Bugüne kadar elde edilen milyonlarca fosil örneği için tek bir tane bile yarı ringa balığı yarı levrek
, yarı köpek balığı yarı alabalık gibi ara bir canlı türüne rastlanmamıştır.
olduğunu göstermektedir. 54 37 milyon yıldır aynı olan levrek fosili bu durumun kanıtlarındandır.
Resimdeki 60 milyon yıllık kutup porsuğu fosilinin de ortaya koyduğu gibi, her bir memeli türü herhangi
Bu bitkileri, ilk defa yaşayan fosil olarak adlandıran kişi ise Charles Darwin olmuştur.
oluşturduğunun farkına varan Darwin, kuşkusuz ileriki yıllarda bu tehdidin milyonlarca yeni yaşayan fosil
Darwin i çıkmaza sokan tek bir yaşayan fosil örneğiydi, ancak günümüz Darwinistleri milyonlarca kusursuz
Levrekler kuzey yarım küredeki tatlısularda ve denizlerde yaşarlar.
Darwinistlerin canlıların birbirlerinden türedikleri ve aşamalı olarak geliştikleri iddiası, levrek fosilleri
Resimde görülen fosil, levreklerin milyonlarca yıldır hiç değişmediklerini, evrimcilerin iddia ettiği
Resimde görülen 25 milyon yıllık kraliçe karınca fosili, karıncaların milyonlarca yıldır aynı olduklarının
Fosillerin gösterdiği gerçek, canlıları Allah ın yarattığıdır. İngiliz paleontolog Derek W.
Ager, evrim teorisini benimsemesine karşın bu gerçeği şöyle kabul eder: Sorunumuz şudur: Fosil kayıtlarını
Ager, The Nature of the Fossil Record , Proceedings of the British Geological Association, cilt 87, 1976
Yüz milyonlarca yıllık bitki, memeli ve kuş fosilleri günümüzdeki örnekleriyle tamamen aynı özelliklere
, Darwinizm i çökerten milyonlarca fosil örneğinden sadece bir tanesidir.
Yaklaşık 150 yıldır devam eden fosil araştırmaları, evrimcilerin teorilerini desteklemek için bir tane
bile fosil ortaya koymamıştır.
eğrelti otlarının yaklaşık 250 türü bulunmaktadır. 58 milyon yıl öncesine ait olan bu eğrelti otu fosili
kıyaslandığında aralarında hiçbir fark olmadığı görülmektedir. 58 milyon yaşındaki bu eğrelti otu fosili
gerçek açıktır: Canlıların uzun zaman dilimleri içinde aşamalı olarak geliştiklerini iddia eden Darwinistler
sindirim sisteminin sadece bir kısmı oluşmuş, gözünün biri henüz meydana gelmemiş garip bir kum balığı fosiline
Bulunan her kum balığı fosili, günümüzdeki kum balıklarının sahip olduğu görünüme ve yapıya tam olarak
geliştikleri yani küçük değişiklikler geçirerek ilkelden gelişmişe doğru evrimleştikleri iddiasında olan Darwinizm
de bu şekilde ortaya çıktıkları yönündeki iddiaları, resimde görülen 95 milyon yıllık kadın balığı fosili
Bugüne kadar yapılan araştırmalar mantis karideslerinin sözde evrimsel atası olan tek bir canlı dahi
Elde edilen her fosil, mantis karideslerinin hep mantis karidesi olarak yaşadıklarını ve milyonlarca
Bu fosillerden biri de resimdeki 95 milyon yıllık mantis karidesi fosilidir.
Elimizdeki en eski yusufçuk fosilleri ile bugün yaşayan örnekleri arasında hiçbir fark yoktur.
Bu en eski fosillerden önce yaşamış hiçbir yarım yusufçuk , kanatları yeni yeni beliren yusufçuk kalıntısı
Yaklaşık 150 yıldır yapılan fosil araştırmaları sonucunda iki farklı canlı türünün birbiriyle bağlantılı
olduğunu gösteren bir tane bile ara form fosili bulunamamıştır.
Bu fosillerden biri de resimde görülen 50 milyon yıllık arı sineği fosilidir.
Resimde görülen güneş balığı fosili, güneş balıklarının herhangi bir evrim sürecinden geçmediğini göstermektedir
Ginkgo, bitki dünyasında en çok örneği olan yaşayan fosillerden biridir.
