Raup, fosil kayıtlarının evrimi geçersiz kıldığını şöyle itiraf eder: Fosil kayıtları Darwin i şaşırtmıştı
Şu anda biz Darwin den yaklaşık 120 yıl sonrasındayız ve fosil kayıtları hakkında bilgimiz büyük oranda
Elimizde çeyrek milyon fosil türü bulunmaktadır, ancak durum pek fazla değişmemiştir.
Darwinistlerin iddialarına göre ise fosillerin bunun tam tersi bir tablo sergilemesi gerekirdi.
Fosil kayıtları yarım zargana larla dolu olmalıydı.
Fosillerin Darwinist tabloyla uyumlu olmaması, hatta tam tersine bir yapı sergilemesi, evrim teorisinin
Stanley, Fosillerin yokluğunda evrim fikrinin haddi aşan bir hipotezden daha fazla bir şeyi temsil edip
etmeyeceği şüphelidir. diyerek fosil kayıtlarının evrim teorisi için önemini ortaya koymaktadır.
Resimde görülen 95 milyon yıllık keman vatozu fosili de Prof.
Darwin in ileride bulunmasını beklediği ara geçiş örnekleri, Darwin in ardından 150 yıla yakın süre geçmesine
sunulabilecek sayısız delilden biri de, 50 milyon yıl önce yaşamış Braconidae familyasından olan bu arıdır
ilgili olarak Science et Vie isimli dergide şu yorum yer almıştır: Confuciosornis Sanctus adı verilen fosili
İşte Darwinistlerin kavrayamadığı, görmekte zorlandıkları, hatta pek çoğunun görmeyi reddettiği gerçek
Fosil bilimi de, sayısız örnekle, bu gerçeği gözler önüne sermektedir.
Resimdeki 3,4 milyon yıllık zebra kafatası fosili de, evrimin geçersizliğini, Yaratılış ın gerçek olduğunu
Fosil bulguları bu gerçeğin ispatıdır. 87 milyon yıl önce yaşamış olan yaban domuzlarının günümüzdeki
yaban domuzlarıyla aynı özelliklere sahip olduğunu gösteren resimdeki kafatası fosili karşısında, evrimcilerin
kendilerini kandırmaya devam edebilirler, akıl ve mantık sahibi insanların ise evrim aldatmacasına kanmaları artık
Darwinizm in temel iddiası, canlıların sürekli değiştikleri ve aşamalı olarak gelişerek sözde evrim sürecinde
Ne var ki, somut bulgulara bakıldığında Darwinistlerin bu hayali hikayesini destekleyen hiçbir delile
Bu bulgulardan biri de resimdeki 50 milyon yıllık çulluk sineği fosilidir.
Fosil kayıtlarında çok eski dönemlerden itibaren izlerine rastlanan mersin balıkları, Acipenseriformes
Kuzey yarım küredeki tatlı sularda ve denizlerde yaşarlar.
Mersin balıkları, on milyonlarca hatta yüz milyonlarca yıldır değişmeyen yapılarıyla, Darwinistlerin
fosillerin, teorinin aleyhinde bir kanıt olduğu artık açıkça görülmektedir.
şöyle ifade eder: Fosil mezarlığı boşluklarla doludur.
Darwin in teorisi ile fosil kayıtları çelişkilidir.
Darwinistlerin en etkin olarak kullandıkları propaganda yöntemlerinden biri, hiç olmamış şeyleri yaşanmış
Ne var ki bu yoğun telkin nedeniyle, konu hakkında bilgisi olmayan pek çok insan evrimi bilimin ayrılmaz
Sunderland, Darwins Enigma, Master Book Publishers, California, 1988, s.32) A9TV Televizyonu Adnan Oktar
Bu fosilin de incelenen anatomik detayları, günümüz antiloplarından farksız olduğunu göstermiştir.
