Gene de her kemik grubu belirgin biçimde farklı bir yaratığı temsil eder.
Fosil buluntuları çok yetersiz olduğundan farklı yorumlar yapabilmek için zemin çok müsaittir.
Eğer soyu tükenmiş canlılarda bu tür değişkenlik büyük idiyse, geride bıraktıkları kemiklerdeki fark
Sürüngenlerin jeoloji tarihine girişleri son derece ani ve dramatik bir şekilde olmuştur; Triasik öncesi
Ichthyosaur ilişkileri hakkındaki en temel sorun, bu sürüngenleri bilinen başka herhangi bir sürüngen
Morales, Evolution of the Vertebrates, New York, John Wiley and Sons, 1991, s. 193
Aradan geçen 120 yılı aşkın süre boyunca yürütülen tüm paleontolojik araştırmalar sonucunda, fosil kayıtlarının
Bu, fosil kayıtlarının yetersizliğinden kaynaklanan bir sorun değildir.
Türlerin şaşırtıcı bir biçimde sabit oldukları ve uzun zaman dilimleri boyunca hep statik kaldıkları
Calibri , sans-serif ;mso-fareast- Times New Roman ;mso-bidi- Times New Roman ; Kitaplarımızda yer alan soy
şaşırtıcı gerçek olarak değerlendiriyorum. ( Stephen Jay Gould, Ediacaran Deneyi , Natural History, sayı
Bizler kendimizi canlılık tarihinin tek gerçek öğrencileri olarak nitelendiriyoruz.
sans-serif ;mso-fareast- Times New Roman ;mso-bidi- Times New Roman ; Fosillere dayanarak herhangi bir soy
Ancak bugüne kadar küçük değişikliklerin yol açtığı önemli evrimsel ara geçiş vakalarına rastlanmadı.
bilindiği gibi, pek çok tür fosil kayıtlarında aniden belirir, hiç değişime uğramadan birkaç milyon yıl
Times New Roman ;mso-bidi- Times New Roman ; Ancak, çeşitli sebeplerden dolayı sekiz ile dört milyon yıl
öncesi arasındaki döneme ilişkin neredeyse tam bir fosil boşluğu olduğundan, atalarımızın o zaman nasıl
(Hoimar Von Ditfurth, Dinozorların Sessiz Gecesi 2, Alan Yayıncılık, Kasım 1996, İstanbul, Çev: Veysel
Bu ilk fosil organizmalar ile kimyasal bileşme yoluyla meydana gelmiş moleküller, yani biyopolimerler
böyle bir boşlukta bir mucizenin belirtilerini, doğaüstü bir gücün mücadelesini görmektedir. ( Hoimar Von
Mesela geçen gün bir gazete ilanı vermişti arkadaşlarımız Azerbaycan ile Türkiye birleşsin diye.
Mesela geçen gün bir gazete ilanı vermişti arkadaşlarımız Azerbaycan ile Türkiye birleşsin diye.
Akşam Gazetesi, 4 Eylül 2008 Sayın Adnan Oktarın Türk İslam Birliğinin tesis edilmesi gerektiği yönündeki
uzun yıllardır sorun olan konularda çok hızlı bir değişim ve gelişim yaşanmasına vesile olmuştur.
dünya.
(Fatır Suresi, 45) Senin Rabbin rahmet sahibi (ve) bağışlayıcıdır.
Allah, bu konuda şöyle hükmetmektedir: O küfre sapanlar, kendilerine tanıdığımız süreyi sakın kendileri
(Taha Suresi, 129) Onlara bir süre tanıyorum.
Ve Allah, sahip olduklarından dilediklerini dilediği insanların emrine verir.
Her geçen gün küfürleri artan ve durmadan günah toplayan bu insanlar, sahip olduklarının kendileri için
(Tevbe Suresi, 85) O küfre sapanlar, kendilerine tanıdığımız süreyi sakın kendileri için hayırlı sanmasınlar
içinde biçim verene; sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene
İsteklerine her zaman meşru yollardan kavuşamayacağı için de insana vargücüyle kötülüğü emreder.
rahatına düşkün olacak, kısaca Allahın beğendiği ahlakın tam tersini insana yaşatabilmek için her yolu
dünyada var olma amacının Allaha kulluk etmek olduğuna iman edip, hayatı boyunca Allahın rızasını ararsa
, Allah onu doğru yola iletir.
Şüphesiz Allah, iman edenleri dosdoğru yola yöneltir.
Ahirete inanmayan ve tek hayatının dünya hayatı olduğunu zanneden insanların büyük bir kısmı, dünyada
Kendileri için gücün, üstünlüğün ve onurlu olmanın ölçüleri ve değerleri vardır.
Hayır; (o yalancı ilahlar) onların tapınışlarını inkar edecekler ve onlara karşı çelişkiye düşecekler
İman edenlere Kuranda bildirilen sırlardan biri de Allah yolunda ölenlerin aslında ölü olarak kabul edilmeyecekleridir
Bu gerçeği haber veren ayetlerde şöyle buyrulmaktadır: Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler saymayın
(Al-i İmran Suresi, 169-171) Ve sakın Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin; hayır onlar diridirler
Allah Kuranda namaz kılanların sahip olacakları bir kazancın daha olduğunu şöyle bildirmiştir: Sana Kitaptan
Allah, onların kalbine bu tür kötülüklerden uzak durmalarını ilham eder.
