz bilmezsiniz.
Çünkü iman edenler, dünya hayatında kendilerine verilen her güzellik ve nimetin geçici olduğu bilirler
(Al-i İmran Suresi, 148) Allah (cc) dünya hayatında verdiği süre içerisinde, doğru yolu görüp iman etmeleri
Kişiyi imana yaklaştıran ve imanının artmasına vesile olan gerçekler, Yaratılış mucizeleridir.
Bu deliller üzerinde derin tefekkür eden her vicdanlı insan, Allah (cc) ın varlığını ve büyüklüğünü açıkça
İman edenler ise iman hakikatleri sayesinde Allah (cc) ı daha yakından tanıyacak, Ona duydukları iman
Kişiyi imana yaklaştıran ve imanının artmasına vesile olan gerçekler, Yaratılış mucizeleridir.
Bu deliller üzerinde derin tefekkür eden her vicdanlı insan, Allah (cc) ın varlığını ve büyüklüğünü açıkça
İman edenler ise iman hakikatleri sayesinde Yüce Allah (cc) ı daha yakından tanıyacak, Ona duydukları
Genellikle de onun bizde uyandırdığı hisleri ifade ederiz.
Bu noktada insan yaşamı için düzenlenmiş bazı hassas dengelerin olduğuna dikkat çekmek gerekir.
Şu anda bulunduğunuz ortamda taş, demir, cam gibi kokmayan maddeler vardır.
İnsanın sahip olduğu her şey: sağlık, iman, her gün edindiği rızık, yaşadığı her bir saniye, insanın
İnsan, eğer şuurlu olarak etrafını gözlemlerse, sahip olduğu tüm güzelliklerin, hoşuna giden her şeyin
de bilip mütevazi olmalıdır.
Zamanın ilk yaratıldığı andan sonsuzluk anına kadar geçecek olan her olay, her düşünce, vakitleri ve
Cennette insan bedeni de yıpranmayacak; yaşlanma asla olmayacaktır.
Hiçbir insan oradaki azabın nasıl olacağını yaşamadan bilemez.
Her insan, bir vesile ile, hayatını Allah (cc) ı hoşnut etmek için geçirmesi gerektiğini öğrendiği andan
İnsan, kendi vicdanının da kendisine bildirdiği şekilde, güzel ahlaklı olmak ve Allah (cc) a yönelen
İmanın sırrını bilenler, Allah (cc) a samimi olarak iman edenler için dünya hayatının hiçbir anında zorluk
(Al-i İmran Suresi, 191) Tüm alemlerin Hakimi olan Allah (cc), iman eden kullarına, yarattıkları üzerinde
Yüce Allah (cc) a iman eden bir insan, gördüğü bir çiçek tomurcuğunda, mikroskop altında incelediği tek
Eğer bir insan, tüm varlıkların Rabbimizin üstün eserleri olduğunu görebiliyor ve buna inanıyorsa, bu
etkili bir ışık yayarlar ki, balık avlanıp öldürüldükten saatler sonra bile ışık organı parlamaya devam eder
(Anita Ganeri, Creatures That Glow in The Dark, London, 1995, sf. 12) Nisa Suresindeki bir ayette Rabbimizin
edileceği ve avlanacağı sonucuna varması adeta şuurlu bir davranıştır. ( Darwininbilmedikleri.com ) Bunun yanı
Bu deri, alt ve üst olmak üzere iki tabakadan oluşur.
Dolayısıyla balıklara daha hızlı hareket imkanı verir.
Gizlinizi ve açığınızı bilir; kazandıklarınızı da bilir. (Enam Suresi, 1-3)
O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca OL der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)
Ayrıca dilin ucu, ava çarpma anında bir vakum şeklini alıyor.