Resimde görülen ginkgo yaprağı fosili ise 54-37 milyon yaşındadır.
37 milyon yıllık, ginkgo yaprağı fosilidir.
Darwinistler her ne kadar kabullenmek istemeseler de fosil kayıtlarının gösterdiği gerçek açıktır.
Yeryüzünün dört bir yanından elde edilen milyonlarca fosil, canlıların evrim geçirmediğini, yaratıldığını
Bu gerçeği gözler önüne seren fosillerden biri de, resimde görülen ringa balığı fosilidir.
Darwinistler, kendi zihinlerinde oluşturdukları bir hayalin peşinden gitmekte, her türlü bilimsel delile
Gnaphosidae familyasına dahil olan resimdeki örümcek fosili 50 milyon yıllıktır.
Bu farksızlık, Darwinist mantıklarla açıklanamaz.
Eğer Darwinist mantıklar geçerli olsaydı söz konusu canlıların aradan geçen 50 milyon yıl içinde değişe
Evrimcilerin çok uzun yıllardır aradıkları ara geçiş fosilleri hiçbir şekilde bulunamamakta, öte yandan
Yaratılış gerçeğini ortaya koyan fosillere her gün bir yenisi eklenmektedir.
Resimdeki zebra kafatası fosili de bu örneklerden biridir.
Yuvalarını su ve yiyecek kaynaklarına yakın yaparlar.
milyonlarca yıldır hiçbir değişikliğe uğramamışlardır. 25 milyon yıllık amber içindeki kanatlı karınca fosili
Günümüz denizlerinde yaşayan kum balıklarıyla aynı olan bu fosil, evrim teorisinin geçersizliğinin bir
Mayıs sineklerine ait bulunan tüm fosiller, söz konusu canlıların aşama aşama gelişmediklerini, var oldukları
Üstelik fosil kayıtlarında gözlendikleri süre boyunca da hiç değişmemişlerdir.
döneminden (354 290 milyon yıl) beri hiç değişmeden varlıklarını devam ettiren mantis karidesleri, Darwinizm
boyunca hiç değişmemesi evrimci yorumlarla açıklanabilecek bir durum değildir.Resimdeki mantis karidesi fosili
Yaklaşık 150 yıldır yapılan kazı çalışmalarında elde edilen tüm balon balığı fosilleri, günümüzde yaşayan
Eğer evrimcilerin iddiaları doğru olsaydı, yarı gelişmiş, pek çok canlı fosilinin de bulunması gerekirdi
Ama böyle bir fosil hiç bulunamamıştır, çünkü böyle ara bir canlı hiç yaşamamıştır.
Bu böcekler, çoğunlukla karınca yuvalarının yakınlarında yaşarlar. 25 milyon yıllık bu fosil, söz konusu
Bu durum, çulluk balıklarının milyonlarca yıldır değişmediklerini, herhangi bir ara aşamadan geçmediklerini
Ancak bu böceklerin büyük çoğunluğu tropik bölgelerde yaşarlar.
Resimde fosili görülen 128 milyon yaşındaki çayır çekirgesi de bu gerçeğin delilidir.
Resimde görülen 144 45 milyon yıllık deniz kestanesi fosili, canlıların evrim geçirmediklerinin, yaratıldıkları
Ancak kordalıların evrimi iddiasını destekleyecek herhangi bir ara form fosili bulunmadığı gibi, balıkların
evrimi iddiasını destekleyecek bir fosil de yoktur.
örneklerinden biri de burada görülen 90 milyon yıllık vatoz fosilidir.
Fosil kayıtlarında 90 milyon yıllık, 78 milyon yıllık, 80 milyon yıllık ve farklı yaşlarda kaplan kafatasları
Birbirinden farklı dönemlerde ele geçen tüm bu fosiller, günümüz kaplanlarının aynısıdır.
Eğer evrimcilerin iddiaları doğru olsaydı, bulunan sardalya fosilleriyle günümüzde yaşayan sardalyalar
Sardalya fosillerinde, Darwinistlerin iddia ettiği sözde evrim sürecinin izlerinin görünmesi gerekirdi
Kaplumbağalar, fosil kayıtlarında kendilerine özgü kabuklarıyla birlikte bir anda belirir.
karşısında şu itirafta bulunmaktadır: Kaplumbağalar diğer omurgalılardan çok daha fazla ve iyi korunmuş fosiller
(Encyclopedia Britannica, 1992, c. 26, s. 704-705)Resimde görülen 120 milyon yıllık kaplumbağa fosili
Fosil kayıtlarının en belirgin özelliklerinden biri, canlıların bu kayıtlarda gözlemlendikleri jeolojik
Diğer bir deyişle, bir canlı türü, fosil kayıtlarında ilk olarak nasıl belirdiyse, bu tür yok olana kadar
Bu da, Darwinistlerin iddia ettiği evrim sürecinin hiçbir zaman yaşanmadığını göstermektedir.
