Allah, elçilerini, kendilerine itaat edilmeleri için gönderdiğini bildirmiştir ve her dönemde iman edenler
Allah bir ayetinde elçiye itaat edenlerle etmeyenlerin durumlarını şöyle bildirmiştir: Bunlar, Allahın
Bu ahlak, gerçek imanın bir göstergesidir ve Allah, bu şekilde teslimiyetle itaat edenlerin kurtuluşa
Allah bir topluluğa kötülük istedi mi, artık onu geri çevirmeye hiçbir (biçimde imkan) yoktur; onlar
Asla kendilerini yeterli görmez, daima Kuran ahlakını daha fazlasıyla yaşamaya, eksiklerini, kusurlarını
düzeltmeye gayret ederler.
şiddetle arzu etsen bile, insanların çoğu iman edecek değildir.
Umulur ki kurtuluşa erersiniz.
dinine uyarlar.
hiçbir zorlayıcı etkisinin olmadığıdır: İman edenler Allah yolunda savaşırlar; inkar edenler ise tağut
(Hicr Suresi, 39-40) Allah başka ayetlerde ise, şeytanın iman edenlerin ve tevekkül edenlerin üzerinde
hiçbir etkisinin olmayacağını şöyle bildirmiştir: Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler
Dünya üzerinde yaşayan tüm insanlar gerçek mutluluğu yakalamanın yollarını ararlar.
Allah bu gerçeği bir ayette şöyle bildirir: Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allahın zikriyle mutmain
Birçok insan bu gerçekten habersiz, yukarıda söz ettiğimiz şekilde yaşar.
Bunun aksi olduğunda, insanlar arasında çekişmeler, ihtilaflar olacaktır.
Her insan elbette ki farklı düşüncelere sahip olabilir.
Örneğin bir konunun çözümü için 20 insan 20 farklı fikir önerebilir.
Müminlerin Kuranda müjdelendikleri sırlardan birini Allah şöyle bildirir: Ey iman edenler, eğer siz Allaha
(Muhammed Suresi,7) İman edenler, hayatları boyunca Kuran ahlakını insanlar arasında yaygınlaştırmak,
Onların bu çabalarına karşılık, inkar edenlerden bir grup ise, tarih boyunca hep iman edenlerin karşısında
Oysa, Allahın emrine uyan bir insan için, Allahın Kuranda bildirdiği sırlar tek çözümdür.
Kuranda bunlara benzer olarak verilen sırlardan biri de, Allahın bir başka emridir: Ey iman edenler,
Allah, sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin.
İnsanlar, hep huzurlu, güven içinde yaşadıkları, dostluk ve neşenin olduğu ortamlar isterler.
Bu aile içi ilişkilerden, bir şirket çalışanlarına, toplumsal huzurdan ülkeler arası ilişkilere kadar
Allah, Hz. Musa ve Hz. Haruna Firavuna gitmelerini ve ona yumuşak söz söylemelerini emreder.
Her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir.
(Al-i İmran Suresi, 92) Ey iman edenler, kazandıklarınızın iyi olanından ve sizin için yerden bitirdiklerimizden
İman edenler sadece Allahın hoşnutluğunu, rahmetini ve cennetini kazanmak için infak ederler.
Bu durumdaki bir insan, salih amellerde bulunmak konusunda gevşeklik gösteremez, asla tembellik yapamaz
Çünkü cehennem her an yanı başındadır ve ona sonsuz hayatını ve Allahın azabını her an hatırlatmaktadır
Bu durumdaki bir insan yapacağı amelleri geciktirip ertelemez de.
Allah birçok ayetinde iman edenlerin yüzlerinde bir nur, inkarcıların yüzlerinde ise karanlık bir zillet
Allah, amellerinizi bilir.
Çevresine iman gözüyle bakan bir insan, Allahın insanlarda meydana getirdiği bu mucizesini eğer Allah
(Al-i İmran Suresi, 148) ...
Süleyman, Mısır hazinelerinin yönetimine geçen Hz. Yusuf bu konuda örnektirler. Allah, Hz.
(Nahl Suresi, 97) İman edenler hiçbir zaman dünyanın peşinde koşmazlar.
