Türlerin Kökeni kitabını yazdığında amacı hayatın kökenine bir açıklama getirmekti; daha doğrusu bu iddia
kara diyorum çünkü günümüzde, ortaokul bilgisine sahip bir çocuğun dahi kabul edip inanamayacağı iddialara
tesadüfen bazı maddelerin bir araya gelmesi ve en uygun yerlere en uygun miktarlarda yerleşmelerini iddia
Hiçbir bilimsel ispatı olmayan, hatta akıl ve mantıkla da çelişen bu iddiayı bazı çevreler için cazip
ve çarpıcı hale getiren, bu iddianın canlılığı yoktan var eden Yaratıcının varlığını inkar ediyor olmasıdır
Bu dengelerin tesadüfen oluştuğunu iddia etmek ise hiç bir şekilde akıl ve sağduyuya sığmamaktadır.
Miller Deneyi Efsanesinin İç Yüzü Evrim teorisi, tüm canlılığın doğal bir sürecin ürünü olduğu iddiasını
Le Chatelier prensibi ise denizlerdeki oluşum iddiasını çürütmektedir.
Türlerin Kökeni kitabını yazdığında amacı hayatın kökenine bir açıklama getirmekti, daha doğrusu bu iddia
tesadüfen bazı maddelerin bir araya gelmesi ve en uygun yerlere en uygun miktarlarda yerleşmelerini iddia
Yüce Yaratanın varlığını inkar etmek için bilimle, akıl ve mantıkla ters düşenler, yakın bir gelecekte
Tüm dünya tarihini inceleseniz bile, belki de daha büyük ve kapsamlı bir sahtekarlıkla karşılaşamazsınız
Charles Darwin evrim teorisini ortaya attığında iddialarını 19. yüzyılın ilkel ve bugüne kıyasla son
Darwinin tek avuntusu, bilim geliştikçe, bu iddialarının bir şekilde delillendirileceği idi.
Bu iddia görünüşte zekice bir iddiaydı, ancak gerçekte bir safsataydı.
Evrimcilerin Düzenledikleri Sahtekarlıklar Evrimciler milyonlarca yıl sürdüğünü iddia ettikleri evrime
İşte bu sahtekarlıklardan birkaçı. 1- Piltdown Adamı Sahtekarlığı 1912 yılında, Charles Dawson isimli
Bu dengelerin tesadüfen oluştuğunu iddia etmek ise hiç bir şekilde akıl ve sağduyuya sığmamaktadır.
Evrimcilerin akıl ve sağduyuyu çiğneyen iddialarının belki yüzbinlercesi bulup ortaya çıkartılabilir.
Kalbin yokluğuna, malumdur, üç-beş saniyeden fazla karşı konulamaz.
Dolayısıyla 20. yüzyılın sonunda bugün evrim teorisi hiç bir iddiası ispatlanamamış, aksine iddialarının
Aminoasitler biraraya gelerek proteinleri oluştururlar.
Çünkü evrim teorisi canlılığın tesadüfen, yani bilinçli bir yaratılış olmadan ortaya çıktığını iddia
Kelebekler Gerçekten Bir Delil mi?
Evrimcilerin Yaptıkları Sahtekarlıklar Evrimciler milyonlarca yıl sürdüğünü iddia ettikleri Evrime, delil
İşte bu sahtekarlıklardan birkaçı. 1- Piltdown Adamı Sahtekarlığı 1912 yılında, Charles Dawson isimli
Son günlerde belirli çevreler, özellikle bir takım medya organları çürümüş bir iddiayı tekrar diriltmeye
Bu iddialı teori, ortaya atıldığı yıllarda birçok çevre tarafından ilgi odağı oldu.
Darwinin ilk iddialarından bu yana 130 yıl geçti.
toplumların, inançların, ekonominin, yönetim şekillerinin, sosyolojinin ve psikolojinin evrimleştiği de iddia
Daha hücrenin varlığından dahi haberdar değilken ortaya atılan bu iddianın hayali bir senaryo olduğunu
Sonuç olarak canlılık evrimcilerin iddia ettikleri gibi ilkel dünya koşullarında, tesadüfler sonucu ve
Bu, birçok açıdan yanılgılarla dolu bir düşüncedir ve Darwinizmin asıl iddiasını ve ortaya koyduğu son
taşıyanların öncelikle bu teorinin temel iddialarını gözden geçirmelerinde fayda vardır.
Darwinizmin temel iddiası, canlılığın tesadüfler sonucunda kendi kendine oluştuğudur.
Aynı şekilde Dünyanın, Dünya üzerindeki canlı cansız tüm varlıkların tesadüf ün eseri olduğunu iddia
Darwinistler birbirinden farklı ve çok önemli görevleri olan bu proteinlerin tesadüfen oluştuğunu iddia
Bunun ne kadar mantıksız ve bilime zıt bir iddia olduğunu aşağıdaki bilgilerden görebiliriz.
akli dengesi yerinde olan hiç kimse, bu dev kitabın içindeki harflerin tesadüfen yanyana geldiğini iddia
Ancak son derece ilginçtir, evrim, tam da bu akıl dışı iddiayı savunmaktadır.
Bu noktada sormak gerekir: Peki acaba neden evrimciler bu akılalmaz derecedeki saçma iddiayı ısrarla
Kaldı ki kimse böyle mantıksız bir iddiada bulunmaz.
etmek ise bu iddiadan daha da mantıksız olacağı açıktır.
, insan DNAsına bakteri genlerinin karıştığı iddiasıdır.
akıl sahibi hiçbir insanın savunabileceği bir iddia değildir.
Ama evrim teorisinin iddiası tam olarak budur.
Bu durumda akla bazı sorular gelecektir.
Bu durumda, iddia edilen uzun dönüşüm süreci içinde sayısız ara türlerin oluşmuş ve yaşamış olmaları
gerekir.Bu iddiaya göre geçmişte, balık özelliklerini hala taşımalarına rağmen, bir yandan da bazı sürüngen
Coeacanth iddiaların aksine ne ilkel bir akciğere, ne de büyük bir beyne sahipti.
Ortama en iyi şekilde uyum sağlayanlar özelliklerini gelecek nesillere aktarıyor, böylece bu yararlı
Neo-Darwinistler, öte yandan da, ilk canlı organizmaların, teorinin iddia ettikleri gibi ilkel dünya
Ama neo-Darwinist iddianın içine girdiği kriz karşısında sıkıntıya düşen bazı evrimci paleontologlar,
Sanayi Devrimi Kelebekleri Douglas Futuymanın 1986 yılında yayınladığı Evrim Biyolojisi isimli kitabı
Sadece, var olan kelebek türlerinin sayıları değişmiştir.
Oysa bir kelebeğin başka bir canlı türüne, örneğin bir kuşa dönüşebilmesi için kelebeğin genlerinde sayısız
Kaldı ki kimse böyle mantıksız bir iddiada bulunmaz.
etmenin ise bu iddiadan daha da mantıksız olacağı açıktır.
, insan DNAsına bakteri genlerinin karıştığı iddiasıdır.