dönemde, coğrafi şartlarla bölünmüş olan etnik yapıda asla bir sorun yaşanmamış, aksine bölgede halkları
Bölgeyle olan etnik, dil ve kültürel bağları halen devam etmektedir ve Kafkas halkları da Osmanlı Nizamının
Ermeniler de bu halklardan biridir.
Çünkü Ermenilerle Türklerin dostlukları bin yıl öncesine kadar uzanmaktadır.
Çıkarılan isyan hareketlerinde iki toplum da çok fazla kayıp vermiş, iki kardeş halk birbiriyle savaşır
Tüm bu Balkan halkları hem kimliklerini koruyarak hem de birbirleriyle çatışmadan barış içinde yaşadılar
Ancak bağımsızlık, Balkan halklarına huzur ve istikrar getirmedi.
Bu otorite boşluğundan en çok zarar gören Balkan halkları ise, Osmanlının bölgedeki en önemli mirası
Benim için önemli olan halkımın emniyetidir .
Biz halkımızın ve askerlerimizin emniyeti için her şeyi kullanmaya hazırız.
Özellikle göğüs ve başlara vurularak halkın kalbine korku verilmelidir.
İsrail Lübnanın işgal ettiği bölgelerinden çekiliyordu. 22 yıllık işgalden kurtulmaya başlayan Lübnan halkı
Suikastin sorumlusu olan Stern üyeleri ise kayıplara karıştılar.
Köylerde erkek ve kadınlar yiyecek ve su verilmeksizin evlere kapatıldılar.
Darwinist zihniyetin bir diğer özelliği de halkına güvenmemesiydi.
Ancak yukarıda da dikkat çektiğimiz gibi bu anlayış yalnızca diğer halklara yönelik değildir; Darwinist
tüm halkı anladı.
Halkın hayatta kalabilen bölümü ise büyük baskı ve işkencelere maruz bırakıldı.
biri halkın müslüman olmasıdır.
Buna rağmen halkın İslami kimliği yok edilemedi.
Sonuç 20. yüzyılda dünyanın en kanlı, en karmaşalı ve en husursuz bölgelerinden ikisi Ortadoğu ile Balkan
Oysa hem Balkan yarımadası hem de Ortadoğu bir zamanlar böyle değildi.
Ve bu mücadelenin temelinde belki de dünyanın en cesur halkı sayılabilecek bu halkın yazdığı bir destan
öncülüğünde Kuzey Kafkasya Halkları Şurası toplandı.
Suların zehirlenmesi nedeniyle içecek ve kullanılacak su bulamayan sivil halk çok zor günler geçiriyor
Zengin petrol ve doğalgaz kaynakları, su sorunu, jeostratejik konum bu nedenlerden başlıcalarıydı.
Ülke ekonomisi çok büyük bir ekonomik darboğaz yaşıyar ve Özbek halkı kıtlıkla mücadele ediyor.
Nisan 1992 de de bir Özbekistan heyeti Filistin halkının hakları ile ilgili bir toplantıya katıldı.
Selahaddin (katliam yapmamak üzere) önceden Hıristiyanlara verdiği sözü tuttu ve şehri yüksek İslami
Birleşmiş Milletlerin 242 sayılı kararına uyarak 1967 öncesi sınırlarına geri çekilmesi, Filistin halkının
şiddete şiddetle karşılık vermek düşüncesinde olan bazı Filistinli radikaller de İsraildeki sivil halkı
haham Dovi Weissin, bu konuda yaptığı yorum da oldukça önemlidir: Sonsuz Kudret Sahibi Allah, Yahudi halkına
Suresi, 32) Gerçekte Yahudileri, bu şekilde kan dökmeye yönelten dinleri değil, ırkçı ve Sosyal Darwinist
bağımsız bir devlet olarak varlığını koruması, Türkiye ile bağının daha da güçlendirilmesi ve Kıbrıs halkının
Daha kötüsü ise, iki halkın güvenle yaşayabileceği uygun zemin hazırlanmadan karma bir toplum modelininin
Kıbrıs Türk halkı, Türkiyenin bir parçasıdır. Kıbrıs davası, milli davadır.
(Mülk Suresi, 10) Akılsızlığın Getirdiği Kayıplar Akılsızlığın sebep olduğu en büyük kayıplardan biri
Der ki: Keşke hayatım için, (önceden bir şeyler) takdim edebilseydim.
Bunlar, akılsızlığın ahirette getirdiği kayıplardır.
Akıllarını kullanmayarak dinden uzaklaşan kişilerin ise içinde bulundukları büyük kayıp anlatılacak ve
İleriye yönelik projelerde çok aşamalı düşünebilir, karşılaşılabilecek durumları önceden tespit edebilir
Doğayı ne kadar çok incelersem, Yaratıcının eserleri karşısında inancım o kadar çok artıyor diye belirten
Katip Çelebi 17. yüzyılda yaşamış büyük bir bilim adamıdır. 14 yaşına geldiğinde Anadolu Muhasebesi Kalemine
Katip Çelebi dönemin durgunlaşmış ve yeniliklere kapalı havası içinde Osmanlı toplumunda büyük atılımlar
Bu bilim dalı daha önceleri az çok işlenmiş ve geometriden farklı bir ilim olarak görülmeye başlamıştır
Miquel şöyle demektedir: Hıristiyan halklar, Bizans ve Latin devletleri zamanında bulamadıkları çok iyi
Din, dil ve kültür bakımından birbirine taban tabana zıt olan halkların aynı çatı altında barış ve huzur
Hayır, biz önceleri (meğer) hiç bir şeye tapar değilmişiz.