Allah bunu Enfal Suresinde şöyle bildirir: Ey iman edenler, Allahtan korkup-sakınırsanız, size doğruyu
Böyle bir anlayıştan yoksun olan insan içinde bulunduğu kötü durumun dahi farkına varamayacak haldedir
Çünkü, akıl sahibi olsa Allah dilemedikçe hiçbir şeye güç yetiremeyen aciz bir insan olduğunu bilir ve
Üstelik bu insanlar, atom mühendisi, biyoloji profesörü olabilmekte, fizik, kimya, matematik gibi en
Böylece en kolay olanı anlayamamalarıyla kendileri üzerinde önemli bir mucize tecelli etmektedir.
Sen onları hidayete çağırsan bile, onlar sonsuza kadar asla hidayet bulamazlar.
Bu iman edenler için bir müjde ve rahatlık, Allahın rahmetinin bir göstergesidir.
(Enam Suresi, 152) İman edenler ve salih amellerde bulunanlar -ki Biz hiç kimseye güç yetireceğinden
Allah, birçok ayetinde Kendisine uyanları ve dinine yardım edenleri yardımıyla destekleyeceğini ve onları
Her insan hayatındaki en zorlu veya en tehlikeli günü düşünse, bunun zihninde sadece bir anı olarak kalmış
Ancak bu anıdan geriye tek birşey kalır ve o sonsuza kadar devam eder: O da, bu kişinin o zor anda gösterdiği
Onlar iman edenler ve (Allahtan) sakınanlardır. Müjde, dünya hayatında ve ahirette onlarındır.
Müminler kadere iman ederler ve Allahın yarattığı kaderin en hayırlısı ve en güzeli olduğunu bilirler
Tevekkül edenler de yalnızca Ona tevekkül etmelidirler. (Yusuf Suresi, 67) Hz.
Veya bir insan, hayatında ani bir karar alarak, hayatının akışını tamamen değiştirebilir, bir başkası
Veya bir insan bir yere bir an önce ulaşmak için dua eder.
İnsan uyurken bile, Allah onun her halini, rüyasında gördüklerine kadar bilir.
Çünkü insan dua ederken, hem Allahın karşısında ne kadar aciz ve güçsüz olduğunu anlar, hem de kendisine
Suyun ısısındaki ani bir değişiklik tüm deniz yaşamını etkiler.
Suyun normal ısısında sadece 2-4 C artış bile olsa, bu durum deniz ekosisteminin büyük ölçüde ölümüne
Bu sayede yaşamın okyanusun en derin kısımlarında bile var olması mümkün olur.
Zaten bu durum Kuran ayetlerinde kesin olarak yasaklanmıştır: O, size Kitapta: Allahın ayetlerinin inkâr
Bu, kimi zaman açık bir saldırı, kimi zaman imalı laf dokundurmalar, kimi zaman din hakkında cahilce
Şartlar ne olursa olsun, böyle bir ortam oluştuğunda, eğer bu durumu düzeltme imkanı yoksa, orayı terk
Aksi takdirde başkalarına yaptığı uyarılar bir ecir değil, ahirette kendi aleyhinde bir delil olarak
uyaracak kadar iyi teşhis edebilen bir kişinin, aynı hatayı kendi nefsinde teşhis edememesi gibi bir durum
Bu tür ikiyüzlü hareketlerin temelinde, insanlar üzerinde manevi bir otorite kurmak, çekinilen, sözü
İnsan, ulaştığı imani yakınlığı sürekli tazelemek ve geliştirmek yönünde gayret göstermediği takdirde
Aksi takdirde kişinin kalbi katılaşır, vicdanı duyarsız hale gelir, dolayısıyla içinde bulunduğu felaketin
(Nur Suresi, 37)
Ayrıca herkesin imani derecesi, Allah korkusu ve takvası da farklıdır; bunlara bağlı olan sorumluluk
bildirilen bir emirdir: Şüphesiz Allah, size emanetleri ehline (sahiplerine) teslim etmenizi ve insanlar
özelliğinden Kurandaki birçok ayette övgüyle bahsedilir: Onlar, emanetlerine ve ahidlerine riayet edenlerdir
(Müminun Suresi, 8) Onlar, kendilerine verilen emanete ve verdikleri ahde (harfiyen) riayet edenlerdir
(İsra Suresi, 34) Ey iman edenler, Allaha ve resulüne ihanet etmeyin, bile bile emanetlerinize de ihanet
Buna iman edenlerin de dahil olduğu çok açıktır.
