Üç hafta içinde yavru, ağırlığının üç hatta dört katına çıkar.
Çünkü fokların sütü en iyi inek sütünden on iki defa daha yağlıdır ve dört kat daha fazla proteinlidir
Allah yarattığı her varlığı en güzel şekilde rızıklandıran ve her türlü ihtiyaçlarını eksiksiz olarak
Enaniyet, insanın Allahın karşısındaki aczini unutarak kibirlenmesi, büyüklenme hissine kapılmasıdır.
Bu gerçeğe rağmen insanın kendisini Allahtan bağımsız bir varlık olarak görüp, sahip olduklarının kendinden
Çünkü Allah dilediği anda insana verdiği tüm özellikleri geri alabilir.
söylemek istediğimiz anda beynimizden gelen bir dizi emir ses tellerimize, dilimize ve oradan da çene kaslarımıza
Tüm kaslarımız harekete geçer. Biz de böylece konuşabiliriz.
Allahın kusursuzca yarattığı konuşma sistemimiz büyük bir mucizedir.
Böbrek üstü bezlerinin ürettiği aldosteron isimli hormonun görevi kan basıncınızın düşmesini engellemek
İnsanın yüksek ateşten ölme tehlikesi ile karşılaştığı durumlarda kortizol hormonu devreye girer ve ateş
Ateş, hastalıkla savaşta insanı dinlenmeye zorlamak için özel olarak ayarlanmış bir güvenlik önlemidir
Kanda bulunan toplam kalsiyum 0.2 gram azalırsa tetani hastalığı ortaya çıkar.
Tetani hastalığında oldukça ağrı verici kas kasılmaları ve seğirmeler görülür. www.hayatinkokeni.com
düşünebilmek ise ancak gerçek iman ile mümkün olur.
Asla geri dönüş yoktur.
İman edenler ahirette böyle bir durumla karşılaşmaktan şiddetle korktukları için hayatları boyunca Allah
İslam ahlakının hakim olmaması için şuursuzca çabalarlar.
Kendi akıllarınca (Allahı tenzih ederiz) Allaha teslim olmadıklarını ve isyan ettiklerini zannederler
Bu konuda isyan edecek güçleri yoktur. Örneğin Hz.
İnsanın içinde sadece samimi olmaya ve Allaha sığınmaya niyet etmesi, bu kapının açılması için yeterlidir
Çünkü Allah her insanı duymakta ve kalbinden geçenleri bilmektedir; ona şah damarından daha yakındır.
Allah samimi olarak tevbe etmeyle ilgili olarak bir ayetinde şöyle bildirmiştir: Ancak tevbe eden, iman
(Mülk Suresi, 2) Allah bu doğrultuda insana sınırlı bir ömür süresi vermiştir.
Nefis ise insana daima kötü olanı emreder.
Oysa insanın üzerine düşen, Allahın kendisi için yarattığı her andan razı olmasıdır.
ALLAHIN DEĞİL DE İNSANLARIN HOŞNUTLUĞUNU HEDEFLEDİKLERİ İÇİN Cahiliye insanlarının mutlu olamamalarının
Allah insanı ve tüm diğer varlıkları yaratandır.
İnsanın Allahın dışında varlıkların hoşnutluğunu araması Kuranda şirk koşmak olarak ifade edilir.
Allah bir ayette bu önemli sırrı şöyle bildirmiştir: Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allahın zikriyle
Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allahın zikriyle mutmain olur.
Allah, dilediğini hesapsız rızıklandırır. (Nur Suresi, 38)
Allah insanları ancak din ahlakını yaşadıklarında ve iman ettiklerinde mutlu olacakları şekilde yaratmıştır
Allah din ahlakından uzak insanların bu durumunu Kuranda verdiği bir örnekle şöyle açıklamıştır: İşte
Şüphesiz Allah, herşeye güç yetirendir.
Oysa olayların arka planında tüm bunların önlerine gelmesini sağlayan pek çok insanın maddi manevi emekleri
Hz.
Süleymanın Allahı zikretmek, Onun nimetlerini anmak ve şükretmek için Allahtan mal istediği Kuranda şöyle
Oysa Allahın emrettiği ahlakı yaşayan insanların böyle tavırlar göstermeleri mümkün değildir.
Güzel davranışlarının hepsi hesap gününde ortaya konmak üzere Allahın Katında bir kitaptadır.
(Nisa Suresi, 40) Kim bir iyilikle gelirse, kendisine bunun on katı vardır, kim bir kötülükle gelirse
(İsra Suresi, 35) (Davud) Dedi ki: Andolsun senin koyununu, kendi koyunlarına (katmak) istemekle sana
Allah elçileri vasıtasıyla bu insanları uyarmıştır. Hz.
(Tevbe Suresi, 24) İşte müminlerin farkı ve Allah Katındaki üstünlükleri de buradadır.
De ki: Gördünüz mü-haber verin; Allahtan başka taptıklarınız, eğer Allah bana bir zarar dileyecek olsa
Daha önce Hz.
iman ederler.
