Roman ;mso-bidi- Times New Roman ; Doğadaki canlılardan çoğu kendi rahatsızlıklarını kendileri tedavi eder
Örneğin su aygırı, manda, fil ve gergedan gibi canlılar derilerindeki parazitlerden kurtulmak için çamurda
Doğadaki tüm canlılar Allahın ilhamıyla hareket eder.
Yani insanlar Mor Çan çiçeği ile Kırmızı Sefalandanın saçtığı ışınların dalga boylarını ayırt edip, çiçekleri
Çekirge, çevresindeki hava kütlesinin hepsini bir anda hareket ettirmez.
Aksi takdirde sudaki oksijeni kullanamadığı için boğulacaktır.
Our Amazing World Of Nature, Its Marvels Mysteries Readers Digest, s. 13-15
Tuatarayı diğer sürüngenlerden ayıran özelliği başının üzerinde ince bir deriyle kaplı üçüncü bir göz
mso-fareast- Times New Roman ;mso-bidi- Times New Roman ; Küre harita adlı deniz salyangozu çok ağır hareket eder
harekete geçirir, yağları vücut tarafından kullanım için parçalar, cildin sağlıklı kalmasına yardım eder
İnsan vücudunda gerçekleşen çok sayıdaki işlemden sadece bir tanesine ait, küçük bir detay için yapılmış
Örneğin derin sularda yaşayan Anglerfish daha küçük balıkları avlamak için bir olta ipine ve bu ipin
Our Amazing World Of Nature, Its Marvels Mysteries Readers Digest, s. 12-13
balıklarının da burunlarının altında, diğer balıkları kandırmak için olta olarak kullandıkları küçük deri
Çulluk bu gözleri sayesinde bir yandan yiyecek ararken bir yandan da tehlikelere karşı tetikte olabilmektedir
Our Amazing World Of Nature, Its Marvels Mysteries Readers Digest, s. 15
Saigalar kuru Rus steplerinde büyük sürüler halinde dolaşırken, burunlarında Allah tarafından yaratılmış
ise büyük Saiga sürüleri Rus kışının karlı havası bastırmadan güneye doğru, yani sıcak iklimlere göç eder
üzerinde bulunan çok sayıdaki yakıcı kapsül, kendilerine herhangi bir şey dokunduğu veya sürtündüğü anda
geldiğinde küçük ördek balığı gibi temizlikçi balıklar, büyük balıkların ağzının içine doğru yüzer ve ölü deri
hem parazitlerinden kurtulmuş olur hem de herhangi bir tehlike durumunda kuşlardan yüksek sesli bir uyarı
Kuşlar da besin, hareket eden bir tünek ve hatta yuvalarının içini kaplamak için tüy elde eder.
Çamuratlar balıkları da diğer balıklardan tamamen farklı özellikleri ile Allahın Bedi sıfatının bir tecellisidir
Deniz aslanları vücutlarındaki fazla kiloları nedeniyle karada çok hızlı hareket edemezler, ancak bu durum
Avları için 105 metre gibi oldukça derin bir mesafeye hiç zorlanmadan dalabilirler.
Our Amazing World Of Nature, Its Marvels Mysteries Readers Digest, s. 177
Kuluçkaya yatan dişiye bir erkek kuş yardım eder.
Bütün yumurtaların kabuklarında, civcivin nefes almasına imkan veren minik hava delikleri vardır.
Marian Stamp Dawkins, Through Our Eyes Only? The Search For Animal Consciousness, s. 38-39
erkek serçeler temelde aynı ezgiyle öter, ama her erkek, türe özgü olan bu ezgiye sadık kalırken bir yandan
Bu değişiklik sayesinde diğer erkek ve dişi kuşlar bölgenin kime ait olduğunu hemen anlar.
