sonuca varabilmek için, sadece dişi orangutana benziyorsa kilosu da benzemelidir şeklinde bir çıkarım yapmakta
sözde evrimsel kökeni alanında bilinenlere gelince CBT nin ifadeleri değişmekte ve şöyle geri adım atmak
zorunda kalmaktadır: Gelgelelim, Lufengpithecus un orangutanın atası olmadığı neredeyse kesin.
Eğer böyle ise tümcebilim (syntax) bir anda ve tek parça olarak ortaya çıkmış olmalıdır.
Bununla beraber, sözdiziminin (syntax) de bir anda ve tek parça olarak ortaya çıkmış olması, dilin bir
Günümüz insanına benzeyen yapısı karşısında, bu çene kemiğinin modern bir insan görünümünde olduğu kabul
Liverpool Üniversitesi nden Fred Spoor ve ekibi, Australopithecus un iskeleti ile ilgili kesin bir sonuca varmak
Tattersall masala İskelet yapısıyla düşünce yapısı da gelişmeye başladı diyerek devam etmektedir.
Geographic TV bu hayalleri tarihte yaşanmış gerçek olaylar gibi aktararak Darwinizm propagandası yapmaktadır
Peki geriye kalan uzun DNA zinciri ne işe yaramaktadır?
kopyalanmasını etkiledikleri ve hastalıklara yatkınlıkla ilişkili olduklarına dair kanıtlar giderek artmaktadır
İnsanlarda ise saç yapısı cinsiyete göre değişiklik göstermez.
Bir erkeğin saç yapısı bir kadının saç yapısıyla tamamen aynıdır.
Keratin tabakanın bu kalınlığı, en parlak rengi üretmede optimal kalınlıktır.
Tanıtımın başlarında şu soru sorulmaktadır: Evrim karanlıkta yaşayan bu canlıları neden böyle parlak
Oysa derin su canlılarındaki parlak renklerin kökenini anlayamayanlar sadece evrimci bilim adamları yla
de savunulacak bir tarafı olmadığı ortaya çıkmaktadırÖte yandan zifiri karanlık bir ortamda ışık saçmak
Şempanzeler de az sayıdaki karpuzları kapmak için hücum etmekte, bu mücadele sonunda karpuzlardan birini
Ancak insan ve şempanzede bu yetenek açısından benzerlikler kurmak, iki canlının evrimsel akraba olduğunu
National Geographic bu gerçeği kabullenmeli ve bir efsaneyi desteklemek uğruna boş yere akıttığı paraları
Gördü ki, kemikli yüzgeçler, tetrapodlarda (dört ayaklı kara canlısı) yürüme görevi gören uzantılarla
Pangea adı verilen bu büyük kara parçasını tek ve dev bir okyanus çevreliyordu.
Günümüzde, Coelacanth ların doğal ortamlarının önemli bir parçasını oluşturan Hint Okyanusundaki volkanik
Çünkü söz konusu çeşitlenme ya da değişim (anten ve göz yapısındaki gibi) evrim teorisinin türler basitten
üzerinde kısıtlayıcı bir rol oynayarak onları bir elekten geçirmekte ve ancak belli anten ve göz yapsına
umduğunu bulamayan dergi, küçük değişiklikler gösteren varyasyonları evrim propagandasına malzeme yapmakta
teorisinin memeliler hakkındaki iddialarına, daha doğrusu memelilerin teoriyi soktuğu çıkmaza göz atmak
Temelinde dörtayaklılardaki (tetrapodlardaki) beşparmak benzerliği yatar.
The Devonian tetrapod Acanthostega gunnari Jarvik: postcranial anatomy, basal tetrapod interrelationships
Bütün ayak parmaklarının tek bir yumuşak doku içine kapatılmış olması hayvanın ayaklarının sertliğini
Eğer parmaklar birbirinden ayrı olsaydı bu gerçekleşemezdi.
Sayı ne kadar küçükse, görüntü o kadar parlaktır ve gereken poz süresi o kadar azdır.
Ama günümüzde yaratılış mitosunun karşısında (dev gibi) evrim gerçeği durmaktadır.