Darwinistler, maymunların bazı davranış biçimlerine bakarak, insanlarla maymunların sözde ortak bir atadan
Bu delillerle evrim teorisinin iddiaları birer birer çürütülüyorken, Darwinizm e sadakatle bağlanmanın
Darwinistlerin bu çabaları artık istedikleri sonucu vermemekte, onlara ve teorilerine bir şey kazandırmamaktadır
Oysa böyle bir sürekli değişim, mutlaka sayısız ara formun yaşamış olmasını, dolayısıyla varsayılan sözde
evrimsel gelişimin fosil kayıtlarında izlenebilir olmasını gerektirir.
Ancak ne ortada böyle bir ara form mevcuttur ne de sözde evrimsel gelişimi fosil kayıtlarında izleyebilmek
Darwinist yayınlarda, neredeyse hiçbir zaman somut bilimsel delillere dayalı bir anlatım yoktur.
nasıl sürüngene dönüştüğünü uzun uzun anlatan bir evrimciye, bu iddiasını delilendirecek herhangi bir fosil
Çünkü Darwinistler 150 yılı aşkın zamandır, ara türlerin fosillerini aramalarına rağmen tek bir örnek
Stephen Jay Gould, 1993 yılında, Natural History dergisindeki yazısında canlıların fosil kayıtlarında
hep aynı yapılarıyla gözlenmeleri konusunda şöyle demektedir: Birçok fosil türünün jeolojik yaşam süresi
(ki bu evrimin yokluğudur) bir ilanı olarak göz ardı edilmiş olarak bırakıldı.
Darwinizm e en ciddi darbe indiren bilim dallarından biri ise paleontoloji olmuştur.
Elde edilen milyonlarca fosil, evrimin yaşandığına dair en küçük bir iz bile taşımamaktadır.
gördüğümüz kırmızı pandalarından hiçbir farkı olmayan resimdeki 67 milyon yıllık kırmızı panda kafatası fosili
Yaklaşık 100 türü olduğu bilinen deve sinekleri, ağaçlık alanların gölgelik kısımlarında yaşarlar.
Bu durum Darwinistlerin çarpıtma ve yönlendirmelerinin gizleyemeyeceği bir gerçeği ilan etmektedir: Canlılar
Bir de Darwinistlere Bu değişimi gösteren fosil var mı?
Çünkü tüm umutsuzca arayışlarına rağmen, evrimciler böyle bir fosil bulamamışlardır.
Darwinizm e göre milyonlarca yıl öncesine ait bu fosiller yarı gelişmiş olmalı, çeneleri farklı yerde
Aslında tek bir delil, yalnızca 74 milyon yıllık bu bozayı kafatası bile, evrimi çürütmeye yeterlidir
varlıklarını devam ettirdiği bilinen yusufçuklar, olağanüstü kanat yapıları ve uçuş sistemleriyle Darwinizm
Percopsiformes takımına dahil olan bu balıklar genellikle Kuzey Amerika daki tatlı sularda yaşarlar.
Resimdeki fosil yaklaşık 50 milyon yaşındadır ve bu balıkların 50 milyon yıldır aynı şekilde yaşamlarını
Ager, fosil kayıtlarının evrim teorisi açısından ne kadar ciddi bir sorun olduğunu şöyle anlatır: Sorunumuz
şudur: Fosil kayıtlarını detaylı olarak incelediğimizde, türler ya da sınıflar seviyesinde olsun, sürekli
, s. 133.)Canlıların herhangi bir kademeden yani ara aşamadan geçmediğini belgeleyen fosillerden biri
Ne var ki, sayısız masalla ve hayali senaryoyla dolu olan evrimci yayınlarda, bir tane bile ara canlı
fosili sergilenmemektedir.
Çünkü böyle bir fosil yoktur. Çünkü böyle bir canlı tarihin hiçbir döneminde yaşamamıştır.