Marian Stamp Dawkins, Through Our Eyes Only? The Search For Animal Consciousness, s. 59
Kanada ve Kuzey Amerikada yaşayan kırmızı yarasa nüfusunun çoğu kışın güneye doğru göç eder.
mso-bidi- Times New Roman ; Soğuk denizlerde yaşayan balıkların derileri ya da solungaçları buzla temas ederse
Bu bölgelerdeki bazı türler deniz suyu sıcaklığının -1.80C olduğu derin sulara çekilerek donmaktan kurtulurlar
Aktif olarak uçan bir Bombusta gövde bölgesinin sıcaklığı 35-40oC olur.
Bitki Koruma Ana Bilim Dalı Yük. Lisans Tezi, Adana, 1997
O zaman deri de gerilir ve pullarının arasındaki ilginç ve renkli şekiller ortaya çıkar.
mso-fareast- Times New Roman ;mso-bidi- Times New Roman ; Bir buçuk ayak orkidesinin nektarı 30 cm. kadar derindedir
Nektarı bu kadar derinde olan bir çiçeğin döllenmesi oldukça zordur.
Araştırmaların sonunda bu orkidenin, kullanmadığı zaman ağzında yumak gibi sarılı duran 25 cm.lik dili
Nasıl olur da akıl ve şuur sahibi insanlar, hiçbir zekası ve bilgisi olmayan, yerinden bile hareket edemeyen
Nijeryada yaşayan bazı tatarcıkların larvaları kayalıklarda bulunan derin olmayan gölcüklerde yaşar.
Tatarcıkların vücutlarının 92 si kurumuşken tekrar yaşama dönebilecek bir yapıya sahip olmaları, Allahın
Our Amazing World Of Nature, Its Marvels Mysteries Readers Digest, s. 145
11.0pt; Calibri , sans-serif ;mso-fareast- Times New Roman ;mso-bidi- Times New Roman ; Bir kartal uçmak
Hızlı uçmak istediklerinde, kanatlarının ön kenarlarını rüzgarın içine doğru çevirir ve böylece havayı
geçici çıkar ve menfaatler elde etmek için aslında yapmaya hiç niyetlerinin olmadığı şeyleri vaat ederler
Allah bunu Kuranda şöyle bildirmiştir: Ey iman edenler, yapmayacağınız şeyi neden söylersiniz?
Bedenlerinin yanı boyunca, diğer yerlerinden farklı bir yapıya sahip ince bir çizgi uzanır.
Evrenin Yaratıcısı ve Rabbimiz olan Allah milyonlarca canlı türünde ortaya koyduğu kudretini düşünen insanlar
Katı maddelere bağlı uçan parçacıklar içeren, sıcak gaz halinde bir kütle olan bu duman şekli, ayette
Kazi, 130 Evident Miracles in the Quran, Crescent Publishing House, New York, ABD, 1998, s. 52) Evrenin
Tırtıl dört kez deri değiştirdikten sonra olgunlaşır. Artık koza örmeye hazırdır.
Bundan sonraki yaşamında havayla temas ettiğinde anında kuruyan ve bir ipe benzeyen ama aslında çok büyük
yeraltında yaptığı yuvasının girişi, menteşeli bir sistemle açılıp kapanabilen birçok bölmeye ayrılmış durumdadır
yuvalar bazen sadece dişileri çekmek için kullanılır ve o zaman sadece bir iletişim aracını temsil eder
Kavrayışı o kadar güçlüdür ki, ani bir rüzgar yavruyu sendeletse bile dalda düşmeden aşağıya doğru asılı
Üzeri pürüzlü yerlere geldiği zaman kedi gibi bu tırnaklarını çıkartır ve yürüyüşüne devam eder.
Bu dişler besini büyük bir güçle ezerler ama bu, odunsu maddelerin sindirimi için yeterli değildir.
Bunlar yuvalarını yerden 1 m. ila 100 m. arasındaki yüksekliklerde ölü ağaçların herhangi bir yerine
Hiçbir insan bu hırçın denizde birkaç dakikadan fazla sağ kalamaz ya da bu dik yokuşu tırmanamaz.
Köpük yuvanın altına yumurtlamak için gelen dişiye, erkek balık kur yapmaya devam eder ve dişi balığın
Bu sayede mürekkep balıkları hareket ederler. The Guinnes Encylopedia of the Living World, s.56-57