TAPINAKÇI GELENEK MASONLARA DEVREDİLİYOR Masonlar tarafından kaleme alınan temel eserlerde bu tarihsel
Bu gelenek günümüzde de devam etmektedir.
Tapınakçıların inşaat sanatındaki maharetlerine bakıldığında, iki grubun işbirliğine girmesinden daha
Kaçak Tapınakçılar, ticaret, inşaat, sanayi gibi konularda edindikleri tecrübe ve bilgileriyle, bu birliklere
de bir Tapınakçı ve tarikat yöneticisi olan Henry, Portekiz krallarının Tapınakçı üstad olmalarını gelenek
Kilisenin dedikodu olarak algılamak istediği iddialar bu kadar somut hale gelince, Papa, işkence altında
Ancak bu girişim, iddiaları daha da kesin hale getirmekten başka bir işe yaramadı.
çalışmaların akabinde yaşanan bu gelişmeler, Allahın izniyle İslam ahlakının dünya çapındaki aydınlık geleceğinin
Bugün yapılması gereken geçmişi bırakıp geleceğe bakmaktır.
Kim Allahı, Resûlünü ve iman edenleri dost (veli) edinirse, hiç şüphe yok, galip gelecek olanlar, Allahın
Mehdi, ikinci gaybet döneminden sonra ortaya çıkışında, ikinci kez yeryüzüne gelerek tüm Hıristiyan aleminin
İsa ile biraraya gelecektir. Bu dönemde toplumun büyük bir kesimi Hz.
Mehdinin geleceğine inanmıyorum diyen her şahıs; yaptığı her çalışma, her konuşma ya da her vurguyla
Robertin Tapınakçılar hakkında yargısı kesindi: Onların sahtekarlığı konusunda tecrübeli olan Frederickin
Şövalye tarikatının kapalı kapılar ardında sürüp giden sahtekarlıkları, sapkınlıkları ve çıkar ilişkileri
KAYNAKLARI Tapınakçılar fakir halktan para toplarken, Müslümanlara karşı büyük bir mücadele yürüttüklerini iddia
Köle ticaretinde yaptıkları büyük sahtekarlıklar tamamen ortaya çıkınca Papa onları uyarmak zorunda kalmıştı
soyluların bonkörlükleri Kiliseninkinden geride kalmamıştı: Tapınakçılara, bazen bir çiftlik, bazen bir saray
unsurlarından olan barışçılığı, mütevaziliği, şiddet karşıtlığını bir tarafa bırakmış, 1000 yıllık geleneğini
dizi gelişmenin sonucunda, çok geçmeden dönemin en büyük ve en tehlikeli güçlerinden biri haline geleceklerdi
Bir hayır kurumu olduğunu iddia eden masonların aşırı önem verdikleri ketumiyet ya da gizlilik, her zaman
Ancak masonlar genellikle bu iddiayı kabul etmezler.
İşte bu geleneğin kökeni binlerce sene öncesine dayanan Hiram Efsanesinden başkası değildir.
Gerek ara form iddialarının bilimsel geçersizliği, gerekse kanıt gösterme konusundaki çekinceleri gün
Evrimcilerin bu iddiasındaki önyargıyı göstermesi açısından bir de çelişki sözkonusudur.
, bu canlıların kara canlılarından evrimleştikleri iddiasını ispatladığı öne sürülmektedir.
rahatsızlığa yol açan karikatür, bazı çevreler tarafından ısrarla körüklenen medeniyetler çatışması iddiasını
Söz konusu karikatür de, medeniyetler çatışması iddiası da, Darwinist ve materyalist çevrelerin kendi
Bu kimseler, evrim teorisinin güçlü bir iddia olduğu yanılgısına düşer ve bu güçlü ve sözde bilimsel
Oysa evrim teorisinin, daha yerinde bir deyimle Darwinizmin iddiaları, bugün farklı bilim dallarından
Oysa; hem Lucy hakkındaki bu iddia onyıllardır evrimciler arasında bile tartışma konusudur hem de son
Dik yürüme iddiası dışında da, zaten bu canlıları bildiğimiz maymunlardan ayıran hiçbir şey yoktur.