Henry Gee, In Search of Deep Time (Eski Zamanların Arayışında) isimli kitabında, fosil kayıtlarında evrim
yorumlandığını şöyle belirtmektedir: Evrimle ilgili olarak yaptığımız varsayımların çoğu, özellikle fosil
of Deep Time, Ithaca: Cornell University Press, 1999, s. 1-2.)Henry Gee nin de ifade ettiği gibi, fosil
Fosillerden anlaşılmaktadır ki, bu özelliğe milyonlarca yıl boyunca yaşamış tüm ağustos böcekleri sahiptir.Resimdeki
ağustos böceği fosili dikkatle incelendiğinde de, günümüzdeki örnekleriyle hiçbir farkı olmadığı kolaylıkla
Resimdeki hamam böceği fosili 125 milyon yaşındadır ve 125 milyon yıldır en küçük bir değişiklik dahi
geçirmemiştir.Bugüne kadar yapılan fosil araştırmaları, hamam böceklerinin sözde ortak bir atasını ortaya
Elde edilen her fosil, yaşı kaç olursa olsun, bir diğerinin ve bugün yaşamakta olan örneklerinin aynısıdır
Çeşitli soyu tükenmiş fosiller veya birkaç kemik parçası hayali ara geçişe delil gibi gösterilmeye çalışılmış
, günümüzde yaşayan canlıların fosilleri yıllarca evrimleşmekte olan canlılar olarak kamuoyuna sunulmuştur
Fakat fosiller üzerindeki bu aldatıcı spekülasyonların yerini uzun bir zamandır bir sessizlik kaplamıştır
Pek çok paleontolog fosil kayıtlarında kayıp halkaları bulmak yerine, sadece büyük boşluklarla ve bugüne
kadar kaydedilmiş fosil türleri arasında herhangi bir ara form olmadığı gerçeğiyle yüz yüze geldi.
Fosil kayıtları, evrimcilerin bekledikleri ara formları göstermemiş, 4,2 milyon yıllık bu canlıda olduğu
Resimdeki ringa balığı fosili 20 cm boyundadır.
Diğer tüm fosil kayıtları gibi, söz konusu ringa balığı fosili de canlıların evrim geçirmediğini göstermektedir
Evrimciler, fosil kayıtları karşısında çaresizdirler ve bulunan her yeni fosil çaresizliklerini bir kat
Bugüne kadar elde edilen yüz binlerce fosil örneğinin hepsi, canlıların farklı anatomik yapılara evrimleşmediğini
Darwinizm e darbe vuran canlılardan biri de mantar sivrisinekleridir.
Resimde görülen mantar sivrisineği fosili 45 milyon yaşındadır ve 45 milyon yıldır aynı kalan bu canlılar
Resimdeki 125 milyon yıllık hamam böceği fosilinin günümüzde yaşayan örneklerinden farkı olmaması, net
Fosil kayıtları, kademeli evrim iddiasını geçersiz kılmakta ve bu gerçek pek çok bilim adamı tarafından
Bugüne kadar kanatları kısmen oluşmuş herhangi bir sinek türünün fosiline rastlanmamıştır.
Elde edilen her sinek fosili kanatlarıyla, görme sistemiyle ve diğer tüm yapılarıyla tamdır.
Fosil biliminin yıllardır ortaya koyduğu sayısız delil, canlıların evrim geçirmediğini tasdik etmektedir
Resimdeki fosil de evrimcilerin görmezden geldikleri bu delillerden bir tanesidir.
Fosilde, balığın baş ve yüzgeç bölümleri tüm detaylarıyla seçilmektedir.
Fosil kayıtları da farklı bitki sınıflarının yeryüzünde bir anda ve kendilerine özgü yapılarıyla ortaya
Resimde görülen sekoya ve gürgen yaprağı fosilleri de, evrim teorisinin geçersizliğini gösteren delillerdendir
Darwinistler için her canlının sözde bir evrimleşme masalı vardır.
bir senaryo üretmek, hayal gücü en gelişmiş olan Darwinist in becerisine kalmaktadır.
koyan bu kadar çok fosil elde edileceğini ummuyorlardı.
