-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Müslümanlık deyince insanların aklına gül şerbeti, mevlüt okunması, takunyalı yaşlı amcalar, bakımsız kadınlar, eğitimsiz cahil insanlar, en küçük bir hatada ölüm cezası veren bir dehşet sistemi geliyor. İslam’ı yaşadığında hayatın tüm güzelliklerinin elinden alınacağını sanıyor. Basık havasız camiler, yaşlı dedeler, ne dediği anlaşılmayan yoğun bir mevlüt sesini hatırlıyor. Halbuki İslam yaşandığında süper kaliteli gençler, eğlence, neşe, müzik, dans, en ufak bir şey olduğunda birbirlerine yardımcı olan, kimsenin kimseyi mahcup etmediği, sürekli dostluk ve arkadaşlık bağı olan, kimsenin namusuna şerefine zarar gelmeyen, genç kızların gece yarısında güven içinde sokakta gezebildiği, ultra modern hastaneler, ultra modern restoranlar, zevkli eğlence mekanları olan, herkesin namazını kıldığı, ibadetini neşeyle yaptığı, güzellikler için şükrettiği, hayatın dolu dolu yaşandığı bir sistem olmalı.
Adnan Oktar
Münafıklar Peygamberi sıradan bir insan gibi görür ve sürekli akılsızca eleştirirler. Bu eleştirilerini de çok büyük ahmaklıkla yaparlar. Düz mantıkla bakar, Peygamber’in Allah’ın destekleyip koruduğu özel bir insan olduğunu görmezler. Peygambere uyan müminleri de akılsız olarak görürler. Saatlerce, sayfalarca Peygambere uyan müminlerin sözde akılsız, derin düşünmeyen olduklarını, onların yanlışlarını anlatırlar yazarlar. Peygambere uyan müminlerin yalancı olduğunu ispat etmeye çalışırlar. Bu sırada kendi yalancılıklarını, karaktersizliklerini, alçaklıklarını ortaya koyarlar. (Hud Suresi, 27: Kavminden, ileri gelen inkarcılar: "Biz seni yalnızca bizim gibi bir beşerden başkası görmüyoruz; sana, sığ görüşlü olan en aşağılıklarımızdan başkasının uyduğunu görmüyoruz ve sizin bize bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Aksine, biz sizi yalancılar sanıyoruz" dedi.)
Adnan Oktar