Türk halkı ahlakı ve yapısı gereği aşırılığa yönelmez.
Demokrasi, Darwinizmin ürünü olsa Darwinistlerin son derece demokrat olması gerekirdi, her türlü fikrin
Halk özgür iradesiyle karar versin neyin doğru olduğuna.
Önce şeytanın insanları kandırdığı bir sistemdir Darwinizm.
Sırf buradan bile beraat etmemiz gerektiğini bütün Türk halkı biliyor.
Buradan çok açık bir şekilde Darwinizmin çöktüğünü anlıyoruz.
li yıllarda halkın neredeyse 70-80 i Darwinizme inanırken, bugün halkın 80 den fazlası Darwinizmi reddetmektedir
Bu asrın en büyük putu Darwinizmdir. Nasıl Hz.
Mesela Gürcistan, Arkadaş biz bu topluluktan ayrılmak istiyoruz diyor, tamam halka sorulur.
Suda Yürüme Özelliği Su örümcekleri su üzerinde yürüyebilmelerini sağlayan çok özel bir yapıya sahiptirler
Zürafanın derisinde bulunan güvenlik kalkanı sayesinde, bakteriler, mantarlar ve hatta keneler hayvanın
şeylerle denizde yüzen gemilerde, Allahın yağdırdığı ve kendisiyle yeryüzünü ölümünden sonra dirilttiği suda
Yapraklardaki su deposu Çöl bitkilerinin su ve besin maddelerini depo edecek şekilde tasarlanmış olan
Bu yaprakların kalın üst tabakası su kaybını azaltır.
Bu çok özel tasarımları sonucunda su kaybını büyük miktarda azaltan ve toprağın altında kalarak kızgın
göre foklar, işitme ve görme gibi duyu organlarını kullanamadıkları ortamlarda avlarını, balıkların su
Denizaltının motorları durdurulduktan iki saniye sonra fokun başından kulaklıklar çıkartılmış, fok hemen suya
ile denizde yüzen gemilerde, Allahın yağdırdığı ve kendisiyle yeryüzünü ölümünden sonra dirilttiği suda
, bu canlıların yaşamadığını göstermez, bilakis yaşayan canlıların örneği olması için maket olarak halka
şöyle bildirilmiştir: İşte Biz sana, böyle Arapça bir Kuran vahyettik; şehirlerin anası (olan Mekke halkı
Sular onu boğacak düzeye erişince (Firavun): İsrailoğullarının kendisine inandığı (İlahtan) başka İlah
Oysa sen önceleri isyan etmiştin ve bozgunculuk çıkaranlardandın.
Reaksiyon sonucunda su, karbondioksit ve enerji açığa çıkar.
Buradaki mantık bir örnekle açıklanabilir: Bir enjektörün iğnesinden su çekmek kolaydır, ama aynı iğneyle
Çünkü bal, sudan daha az akışkanlığa ve daha yüksek bir yoğunluğa sahiptir.
Okyanuslardaki canlı organizmaların 90 ını oluşturmalarına rağmen diatomların tümü suda yaşamaz.
Bu canlılar için ışık, su, karbondioksit ve gerekli besinlerin olduğu her yer üremek için uygundur.
memelilerin, yaşamak için tatlı suya ihtiyaçları vardır.
Ancak bu ihtiyaçlarını, diğer balıklar gibi tuzlu sudan karşılayamazlar.
Böylece su kaybı da en aza indirilmiş olur.
Paslanmadığı, su geçirmediği ve saydam olduğu içinde akla gelebilecek hemen her alanda kullanılır.
Oysa camlar, genellikle 100-350 C sıcaklıklarda, soğuk su içerisine atıldıklarında, sıcaklık şoklarına
Fotosentez sonucu su yüzeyi ısınır ve bu durum kabarcıkların oluşmasını sağlar.
Patlayan baloncuk artık sudan ayrılmış ve rahatça hareket edebileceği havanın içine geçebilmiştir.
Böylelikle su yüzeyindeki algler hava akımı ile yukarı çıkar ve yayılmak için yükselen hava hareketlerinin
Canlılığı tesadüflerle açıklamaya kalkan Darwinin evrim teorisi, bu sorular karşısında suskundur.
yusufçukların günümüzdeki örneklerinden tamamen farksız olduğunu göstermektedir. 140 milyon yıl öncesine
Ayrıca, topraktaki su donduğu zaman sıvı kaybetmemeleri için özel olarak kalın bir mumsu tabakayla kaplı
Bu özel tasarımları sayesinde, bazı bitki yaprakları su ve besin depo ederken, bazıları dikensi yapılarıyla
ilim ve sanat, canlı cansız tüm varlıkları üstün bir hikmetle yaratmış olan Allaha aittir: O, gökten su
nereden çıkacağı, bir dal üzerinde kaç yaprak olacağı ve bu yaprakların hangi düzenlemeyle yerleşeceği önceden
bağlayıp sonra ipi dallara ve budaklara kadar uzatın, geldiğiniz her yaprağın gövdesinde bir kere halka
ve insanı yaratmaya bir çamurdan başlayandır.Sonra onun soyunu bir özden (sülaleden), basbayağı bir sudan
Daha sonra havalar soğur ve sular donar.
Bu maddelerin akıtılması sudaki yaşam için zorunludur.
Su, neredeyse bilinen tüm kimyasal reaksiyonları hızlandırır (katalize eder).
Bilim adamlarının suyun genel yapısı hakkında yaptıkları araştırmalarda su ile bitkiler arasındaki kusursuz
çeşit çiçeklere, onlarca metre yüksekliğindeki ağaçlara kadar bütün bitkiler, topraktan aldıkları suyu
Bu sayede bir su kabı, kendi yüksekliğinden biraz daha yüksek bir su kütlesini taşırmadan taşıyabilir