logo HARUN YAHYA
VEHHAB - Bağışı Çok Olan, Karşılıksız Armağan Eden

Bu konuda Kuranda verilen bir örnek Hz. Süleymanın duasıdır. Bir ayette Hz.

(Sad Suresi, 35) Yukarıdaki ayette görüldüğü gibi Hz.

salih amellerin karşılığını kat kat artırandır.

VASİ - Geniş Olan

Gerçekte ise; Doğu da Allahındır, batı da. Her nereye dönerseniz Allahın yüzü (kıblesi) orasıdır.

Allah her yere istiva etmiştir. Allahın mülkü geniştir.

Size verilenin bir benzeri birine (İslam peygamberine) veriliyor ya da Rabbinizin Katında onlar (Müslümanlar

VARİS - Servetlerin Geçici Sahipleri Elleri Boş Olarak Yokluğa Döndükten Sonra Varlığı Devam Eden, Servetlerin Hakiki Sahibi

Ancak bu insanların göz ardı ettikleri bir gerçek vardır: De ki: Davranış (ameller) bakımından en çok

Ahirette yanlarında buldukları ise yalnızca takvaları ve Allaha olan yakınlıklarıdır.

bırakarak Allahın huzuruna çıkarılır...

VAHİD - Tek Olan, Zatında, Sıfatlarında, İşlerinde, İsimlerinde, Hükümlerinde, Asla Ortağı Veya Benzeri, Dengi Bulunmayan

Meryem oğlu Mesih İsa, ancak Allahın elçisi ve kelimesidir.

Öyleyse Allaha ve elçisine inanınız; üçtür demeyiniz. (Bundan) kaçının, sizin için hayırlıdır.

Vekil olarak Allah yeter. (Nisa Suresi, 171)

TEVVAB - Tevbeleri Kabul Edip Günahları Bağışlayan

Ayrıca kendisini sürekli olarak Allaha isyana sürüklemeye, vesvese vermeye çalışan şeytan gibi bir de

(Nisa Suresi, 17-18) Yukarıdaki ayetlerde de bildirildiği gibi Allah, ancak samimi kullarının tevbelerini

Aksi takdirde tüm yaşamını Allahın emirlerine isyan edip, şeytanın yoluna uyarak geçirmiş birinin ölümle

ŞEKÜR - Kendi Rızası İçin Yapılan İyi İşlere Daha Güzeliyle Karşılık Veren

Elbette Allahtan gelen tüm nimetlere karşılık olarak şükretmekten kaçınan bir insanın karşılığı ahirette

(Nisa Suresi, 40) Yukarıdaki ayette de görüldüğü gibi Allah nankörlük edeni azapla cezalandıracak ancak

İşte Allah, iman edip salih amellerde bulunan kullarına böyle müjde vermektedir.

ŞEHİD - Şahit Olan, Her Zaman Ve Her Yerde Hazır Ve Nazır Olan

Allah Katında gizli olan hiçbir şey yoktur.

Tek başınayken de milyarlarca insanın arasındayken de insanın durumu Allah Katında aynıdır.

Dünyada insanların yaşadıkları her olaya şahit olan Allah hesap gününde onlara yapmakta olduklarının

ŞARİH - Açan

Ancak buna rağmen insanların çoğu iman etmezler.

Bu yüzden iman, Allahın bir insana verdiği en büyük nimettir.

Ancak Allah size imanı sevdirdi, onu kalplerinizde süsleyip-çekici kıldı ve size inkarı, fıskı ve isyanı

ŞEFİ - Şefaatçi

(Zümer Suresi, 43-44) Allaha şirk koşarak iman edenler Onun huzuruna getirildiklerinde mutlaka bir şefaatçinin

Allah birçok ayetinde din gününde -Allahın dilemesi dışında- kimsenin kimseye şefaatte bulunamayacağını

Hiçbir insanın Allahtan başka velisi ve şefaatçisi de yoktur...

ŞAFİ - Şifa Veren

Allah insana bu duyguyu yaşatmak için hepsi birbirinden farklı yüzlerce hastalık yaratmıştır.

Mümin bilmelidir ki, hiçbir zaman Allahtan başka bir yardımcı ve veli bulamayacaktır. Hz.

Hz. Eyüp ise sabretmenin ve yalnızca Allaha yönelip dönmenin büyük ecrini almıştır.

