Elbette bu canlılar arasında insan da vardır.
Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, pek nankördür. (İbrahim Suresi, 34)
Üstelik hepsinin birarada yaşaması için bunlar gibi birçok şartın aynı anda oluşması gerekir.
Elbette bu canlılar arasında insan da vardır.
Üstelik hepsinin birarada yaşaması için bunlar gibi birçok şartın aynı anda oluşması gerekir.
Elbette bu canlılar arasında insan da vardır.
etrafında durmaksızın dönen elektronların yörüngelerini ve burada sayarak bitiremeyeceğimiz herşeyi bilir
Allah hepsinin kaderini en ince ayrıntısına kadar belirler.
Kim şükrederse, artık o kendisi için şükretmiştir, kim nankörlük ederse, gerçekten benim Rabbim Gani
Tüm güzellikler, incelikler Onun aklının tecellileridir.
Diğer tüm varlıklar gibi insanlar da Onun dilemesi ile yeryüzüne gelirler.
çok uzak, pek temiz) Göklerde ve yerde olanların tümü, Melik, Kuddüs, Aziz, Hakim olan Allahı tesbih eder
Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri zeval bulurlar diye (her an kudreti altında) tutuyor.
İnsanlar ise hata yapar, unutur, yanılır, gaflete düşerler.
“Göklerde ve yerde olanların tümü, Melik, Kuddüs, Aziz, Hakim olan Allah'ı tesbih eder
İnsan hata yapar, unutur, yanılır, gaflete düşer.
İnsanlar hem bedeni, hem ruhi yönden eksiklik ve acz içindedir.
“Göklerde ve yerde olanların tümü, Melik, Kuddüs, Aziz, Hakim olan Allah'ı tesbih eder
İnsan hata yapar, unutur, yanılır, gaflete düşer.
İnsanlar hem bedeni, hem ruhi yönden eksiklik ve acz içindedir.
MAKİR (Tuzak kuran) Hani o inkar edenler, seni tutuklamak ya da öldürmek veya sürgün etmek amacıyla,
Suresi 46. ayette inkarcıların müminlere karşı tuzak kurma konusunda, içinde bulundukları çıkmaz duruma
şöyle dikkat çekmiştir: Gerçek şu ki, onlar hileli düzenler kurdular.
Tek değer, kişinin imanıdır. Hiç kimse kimseye yardım edemez.
O gün Allah, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri küçük düşürmeyecektir...
Derler ki: Eyvahlar bize; bu, din günüdür.
Tek değer, kişinin imanıdır. Hiç kimse kimseye yardım edemez.
O gün Allah, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri küçük düşürmeyecektir...
Çünkü Allah Kuranda, elçilerine ve iman edenlere, hem dünya hayatında hem de şahitlerin (şahitlik için
Tek değer kişinin imanıdır.
İçinde bulunduğu bu zor durumdan onu ancak Allah kurtarabilir.
edenleri küçük düşürmeyecektir.”
Tek değer kişinin imanıdır.
İçinde bulunduğu bu zor durumdan onu ancak Allah kurtarabilir.
edenleri küçük düşürmeyecektir.”
(Al-i İmran Suresi, 26) Şu an bulunduğunuz yerden etrafınıza baktığınızda gördüğünüz herşeyin sahibi
Saksıda duran çiçek, Rabbimizin ona sağladığı imkanlarla (güneş, su vs.) büyümektedir.
Elbette bu gerçek tüm insanlar için geçerlidir.
(Al-i İmran Suresi, 26) Şu an bulunduğunuz yerden etrafınıza baktığınızda gördüğünüz
O da sizden tamamen bağımsız olarak sizi var edenin kontrolündedir.
Elbette bu gerçek tüm insanlar için geçerlidir.
Onun şanının yüceliğini tanımayan hiçbir insan yoktur.
ve şanını tanıyıp bilirler.
Ancak içlerindeki büyüklenme arzusu sebebiyle inkar ederler.
Dua eden insan, karşısına çıkabilecek zor ya da kolay her türlü durumu, tüm olayları, kainatın Yaratıcısı
ayetinde bir örnekle şöyle açıklamıştır: Ey insanlar, (size) bir örnek verildi; şimdi onu dinleyin.
(Hac Suresi, 73) İnsanların tümü zor bir durumla karşı karşıya kaldıklarında, Allahtan başka sığınacak
Tüm yıldızlar, insanlar, hayvanlar ve bitkiler, göremediğimiz alemlerde yaşayan cinler, şeytanlar, melekler
Bunu bilen bir insan, kendisini yaratana karşı sorumlu olduğunu da bilmelidir.
