logo HARUN YAHYA
SADIK - Vaadine Sadık, Doğru

Ancak insanların çoğu bilmezler.

Bu kitaplardan Kuran, Allahın insanları karanlıktan aydınlığa, doğru yola çıkarmak için gönderdiği son

(Nisa Suresi, 122) Rabbinin sözü, doğruluk bakımından da, adalet bakımından da tastamamdır.

REZZAK - Rızık Veren, İnsanların Faydasına Olmak Üzere Nimetlerini Veren

Yalnızca insanların yiyebilmesi için acı bir ot çıkıyor.

Bütün bunları insanlara Allah bağışlamaktadır.

Cennette ise müminler için çok daha güzeli vardır.

RAUF - Pek Esirgeyen, Çok Acıyan

şahid (ve örnek) olmanız için orta bir ümmet kıldık; Peygamber de üzerinizde bir şahid olsun.

Şüphesiz, Allah, insanlara şefkat edendir, esirgeyendir.

Şüphesiz Allah, insanlara karşı şefkatlidir, çok merhametlidir.

RAKIB - Bütün Varlıklar Üzerinde Gözcü Olan, Bütün İşler Kontrolü Altında Tutan

yaratan, ondan eşini yaratan ve her ikisinden birçok erkek ve kadın türetip-yayan Rabbinizden korkup-sakının

Ve (yine) kendisiyle, birbirinizle dilekleştiğiniz Allahtan ve akrabalık (bağlarını koparmak)tan sakının

(Nisa Suresi, 1) Allah yoktan yarattığı tüm varlıkları koruyup gözetendir.

RAFİ - Yukarı Kaldıran, Yükselten

Çünkü o, doğru olan bir peygamberdi. Biz onu Yüce bir mekan (makam)a yükseltmiştik.

Elçiler yaşadıkları toplumun insanlarından farklıdırlar; tek başlarına ve ilk olarak Allahın varlığının

Zekeriyayı, Yahyayı, İsayı ve İlyası da (hidayete eriştirdik.) Onların hepsi salihlerdendir.

RABBİL ALEMİN - Alemlerin Rabbi

(Casiye Suresi, 36-37) Kainatta birbirinden farklı pek çok alem vardır ve insanın bunların hepsinin adını

ve size güzel-temiz şeylerden rızık verdi.

Allahın bu Yüceliği ve büyüklüğü karşısında insana düşen ise, Hz.

NUR - Alemleri Nurlandıran, İstediği Simalara, Zihinlere Ve Gönüllere Nur Yağdıran

Bu gerçek ayetlerde şöyle haber verilir: Ey Peygamber, gerçekten Biz seni bir şahid, bir müjde verici

(Ahzab Suresi, 43) Yer, Rabbinin nuruyla parıldadı; (orta yere) kitap kondu; peygamberler ve şahidler

iman edenler, Allahtan sakınıp-korkun ve Onun elçisine iman edin, size Kendi rahmetinden iki kat (güzel

NASIR - Yardım Eden

Allah da onların bu samimi isteklerine icabet etmiş ve onlara her konuda yardım etmiştir.

(Saffat Suresi, 171-172) İşte böyle; Biz, her peygambere suçlu-günahkarlardan bir düşman kıldık.

İşte böyle samimi bir çabanın karşılığında müminler daima Allahın yardımıyla karşılık bulurlar.

MUĞNİ - İstediğini Zengin Eden

İnsanların dünyada sahip oldukları zenginlikler, mal-mülk de yalnızca Allaha aittir.

Muhammed (sav), Hz. Davud ve Hz.

Ellerindeki herşeyi, sahip olduklarıyla övünüp şımaran, mülkün gerçek sahibini unutan insanlardan çok

MÜZİL - Zillete Düşüren, Hor Ve Hakir Eden

Süleyman kendi iktidarında, inkarcılara korku salmış ve onları hor ve aşağılık kılma konusunda hiç taviz

Cehennemde en büyük yıkımı ise insanların karşısında küçük düşüp aşağılanınca yaşayacaklardır.