Ünlü bilim dergisi Nature da 1999 yılında yayınlanan bir makalede konunun uzmanı şu yorumları yapmaktadır
Şenel yazısının ilerleyen satırlarında ise şunları yazmaktadır: ...zararlı mutasyonlar kadar yararlı
evrimleştiklerini savundukları böceklerin anatomisinde görülen, üç vücut bölümü, altışar bacak, göz ve bacakların yapısı
Kademeli değişim yerine, her türün fosilleri bütünüyle farklı olarak ortaya çıkmakta, değişmeden kalmakta
Kısacası zebranın derisindeki şeritler, Afrika nın bayıltıcı sıcağı altında hayvanın serinlemesine yaramaktadır
Tüm türlerde olduğu gibi maymunun genetik yapısı da sabittir ve zaman içinde asla artamaz.
Yapısı itibariyle DNA, hassas bir şekilde tasarlanmış, canlının tüm yaşam sistemlerinin kusursuz bir
Kadabba nın parmağını, insan, şempanze ve babun parmağıyla kıyasladı.
Parmak, şempanze ve babun parmağıyla benzeşmiyordu.
İnsan parmağıyla arasındaki benzerlik de yetersizdi.
tasarım sayesinde en üstün koşucudur: Yay gibi gerilebilen omurgası, uzun bacakları ve kaslarının yapısı
Çitanın kamuflaj sağlayan derisi, bacaklarının uzunluğu, avını parçalamaya yarayan diş yapısı, koşu sırasında
Burada Horner tamamen hayalgücüne dayanan bir bağlantı kurmakta ve T.rex lerin bacaklarında zaman içinde
Gardner, Hornerın bu parçalara bakarak oluşturduğu oranların yanlış olduğunu ve bu yanlışlığın, Carnegie
Fosiller çoğu zaman ufak tefek parçalardan meydana gelirler ve ait oldukları canlının tam olarak neye
Yaklaşık 40 parçadan oluşan gözün bu 40 parçadan herhangi birinin, örneğin retinasının bulunmaması durumunda
Dolayısıyla bir gözün görebilmesi için bu 40 parça, diğer görmeyi sağlayacak sistemlerle birlikte aynı
Çünkü tek bir parça bile eksikken göremeyen göz, yine evrimcilerin iddiasına göre kullanılamadığı için
: Ayağın kemeri yüksektir, ufak olan kişinin ayak kemeri benimkisinden bile daha yüksektir, yani parmaklar
insan parmaklarıyla aynı şekilde yeri kavramaktadırlar.
Ayak izlerinin morfolojik yapısı üzerinde yapılan incelemeler, bunun bir insan, hem de günümüz insanı
Tüm bunlar örümcek ipliğini meydana getiren atomların özel yapısı ve dizilimiyle mümkün olabilmektedir
örümcek fosillerinin günümüz örümceklerinden farksız oluşu ve örümcek iplikçiği ve ağının kompleks yapısı
Feduccia şöyle yazmaktadır: İlkel kuş tüylerine sahip olduğu ileri sürülen fosillerin çoğunu incelemiş
Feduccia bu konuda şöyle yazar: Belki de terapodlarla kuşlar arasındaki en önemli farklılık dişin yapısı
Dişin biçimi, çıkış ve yenilenme şekli dahil olmak üzere kuşlarla teropod dişleri temelde hiçbir yönden
Schultz, UAG kodonunun durdurucu rolünü değiştirmiş ve bu kodonla karşılaşıldığında protein sentezinin, durmak
Uyguladığı gen mühendisliği tekniği sonucunda E.coli bakterisinin protein sentezi UAG kodonunda durmak
Bunun evrim teorisine kanıt oluşturduğunu sanmak ise çok büyük bir yanılgı olur.
Zaman içinde bakteriler arasında direnç özelliğine sahip olanların sayısı artmakta ve koloni zamanla
Yedeği olan bir yapıya bakıp bunun sağladığı avantajı anlatıp bunu evrime yormak, bu yapının kökenini
Evrim teorisi için diploidlik hala karanlık bir sır olarak kalmaktadır.