Yaşayan fosiller, canlıların evrim geçirmediklerini, yaratıldıklarını göstermektedir.
Resimde görülen ringa balığı fosili de bu açık gerçeğin ispatlarından biridir.
Diğer tüm fosiller gibi, bu fosil de evrim teorisinin yalanlar üzerine kurulu olduğunu söylemektedir.
Eğer Darwinizm bir gerçek olsaydı, milyonlarca yıllık günümüz canlılarının fosilleri yerine, fosil kayıtlarında
gelişmekte olan ara türlerin var olması gerekirdi.
Fakat durum böyle değildir, bulgular Darwinist masalla uyum sağlamamaktadır.
Darwinistler, sürekli olarak evrimin ispatlanmış bir teori olduğu telkinini verirler.
Hiçbir Darwinist yayında, bu iddianın gerçek olduğuna dair tek bir bilimsel delil sunulmamıştır.
Henüz bu aşamayı geçememiş olan Darwinistlerin, fosil kayıtlarının sergilediği Yaratılış gerçeği delillerine
Resimde görülen Percopsidae fosili, bu canlıların milyonlarca yıldır değişmeden varlıklarını devam ettirdiklerini
Ve yeryüzünde bunu kanıtlayacak tek bir örnek değil, milyonlarca örnek bulunmaktadır.
Söz konusu Percopsidae fosili de bu kanıtlardan sadece biridir.
Fosil kayıtları ise bu iddianın hiçbir doğruluk payı olmadığını göstermektedir.
Bugüne kadar yarı köpek yarı ayı tek bir fosil dahi bulunmamış, ancak ayıların hep ayı köpeklerin hep
köpek olarak var olduklarını gösteren yüzlerce fosil elde edilmiştir.
Bu zaman zarfında yapılarında bir değişiklik olmamış, herhangi bir ara aşamadan geçmemişlerdir.
Darwinistler, bu fosiller karşısında çaresizdirler.
Çünkü bu fosiller, Darwinistlerin iddia ettiği evrim sürecinin hiçbir zaman yaşanmadığının ispatıdırlar
Aslında fosil kayıtlarının evrimi desteklemediği bilim çevrelerinin çok iyi bildikleri bir gerçektir,
Origin and Evolution of Life in the Sea (Denizlerdeki Yaşamın Başlangıcı ve Evrimi) adlı kitabında, fosillerin
evrimin öngördüğü değişimi değil, durağanlığı ispatladığını şöyle ifade eder: Fosillerden elde edilen
Diğer tüm canlılar gibi, antilopların da evrim geçirmediğinin delili olan resimdeki fosil, 50 milyon
Fosil kayıtlarının tamamı Darwinistleri yalanlamaktadır.
Darwinistler, canlıların birbirlerinden aşama aşama türediklerini öne sürmektedir.
Fosiller ise, canlıların eksiksiz ve kusursuz yapılarıyla bir anda ortaya çıktıklarını ve var oldukları
Resimdeki rakun fosili, dişleri, kafatası ve çene yapısıyla günümüz rakunlarından farksızdır.
Bu durum bir kez daha göstermektedir ki, canlı türleri fosil kayıtlarında ilk olarak nasıl belirdiyse
Yaşayan fosiller, canlıların evrim geçirmediklerini, yaratıldıklarını göstermektedir.
Tek bir hayvan türünün bile bir başka hayvan türüne tam olarak dönüştüğü, laboratuvar ortamında da sahada
Resimdeki mavi mezgit fosili örneğinde olduğu gibi sayısız bilimsel bulgu, evrimin hiçbir zaman yaşanmadığını
Canlıların milyonlarca yıldır yapılarında hiçbir değişiklik olmadığını gösteren yaşayan fosiller, evrim
Yaşayan fosiller ise, teorinin, türlerin zaman içinde değişen şartlara göre değişim geçireceği iddiasının