Artık geçmişe takılıp kalmadan ileri bakmak, hele hele birinci derecede terör konusunda iktidarıyla muhafeletiyle
DÜŞMÜŞ BİR VİCDAN Kİ, BİLEREK DİNİNİ DÜNYAYA SATAR VE BİLEREK HAKİKAT ELMASLARINI PİS, MUZIR ŞİŞE PARÇALARINA
Kastamonu Lahikası, sf. 104) Gizli mu nafıkların takib ettikleri iki plândan birisi: BENİM HAYSİYETİMİ KIRMAK
YOKSA SANA BİR TUZAK MI KURMAK İSTİYORLAR?
Evvelen, münafıklığın birinci cinayeti olan aldatmaya ait ... neticeleri nazara almak lazımdır.
BİRİNCİSİ: ALLAHI KANDIRMAK GİBİ İMKANSIZ BİR ŞEYİN TALEBİNDE BULUNDUKLARI İÇİN AHMAK OLDUKLARI SÖYLENMİŞTİR
O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri inşa edendir (Müminun Suresi, 78) Kulağın yapısındaki altın
farklı bilim dalı altında inceleyen uzmanlar, yaptıkları matematiksel incelemeler sonucunda kulağın yapısı
Kokleanın sahip olduğu bu özgün anatomik şeklin kaynağı altın oran olduğundan, kokleanın sarmal yapısı
Peygamberimiz (sav) in verdiği bilgilere göre deccal, karmaşa ve huzursuzluğun yaygınlaşmasına neden
Bir hadiste Şüphesiz beraberinde bir cennet ve bir cehennem (diye isimlendirdiği iki ırmak) bulunması
(Ramuzül Ehadis, s. 476) (İbn-i Maceden) Kıyamet, fitneler karanlık gecelerin parçaları gibi zuhur edinceye
(Enfal Suresi, 30) Ona bir düzen (tuzak) kurmak istediler, fakat Biz onları daha çok hüsrana uğrayanlar
IN) İKİ GAYBETİ (HAPİS DÖNEMİ) VARDİR. Birisi diğerinden daha uzundur... (Şeyh Muhammed b.
BİR GAYBETİ (HAPİSTE KALDIĞI DÖNEM) O KADAR UZAYACAK Kİ şöyle diyecekler: Öldü.
Bir mağara, bir ev olsun, toprağın altında herhangi bir yer, illa ki kaçmak istiyor orada da geleceğini
yapabileceğini unutmamak, fakat hata yaptığında da, bunu ne kadar samimiyetle telafi etmeye çalıştığına bakmaktır
Nefis, gurur adı altında insanları, birbirlerini affetmekten, alttan almaktan, hoşgörülü ve toleranslı
davranmaktan, birbirlerine güvenle yaklaşmaktan, hüsn-ü zan etmekten, güzel gözle bakmaktan, sevgiyle
karşılaştıklarında inandık derler, kendi başlarına kaldıklarında ise, size olan kin ve öfkelerinden dolayı parmak
Al-i İmran Suresi, 119) Müslümanlara duydukları haset ve kıskançlıktan hissettikleri sinir, ızdırap parmak
uçlarına kadar vuruyor, o acıyı gidermek için parmaklarını ısırıyorlar.
milimetrelik bir çıkıntıyı hemen gelişen bir yüzgeç, oluşmakta olan tüy ya da sözde körelmekte olan bir parmak
İşlerine gelmediğinde bu çıkıntılar son derece önemsiz fosil parçaları olarak değerlendirilir.
Bu yüzden de söz konusu sahtekarlıkları anlatıp durmaktan vazgeçmemektedirler.
Aynı bahçeye sahip diğer bir kişi ise, bu bahçenin her santimetrekaresine bakmaktan, her bir çiçeğin
etmek, ibret almak gibi Kuran ahlakının gereklilikleri için söz konusu olabilir.
Harekete geçmek, hatasını telafi etmenin yollarını aramak, bulduğu bu çözüm yollarını ısrarla denemek
Bunlar, her insanın mutlaka yaşaması gereken bir sürecin parçaları da değildir.
Şayet korku gelecek olsa, ölümden dolayı üstüne baygınlık çökmüş kimseler gibi gözleri dönerek sana bakmakta
Kulak için kulak pamuğu yapılıyor, saçı ayrı, ayakları ayrı, neresine baksan vahim aczlerle dolu.
Müslümanlar gece gündüz aşkla, şevkle Allahın dinini yaymak için müthiş güç duyar.
Henüz çocuk yaşta bir insan bile, istemeden bir tabak ya da bardak kırdığında, büyükleri, suçu hemen
kendisine şefkatle, sevgiyle ve anlayışla yaklaşılmasını bekliyorsa, o da herkese aynı hoşgörü ile bakmak
zarar verebilecek şartlara yol açıyorsa, bu durumda müminin göstermesi gereken en akılcı tavır tedbir almak
Almanya da yaşayan Müslümanların uyumdan yana olduğunu ve Alman komşuları ile her zaman iyi iletişim kurmak
Doğrusu ben onları bağışlaman için her davet edişimde parmaklarını kulaklarına tıkadılar .
Gemi kaç parçadan oluşmuş? 40 parçadan oluşuyor. 40 a böler gemiyi aynı şekilde.
Bak bardaktan boşanırcasına diyor, geceli gündüzlü.
Mesela 50 parça, 60 parça haline getiriyorlar evi. Monte ediyorlar, koskoca ev oluyor.
Sen avanaksın, ahmaksın onun için anlamıyorsun demek istiyor yani, değil mi?
Bak daha önce hapis, şimdi psikopatlık safhası, el ve ayak çaprazlama kesmeler.
(Vurdu ve) Deniz hemencecik yarılıverdi de her parçası kocaman bir dağ gibi oldu.
Öyle ki insanın bir kere gördüğünde kolaylıkla anlayabileceği ve hayatının parçası yapabileceği bir şekilde