bir otorite kurmak, çekinilen, sözü dinlenen bir kimse olmak gibi Kurana uygun olmayan düşünceler yatar
Körleşen kalbi artık ahireti göremediği için, bu geçici dünyaya yönelir.
Müminin, zaman zaman gaflete kapılarak, Allahın rızasının olduğu bir işi terk edip nefsinin istekleri
doğrultusunda birtakım dünyevi yararlara tamah etmesi yakışık almayan bir durumdur.
Suresi, 61) Ayette zulümleri nedeniyle insanların sorguya çekilmeleri halinde, yeryüzünde istisnasız tek
vermemenin altında aczinin, kusurunun, günahlarının farkında olmama gibi bir gaflet ve şuursuzluk hali yatar
Bu ayetlerden bazıları şöyledir: Hayır, artık (yalnızca) Allaha kulluk et ve şükredenlerden ol.
Kim şükrederse, artık o kendisi için şükretmiştir, kim nankörlük ederse, gerçekten benim Rabbim Gani
Şüphesiz bu kadar önemli bir ibadeti terk ederek nankörlük yapmanın Allah Katındaki karşılığı da ona
Suresi, 61) Rabbimiz, müminlerin evlere girdikleri zaman birbirlerine selam vermelerini, ancak bunu yaparken
Selam verilen bir kişinin o selama daha güzeliyle veya aynısıyla karşılık vermesi farzdır: Bir selamla
Şüphesiz, Allah herşeyin hesabını tam olarak yapandır.
Eğer iyilik yapar ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.
sınıflarına, kültür ve zeka seviyelerine göre, onlara nefs ve hevalarına en çok hitap eden konuları telkin
Şeytan, kime arkadaş olursa, artık ne kötü bir arkadaştır o.
daha çok itibar etsinler, sevgi ve saygı göstersinler , makam, mevki, imkan versinler gibi şeytani telkinlerin
Ayette belirtildiği gibi nankörlük, şeytanın temel vasfı olduğundan, israf ederek nankörlük yapanlar
Halbuki bunu yapan, değil üstün bir konuma gelmek, tam tersine hem Allah Katında hem de müminlerin gözünde
Mümin, İslamı yaşarken her zaman fiziksel bir saldırıyla karşılaşmayabilir.
Bunu içinden gelerek samimi bir şekilde yapar.
Kim sizden bunu yaparsa, artık o, elbette yolun ortasından şaşırıp-sapmış olur.
Çünkü her ne yaparsa yapsın, kendince müminler aleyhine nasıl bir tuzak kurarsa kursun, Allah tüm bu
Bu ihlaslı çabanın bir sınırı, bir kesintisi ve ara verilebilecek bir zamanı da yoktur.
Bu yüzden, başarılan bir iş, tamamlanan bir görev, bitirilen bir hazırlık, çalışmalarına ara vermek için
Bu nedenle bu hataları yapanları gören diğer müminler onları uyarıp bu davranıştan menetme imkanına sahip
Dolayısıyla tek bir Müslümanın bile iman edenler açısından önemi çok fazladır.
hükmünü hatırlamalı, yaptığı işin Allahın beğenmediği bir davranış olduğunu idrak edip, bu tavrını terk
Hangi konuda olursa olsun, Allah Katında makbul olan tek bir doğru vardır.
gerçekleşen işlerden kendi nefsine pay çıkarmak ve bunlarla nefsini yüceltmek gibi sapkın arayışlar yatar
Bu da insanın nefsine ilahlık vermesi (Allahı tenzih ederiz) ve nefsini Allaha ortak koşması anlamına
maddi kayıp içerisinde olabilir, kimi zaman canları tehlike altına girebilir veya yaşadıkları yerleri terk
Kendisine verilen herşeyin esas ve tek sahibi Allahtır.