Burada idia sahipleri İlâhiyatçılar olduğuna göre, biz birinci ihtimali kabul ediyoruz.
İkincisi: Evrim iddialarının, bugüne kadar ortaya konmuş hiç, ama hiçbir kanıtı yoktur.
Sadece, tekrarlanmakta olan iddialar vardır.
İnsanın evrimi masalı da, evrim teorisinin diğer iddiaları gibi, sadece Yaratılışı kabul etmemek uğruna
İnsanın iddia edildiği gibi maymun benzeri ilkel canlılardan evrimleştiğini gösteren hiç bir fosil ya
bir göstergesi, bulunan yeni fosillerin iddiayı desteklemek yerine çelişkili hale getirmesidir.
İddialı siyasi teorilerle ortaya çıkan ideologlar, ortaya attıkları görüşlerin bilimsel olduğunu öne
Aynı şekilde ırkçılık ve faşizm de bilimsellik iddasıyla ortaya çıkmıştır.
Benzeri bilimsellik iddiaları, başka ırkçı ideologlar tarafından da tekrarlanmıştır.
iddiasını...
Freudun en büyük saldırısı ise dine karşıydı. 1927 de yayınlanan Bir İllüzyonun Geleceği adlı kitabında
Bununla birlikte hangi din sorusu gündeme gelecektir. Bu süreçler çoktan başlamış durumdadır zaten.
Günümüzde bilim ve teknolojinin ulaştığı seviye sayesinde delilsiz ve asılsız bir iddia olduğu tüm açıklığı
ilk ortaya atıldığı günden bu yana evrimciler, hep aynı yöntemleri kullanarak insanları asılsız iddialara
Darlington bu yöntemi şu sözleriyle en özlü biçimde tarif etmektedir: Bize insanoğlunun sanatı kademe
Türlerin Kökeni kitabını yazdığında amacı hayatın kökenine bir açıklama getirmekti; daha doğrusu bu iddia
kara diyorum çünkü günümüzde, ortaokul bilgisine sahip bir çocuğun dahi kabul edip inanamayacağı iddialara
tesadüfen bazı maddelerin bir araya gelmesi ve en uygun yerlere en uygun miktarlarda yerleşmelerini iddia
Hiçbir bilimsel ispatı olmayan, hatta akıl ve mantıkla da çelişen bu iddiayı bazı çevreler için cazip
ve çarpıcı hale getiren, bu iddianın canlılığı yoktan var eden Yaratıcının varlığını inkar ediyor olmasıdır
Bu dengelerin tesadüfen oluştuğunu iddia etmek ise hiç bir şekilde akıl ve sağduyuya sığmamaktadır.
Miller Deneyi Efsanesinin İç Yüzü Evrim teorisi, tüm canlılığın doğal bir sürecin ürünü olduğu iddiasını
Le Chatelier prensibi ise denizlerdeki oluşum iddiasını çürütmektedir.
Türlerin Kökeni kitabını yazdığında amacı hayatın kökenine bir açıklama getirmekti, daha doğrusu bu iddia
tesadüfen bazı maddelerin bir araya gelmesi ve en uygun yerlere en uygun miktarlarda yerleşmelerini iddia
Yüce Yaratanın varlığını inkar etmek için bilimle, akıl ve mantıkla ters düşenler, yakın bir gelecekte
Tüm dünya tarihini inceleseniz bile, belki de daha büyük ve kapsamlı bir sahtekarlıkla karşılaşamazsınız
Charles Darwin evrim teorisini ortaya attığında iddialarını 19. yüzyılın ilkel ve bugüne kıyasla son
Darwinin tek avuntusu, bilim geliştikçe, bu iddialarının bir şekilde delillendirileceği idi.
Bu iddia görünüşte zekice bir iddiaydı, ancak gerçekte bir safsataydı.
