</p><p>İnsanın acizliğini kavradığı ve ne kadar muhtaç konumda olduğunu en çok fark ettiği anlardan biri
Allah insana bu duyguyu yaşatmak için hepsi birbirinden farklı, yüzlerce hastalık yaratmıştır.
</p><p>Gözle bile görülemeyen bir virüsün insanı tanınmayacak hale sokması, vücuda giren bir mikrobun
</strong> (Şuara Suresi, 80)</p><p>İnsanın acizliğini kavradığı ve ne kadar muhtaç konumda olduğunu en
Allah insana bu duyguyu yaşatmak için hepsi birbirinden farklı yüzlerce hastalık yaratmıştır.
Göz ile bile görülemeyen bir virüsün insanı tanınmayacak hale sokması, vücuda giren bir mikrobun kimi
</strong> (Şuara Suresi, 80)</p><p>İnsanın acizliğini kavradığı ve ne kadar muhtaç konumda olduğunu en
Allah insana bu duyguyu yaşatmak için hepsi birbirinden farklı yüzlerce hastalık yaratmıştır.
Göz ile bile görülemeyen bir virüsün insanı tanınmayacak hale sokması, vücuda giren bir mikrobun kimi
Ama insanların bir kısmı Allahın verdiği tüm nimetlere rağmen var oluş amacını unutmuş ve nankörlük etmiş
Elbette insanların dünyada içinde bulundukları isyan karşılıksız kalmayacaktır çünkü Allah sonsuz adalet
İnsanın karşılaştığı her türlü sıkıntıyı, zorluğu, ihtiyacı giderebilecek olan da ancak Odur.
(Nisa Suresi, 139) İnsan için her türlü sıkıntıdan kurtulmanın tek yolu bütün kuvvet ve onurun sahibi
(Enam Suresi, 64) ayetiyle haber verildiği gibi, insanı her türlü sıkıntıdan kurtarandır.
İnsanın karşılaştığı her türlü sıkıntıyı, zorluğu, ihtiyacı giderebilecek olan da ancak Odur.
(Enam Suresi, 64) ayetiyle haber verildiği gibi, her türlü sıkıntıdan insanı kurtaran tek mercidir.
Bunun karşılığında insanın yapması gereken ise, bu icabeti görmek, gördüğünün önemini düşünebilmek ve
Öyle ki her insanın ağzı, burnu, gözleri son derece ince bir oranla olmaları gereken yere yerleştirilmiştir
görünümde ama her biri son derece estetik olan çeşidi gözler önüne sererek sanatındaki sonsuzluğu insanlara
Fakat çok fazla çeşit yaratarak insanları hayrete düşürecek bir sanat meydana getirmiştir.
Her şeyi sapa sağlam ve yerli yerinde yapan Allah'ın sanatıdır bu.
Öyle ki her insanın ağzı, burnu, gözleri son derece ince bir oranla olmaları gereken yerlere yerleştirilmiştir
Her şeyi sapa sağlam ve yerli yerinde yapan Allah'ın sanatıdır bu.
Öyle ki her insanın ağzı, burnu, gözleri son derece ince bir oranla olmaları gereken yerlere yerleştirilmiştir
Oysa Allah insana her an, her yerde şahittir.
Tek başınayken de milyarlarca insanın arasındayken de insanın durumu Allah katında aynıdır.
(Nisa Suresi, 166)
ŞEKÜR (Kendi rızası için yapılan iyi işlere daha güzeliyle karşılık veren) Eğer Allaha güzel bir borç
(Tegabün Suresi, 17) Kuşkusuz Allah yeryüzünde insanlara sayısız nimet vermiş ve bunların karşılığında
Kim Allah için bir hayır işlerse hesap gününde daha güzeliyle karşılığını alacaktır.
ŞEKÜR (Kendi rızası için yapılan iyi işlere daha güzeliyle karşılık veren) Eğer Allaha güzel bir borç
(Tegabün Suresi, 17) Kuşkusuz Allah yeryüzünde insanlara sayısız nimet vermiş ve bunların karşılığında
Kim Allah için bir hayır işlerse hesap gününde daha güzeliyle karşılığını alacaktır.
Ancak göz ardı edilen bir gerçek vardır ki, iman edenler yalnızca ahirette değil dünyada da güzel bir
Sabredenlerin karşılığını yaptıklarının en güzeliyle biz muhakkak vereceğiz.
bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz.
(Mümin Suresi, 56) İnsana şah damarından daha yakın olan Allah, herşeyi görür ve işitir.
Allah yaşayan tüm insanların Kendisine gizlice yönelerek ettikleri bütün duaları aynı anda işitir ve
Nitekim bir başka ayette Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım.
(Mümin Suresi, 56) İnsana şah damarından daha yakın olan Allah, herşeyi görür ve işitir.
Allah yaşayan tüm insanların Kendisine gizlice yönelerek ettikleri bütün duaları aynı anda işitir ve
Nitekim bir başka ayette Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım.
Ancak insana sayılan bu olumsuzluklar sebebiyle düşebileceği hataları telafi etmek için bir yol gösterilmiştir
Allah samimi olarak tevbe eden kullarının tevbelerini kabul eder ve onları bağışlar.
(Nisa Suresi, 17-18) Yukarıdaki ayetlerde de bildirildiği gibi Allah, ancak samimi kullarının tevbelerini
Ancak Allah, insana hatalarını telafi etmek için bir yol göstermiştir. Tevbe etmek.
Allah samimi olarak tevbe eden kullarının tevbelerini kabul eder ve onları bağışlar.
Bu yüzden bir insanın geçmişinde ne kadar gafil olursa olsun umutsuzluğa kapılması doğru olmaz.
Ancak Allah, insana hatalarını telafi etmek için bir yol göstermiştir. Tevbe etmek.
Allah samimi olarak tevbe eden kullarının tevbelerini kabul eder ve onları bağışlar.
Bu yüzden bir insanın geçmişinde ne kadar gafil olursa olsun umutsuzluğa kapılması doğru olmaz.
Güneş, yıldızlar vs. gibi birer put edinmemişlerdir; ama onlar da kendileri gibi aciz olan diğer insanlara
Allahı insanlarla, diğer varlıklarla veya metalarla eş tutarlar ki bu da apaçık bir şirktir.
Kimse güneşi batıdan getiremez, kimse uzayda olağanüstü bir hızla genişleyen kainatı durduramaz, kimse