Bilinen en eski fosil örnekleri Devoniyen dönemine (417 354 milyon yıl) aittir.
Resimdeki deniz hıyarı fosili ise 300 milyon yaşındadır. 300 milyon yıl önce veya günümüzde yaşayan deniz
Canlılar, Darwinistlerin iddia ettikleri gibi evrimsel bir süreç neticesinde meydana gelmemiştir.
kökeni konusundaki iddialarını geçersiz kılan bulgulardan biri de resimde görülen Liaoningornis kuşu fosilidir
Tek farkı, ağzında dişlerinin olmasıydı.
Fosil kayıtları evrim teorisinin iddialarını destekleyecek hiçbir delil sunmaz.
Aksine yeryüzü tabakaları ve fosil kayıtları incelendiğinde, yeryüzündeki canlı hayatının birdenbire
Canlıların fosillerine rastlanılan en derin yeryüzü tabakası, yaklaşık 530 milyon yıl yaşında olduğu
Evrimciler, 19. yüzyılın ortasından bu yana dünyanın dört bir yanında hummalı fosil araştırmaları yaparak
teoriye kendilerince delil olabilecek ara geçiş formlarının fosillerini aradılar.
Aranan bu ara geçiş formlarına asla rastlanamadı.
Darwinistler, yıllarca denizden karaya geçişin sözde delili olarak gösterdikleri Coelacanth ın, 1938
Devoniyen dönemden beri (yaklaşık 400 milyon yıldır) hemen hemen hiç değişmediğini gösterdiği gibi, fosil
(Keith Stewart Thomson, Living Fossil: The Story of the Coelacanth, New York: W.W.
Fosil kayıtlarında ilk örneklerine yaklaşık 530 milyon yıl önce rastlanan trilobitler kompleks yapıları
ve gelişmiş sistemleriyle, Darwinistler tarafından açıklanması zor canlılardır.
Bundan yaklaşık yarım milyar yıl önce son derece kompleks bir göz yapısına sahip olarak aniden fosil
Günümüzde gördüğümüz ve geçmişte yaşayıp fosil kayıtlarında bulduğumuz tüm canlıların çok kusursuz, pürüzsüz
Oysa fosil kayıtlarında hiç böyle canlılar yoktur.
Resimde görülen 73 milyon yıllık kurt kafatası fosili de bu kusursuz yapılardan biridir ve evrimin iddialarına
uzantıları kopardığı zaman, bu uzantılar yeniden çıkabilmektedir. 345 milyon yıllık bu deniz lalesi fosili
, evrim teorisinin geçersiz olduğunu ispatlayan bir yaşayan fosil örneğidir. 345 milyon yıldır değişmemiş
Bilinen en eski ciğerli balık fosili Devoniyen dönemine (417-354 milyon yıl) aittir.
Resimde görülen fosil de aynı döneme aittir.
Darwinistler, kurtların sözde evrimini gösteren bir tane bile somut delil sunamamışlardır.
Diğer taraftan, sayısız fosil örneği kurtların hep kurt olarak var olduklarını, herhangi bir evrim geçirmediklerini
Resimdeki 72 milyon yıllık kurt kafatası bu fosillerden biridir.
Medyanın Darwinizm i tartışmasız kabul edilmesi gereken bilimsel bir gerçek gibi göstermeye çalışması
Aslında Darwinizm in bilimsel bulgularla çelişen, köhne bir teori olduğu bilinen bir gerçektir.
Bu gerçeği ifşa eden bulgulardan biri de fosillerdir.
Evrimi çürüten ve Yaratılış gerçeğinin delillerini gösteren fosil kayıtları gün geçtikçe artmaktadır.
canlıların ardından (Kambriyen patlaması) ortaya çıkan tüm varlıklar da, herhangi bir ataları olmadan fosil