Böyle bir insan bir anlık kötülükte dahi bulunsa, Rabbimizin huzurunda dua ederken, Onun sonsuz kudretini
Allah, ölüm anındaki insanın çevresindekilerin şahit olduklarından farklı olayları yaşadığını ayetlerde
(Enam Suresi, 93) Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin; Allah bunlarla, ancak onları dünyada
Örneğin inkarcıların tam aksine, peygamberle birlikte savaşa çıkan ve savaşta hançerlenerek öldürülen
(Al-i İmran Suresi, 103) Allah, başka ayetlerinde ise, iman edenlere sevgi kılanın, onlara sevgi duyarlılığı
(Meryem Suresi, 13) İman edenler ve salih amellerde bulunanlar ise, Rahman (olan Allah), onlar için bir
Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır.
İçinizdekini açığa vursanız da, gizleseniz de, Allah sizi onunla sorguya çeker.
samimi olarak yaşamasıdır.
, gerçekten bu dünya hayatı, yalnızca bir meta (kısa süreli bir yararlanma)dır.
Hikmet ve anlatım çarpıcılığı için samimi olmak ve Allah Katından bu nimetleri istemek gerekir.
Allah, dilediğine hikmetli konuşmayı dilediği anda ilham eder.
Bu gerçek ayetlerde şöyle bildirilir: Andolsun, onlara (kendilerini şirkten ve bozulmalardan) caydırıp
vahyetmişti ki: Şüphesiz ben sizinleyim, iman edenlere sağlamlık katın, inkar edenlerin kalblerine amansız
Böylece Allah(ın azabı) da, onlara hesaba katmadıkları bir yönden geldi, yüreklerine korku saldı; öyle
Veya ahirete inanmayarak dünyaya şiddetli bir bağlılıkla bağlı oldukları için ölüm onlar için bir son
Oysa, o sımsıkı bağlandıkları dünya hayatı çok kısa ve geçicidir.
Bunun yanında dünya hayatı, göründüğü kadar bile uzun değildir.
Yani dünya hayatı sırasında bize 60-70 yıl gibi görünen bir süre, aslında bir gün ya da bir günün birazı
iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara vadetmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl güç
Allahtan ve Allah yolunda çaba göstermekten daha üstün tutuyor, onlara öncelik veriyorsa şirk içindedir
Veya kendisine verilen bir nimet için insanlara karşı minnettarlık duyan, onları kendisinin koruyucusu
İman edenler için Allahın yarattığı mucizelerden biri de, iman edenlerin az sayıda olmalarına rağmen,
olmalarına rağmen üstün konuma getirmiş onlara zafer vermiştir.
kazançta olmak için sadece samimi imanı şart koşmuştur.
Samimi bir mümin, Allahın seçtiği insana gönülden itaat eder, ona gönülden bağlanır ve saygı duyar.
şöyle buyurur: Ey iman edenler, seslerinizi peygamberin sesi üstünde yükseltmeyin ve birbirinize bağırdığınız
O, kendisiyle beraber iman edenlerle (ırmağı) geçince onlar (geride kalanlar): Bugün bizim Caluta ve
(toplum), kendinde olanı değiştirinceye kadar Allah, ona nimet olarak bağışladığını değiştirici değildir
düzeltmeye gayret ederler.
Hiçbir zaman durağan, oldukları hali kabul eden, kendilerini yeterli görüp güzel ahlaklarından taviz
şiddetle arzu etsen bile, insanların çoğu iman edecek değildir.
Ey temiz akıl sahipleri, Allahtan korkup-sakının. Umulur ki kurtuluşa erersiniz.
Tek başlarına dahi kalsalar, inançlarından ve yollarından asla şüpheye düşmezler .
Allah, Kuranda şeytanın insanları doğru yoldan ayırmak için türlü yollar denediğini, onlara tuzaklar
edenler Allah yolunda savaşırlar; inkar edenler ise tağut yolunda savaşırlar öyleyse şeytanın dostlarıyla
Ancak, bunun için samimi bir iman gerekir.
Dünya üzerinde yaşayan tüm insanlar gerçek mutluluğu yakalamanın yollarını ararlar.
Allah bu gerçeği bir ayette şöyle bildirir: Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allahın zikriyle mutmain
Dünya nimetleriyle tatmin bulmaya çalışır.
Bunun aksi olduğunda, insanlar arasında çekişmeler, ihtilaflar olacaktır.
Örneğin bir konunun çözümü için 20 insan 20 farklı fikir önerebilir.
olacağını ayrı bir sır olarak vermiştir: İnkar edenler birbirlerinin velileridir.