Doktorların doktor olduktan sonra dünyada yalnız birkaç tane amaçları kalır; ünlü bir uzman ya da profesör
Halbuki Allah insanları uyarmış ve her insanın ancak bir kul olduğunu bildirmiştir: Allahtan başka taptıklarınız
İnsanların nerede ve nasıl öleceğini de yalnızca Allah belirler.
Bir insanı değerli kılan ve ona hem dünyada hem de ahirette güzel bir yaşam sağlayacak olan, Allahın
Oysaki insana dünyada ve ahirette menfaat sağlayabilecek tek güç Allahtır.
Tüm kaderlerinin ve geleceklerinin ancak Allahın elinde olduğunun şuurundadırlar.
Allah insana hoşgörülü ve tevazulu olmasını emretmiştir.
Allah insana bu konumunu ve acizliğini Kuranda şöyle hatırlatmıştır: Yeryüzünde böbürlenerek yürüme;
(İsra Suresi, 37) İşte mümin, bu ahlakı yaşayan insandır.
Aileleri başta olmak üzere çevrelerindeki insanlarla konuştukları konular çok sınırlıdır.
Kafaları işle o denli meşguldür ki, genellikle beraber oldukları insanlara karşı olan manevi yükümlülüklerini
Allah için ne yaptıkları, Allahın rızasını kazanıp kazanmadıkları sorulacaktır.
Çünkü ev kadınından daha önemli idealleri ve daha kayda değer sorumlulukları olduğu düşünülür.
Bu insanların sahip olduğu ahlak değil, sahip oldukları banka cüzdanları, tapular, şirket yetkileri bir
Allah Katında da müminlerin arasında da sadece imanları ve güzel ahlakları ölçüsünde değer görürler.
Bunun yanı sıra insanların sahip oldukları mesleğe göre kendi şahsiyetlerinde oynama yapmaları çarpık
Şüphesiz, Allah Katında sizin en üstün (kerim) olanınız, (ırk ya da soyca değil) takvaca (Allahtan korkup-sakınma
Şüphesiz Allah, bilendir, haber alandır.
(İsra Suresi, 23-24) Biz insana, anne ve babasına (karşı) güzelliği (ilke edinmesini) tavsiye ettik (
(Lokman Suresi, 14) Allaha ibadet edin ve Ona hiçbir şeyi ortak koşmayın.
Çünkü, Allah, her büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez. (Nisa Suresi, 36)
yaşantılarını din ahlakından uzak geçirmiş olan bazı insanlar, yaşlı kimliğine sığınarak cahiliye toplumunun kötü
Oysaki bu ahlak bozukluğu yaşlılar tarafından genellikle tamamen şuurlu ve kasıtlı olarak yapılmaktadır
Söz gelimi hasta olduklarında neden hastalandıkları sorulacak olursa uzun süredir et yemedim de ondan
Cahiliye toplumlarındaki yaşlı insanların bilinen bir başka dikkat çekici özelliği daha vardır; söz dinlememeleri
Başkalarının sözlerine asla güvenmez, söylenenlerin altında mutlaka bir kasıt ararlar.
yememeleri gerektiği söylendiğinde, bunun sadece o yemekten yememeleri için uydurulmuş bir yalan olduğuna
Allaha tevekkül etmedikleri ve içinde bulundukları duruma şükretmedikleri için hastalıklarından sürekli
Hasta oldukları düşünüldüğünde daha fazla ilgi ve hoşgörü görebileceklerine inanırlar.
Sorulduğunda birşey olmadığını söyler ve karşı tarafı mümkün olduğunca uğraştırırlar.
Yaşlanan insanların çoğu hem maddi hem de manevi yönden başkalarına bağımlı bir hayat sürerler.
Çünkü yaşlanmanın getirdiği sağlık sorunları maddi ve manevi bakım gerektirir.
Çocuklarına, torunlarına da böyle kötü bir ahlakı benimsetmişler; onları Allahın emrettiği güzel ahlak
, dünyaya daha sıkı bağlanan insanların ruh halindeki çarpıklıktır.
Elbette bu özellikler kimi zaman kişiden kişiye farklılıklar gösterebilir; burada bahsedeceğimiz kötü
Aslında yapmaları gereken, herşeyin yaratıcısı olan Allaha dönüp yönelmeleridir.
Bu kimseler kendilerinden beklenildiği gibi erkek adam dediğin... kalıplarıyla ifade edilen mantıklara
Kadının herhangi bir eşya gibi erkeğin bir malı olduğuna, dolayısıyla da gerektiğinde iyi davranılıp
Bu saydıklarımız cahiliye toplumunda yaşanan erkek karakterlerinden sadece bir kaç tanesidir.
Cahiliye toplumunda saygı duyulan bu özellikler erkek adam dediğin... diye başlayan kalıplarla sık sık ifade
atılan bir üstünlük iddiası kibir ve büyüklenme duygularının gelişmesine neden olur ki Kuranda insanların
Çünkü Allah, büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez.
Kendilerini yaratan Allahın emrettiği şekilde yaşamadıkları için asla huzur bulacak bir ortam elde edemezler
Allahı anmadıkları için, ...