Evrimcilerin Homo erectus u ilkel saymaktaki en önemli dayanakları ise, kafatası hacminin (900-1100 cc
Homo erectus un da kendi içinde farklılıklar taşıyan bu türe ( Homo sapiens e) ait olduğu sonucuna varmak
çok mantıklı gözükmektedir (2) Bilim ve Teknik dergisinde haber verilen fosil kafatası parçasının fotoğrafı
çapında evrim taraftarı birçok biyolog canlıların sözde evrimsel kökenlerini canlıların DNAlarında aramakta
oynayan organları kontrol eden bir genin, rastlantısal mutasyonlarla geliştiğine inanmak, hayal kurmaktan
Klein ın mutasyona dayalı medeniyet iddiası yanlıştır: Medeniyetin temelinde insan aklı yatmaktadır.
Aklı sayesinde bilimsel buluşlar yapmakta, yeni teknolojiler geliştirebilmekte ve medeniyetin ilerlemesini
Bu tepki, bedenimizin bu durumun kaynağıyla savaşmak ya da kaçmak için yaptığı hazırlıkları ifade eder
Sindirim yollarındaki kan, savaşmak ya da kaçmak için daha fazla enerjiye ihtiyacı olan kol ve bacak
bulunan düşman bir Homo erektus görüldüğünde- bedenin kendini savunmak ya da olabildiğince hızlı kaçmak
çıktığını anlamak için öncelikle hayatın kökeniyle ilgili evrimcilerin karşılaştığı çıkmazları ele almak
Yaşadığı dönemde hücrenin iç yapısı hakkında neredeyse hiçbir şey bilinmiyor, hücre, ıslak bir jöle parçası
Hücrenin kompleks yapısı, hayatın kökeninin bilinçli yaratılış olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
duyurulmuştu. (2) Dmanisi fosillerinin ortaya koyduğu gerçek ise özetle şudur: Hayali kayıp halkayı aramak
Lens ve ışığa duyarlı hücrelerin yanısıra başka birçok parça organın başarılı bir şekilde görevini yapması
Evrimin kendi mantığına göre bu parçalardan birinin eksik olması durumunda göz işe yaramayacak ve körelerek
Ağın tüm bu olağanüstü yapısı ve örümceğin de bu ağı kullanmak için olabilecek en ideal yeteneklerle
Araştırmanın yayınlandığı Science dergisinde bile sonuçların güvenilir olmadığına dair yorumlar yer almaktadır
Yukarıda verilen örneklerde, seçilen köpeklerin genleri, kısa kuyruk ve yırtıcı çene yapısı ortaya çıkaracak
sürülen hayali akrabalığı sanki kanıtlanmış somut bir gerçek gibi göstererek evrim propagandası yapmaktadır
Belgeselde konu edilen canlılardaki mükemmel tasarımlar, hiçbir kanıt sunulmaksızın hayatta kalmak için
Çünkü canlılara bakıp sahip oldukları özellikleri hayatta kalmak için geliştirdiler demenin, canlılardaki
Örneğin mavi köpek balığının alt kısmında parlak, üst kısmı ise koyu renkli olan derisini hiçbir kanıt
Kromozomlarda içiçe bulunan bu sarmal DNA iplikçikleri ise genler dediğimiz parçalara bölünmüştür.
Kısacası DNA nın kompleks yapısı, evrim teorisinin önünde büyük bir engeldir.
Kambriyen patlaması ve DNAnın yapısı bu yaratılışın kesin delilleridir.
Daha sonra araştırmacı evrimcilerin sıkça başvurduğu moleküler saat le ilgili bir yorum yapmakta ve bir
Evrimcilerin genetik verileri çarpıtmada sıkça başvurduğu bu kavramı biraz ele almak yerinde olacaktır
şudur: Darwinizm illüzyonuna kapılmış evrimciler doğal olarak genlere de bu illüzyonun etkisiyle bakmakta
DNA öyle özel bir tasarıma sahiptir ki, tek bir insan hücresinde 3 metre boyunda DNA sarmalı katlanmış
DNA daki bilginin, bilgiyi saklayan baz diziliminin ve katlanabilir sarmalın tesadüflerle ortaya çıkmış
tasarım ele alındığında ise canlıların ortak bir atadan rastlantıyla türedikleri iddiası gülünç kalmaktadır
DNA öyle özel bir tasarıma sahiptir ki, tek bir insan hücresinde 3 metre boyunda DNA sarmalı katlanmış
DNA daki bilginin, bilgiyi saklayan baz diziliminin ve katlanabilir sarmalın tesadüflerle ortaya çıkmış
tasarım ele alındığında ise canlıların ortak bir atadan rastlantıyla türedikleri iddiası gülünç kalmaktadır
Homo erectus un da kendi içinde farklılıklar taşıyan bu türe (Homo sapiens e) ait olduğu sonucuna varmak
theropod türü dinozorların farklı parmak sırasına sahip olduğunu ortaya koydu.
elleri yerine beş parmağı olması gerekir dedi...
