bir insan elbette ki ahirette hesap vereceği Allaha karşı içli bir korku duyar ve tüm yaşamını Onu razı
mso-style-parent: ;font-size:10.0pt; Times New Roman ; Biz, yaşama biçimleriyle refah içinde şımarıp azmış
İşte meskenleri; çok az (bir zaman) dışında (onlarda) kendilerinden sonra oturulabilmiş değildir.
Örneğin, tüm yaşamlarını zenginlik, mal-mülk edinmek uğruna harcar ve bu arada Allahın kendilerinden razı
Bundan az veya çok olsun, her nerede olsalar mutlaka O, kendileriyle beraberdir.
Bu yüzden dünya hayatında sürekli bu sözde şefaatçiyi razı etmeye çalışırlar, daima onu zikrederler.
Fakat çok fazla çeşit yaratarak insanları hayrete düşürecek bir sanat meydana getirmiştir.
Toprağı kazsanız da, ekseniz de hiç ürün vermiyor. Yaşadığınız yerde su da yok.
Kimisi son derece korkutucu bir görünüme sahiptir, kimisi zehirli, kötü kokulu veya yakıcı gazlar püskürtür
Ancak bu noktada unutulmamalıdır ki, Allahın elçileri kendilerine verilen mülkü Rabbimizi razı etmek,
Allahı razı ederek cennete girmeye hak kazanan sayılı insanın orada karşılaşacağı zenginlik, Kuranda
(Şura Suresi, 23) Kuranda bildirilen mümin alametlerini gösteren, Allaha hiçbir şeyi şirk koşmayan ve
Mümin yaşadığı herşeyi Allahın yarattığını bilir ve bu nedenle her türlü olay karşısında Allahtan razı
Sürekli çevrelerindeki insanları razı etmeye çalışmanın, dünya hırslarına kavuşmak için çabalamanın doğurduğu
de ahirette vereceği karşılığı şu şekilde haber vermektedir: Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az
tutumlarına) bir son vermeyecek olurlarsa, gerçekten seni onlara saldırtırız, sonra orada seninle pek az
ertelediğini araştırmadan Ona yakınlaşmaya çalışmak, Allahın kendisine verdiklerinden kesin olarak razı
Dolayısıyla mümin için önemli olan Allahın takdir ettiği olaylardan tamamen razı olmasıdır.
Allah çok sayıda insan yaratmış ancak bunlardan çok az bir kısmını Kendisine teslim olanlardan kılmıştır
Bedenlerini biraz fazla çalıştırsalar, birkaç gün uykusuz, bir gün susuz bıraksalar son derece aciz bir
şöyle buyrulmaktadır: Yalanlamakta olan nimet (refah ve servet) sahiplerini sen bana bırak ve onlara az
İnsanın bu özelliği ile ilgili olarak Kuranda şöyle bildirilmektedir: Gerçek şu ki, Biz emanetleri göklere
(Mümin Suresi, 65) İnsan acizdir ve çok az şeye güç yetirebilir.
istemese de, uykuya ayıracağı zamanlarda başka şeyler yapmayı tercih etse de, buna bir iki günden fazla
Geçmişte yaşadıklarını saymaya kalksa ancak çok az şey sayabilir.
Sanki bütün yaşadıkları zihninden silinmiş gibidir, geriye çok az bir kalıntı kalmıştır.
İçlerinden ancak çok azı Allaha gereği gibi iman eder ve Onun hükümlerini eksiksiz uygular.