SEMİ - İşiten

(Mümin Suresi, 56) İnsana şah damarından daha yakın olan Allah, herşeyi gören olduğu gibi işitendir de

Allah yaşayan tüm insanların Kendisine gizlice yönelerek ettikleri bütün duaları aynı anda işitir ve

Allah Katında zaman ve mekan olmadığı, Allah her an her yerde olduğu için bu, Ona göre çok kolaydır.

SELAM - Her Türlü Tehlikelerden Kullarını Selamete Çıkaran, Cennetteki Kullarına Selam Eden

Katında olan ise kalıcıdır.

Bu, size vadolunandır; (gönülden Allaha) yönelip-dönen (İslamın hükümlerini) koruyan, Görmediği halde

(Kaf Suresi, 31-35) Allahın Selam sıfatı aynı zamanda cennete kabul ettiği kullarına selam vermesi anlamına

SANİ - Sanatçı, Nihayetsiz Güzellikleri Sanatının İçinde Yaratan

Kuşkusuz bunlar Allahın Alim sıfatısın tecellilerindendir.

Bitkiler aleminde de, Allahın sonsuz sanatını gözlemek mümkündür.

Allah kusursuzca yaratandır.

SAİK - Cehenneme Süren

Ama insanların bir kısmı Allahın verdiği tüm nimetlere rağmen var oluş amacını unutmuş ve nankörlük etmiş

Elbette insanların dünyada içinde bulundukları isyan karşılıksız kalmayacaktır çünkü Allah sonsuz adalet

(Nisa Suresi, 40) Bu üstün adaletinin bir gereği olarak Allah iman edenleri de eşşiz nimetlerle dolu

SADIK - Vaadine Sadık, Doğru

Allah dünyada salih kullarına olan vaadini Kuranda şöyle bildirmiştir: Allah, içinizden iman edenlere

Bu hayat, Allahın kesin bir vaadidir ve kuşkusuz Allah vadinden cayıp dönmeyendir .

Bu, Allahın gerçek olan vadidir. Allahtan daha doğru sözlü kim vardır?

REZZAK - Rızık Veren, İnsanların Faydasına Olmak Üzere Nimetlerini Veren

Bütün bunları insanlara Allah bağışlamaktadır.

Fakat Allah Rahman ve Rahimdir, insanlara Katından bağışladığı rızıkları sözle ifade etmek mümkün değildir

Kullarına sayısız nimet bahşeden Allah Kuranda şöyle bildirmektedir: Ey insanlar, Allahın üzerinizdeki

RAUF - Pek Esirgeyen, Çok Acıyan

Allah, imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz, Allah, insanlara şefkat edendir, esirgeyendir.

Tüm bu canlıların sahip oldukları özellikler yanında insanların hizmetine verilen imkanlar ise çok daha

Allah, sizi Kendisinden sakındırır. Allah, kullarına karşı şefkatli olandır.

RAKIB - Bütün Varlıklar Üzerinde Gözcü Olan, Bütün İşler Kontrolü Altında Tutan

(Nisa Suresi, 1) Allah yoktan yarattığı tüm varlıkları koruyup gözetendir.

Gizli anlaşma, plan, sır, tuzak; bunlar Allah Katında asla gizlenemeyecek olaylardır.

Herşeyi gören, işiten ve bilen Allahın Zatından hiçbir şey gizli kalamadığı için, herkesin yaptığına

RAFİ - Yukarı Kaldıran, Yükselten

Elbette bu özellikler elçilerin üstün insanlar olduklarının apaçık delillerindendir.

Onlar Allahın seçtiği, Yüce bir makama layık görülmüş kullardır ve en belirgin özellikleri ise Allaha

Zekeriyayı, Yahyayı, İsayı ve İlyası da (hidayete eriştirdik.) Onların hepsi salihlerdendir.

RABBİL ALEMİN - Alemlerin Rabbi

Allah tüm alemlerin Rabbi olduğunu insanlara şöyle duyurmuştur: Allah, yeryüzünü sizin için bir karar

İşte sizin Rabbiniz Allah budur. Alemlerin Rabbi Allah ne Yücedir. O, Hayy (diri) olandır.

Allahın bu Yüceliği ve büyüklüğü karşısında insana düşen ise, Hz.

38236
/ 1912