Evrimcilerin Düzenledikleri Sahtekarlıklar Evrimciler milyonlarca yıl sürdüğünü iddia ettikleri evrime
İşte bu sahtekarlıklardan birkaçı. 1- Piltdown Adamı Sahtekarlığı 1912 yılında, Charles Dawson isimli
Bu dengelerin tesadüfen oluştuğunu iddia etmek ise hiç bir şekilde akıl ve sağduyuya sığmamaktadır.
Evrimcilerin akıl ve sağduyuyu çiğneyen iddialarının belki yüzbinlercesi bulup ortaya çıkartılabilir.
Kalbin yokluğuna, malumdur, üç-beş saniyeden fazla karşı konulamaz.
Dolayısıyla 20. yüzyılın sonunda bugün evrim teorisi hiç bir iddiası ispatlanamamış, aksine iddialarının
Aminoasitler biraraya gelerek proteinleri oluştururlar.
Çünkü evrim teorisi canlılığın tesadüfen, yani bilinçli bir yaratılış olmadan ortaya çıktığını iddia
Kelebekler Gerçekten Bir Delil mi?
Evrimcilerin Yaptıkları Sahtekarlıklar Evrimciler milyonlarca yıl sürdüğünü iddia ettikleri Evrime, delil
İşte bu sahtekarlıklardan birkaçı. 1- Piltdown Adamı Sahtekarlığı 1912 yılında, Charles Dawson isimli
Son günlerde belirli çevreler, özellikle bir takım medya organları çürümüş bir iddiayı tekrar diriltmeye
Bu iddialı teori, ortaya atıldığı yıllarda birçok çevre tarafından ilgi odağı oldu.
Darwinin ilk iddialarından bu yana 130 yıl geçti.
toplumların, inançların, ekonominin, yönetim şekillerinin, sosyolojinin ve psikolojinin evrimleştiği de iddia
Daha hücrenin varlığından dahi haberdar değilken ortaya atılan bu iddianın hayali bir senaryo olduğunu
Sonuç olarak canlılık evrimcilerin iddia ettikleri gibi ilkel dünya koşullarında, tesadüfler sonucu ve
Bu, birçok açıdan yanılgılarla dolu bir düşüncedir ve Darwinizmin asıl iddiasını ve ortaya koyduğu son
taşıyanların öncelikle bu teorinin temel iddialarını gözden geçirmelerinde fayda vardır.
Darwinizmin temel iddiası, canlılığın tesadüfler sonucunda kendi kendine oluştuğudur.
Aynı şekilde Dünyanın, Dünya üzerindeki canlı cansız tüm varlıkların tesadüf ün eseri olduğunu iddia
Darwinistler birbirinden farklı ve çok önemli görevleri olan bu proteinlerin tesadüfen oluştuğunu iddia
Bunun ne kadar mantıksız ve bilime zıt bir iddia olduğunu aşağıdaki bilgilerden görebiliriz.
akli dengesi yerinde olan hiç kimse, bu dev kitabın içindeki harflerin tesadüfen yanyana geldiğini iddia
Ancak son derece ilginçtir, evrim, tam da bu akıl dışı iddiayı savunmaktadır.
Bu noktada sormak gerekir: Peki acaba neden evrimciler bu akılalmaz derecedeki saçma iddiayı ısrarla
Kaldı ki kimse böyle mantıksız bir iddiada bulunmaz.
etmek ise bu iddiadan daha da mantıksız olacağı açıktır.
, insan DNAsına bakteri genlerinin karıştığı iddiasıdır.
akıl sahibi hiçbir insanın savunabileceği bir iddia değildir.
Ama evrim teorisinin iddiası tam olarak budur.
Bu durumda akla bazı sorular gelecektir.
Bu durumda, iddia edilen uzun dönüşüm süreci içinde sayısız ara türlerin oluşmuş ve yaşamış olmaları
gerekir.Bu iddiaya göre geçmişte, balık özelliklerini hala taşımalarına rağmen, bir yandan da bazı sürüngen
Coeacanth iddiaların aksine ne ilkel bir akciğere, ne de büyük bir beyne sahipti.