Ayetlerde Allahın bu vaadi şöyle bildirilmiştir: (Allahtan) Sakınanlara: Rabbiniz ne indirdi?
Sırf oyalanmak ve can sıkıntısını gidermek için asla hikmetsiz konuşmalara kendilerini kaptırmazlar.
ufuklarının gelişmesine yönelik, daha kaliteli filmler, kültürel ya da sanatsal içerikli programlar, iman
Ama Allahın apaçık varlığını ve ahireti unutmak, tüm vakti televizyon karşısında geçirmek ve daha önemli
ya da daha faydalı bir iş söz konusu olduğunda yine de bu alışkanlıktan kopamamak yanlış bir tavırdır
Bu birçok insanın ne kadar sınırlı ve küçük bir dünyada yaşadıklarını görmek açısından dikkat çekicidir
Ahireti, herşeyin yaratıcısı olan Allahın Yüceliğini, Kuranda emredilen güzel ahlakı yaşamayı hatırlatmak
Oysa aynı toplantı, aynı ortam Allahtan korkan ve ahirete hazırlık yapan insanlar için oluşturulmuş olsa
Oysa Allah insanları dedikodudan men etmiştir.
: Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır.
Allahtan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir.
Elbette her insanın bu işleri yapması gerekli ve hatta zorunludur.
Ancak burada hatalı olan nokta, insanların bu işleri, dünyada yaşanan tüm sorunları görmezden gelerek
Günlük işleri arasında cahiliye ev kadınının asla ödün vermediği birtakım alışkanlıkları da vardır.
Eğer bir insan sevdiği insanı kıskanmıyorsa, onlara göre bu gerçek bir sevgi değildir.
İnsanın sevgide kıskançlık yapması Kuran ahlakına uygun düşmez.
Eğer iyilik yapar ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.
bir yolu vardır: Kuran ahlakına teslim olmak ve Allahın beğendiği şekilde bir hayat sürmek.
Görünüşte yanlış giden birşeyler varsa bile, bunların Allah Katında bir hikmet ile yaratıldığını unutmaz
Şüphesiz şeytan insanın açıkça bir düşmanıdır. (İsra Suresi, 53)
O herşeyden önce Allahın emri dolayısıyla ne insanlar ne de olaylar hakkında bir zanda bulunmaz.
Allah imalı bir sözden ya da cahiliye ahlakında yer alan laf dokundurma gibi bir ahlaktan müminleri men
Duygusallığın kadını tamamlayan ve hatta ona önemli ölçüde renk katan bir yapı olduğuna inanırlar.
Öyle ki, duygusal bakış açıları nedeniyle asla sağlıklı düşünemez, akılcı kararlar alamaz ve mantıklı
Allah Kuranda insanların ancak Kendisini andıkları, Ona teslim oldukları, ahirete hazırlık yaptıkları
Yetiştiriliş tarzlarına, yaşadıkları çevreye, ahlak özelliklerine ve sahip oldukları imkanlara göre değişiklik
göstermekle birlikte, yine de cahiliyedeki ev kadınlarının kişilik yapılarını genel bir çatı altında
Peki insana ahirette fayda sağlamayacak bu hayat şeklini bazı kişilere bu denli cazip kılan şey nedir
Bu nedenle de çoğu zaman uygun buldukları ilk insanla evlenirler.
Ahlakından, tavrından ya da kişiliğinden hoşlandıkları bir insanla evlenmektense, kendilerine iyi bir
Bir insanın eviyle ilgilenmesi elbette ki kötü ya da kınanacak bir davranış değildir.
Allaha iman eden bir insanın kadın olsun, erkek olsun ufku geniş, idealleri büyüktür.
Allahın rızasını değil, çevresindeki yüzlerce insanın rızasını arar.
Cahiliye toplumunun bu çarpık bakış açısını ifade eden ayetlerden biri şöyledir: Ne zaman onlara: Allahın
Sözgelimi çocuk, daha olgun bir karaktere sahip olsa da, çocuk gibi davranmalıdır.
Karakterini cinsiyetine göre değil, Kuranda Allahın bildirdiği ahlaka göre belirler.
Böylece cahiliye sistemini yaşayan insanların her ne yolu denerlerse denesinler büyük bir kayıp içerisinde
Bu nedenle cahiliye insanlarının tümünün bu anlatılan karakterleri benimsediğini söyleyemeyiz.
çekilmek istenen de bireyler değil, toplumun geneline hakim olan ve cahiliye sisteminin çarpıklığını ifade
Çünkü ahirete iman ettiklerinde, dünyadaki nimetlerden mahrum kalmayacaklardır.
Allah Katında olan ise, daha hayırlı ve daha süreklidir... (Şura Suresi, 36) ...
(Allah da:) Öyleyse inkar ettiklerinizden dolayı azabı tadın dedi. (Ahkaf Suresi, 34)
Cahiliye toplumunu oluşturan insanların tümünün inancı bir değildir.
Bu nedenle de Allaha gerçek anlamda iman edip Onun beğendiği gibi bir hayat sürmezler.
(Neml Suresi, 14) Cahiliye toplumundaki insanların bir kısmı da Allahı açıkça inkar etmeye kalkışır.