logo HARUN YAHYA
ZAHİR - Aşikar Olan

gördükleri herşey üzerinde derin derin düşünmeleri ve sonucunda Allahın varlığını ve büyüklüğünü fark etmeleridir

insan elbette ki ahirette hesap vereceği Allaha karşı içli bir korku duyar ve tüm yaşamını Onu razı etmeye

VELİ - İyi Kullarına Dost Olan

Bu dost onu hiçbir zaman bırakıp gitmez, asla terk etmez, her zorlukta yanındadır ve ona yardımcıdır.

Artık müminler, yalnızca Allaha tevekkül etmelidir.

VEKİL - İşlerini Kendisi'ne Bırakanların İşini Düzeltip, Onların Yapabileceğinden Daha İyisini Temin Eden

Müzzemmil Suresi, 9) De ki: Allahın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmez

VARİS - Servetlerin Geçici Sahipleri Elleri Boş Olarak Yokluğa Döndükten Sonra Varlığı Devam Eden, Servetlerin Hakiki Sahibi

başka hiçbir amaç edinmeden, varlığının gerçek nedenini hiç düşünmeden sabah akşam daha fazlasını elde etmek

TEVVAB - Tevbeleri Kabul Edip Günahları Bağışlayan

: Tevbe etmek...

Çünkü tevbe gerçek bir pişmanlık ve bir daha tekrar etmeme kararı ile bir anlam kazanır.

Sular onu boğacak düzeye erişince (Firavun): İsrailoğullarının Kendisine inandığı (ilahtan) başka ilah

ŞARİH - Açan

Ancak buna rağmen insanların çoğu iman etmezler.

Kuranda verdiği hüküm şöyledir: Şüphesiz, inkar edenleri uyarsan da, uyarmasan da, onlar için fark etmez

ŞEFİ - Şefaatçi

Bu yüzden dünya hayatında sürekli bu sözde şefaatçiyi razı etmeye çalışırlar, daima onu zikrederler.

SANİ - Sanatçı, Nihayetsiz Güzellikleri Sanatının İçinde Yaratan

Elbette bu sanatı kitap sayfalarında tarif etmek, eksiksiz olarak örneklendirmek mümkün değildir.

SAİK - Cehenneme Süren

Dünyada yaşadıkları hayat boyunca kendilerine Allaha kulluk etmek için sayısız fırsat verilmiş, hatırlatmalar

SADIK - Vaadine Sadık, Doğru

buyurmaktadır: Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, vadine kesin olarak muhalefet etmez

REZZAK - Rızık Veren, İnsanların Faydasına Olmak Üzere Nimetlerini Veren

Yaşadığınız yerde su da yok.

Su içmek için kilometrelerce ileride bulunan bir kaynağa gitmeniz ve oradan su taşımanız gerekiyor.

böyle bir dünyada doğduğunuzda yaşamınızı sürdürebilmek için hayatınız boyunca o acı ottan yersiniz, su

RAUF - Pek Esirgeyen, Çok Acıyan

(yönü, Kabeyi) kıble yapmamız, elçiye uyanları, topukları üzerinde gerisin geri dönenlerden ayırt etmek

RAKIB - Bütün Varlıklar Üzerinde Gözcü Olan, Bütün İşler Kontrolü Altında Tutan

Vücut içindeki bir hücre diğer trilyonlarca hücreyle birlikte son derece uyumlu bir şekilde hareket ederken

NUR - Alemleri Nurlandıran, İstediği Simalara, Zihinlere Ve Gönüllere Nur Yağdıran

(Bakara Suresi, 257) Odur ki, sizi karanlıklardan nura çıkarmak için size rahmet etmekte; melekleri de

(size dua etmektedir).

NASIR - Yardım Eden

İman edenlere yardım etmek ise, Bizim üzerimizde bir haktır.

Ancak Allahın yardımını kazanmak için en önemli şartlardan bazıları, Onun dinine yardım etmek, sınırlarını

koruma konusunda titizlik göstermek ve bu uğurda gayret etmektir.

MUĞNİ - İstediğini Zengin Eden

Ancak bu noktada unutulmamalıdır ki, Allahın elçileri kendilerine verilen mülkü Rabbimizi razı etmek,

MÜZEYYİN - Süsleyen

İman eden bir insan Allahın dışında hiç kimseyi hoşnut etme ihtiyacı duymaz ve Allahtan başkasından medet

MUTAHHİR - Temizleyen, Şirkten, Kötülükten, Manevi Kirlerden Temizleyen

kararlılık duygusunu) pekiştirmek ve bununla ayaklarınızı (arz üzerinde) sağlamlaştırmak için size gökten su

MÜSTEAN - Kendisi'ne İhtiyaç Olunan Ve Kendisi'nden Yardım Beklenen

durumlarda değil, rahat olduğu zamanlarında da Allahın varlığını, gücünün büyüklüğünü hissederek dua etmeye

Onun dışında kimsenin, değil başkasına, kendi nefsine bile yardım etme durumu yoktur.

Kullarına rızkı tahsis eden, gökten suyu indiren, nimetler bağışlayan, hastalanınca şifa veren, güldüren

MUSEVVA - Şekillendiren, Düzenleyen

Göklerde ve yerde olanların tümü Onu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir. (Haşr Suresi, 24)

MÜTEKEBBİR - Herşeyde Ve Her Hadisede Büyüklüğünü Gösteren

Denizi yararak Firavunu ve ordularını suda boğmuştur.