İman edenler de, gün içinde bilerek ya da bilmeyerek pek çok hata yapabilirler.
İçinde bulunduğu durumu daha net kavradığı, Allah korkusu çok daha arttığı için, bir yandan hatalarını
(Neml Suresi, 40) Yine Hz.
Çok büyük bir batıni sırrı da içeren, Hz.
Vicdanlı bir insan etrafına baktığı zaman dört bir yandan Allahın nimetleriyle kuşatılmış olduğunu, bunların
ne niyetle olursa olsun izinsiz ve habersiz girmek Kuranda kesinlikle yasaklanan bir tavırdır: Ey iman
edenler, evlerinizden başka evlere, yakınlık kurup (izin almadan) ve (ev halkına) selam vermeden girmeyin
(Nur Suresi, 27) Kötü bir niyetle olmasa dahi ayette belirtilenin aksine davranmak, şaibeye ve güvensizliğe
Müminin her anı, içinde bulunduğu her durum, yaptığı her iş, yaşadığı her olay, onun Allaha yakınlaşması
Birlikte Allahı anmış olurlar ve bir cennet tavrı olan selamlaşmayla ahirete duydukları özlemi ifade
ederler.
İnsan iman etmekle diğer insanlardan çok daha üstün bir tavır içerisine girer.
Bütün hareket ve davranışlarına nüfuz eder. Şeytanın insanlar arasındaki temsilcisi haline gelir.
İblisin, Allaha isyan edip inkarcılardan olmasının altında yatan sebep de, enaniyeti yüzünden Hz.
, onlara nefs ve hevalarına en çok hitap eden konuları telkin ederek, sürekli boş konuşmalara sevk eder
Örneğin alt bir kültür seviyesine sahip olan insanlar arasında daha çok, kendi terimleriyle, maç muhabbeti
türlü ticari, ekonomik konu, borsa, faiz gibi konular insanların günlük hayatlarının tamamını meşgul eder
Gösteriş amacıyla infak etmek münafıklara ve inkar edenlere özgü bir davranıştır: Ve onlar, mallarını
insanlara gösteriş olsun diye infak ederler, Allaha ve ahiret gününe de inanmazlar.
sahip desinler , daha çok itibar etsinler, sevgi ve saygı göstersinler , makam, mevki, imkan versinler
Allahın verdiği nimetin değerini takdir edememek, verilen nimetleri kullanırken veya sarf ederken bilinçsizce
Çünkü O, israf edenleri sevmez. (Araf Suresi, 31)
Kuranda en üstün imana ve ahlaka sahip olan peygamberlerin dahi çeşitli hatalarından bahsedilmektedir
İman edenlerin bilerek ya da bilmeden günah işleyebilecekleri de Kuranda haber verilmiştir.
(Necm Suresi, 32) Kendini temize çıkarma endişesinin altında yatan neden, insanın diğer insanlar arasında
Ancak, Allaha karşı tam bir güvene ve sarsılmaz bir imana sahip olan müminler, bu baskı ve kınamalar
Bu tür kınamalar müminleri daha da motive eder.
edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, Allah (yerine) Kendisinin onları sevdiği
Allahın ve müminlerin düşmanlarına karşı ise asla sevgi beslemez.