Şüphesiz, iman eden bir topluluk için bunda ayetler vardır. (Nahl Suresi, 79)
Atmosfer basıncındaki ani düşüşler kış fırtınalarından biraz önce oluşurlar ve kuşlar bu düşüşü fark
Kuşlar, kendi vücut yapıları ve yaşam şekilleri nasıl bir göç şekline izin veriyorsa o düzende göç ederler
Bu durum bir ayette şöyle bildirilmektedir: Yedi gök, yer ve bunların içindekiler Onu tesbih eder; Onu
Bunun yanı sıra oksijensiz solunum sonucu açığa çıkan laktik asit vücutlarında birikiyor.
Bu durumda hayvan, ya oksijen gereksinimini en aza indirmeli ya da daha hızlı enerji elde etmenin yolunu
for Experimental Biology Basın Bülteni, 2 Nisan 2004) Oksijensiz solunum sonucu açığa çıkan laktik asit
Böyle yaşayan bir insan, Allah (cc) dilemedikçe hiçbir şeyin olamayacağını bilir ki, bu da onun sürekli
da- Allah bilir.
Ve göklerde olanı da, yerde olanı da bilir. Allah, her şeye güç yetirendir. (Al-i İmran Suresi, 29)
Ahirette insan, kendi amel defteri ile karşılaşacaktır.
Ve Allah (c.c) korkusu, yalnızca iman edenlere mahsustur.
Çünkü ahiretin, oradaki zorlu hesap ortamının, yaşanacak olan acı bir azabın varlığına iman edenler,
Artık bundan sonra kişiye düşen bu gerçekleri samimi olarak ve derin derin tefekkür etmesi, niyetinde
Kuranda iman edenlerin taşıdıkları bu içli ve saygı dolu korkunun tarif edildiği ayetlerden bazıları
Allah (cc) ın merhametinin, şefkatinin, bağışlamasının büyüklüğünü daha iyi idrak eder.
Eğer insan bu süreyi kendi lehinde kullanmaz, vakit varken tevbe ve bağışlanma dileyerek hidayete yönelmezse
Bu nedenle her an ölecekmiş gibi, imanını güçlendirmek ve ahlakını güzelleştirmek için ciddi bir çaba
Ölene kadar her insan için her an tevbe etme ve samimiyetle Allah (cc) a teslim olma yolu açıktır.
(Haşr Suresi, 23) Çevremizde bazı şımarık insanlar vardır.
Çünkü hiçbir insan dünyaya kendi isteğiyle gelmemiştir.
Sahip olduğumuz bütün imkan ve özellikleri bize veren Allah'tır.
Müminlerin Kuranda müjdelendikleri sırlardan birini Allah şöyle bildirir: Ey iman edenler, eğer siz Allaha
(Muhammed Suresi,7) İman edenler, hayatları boyunca Kuran ahlakını insanlar arasında yaygınlaştırmak,
Onların bu çabalarına karşılık, inkar edenlerden bir grup ise, tarih boyunca hep iman edenlerin karşısında
Bu, insanlar için çok büyük bir nimettir.
Allahın İnsan hayra dua ettiği gibi, şerre de dua etmektedir. İnsan, pek acelecidir.
Allah her zaman dua edenin duasını işitir ve iman edenler için her zaman en hayırlı olanı yaratır.
Her yer heykellerle, resimlerle, sanat eserleriyle doluydu. Hz.
Özel bakım yapılan atlar, sarayın içine alınıyor atlar, Hz.
Her yer heykellerle, resimlerle, sanat eserleriyle doluydu. Hz.
Kuranda iman edenler sonsuz bir ecir, sonsuz bir mükafat, sonsuz bir mutlulukla müjdelenmiştir.
İman edenlerin Allaha nasıl şükrettikleri Kuranda şöyle haber verilir: Dediler ki: Biz doğrusu daha önce
(Doğrusunu Allah bilir.)
Dünyadaki hangi fiziksel kural, hangi değişken incelense bunların şans eseri olamayacağı, hepsinin çok
O gerçek Kuran'da şöyle ifade edilmektedir: “Gerçekten sizin Rabbiniz, altı