Bir şehri yalnızca yağmur yağdırarak suların içine gömer, birkaç saniye süren bir depremle bir kenti

Onun azabıyla hareket eden yer, gök, rüzgar ve yağmur uğradıkları şehre görülmemiş bir helak getirirler

MÜHEYMİN - Gözetici Ve Koruyucu Olan

Yağmur damlalarının hızı çok yavaşlayacak, yere inmeden yeniden buharlaşacaklardı.

MUCİB - Kendine Yalvaranların İsteklerini Veren, İcabet Eden

ayette bu konuyla ilgili olarak şöyle haber vermektedir: İnsan hayra dua ettiği gibi, şerre de dua etmektedir

MÜ'MİN - Emniyet Verici, Emin Kılan

Peygamberimiz (sav) dönemindeki inkarcı kavim, peygamberin hicret etmesine sebebiyet verdiğinde, Allah

Allahın bu yardımı ayetlerde şöyle haber verilmektedir: Siz Ona (peygambere) yardım etmezseniz, Allah

müminlerin cennette yaşayacakları, maddi ve manevi her yönden tatmin bulmuş bu hali şöyle tarif etmektedir

MUSAVVİR - Tasvir Eden, Herşeye Şekil Ve Suret Veren

Göklerde ve yerde olanların tümü Onu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir.

İnsan vücuduna, hiçbir yapay makina tarafından taklit edilemeyen üstün bir hareket kabiliyeti verir.

MUNTAKİM - İntikam Alan, Suçluları Müstahak Oldukları Cezaya Çarpan

New Roman ; Sonunda Bizi öfkelendirince, Biz de onlardan intikam aldık, böylece onları toplu olarak suda

Onlara iman etmeleri ve günahlarından arınmaları için belli bir süre tanır.

Allah, size açıklayarak anlatmak, sizi sizden öncekilerin sünnetine iletmek ve tevbelerinizi kabul etmek

MUKMİL - Kemale Erdiren

insanların sıkıntı çekmeden, fıtratlarına en uygun olan sistem içinde Allahı tanımaları, Ona kulluk etmeleri

MUKALLİB - Çeviren (Kalpleri)

(Yunus Suresi, 42-43) Allah ancak kalpten iman etmeyi ve Kendisine yakın olmayı isteyenin kalbini yumuşatır

MUHYİ - Can Bağışlayan, Sağlık Veren, Dirilten, Yaşatan

Ama Biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman, deprenir ve kabarır.

MUBKİ / MUDHİK - Ağlatan / Güldüren

Sürekli çevrelerindeki insanları razı etmeye çalışmanın, dünya hırslarına kavuşmak için çabalamanın doğurduğu

Allahı dost ve yardımcı edinmedikleri için, herşeyi kendi düşünmek, hesap etmek durumundadırlar.

MUAZZİB - Azaplandıran

Her insan için ölene kadar tevbe etme, Allahın rahmetine sığınma imkanı vardır.

MEVLA - Dost, Sahip, Müminlerin Dostu Olan, Onlara Hayır Yolları Açan Ve Onları Muvaffak Kılan

dikkat çekilmiştir: De ki: Allahın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmez

MELİK - Bütün Kainatın Sahibi Ve Mutlak Surette Hükümdarı

Onun vahyi sana gelip-tamamlanmadan evvel, Kuranı (okumada) acele etme ve de ki: Rabbim, ilmimi arttır

MELCA - Kendisine Sığınılan

(Tevbe Suresi, 118) İnsanların tamamı dua etmeye muhtaçtır.

İnsanı sadece bir damla sudan yaratan, tüm varlık alemini yoktan var eden Allah için herhangi bir kişinin

O gün, sizin için ne sığınılacak bir yer var, ne sizin için inkar (etmeye bir imkan).

MALİK-ÜL MÜLK - Mülkün Ebedi Sahibi

Saksıda duran çiçek, Rabbimizin ona sağladığı imkanlarla (güneş, su vs.) büyümektedir.

MALİK-İ YEVMİD-DİN - Din Gününün Sahibi

Allah o diriliş gününü diğer adıyla din gününü Kuranda şöyle tarif etmektedir: Din gününü sana bildiren

MAKİR - Tuzak Kuran

font-size:10.0pt; Times New Roman ; Hani o inkar edenler, seni tutuklamak ya da öldürmek veya sürgün etmek

uzaklaştırmaya çalışmış ve onları ahirette ... siz gece ve gündüz hileli düzenler (kurup) bizim Allahı inkar etmemizi

LATİF - Lütuf Sahibi, Lütfedici Olan

(Enam Suresi, 103) Görmedin mi, Allah, gökten su indirdi, böylece yeryüzü yemyeşil donatıldı.

KERİM - Keremi Bol, Cömert Olan

Şüphesiz Biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz.

yeteneğini kullanan ve görüp akleden bir insan ise; kim tarafından yaratıldığını, kendi başına elde etmeye

KASİM - Kısımlandıran, Rızıkları, Nimetleri Adalet, Hikmet Ve Rahmet İçinde Taksim Edip Herkese Nasibini Veren

Kimi kesinlikle suya ihtiyaç duyarken, kimi senelerce hiç su istemez, birisi sıcağı severken diğeri sıcakta

KAHHAR - Kahreden, Herşeye, Her İstediğini Yapacak Surette Galip Ve Hakim Olan

İman eden kullarına dünyada ve ahirette yardım etmekte, onları rahmetiyle, huzur ve güven duygularıyla

KADİM - Önceden Yapan, Önceden Bildiren

Kendisine kulluk etmeleri için yarattığı insanlara elçiler yollamış, elçileri vasıtasıyla onları uyarıp

KADİ - Hükmünü Yerine Getiren, İşini Bitiren

Örneğin dünya yüzeyinde sabit durabilmeleri için yer çekimine, gemilerini suda yüzdürebilmeleri için

25243
/ 505