Goulda göre, Darwinizm ve Marksizm bir madalyonun iki ayrılmaz yüzüdür.
Darwinizm Olmadan Komünizm Yaşayamaz Komünizm hala yaşamaktadır.
Darwinizm olmadan komünizm de var olamaz.
Daha önceden şiddeti, çatışmayı, kan dökmeyi kutsal ve meşru sayan, sürekli birbiri ile çatışan farklı
Araplar (ve diğer Ortadoğu ve Orta Asya toplumları da) İslam öncesinde savaşçı, kan dökücü, ırkçı bir
konu alan The Pink Swastika adlı eserde, bu konu şöyle özetlenmektedir: Nazilerin öncelikle Yahudi halkına
Hall tarafından kaleme alınan The Lost Keys of Freemasonry (Masonluğun Kayıp Anahtarları) adlı kitapta
Üstelik bu batıl inanışlarına göre, dünyada yaptıkları hiçbir sahtekarlık ve kötülük cezasını bulmayacaktır
Yoksa, sular çukurlarda toplanamaz, yeryüzünü küresel bir su tabakası tamamen kaplardı.
ayrılmamak, bunun Evrimde en iyi ve tek yol olduğunu benimseyerek bu inancımızı insanlar arasında yaymak, halkı
Ernest Renanın şu sözleri çok önemlidir: Ancak halk olumlu bilim ve akıl ile eğitilirse, aydınlatılırsa
Ulusal Liberaller Almanyanın birliğinin sağlamlaşması için, halkın diğer tüm aidiyet duygularından kurtarılması
Kullandıkları temel araçlar, halk kütüphaneleri, konferanslar, benzer dernek ve kurumlar üzerindeki etkileri
şahsında tüm İlahi dinlere duydukları nefretin bir ifadesidir. 19. yüzyılda inşa ettikleri materyalist, Darwinist
ve hümanist kültürle, kendilerince, İlahi dinleri öldürdüklerini ve Hıristiyanlık öncesinde olduğu gibi
başlayarak 20. yüzyıla kadar süren din karşıtı savaş, The Catholic Encyclopedianın belirttiği gibi, önceden
dünyadaki tüm kötülüklerin kaynağı ve Alman kanını bozan parazitler olarak gösterilmek istenen Yahudi halkı
Yahudi dükkanları boykot edilmiş, Alman halkı Yahudilere karşı kin ve düşmanlık beslemeye yöneltilmiş
(Harun Yahya, Darwinizmin Kanlı İdeolojisi: Faşizm ) Toplama Kamplarındaki Zulüm Kristal Gecesinin ardından
Çünkü bu ülkelerdeki halk, dini ve ahlaki değerlerden uzaklaştırılmak için çok uzun süreli bir eğitime
Bu dönemde Rusya ekonomik açıdan tam bir felce uğramıştı, fakir halktan zorla vergi alınıp, açlık ve
örneğinde olduğu gibi halkın tarlalarına, hayvanlarına, ürünlerine ve tüm mülklerine el koydu.
önde gelen temsilcilerinin ortadan kalktığı doğruydu, ama faşist ideolojinin dayanakları (paganizm, Darwinizm
Faşizme bulaşan insanlar başka halkların zengin kültüründen gurur duymaktan uzaktırlar, sadece kendi
Ve bilim, Darwinist propagandanın aksine, Darwinizmi değil yaratılış gerçeğini doğrulamaktadır.
Farklı yöntemlerle katletme; kurşuna dizme, asma, suda boğma, sopayla döverek ya da zehirli gaz veya
araba kazasıyla öldürme, açlık yoluyla imha komünist rejimler tarafından halka karşı uygulanıyordu.
Bunun sonucu olarak da Allah korkusu ortadan kalkan her insan gibi yalnızca kendi çıkarlarını düşünen
Bu fiyasko, evrimcileri Piltdown Adamı sahtekarlığına yöneltti.
Darwinistik evrim kuramının toplumlara uygulanması ile gelişen bu teori, Sosyal Darwinizm olarak adlandırıldı
Olayın en önemli yanı ise, bu fikirlerin Darwinizmin yanlış bir yorumu falan değil, Darwinizmin bizzat
Sosyal Darwinizmin en büyük öncüsü de Darwinin kendisiydi.
Sosyal Darwinizmin büyük popülarite kazandığı bir diğer ülke ise Almanya oldu.
Sonuç Darwinizm bundan bir buçuk asır önce ortaya atıldı.
Bu açıdan bakıldığında Darwinizmin sadece bilimi ilgilendiren herhangi bir teori olmadığı, aksine 19.
Bu yazıda da konu edileceği gibi, emperyalizm de, Darwinizmden güç bulmuş ve birçok milletin ve ırkın
Darwinizmin destek verdiği tek ideoloji emperyalizm de değildir.
İşte Darwinizm bu noktada emperyalistlere büyük bir fırsat sundu.
Sosyal Darwinizmin en büyük popülarite kazandığı ülkelerden biri ise Almanya oldu.
Ama Nazi ideolojisine zemin hazırlayan toplumsal Darwinizm düşüncesi, yaşamaya devam etti.
hayvan türü olarak gören ve doğa acımasızdır, sen de acımasız olmalısın mesajını veren Sosyal Darwinizmdir
Gould, Daniel Dennett, Carl Sagan gibi Darwinist ve ateist düşünürlerin kitaplarında bulmak mümkündür
Hayal ettikleri bu dünyanın temel kuralı, Sosyal Darwinizm, yani güçlüler zayıfları ezer prensibidir.
Bazen de halka açık bir ritüel şeklinde...
Ailesi, yöredeki halk ve pek çok Hindu önder tarafından savunulan Roopun eyleminin, onun kendi seçimi
Hinduizmin ahiret hayatında getirdiği kayıp ise elbette çok daha büyüktür.
Balkan toprakları sosyolojik olarak incelendiğinde, Türkiyenin doğal sınırlarının Edirneden çok daha
ötelere uzandığı görülür. 1912 deki Balkan Savaşına dek, İstanbuldan yola çıkıp, Adriyatik Denizine kadar
Türkiyeye Osmanlıdan miras kalan büyük bir Balkan inisiyatifi vardır.
Ülke halkının çoğunluğu Hıristiyan olmakla birlikte Makedonyada çok sayıda Müslüman ve küçük bir Yahudi
Balkanların dağlık bölgelerine yapılan seferlerde, müstahkem bir üs olarak kullanıldı.
Balkanların tarihsel sürecini aynen yaşayan Ohri, Birinci Balkan Savaşı sırasında Sırp ve Karadağ askerleri