Ayette bu durum şöyle açıklanır: Allaha ve ahiret gününe iman eden hiçbir kavim (topluluk) bulamazsın
bu tutumun ne derece yanlış olduğu Kuranda şöyle bildirilir: Ey iman edenler, benim de düşmanım, sizin
Bu konudaki ayet şöyledir: Ey iman edenler, eğer bir fasık, size bir haber getirirse, onu etraflıca araştırın
Yine bir başka ayetle de iman edenlerin, hakkında bilgileri olmayan bir şeyin peşine düşmeleri (İsra
(Sayın Adnan Oktarın 25 Ocak 2010 tarihli Adıyaman Asu ve Kral Karadeniz TV röportajından)
Allah iman edenleri, hayatları boyunca hem kendi nefisleriyle hem de inkarcıların ahlakına karşı fikri
(İnşirah Suresi, 7) Mümin, ayetin hükmüne göre Allah yolunda bir işi bitirince, hemen bir başka iş için
Oysa diğer yandan Allahı herşeyin üzerinde tutan, Onu büyük bir coşku ve bağlılıkla seven müminin Allah
, öfkelerini yenenler ve insanlar(daki hakların)dan bağışlama ile (vaz) geçenlerdir.
Bu imani eksiklik de ruh hallerine asabiyet şeklinde yansımıştır.
Bu yüzden en başta imani zayıflıklarını ortadan kaldırmaları, imanlarını çok güçlendirmeleri gerekmektedir
Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır.
Kuranın ve sünnetin rehberliğinde duygu ve düşüncelerini terbiye eden insan ise şüphesiz en doğru yola
Allah ayetinde insanların çoğunun iman etmeyeceğini ve iman eden insanların birçoğunun da şirk koşmadan
iman etmeyeceğini bildirir.
Dolayısıyla tek bir Müslümanın bile iman edenler açısından önemi çok fazladır.
Kuranda Allahın bu hükmü şöyle bildirilmektedir: Ey iman edenler, bir kavim (bir başka) kavimle alay
İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir.
Zira aksi takdirde, Allahın bu hükmünü gözardı eden bir kimse aynı ayetin devamında bildirilen, imandan
Yaptığı işlerle böbürlenmek ya da gerçekte kendi yapmadığı şeylerle övünmek toplumdaki pek çok insan
(Al-i İmran Suresi, 188) Bu tür davranışların altında, insanın kendisinin yaptığını sandığı, gerçekte
Oysaki insan bir işi kendisi yapsın ya da yapmasın, gerçekte o işi yaratan, sonsuz güç ve ilim sahibi
Bu tip bir durumda Allaha imanı zayıf olan insanlar ümitsizliğe düşer ve durumlarına isyan ederler.
bir anda yitirebilirler.
Çünkü Müslümanlar Allaha şartsız olarak iman ederler.
Geçici çıkar ve menfaatler elde etmek için aslında yapmaya hiç niyetlerinin olmadığı şeyleri vaat ederler
yapmayacakları şeyleri söylemeleri Allah Katında sevilmeyen ve suç olarak nitelendirilen bir davranıştır: Ey iman
edenler, yapmayacağınız şeyi neden söylersiniz?
Müminlerden, özür olmaksızın oturanlar ile, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cehd edenler (çaba
Allah, mallarıyla ve canlarıyla cehd edenleri oturanlara göre derece olarak üstün kılmıştır.
Tümüne güzelliği (cenneti) vadetmiştir; ancak Allah, cehd edenleri (çaba harcayanları) oturanlara göre
Bu insanlar elde edemedikleri ve özlemini duydukları her türlü imkana, zenginlik sayesinde kavuşacaklarına
ve sünnete tam uyan, Allaha gönülden teslim olmuş bir hayat sürmektir.
(Nur Suresi, 37)
Ey iman edenler, siz de ona salat edin ve tam bir teslimiyetle ona selam verin.
Ayette bu durum, müminlerin elçinin huzurunda öne geçmekten sakınmaları şeklinde ifade edilir: Ey iman
Nitekim Hz. Süleyman (as) a şeytanların hizmetçi kılındığı Kuranda bildirilen bir gerçektir.
İman eden bir insan günlük hayatın hiçbir anında Allahı asla aklından çıkarmaz, Allah ile olan manevi
Böyle bir durumu vicdanı kabul etmez, Allaha olan sevgisi ve bağlılığına asla bunu yakıştırmaz.
Musa (as) ve kardeşi Hz. Harun (as) a Kendisini zikretmede gevşek davranmamalarını bildirmiştir.