(Al-i İmran Suresi, 150) Mümin, herkesin ve herşeyin varoluşunu Allaha borçlu olduğunu bilir.
İman eden bir insan, mevlamız olan Allahın kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyeceğini de bilir
Kadere ve her işi evirip çevirenin Allah olduğuna kesin bir bilgiyle iman eder ve böylece yalnız Allaha
Allahın takdir ettiği an gelmeden önce bir yaprak dahi düşmez.
(Hicr Suresi, 5) Bu durumda Allaha iman eden bir kula düşen ise, Allahın neyi ileri aldığını neyi ertelediğini
Ama insan için en hayırlı olanı bilen, tesbit eden Allahtır.
(Necm Suresi, 43) Mümin yaşadığı herşeyi Allahın yarattığını bilir ve bu nedenle her türlü olay karşısında
İnkar eden kimseler için ise durum elbette böyle değildir.
Ağlayacakları her olayı, her sebebi Allah yaratır ve vaktini de o tayin eder.
Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm...
de dua etmektedir, insan pek acelecidir.
Allah bilir de siz bilmezsiniz.
Bir toz zerresinden, boşlukta hızla yol alan gezegenlere ve insan gözünün asla göremeyeceği mikro alemde
Evrendeki kusursuz düzen, tüm varlıkların düzenini an an kontrol eden Allahın kusursuz yaratmasını bize
Aynı vücudundaki iç faktörler gibi, insan yaşamının bağımlı olduğu sayısız dış faktör de vardır.
gerçekten bir hardal tanesi ağırlığında olsa da, (bu,) ister bir kaya parçasından ya da göklerde veya yer(in
Allah Kuranda şöyle bildirir: O gün insanlar, amelleri kendilerine gösterilsin diye, bölük bölük fırlayıp-çıkarlar
Diğer yönden Allahın insanlara dualarına ve amellerine göre karşılık vermesi dünyada da tecelli eder.
Her insan hayatı boyunca çalışıp kazandığı herşeyi ölümüyle birlikte muhakkak geride bırakmaktadır.
Çünkü onlar bilirler ki, mülkün tümü Allaha aittir, dilediğine mülk veren Allah, dilediğinden de mülkünü
Kendisine iman eden, tüm hayatını salih ameller işleyerek, onun rızasını kazanmaya çalışarak geçiren
(İnsan Suresi, 20-22) A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller
Kendisine iman eden, tüm hayatını salih ameller işleyerek, onun rızasını kazanmaya çalışarak geçiren
(İnsan Suresi, 20-22)
küçük bir bozulma, Dünyanın ya hızla Güneşe yaklaşıp sıcaktan kavrulmasına ya da Güneşten uzaklaşarak uzaya
Sürtünmesiz bir Dünyada tüm düğümler çözülecek, çiviler ve vidalar yerlerinden çıkacak, arabalarda fren
tutmayacak, ses asla dinmeyip bir duvardan ötekine yankılanıp duracaktı....
MUHİT: Kuşatan Dikkatli olun; gerçekten onlar, Rablerine kavuşmaktan yana derin bir kuşku içindedirler
O tüm insanların sinelerinin özünde saklı olanı bilir, onlara şahdamarlarından daha yakındır.
(Al-i İmran Suresi, 120)
Yeryüzünde Hz.
Ademden beri yaşayan, şu anda yaşamakta olan ve kıyamete kadar da yaşayacak olan insan sayısını da yalnızca
Allah bilir...
Yeryüzünde Hz.
Âdem (as)’dan beri yaşayan, şu anda yaşamakta olan ve kıyamete kadar da yaşayacak olan insan sayısını
da yalnızca Allah bilir.
O, kime dilerse rahmetini tahsis eder, Allah büyük lütuf ve ihsan (fazl) sahibidir.
Allah Kendisinden bağışlanma dileyen, tevbe eden salih müminleri cennetinin yanı sıra dünyada da güzel
bir surette faydalandıracağını ve onlara ihsanda bulunacağını bir ayetlerinde bildirmiştir.
Böylelikle Allah dokuz ay içinde yoktan, gören, duyan, konuşan ve akleden bir insan yaratır.
Ancak insanların bir kısmı bu dirilişten yana gaflet içindedirler ve derler ki: Kendi yaratılışını unutarak
O, her yaratmayı bilir.
Böylelikle Allah yaklaşık 9 ay içinde yokluktan gören, duyan, konuşan ve akleden bir insan yaratır.