Onların bu çabalarına karşılık, inkar edenlerden bir grup ise, tarih boyunca hep iman edenlerin karşısında
Allahın yardımının ve desteğinin kendileriyle olduğuna iman eden müminler hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmaz
belirtildiği gibi, inkar edenler müminleri Allahın yolundan engellemek için onlara türlü zorluklar çıkarırlar
Oysa Allahın yaratışında onların bilmedikleri bir sır vardır ve Allah, infak edenler üzerinde dünyada
Kuranda bunlara benzer olarak verilen sırlardan biri de, Allahın bir başka emridir: Ey iman edenler,
Allah, sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin.
(Fussilet Suresi, 34-35) Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde
Şüphesiz senin Rabbin yolundan sapanı bilendir ve hidayete ereni de bilendir.
Firavun, son derece azgın, acımasız ve zalimdir.
Dünya hırsı olmayan, dünyalarını ahiretlerine karşılık olarak satmış bulunanlar için infak çok kolay
Allah bir ayetinde müminlere bunu şöyle bildirir: Ey iman edenler, Allahtan korkup-sakının ve (sizi)
İman edenler sadece Allahın hoşnutluğunu, rahmetini ve cennetini kazanmak için infak ederler.
Kullarını en iyi bilen, sonsuz merhamet ve şefkat sahibi olan Allah, samimi kullarının kötülüklerini
örteceğini ve onları kolay bir hesap ile sorguya çekeceğini bildirmiştir: Artık kimin kitabı sağ yanından
Bu müminler, ahirete kesin bir bilgiyle iman ederler ve Allahın azabından şiddetle korkup sakınırlar.
İmanın ve inkarın insanların yüzlerine ve derilerine yansıması Allahın Kuranda bildirdiği sırlardan başka
Allah birçok ayetinde iman edenlerin yüzlerinde bir nur, inkarcıların yüzlerinde ise karanlık bir zillet
Onları, rüku edenler, secde edenler olarak görürsün; onlar, Allahtan bir fazl (lütuf ve ihsan) ve hoşnutluk
Bu konuyla ilgili ayetlerden biri şöyledir: De ki: Ey iman eden kullarım, Rabbinizden sakının.
(Nahl Suresi, 97) İman edenler hiçbir zaman dünyanın peşinde koşmazlar.
Dünya hayatı ortalama 60 yıl süren çok kısa bir zaman dilimidir.
Doğruyu yanlıştan ayıran bir anlayış, Allahın Kendisinden korkanlara, Kuran ayetlerinde müjdelediği bir
Allah bunu Enfal Suresinde şöyle bildirir: Ey iman edenler, Allahtan korkup-sakınırsanız, size doğruyu
Halbuki tüm bunlar, onun sahip olduklarından daha kesin ve gerçektirler.
seninle ahirete inanmayanlar arasında görünmez bir perde kıldık.
Öyle ki, o inkar etmekte olanlar, sana geldiklerinde, seninle tartışmaya girerek: Bu, öncekilerin uydurma
masallarından başka bir şey değildir derler.
Oysa Kuranda Allahın bu konu ile ilgili olarak bildirdiği ve ancak samimi bir imana ve teslimiyete sahip
Bu iman edenler için bir müjde ve rahatlık, Allahın rahmetinin bir göstergesidir.
hem dünyada hem de ahirette güzel bir hayatla yaşatacağını vaat eder.
Samimi bir Müslümanın yıllar boyunca çalışarak sahip olduğu tüm mallar elinden gitse bile, bunda bir
ve ahirette büyük bir kazanç sağlar.
Onlar iman edenler ve (Allahtan) sakınanlardır. Müjde, dünya hayatında ve ahirette onlarındır.
Müminler kadere iman ederler ve Allahın yarattığı kaderin en hayırlısı ve en güzeli olduğunu bilirler
Onlar Allahın kendileri için yarattığını sabır ve metanetle beklerler.
Bu olaylara tevekkül edenler, Allahın hoşnutluğunu ve sevgisini kazanırlar.
Bu konuyla ilgili ayetlerden biri şöyledir: Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara
Kendisinden o derdi giderdik; ona Katımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir zikir olmak üzere
hayatı kadar kesin ve yakın bir hayat olduğuna iman ederler.
uygun nitelikte olması son derece önemlidir.
Bu sayede okyanuslardaki ve denizlerdeki büyük su kütleleri, Dünyanın ısısının dengelenmesini sağlar.
Bu yüzden sıvı maddelerin katı halleri, sıvı hallerine göre daha ağırdır.
ayetlerinde kesin olarak yasaklanmıştır: O, size Kitapta: Allahın ayetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla
alay edildiğini işittiğinizde, onlar bir başka söze dalıp geçinceye kadar, onlarla oturmayın, yoksa
Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma
Ey iman edenler, belirli bir süre için borçlandığınız zaman onu yazınız.
Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allahtan sakınsın, ondan hiçbir şeyi eksiltmesin
Allahtan sakının. Allah size öğretiyor. Allah herşeyi bilendir.
Siz, insanlara iyiliği emrederken, kendinizi unutuyor musunuz? Oysa siz kitabı okuyorsunuz.
şeyleri önce kendilerinin uygulamaları gerektiğinin açık bir göstergesidir.
Kendinde olan bir hatayı başka bir mümin kardeşinde de gördüğünde yapılabilecek en güzel ve samimi hareket