Örneğin iki, üç ve dört parmaklı bir kuş eli nasıl olur da yalnız bir, iki ve üç parmaklı bir dinozor
Kafatasından kalan 6 parça kemik Akşam gazetesinde verilen rekonstrüksiyonun da toplumu yönlendirmek
bin nesil önce yaşamış bir canlıyı gördüğünü söylemesi ise Coppensın yaşadığı hayal alemini açığa vurmaktadır
Tüm bunlar bilimsel değer açısından, cam küreden fal bakmaktan farksızdır.
birlikte sunulan resimler değerlendirildiğinde tabloid gazetelerde rastlanan fantastik üslup göze çarpmaktadır
Çünkü beslenme ile insanın genetik yapısı arasında bir ilişki yoktur.
Modern bilim bulguları Darwinizme darbe üzerine darbe vurmaktadır.
ayetlerde şöyle haber verilir: Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda
sorumlu tutulmayacak bir hayvan türü gibi gösteren Hürriyet Bilim dergisinin, aile, toplum ve devlet yapısı
Darwinistler 150 yıldır dünyanın dört bir yanını kazmakta, ama umdukları fosillere hiç bir zaman ulaşamamaktadırlar
Bir grup fosili almak ve bunların bir akrabalık zincirini yansıttıklarını söylemek, test edilebilir bir
Hürriyet Bilim de evrimin artık çalıya benzediğini yazmaktadır.
Bu sayede evrim konusunda yazılmış eserlere olan ilgi artmakta, evrimin geçersizliğini açıklayan eserler
delilin ardından, halkın halen evrimin içi boş telkinlerine ve bilim dışı anlatımlarına kapılacağını sanmak
Halk sahip olduğu gerçek bilgilerle bilim dışı bu teoriyi sorgulamaya başlamıştır ve sormaktadır: - Her
Hücrenin kompleks yapısı ele alındığında ise teorinin hiçbir anlam ifade etmediği daha da iyi anlaşılmaktadır
Kalıtım kanunları, genetik özelliklerin nesilden nesile değişmeksizin aktarıldığını, DNAnın yapısı herbir
Oysa Archaeopteryx gerçek bir kuştur, herhangi bir ilkel yapısı yoktur. ( Archaeopteryx hakkında detaylı
yüzyılın en büyük utancı olacaktır. (1) Bir diğer ünlü kuş bilimci Larry Martin aynı yazıda şu yorumu yapmaktadır
Kuşlarda bulunan kanat, tüy ve akciğer yapısı incelendiğinde kara canlılarında hiç rastlanmayan, uçuşa
Bu problemler konuşmanın evriminin kalbinde yatmaktadır. (2) Dilbilim alanında kaydedilen bu sonuçlar
bu nedenledir ki, bazı insanlar için konuşma yeteneğinin nasıl kazanıldığı büyük bir sır olarak kalmaktadır
Sözgelişi düşmanından kaçmak ya da avını yakalamak amacıyla sürekli olarak daha hızlı koşma çabası gösteren
genlerde ortaya çıkan teleonomoik seçilim den söz etmekte ve buna bir açıklama getirmeye çalıştığını yazmaktadır
ettikten (yani bu konuda da yeni Lamarkçı tezini tekrarladıktan) sonra, evrimci dostlarına şu uyarıyı yapmaktadır
hem biyologları hem de filozofları ilgilendiren bir sorudur ve bilim bunu asla çözemeyecek gibi durmaktadır
Oysa, gerçek çok açık ortadadır ve tamamen materyalist düşüncenin dışında yer almaktadır.
Ama diğer yüzyıllar da benzer şokları yaşamışlardı ve şoklardan kaçmak için bir neden de yok.
Bu canlılar iskelet yapısı olarak günümüz insanından çok küçük farklılıklarla ayrılırlar.