Allah her insan için süresi belli bir ömür yaratmıştır.
Bu ölüm gününe kadar da onları belli bir süre dünya hayatında tutarak imtihan eder.
Böylelikle Allah yaklaşık 9 ay içinde yokluktan gören, duyan, konuşan ve akleden bir insan yaratır.
Allah her insan için süresi belli bir ömür yaratmıştır.
Bu ölüm gününe kadar da onları belli bir süre dünya hayatında tutarak imtihan eder.
terk ederiz.
bir insan bunları titizlikle uygulamaya başlar.
Kısaca iman eden kişi adeta uykudan uyanmış gibidir.
Öyle ki bu, kendini ilah ilan etmesine kadar varmıştır.
Bu durum bir ayette şöyle haber verilir: Firavun dedi ki: Ey önde gelenler, sizin için Benden başka ilah
İnsan ise elinden malı alındığında, makamından indirildiğinde hemen tüm gücünü yitirir.
Bunun ardından Allah, dilediği kimseden tevbesini kabul eder. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
olmuştur: Hani o inkar edenler, kendi kalplerinde, öfkeli soy koruyuculuğunu (hamiyeti), cahiliyenin
(Fetih Suresi, 26) Allahın iman edenlere dünyada güvenlik ve huzur duygusu verir.
Çünkü siz, imana çağrıldığınız zaman inkar ediyordunuz.
Onlara iman etmeleri ve günahlarından arınmaları için belli bir süre tanır.
İnsan, kendi başına ve sorumsuz bırakılacağını mı sanıyor?
Çünkü siz, imana çağrıldığınız zaman inkar ediyordunuz.
Onlara iman etmeleri ve günahlarından arınmaları için belli bir süre tanır.
İnsan, kendi başına ve sorumsuz bırakılacağını mı sanıyor?
Bu güzellikte tecelli eden aklın bir kaynağı olduğu açıktır.
Örneğin insan bedeninin çatısını oluşturan iskelet başlıbaşına bir mühendislik harikasıdır.
Bütün bunların yanı sıra kırmızı kan hücrelerinin üretimi de kemikler tarafından yapılır.
İnsan bedeni de Allah'ın üstün yaratıcılığını ve izzetini gösterir.
Örneğin insan bedeninin çatısını oluşturan iskelet, başlı başına bir mühendislik harikasıdır.
İskelet, insan vücuduna üstün bir hareket kabiliyeti verir.
İnsan bedeni de Allah'ın üstün yaratıcılığını ve izzetini gösterir.
Örneğin insan bedeninin çatısını oluşturan iskelet, başlı başına bir mühendislik harikasıdır.
İskelet, insan vücuduna üstün bir hareket kabiliyeti verir.
MUSEVVA (Şekillendiren, düzenleyen) Ey insan, üstün kerem sahibi olan Rabbine karşı seni aldatıp-yanıltan
Ve Allah insan bedeninin hem içinde hem de dış görünümünde sayısız iman delilini sergilemektedir.
Tüm bu özellikler şu ana kadar yaşamış yaklaşık 150 milyar insan üzerinde görülmüştür ve (Allahın dilemesi
İnsan ancak Allahın lütfu ve rahmeti sayesinde yaşayabilir.
Yalnız insan değil tüm kainat Allaha sığınır, Ondan yardım diler.
Onları hidayete çağırırsanız size uymazlar.
(Enfal Suresi, 11) İnsan çeşitli acizliklerle yaratılmış bir varlıktır.
Çünkü Allah iman eden kullarını tertemiz kılmak istemektedir.
Bu hükümler Allahın kullarına olan sonsuz rahmetinin tecellileridir.
Ancak iman edenler Allahın yüceliği karşısında insanın ne derece aciz bir varlık olduğunu bu nedenle
hiçbir şeye güç yetiremeyeceklerini bilirler.
Ama Onun sonsuz gücünü ve ilmini anlatmaya asla kafi gelmez.
Allah dağa tecelli edince onu paramparça eder ve Hz. Musa bayılarak yere düşer.
Luta da sabah vakti kavminden iman etmiş kişilerle birlikte çıkmasını ve kavmini terk ederken arkasına
Sabah vaktinde ise Hz. Lutu ve yakınlarını kurtararak inkarcı kavmi büyük bir azapla helak eder.
İçindeki hükümler hep insan yaşamında kolaylık sağlayacak şekildedir.
Öte yandan müminlerin her türlü başarıya ulaşmasının kolaylığına da, Ve seni kolay olan için başarılı
(Çünkü) insan zayıf olarak yaratılmıştır.