Darwinizm in sahte ilahı kör tesadüflerdir.
Şimdi artık batıl olanın ortadan kalkma vakti gelmiştir.
yıllık bu fosil, canlının milyonlarca yıl değişmediğini, dolayısıyla Darwinist iddiaların tümünün yalan
Tesadüf, Darwinizmin mucizeler meydana getiren sahte ilahıdır.
Fakat Darwinizmin karanlık büyüsü, bilimsel delillerle yok edilmiştir.
karşısında Darwinistlerin sahte delillerinin hiçbir geçerliliği yoktur.
Pandaların hep panda olarak var olduklarını gösteren bu fosil, canlıların evrimi iddialarını yalanlamaktadır
geçtiklerini gösteren bir tane bile fosil bulunmamıştır.
Bu gerçek karşısında Darwinistler büyük bir acz içindedir.
Darwinistler cevabını asla veremedikleri sayısız soruya rağmen körü körüne bir bağlılıkla teorilerini
Çayır çekirgelerinin kademeli olarak geliştiklerini gösteren fosiller nerede? sorusu cevapsızdır.
Tüm bu cevapsız sorular, Darwinizm in ne kadar büyük bir açmaz içinde olduğunun göstergesidir.
Evrimciler tüm arayışlarına ve uğraşlarına karşın, fosil kayıtlarında herhangi bir canlı türünün evrimle
Bir canlı türü, fosil kayıtlarında hangi özellikleriyle ortaya çıktıysa, milyonlarca yıl boyunca o özelliklerini
Resimde görülen 65 milyon yıllık çayır kurdu gibi kitap boyunca gördüğümüz tüm fosiller bu örneklerin
Bu kadar canlı evrim iddiasını açıkça reddederken Darwinistlerin insanın sözde evrimi hakkında senaryolar
Darwinistlerin, evrimin yaşanmış olduğunu gösterebilecek hiçbir bilimsel delilleri yoktur.
Eğer herhangi bir canlı veya fosil bilseydim, tabii ki bunu kitabıma ilave ederdim...
fosil kaydı mevcut değil.
Tesadüfler, Darwinizm in mucizeler meydana getiren sahte bir ilahıdır.
Darwinistler, günümüz kompleks canlılarının milyonlarca yıl boyunca tesadüfler sonucunda, küçük değişimlerle
Üstelik evrimci iddiaların geçersiz olduğunu gösteren tek canlı, deniz kestaneleri değildir.
Fosil kayıtları aradan geçen uzun jeolojik dönemlere rağmen, hiçbir değişikliğe uğramamış, yarım ve eksik
olarak yaşamamış hayvanların fosilleriyle doludur.
Bugüne kadar, evrimsel bir süreç yaşandığını gösterebilecek tam gelişmemiş, yarım kanatlı, yarım gözlü tek
bir tane bile yusufçuk fosili bulunmamıştır.
Resimdeki 100 milyon yaşındaki yusufçuk fosili de bu gerçeği teyit eden bulgulardan biridir.
Fosil bulgularının evrim teorisini geçersiz kıldığını, evrimci fosil uzmanı David Pilbeam, şöyle itiraf
Evrim teorisi, bilimsel bulgular karşısında yenilgiye uğramış, fosil bulguları evrimi yıkmıştır.
Resimdeki 95 milyon yaşındaki Elopidae fosili de evrimi yıkan bulgulardan biridir.
Darwinistlerin bilim dışı iddialarına göre sürüngenler yalnızca kuşların değil, aynı zamanda memelilerin
Evrimciler bugüne kadar bu sorulara tatmin edici tek bir bilimsel cevap verememişlerdir.Bu durum sürüngenlerin
Üstelik sürüngenlerle memelileri birbirine bağlayabilecek tek bir ara form fosili dahi bulunamamıştır
Resimde görülen 95 milyon yıllık vatoz fosili, yeryüzündeki canlıların var oldukları andan itibaren hiçbir
değişikliğe uğramadıklarını ortaya koymakta ve Darwinistlerin Fosiller evrim teorisini destekler teorisini
Fosillerin Darwin in hayal ettiği türler arası ara form ları ortaya çıkarmadığı, aksine yeryüzündeki
Resimdeki ayı kafatası fosili 63 milyon yaşındadır ve ayıların tarih boyunca hep ayı olarak var olduklarının
Bu hayali ara canlılara fosil kayıtlarında sıkça rastlanması, resimdeki gibi tam oluşmuş deve örneklerinin
Ama fosil kayıtlarından elde ettiğimiz veriler, hayali ara formların hiç yaşamadığını, develerin herhangi
bir ara aşamadan geçmediklerini, hep deve olarak var olduklarını göstermektedir.
Eğer evrimcilerin bu iddiaları doğru olsaydı, resimde gördüğünüz 50 milyon yaşındaki karınca fosilinin
Darwin gelecekte yapılacak fosil araştırmalarından çok umutluydu.
Teoriye en büyük darbeyi fosiller indirdi.
i geçersiz kılan fosillerden biridir.
Karada yaşayan bitkilerin fosil tarihi ve yapısal özelliklerini incelediğimizde, karşımıza evrim teorisinin
doğrulayan bir bitki fosili serisi yoktur.
, bir türden diğerine ara geçiş formu özelliği göstermez.
Fosiller bize pek çok şey söylerler.
Fakat söylemedikleri tek bir şey vardır ki, o da herhangi bir şeyin ataları olup olmadıklarıdır.
İçinde bulunduğumuz 21. yüzyılda fosil kayıtlarının ortaya koyduğu bilgi budur.