MÜZEYYİN - Süsleyen

Buna karşın Allah, bu büyük lütuf ve ihsanın değerini müminlere göstermek için aynı durumun tersini de

Allah rızası için bir iş yapmayı, güzel ahlaklı olmayı, Allahın emir ve yasaklarını gözetmeyi, Müslümanlara

MÜZEKKİ - Her Kusur Ve Ayıptan, Manevi Kirlerden Kullarını Temize Çıkaran, Temizleyen

(Nisa Suresi, 49) Hatasızlık, kusursuzluk yalnız Allaha mahsustur.

Bu durum insanın her konuda aciz olduğunun ve herşeyde Allaha muhtaç olduğunun bir göstergesidir.

O, sizi daha iyi bilendir; hem sizi topraktan inşa ettiği (yarattığı) ve siz daha annelerinizin karnında

MÜYESSİR - Hayırda Ve Şerde Kulunun Yolunu Kolaylaştıran, Dinde Kolaylık Veren, Hiç Kimseye Gücünün Üstünde Yük Yüklemeyen

(Bakara Suresi, 185) Allah insanları daima kolaylığa yöneltir.

, günahları her ne olursa olsun ettikleri samimi bir tevbeyle bağışlayacağını söylemiştir.

(Nisa Suresi, 28) Allah insanı yarattığı gibi onun nelere güç yetirip nelere yetiremeyeceğini bilir.

MUTAHHİR - Temizleyen, Şirkten, Kötülükten, Manevi Kirlerden Temizleyen

Nitekim bu gerçek bir Kuran ayetinde şöyle haber verilmektedir: Eğer Allah, kazandıkları dolayısıyla insanları

en ağır günahları işleyen, Allaha ve elçisine savaş açmış olan kafirleri ve münafıkları bile, eğer samimi

(Nisa Suresi, 145-146) Bu hükümler Allahın kullarına olan sonsuz rahmetinin tecellileridir.

MÜSTEAN - Kendisi'ne İhtiyaç Olunan Ve Kendisi'nden Yardım Beklenen

(Enbiya Suresi, 112) İnsanın sadece yalnız ve çaresiz kaldığı durumlarda değil, rahat olduğu zamanlarında

Bir başka deyişle yaratılmış olan insanın, duaya muhtaç olmadığı bir an bile yoktur.

Onları sana bakar (gibi) görürsün, oysa onlar görmezler bile. (Araf Suresi, 191-198)

MUSEVVA - Şekillendiren, Düzenleyen

Ki O, seni yarattı, sana bir düzen içinde biçim verdi ve seni bir itidal üzere kıldı.

Yeryüzüne gelen insanın sureti ise şüphesiz son derece düzgündür.

bir bina kıldı; sizi suretlendirdi, suretinizi de en güzel (bir biçim ve incelikte) kıldı ve size güzel-temiz

MÜTEKEBBİR - Herşeyde Ve Her Hadisede Büyüklüğünü Gösteren

Sana koşarak gelirler.

İsanın eliyle ölüleri diriltmiş, kör olanları iyileştirmiştir.

Dünya hayatına ve hırslarına dalan insanların üzerine sabah vakti bir kasırga gönderir.

MÜHEYMİN - Gözetici Ve Koruyucu Olan

sağlayan fizik yasaları, onları meydana getiren Allahın, kulları üzerindeki İlahi korumasına da en güzel

Buna bir başka örnek de insanın üzerinde bulunduğu yeryüzünün sağlam ve güvenlikli kılınmasıdır.

İnsanı ise daha cenin halindeyken savunması sağlam olan bir yere yerleştirerek korumaya almıştır.

MUCİB - Kendine Yalvaranların İsteklerini Veren, İcabet Eden

Allah, insana şah damarından daha yakın olan, herşeyi bilen, işitendir.

İnsanın içinden geçirdiği tek bir düşünce bile Allahtan gizli kalmaz.

O halde samimi olarak Allahtan bir istekte bulunulması için insanın sadece düşünmesi bile yetmektedir

MÜ'MİN - Emniyet Verici, Emin Kılan

Kuranda Peygamberimiz (sav) döneminde savaşta alınan bir yenilginin ardından Allahın müminlere olan manevi

Peygamberimiz (sav) dönemindeki inkarcı kavim, peygamberin hicret etmesine sebebiyet verdiğinde, Allah

Allahın bu yardımı ayetlerde şöyle haber verilmektedir: Siz Ona (peygambere) yardım etmezseniz, Allah

33594
/ 1680