Ortama en iyi şekilde uyum sağlayanlar özelliklerini gelecek nesillere aktarıyor, böylece bu yararlı
Neo-Darwinistler, öte yandan da, ilk canlı organizmaların, teorinin iddia ettikleri gibi ilkel dünya
Ama neo-Darwinist iddianın içine girdiği kriz karşısında sıkıntıya düşen bazı evrimci paleontologlar,
Sanayi Devrimi Kelebekleri Douglas Futuymanın 1986 yılında yayınladığı Evrim Biyolojisi isimli kitabı
Sadece, var olan kelebek türlerinin sayıları değişmiştir.
Oysa bir kelebeğin başka bir canlı türüne, örneğin bir kuşa dönüşebilmesi için kelebeğin genlerinde sayısız
Kaldı ki kimse böyle mantıksız bir iddiada bulunmaz.
etmenin ise bu iddiadan daha da mantıksız olacağı açıktır.
, insan DNAsına bakteri genlerinin karıştığı iddiasıdır.
Kaderin Akışı Değiştirilemez Kader, Allahın geçmiş ve gelecek tüm olayları tek bir an olarak bilmesidir
Bu nedenle Allah için geçmiş, gelecek ve şu an hepsi birdir ve hepsi olup bitmiştir.
Eğer gelecekte bir gün, bir insanın ömrü genlerine yapılan doğru müdahalelerle uzatılırsa, bu olay bu
Bu iddianın akıl dışı olduğunu göstermek için, DNAyı yine bir kitaba benzetelim.
Ama evrim teorisinin iddiası, harf hatalarının bir kitabı geliştirdiği yönündedir.
Kuşkusuz bu iddia, biraz önce söz ettiğimiz, bir dünya tarihi kitabına harf hatalarının birikmesi sonucu
ve kontrol eden sayısız karmaşık işlevin tamamen rastlantıya dayalı bir süreç sonucunda oluştuğunu iddia
Her gün, 24 saat boyunca, hiç durmadan, her saniyede insanın gen bilgilerinden bir tanesi okunacak olsa
Şempanzelerin genlerinin insan genleri ile yüzde 98 benzerlik gösterdiği iddia edilmekte ve bunun maymunların
98 benzerlik kavramı aldatıcıdır.İnsanla şempanzenin genetik yapısının 98 birbirine benzer olduğunu iddia
bin proteinin sadece 40 tanesinin benzemesiyle insan ve maymunun bütün genlerinin 98 aynı olduğunu iddia
Çünkü iddia edilen bu hayali ara geçiş formlarından tek bir eser bile yoktur.
Bu ise, ARCHAEOPTERYXIN KUŞLARIN ATASI OLDUĞU İDDİALARINI GEÇERSİZLEŞTİRİYOR.
her zaman en iddialısı olmuştur.
İnsan ve maymun arasındaki 98 genetik benzerlik iddiası ise, yıllar önce ortaya atılmış ve insanın maymundan
bin proteinin sadece 40 tanesinin benzemesiyle insan ve maymunun bütün genlerinin 98 aynı olduğunu iddia
Çünkü genetik benzerlikler iddia edilen evrim şemalarına uymamakta, aksine bunlara tamamen ters sonuçlar
Ancak bu yanılgılarının nedeni, evrim teorisinin iddialarını bilmemeleri ve evrim teorisinin temel iddiasının
özelliklere sahip bir kuşa dönüştürdüğü yönündeki bir iddiadan farkı yoktur.
özelliklere sahip bir kuşa dönüştürdüğü yönündeki bir iddiadan farkı yoktur.
İslam Dünyasının Aydınlık Geleceği Bu dizi boyunca İslam dünyasının içinde bulunduğu konumu, İslam Birliğinin
durum nedeni ile yese düşülmesinin çok büyük bir tehlike olacağına dikkat çekerek, İslamın aydınlık geleceğini
Tüm bu imkanlar, Müslüman dünyasının çok daha aydınlık bir geleceğe kavuşabileceğini göstermektedir.
İslam dünyasının geleceğinin dünya barışını ve güvenliğini doğrudan ilgilendirdiği, günümüzde pek çok
Tüm bu imkanlar, Allahın izniyle Müslüman dünyasının çok daha aydınlık bir geleceğe kavuşabileceğini