Stephen Jay Gould, 1993 yılında, Natural History dergisindeki yazısında canlıların fosil kayıtlarında
hep aynı yapılarıyla gözlenmeleri konusunda şöyle demektedir: Birçok fosil türünün jeolojik yaşam süresi
(ki bu evrimin yokluğudur) bir ilanı olarak göz ardı edilmiş olarak bırakıldı.
Darwinizm e en ciddi darbe indiren bilim dallarından biri ise paleontoloji olmuştur.
Elde edilen milyonlarca fosil, evrimin yaşandığına dair en küçük bir iz bile taşımamaktadır.
gördüğümüz kırmızı pandalarından hiçbir farkı olmayan resimdeki 67 milyon yıllık kırmızı panda kafatası fosili
Yaklaşık 100 türü olduğu bilinen deve sinekleri, ağaçlık alanların gölgelik kısımlarında yaşarlar.
Bu durum Darwinistlerin çarpıtma ve yönlendirmelerinin gizleyemeyeceği bir gerçeği ilan etmektedir: Canlılar
Bir de Darwinistlere Bu değişimi gösteren fosil var mı?
Çünkü tüm umutsuzca arayışlarına rağmen, evrimciler böyle bir fosil bulamamışlardır.
Darwinizm e göre milyonlarca yıl öncesine ait bu fosiller yarı gelişmiş olmalı, çeneleri farklı yerde
Aslında tek bir delil, yalnızca 74 milyon yıllık bu bozayı kafatası bile, evrimi çürütmeye yeterlidir
varlıklarını devam ettirdiği bilinen yusufçuklar, olağanüstü kanat yapıları ve uçuş sistemleriyle Darwinizm
Percopsiformes takımına dahil olan bu balıklar genellikle Kuzey Amerika daki tatlı sularda yaşarlar.
Resimdeki fosil yaklaşık 50 milyon yaşındadır ve bu balıkların 50 milyon yıldır aynı şekilde yaşamlarını
Ager, fosil kayıtlarının evrim teorisi açısından ne kadar ciddi bir sorun olduğunu şöyle anlatır: Sorunumuz
şudur: Fosil kayıtlarını detaylı olarak incelediğimizde, türler ya da sınıflar seviyesinde olsun, sürekli
, s. 133.)Canlıların herhangi bir kademeden yani ara aşamadan geçmediğini belgeleyen fosillerden biri
Ne var ki, sayısız masalla ve hayali senaryoyla dolu olan evrimci yayınlarda, bir tane bile ara canlı
fosili sergilenmemektedir.
Çünkü böyle bir fosil yoktur. Çünkü böyle bir canlı tarihin hiçbir döneminde yaşamamıştır.
Henry Gee, In Search of Deep Time (Eski Zamanların Arayışında) isimli kitabında, fosil kayıtlarında evrim
yorumlandığını şöyle belirtmektedir: Evrimle ilgili olarak yaptığımız varsayımların çoğu, özellikle fosil
of Deep Time, Ithaca: Cornell University Press, 1999, s. 1-2.)Henry Gee nin de ifade ettiği gibi, fosil
Fosillerden anlaşılmaktadır ki, bu özelliğe milyonlarca yıl boyunca yaşamış tüm ağustos böcekleri sahiptir.Resimdeki
ağustos böceği fosili dikkatle incelendiğinde de, günümüzdeki örnekleriyle hiçbir farkı olmadığı kolaylıkla
Resimdeki hamam böceği fosili 125 milyon yaşındadır ve 125 milyon yıldır en küçük bir değişiklik dahi
geçirmemiştir.Bugüne kadar yapılan fosil araştırmaları, hamam böceklerinin sözde ortak bir atasını ortaya
Elde edilen her fosil, yaşı kaç olursa olsun, bir diğerinin ve bugün yaşamakta olan örneklerinin aynısıdır
Çeşitli soyu tükenmiş fosiller veya birkaç kemik parçası hayali ara geçişe delil gibi gösterilmeye çalışılmış
, günümüzde yaşayan canlıların fosilleri yıllarca evrimleşmekte olan canlılar olarak kamuoyuna sunulmuştur
Fakat fosiller üzerindeki bu aldatıcı spekülasyonların yerini uzun bir zamandır bir sessizlik kaplamıştır
Pek çok paleontolog fosil kayıtlarında kayıp halkaları bulmak yerine, sadece büyük boşluklarla ve bugüne
kadar kaydedilmiş fosil türleri arasında herhangi bir ara form olmadığı gerçeğiyle yüz yüze geldi.
Fosil kayıtları, evrimcilerin bekledikleri ara formları göstermemiş, 4,2 milyon yıllık bu canlıda olduğu
Resimdeki ringa balığı fosili 20 cm boyundadır.
Diğer tüm fosil kayıtları gibi, söz konusu ringa balığı fosili de canlıların evrim geçirmediğini göstermektedir
Evrimciler, fosil kayıtları karşısında çaresizdirler ve bulunan her yeni fosil çaresizliklerini bir kat
Bugüne kadar elde edilen yüz binlerce fosil örneğinin hepsi, canlıların farklı anatomik yapılara evrimleşmediğini
Darwinizm e darbe vuran canlılardan biri de mantar sivrisinekleridir.
Resimde görülen mantar sivrisineği fosili 45 milyon yaşındadır ve 45 milyon yıldır aynı kalan bu canlılar
Resimdeki 125 milyon yıllık hamam böceği fosilinin günümüzde yaşayan örneklerinden farkı olmaması, net
Fosil kayıtları, kademeli evrim iddiasını geçersiz kılmakta ve bu gerçek pek çok bilim adamı tarafından
Bugüne kadar kanatları kısmen oluşmuş herhangi bir sinek türünün fosiline rastlanmamıştır.
Elde edilen her sinek fosili kanatlarıyla, görme sistemiyle ve diğer tüm yapılarıyla tamdır.
Fosil biliminin yıllardır ortaya koyduğu sayısız delil, canlıların evrim geçirmediğini tasdik etmektedir
Resimdeki fosil de evrimcilerin görmezden geldikleri bu delillerden bir tanesidir.
Fosilde, balığın baş ve yüzgeç bölümleri tüm detaylarıyla seçilmektedir.
Fosil kayıtları da farklı bitki sınıflarının yeryüzünde bir anda ve kendilerine özgü yapılarıyla ortaya
Resimde görülen sekoya ve gürgen yaprağı fosilleri de, evrim teorisinin geçersizliğini gösteren delillerdendir