kara canlılarına hem de su içinde yaşayan canlılara benzer özelliklere sahip olan her canlıyı, bir ara
Ichthyostega da evrimcilerin ara form olarak göstermek istedikleri Devon döneminde yaşamış bir tür deniz
Günümüzde sözü edilen tüm sözde ara geçiş formları, işte bu tür çarpıtmaların birer ürünüdürler.
örneğin bir balarısı son derece muntazam ve bir matematik harikası olan altıgen petekleri içgüdüleri ile yapar
Çok açık olarak görülen gerçek şudur: Tüm canlılar Allahın iradesinin ve kontrolünün altında yaşarlar
Darwin bu çelişkiyi şöyle dile getirmiştir: Bir tek kuşakta alışkanlıkla birçok içgüdü edinildiğini ve
Tüm fosil kayıtlarının yanı sıra, insanlarla maymunlar arasındaki aşılamaz anatomik uçurumlar da insanın
Evrimci iddianın bir diğer çıkmazı ise, iki ayaklılığın Darwinizmin aşama aşama gelişme modeline kesinlikle
deneyde amino asitlerin tesadüfen oluşabileceklerini göstermek için ilkel dünya atmosferine benzer yapay
Bu gazlar ise 1953 teki deneyde (Miller Deneyinde) kullanılanlardan çok daha az aktifler.
Evrim hikayesine göre ilk önce proteinlerin, sonra da tek hücreli canlıların oluşmasıyla başlayan ve
ve deneyler ya bir çıkmaz sokak içinde bitiyor ya da bilgisizlik itiraflarıyla sonuçlanıyor. 27 Darwinizmin
Darwinist teoriyi bilimsel bulgular karşısında sorgularken başvurulması gereken en temel kaynaklardan
İşte bu noktada Darwinizmin başvurduğu kavram, indirgenebilirlik kavramıdır.
) doğru giden aşamaların hepsinin tek tek avantajlı olmasını gerektirmektedir.
Öte yandan biz uygar insanlar, elenme sürecini engellemek için elimizden geleni yaparız; geri zekalılar
Canlıların bir yaşam mücadelesi içinde evrimleştiklerini varsayan Darwinizm toplumlara uygulanmış ve
ortaya Sosyal Darwinizm olarak bilinen akım çıkmıştır.
Darwinist iddia, bugün yaşayan insanın maymunsu birtakım yaratıklardan evrimleştiğini varsayar. 4-5 milyon
yıl önce başladığı varsayılan bu süreçte, günümüz insanı ile sözde ataları arasında birtakım ara form
Evrimciler Australopithecines Homo habilis Homo erectus Homo sapiens sıralamasını yaparken, bu türlerin
iç içe geçmiş, kompleks düzenler meydana getirmesini beklemek kuşkusuz akla ve mantığa aykırıdır. - Tek
- Protein olmadan DNA oluşamaz - DNA olmadan protein oluşamaz - Protein olmadan protein oluşamaz - Tek
Tek bir parçası var olsa bile, sistemin diğer parçaları olmadan bu parça hiçbir işe yaramaz.
Dubois bu fosilde maymunla insan özelliklerinin bir arada bulunduğunu düşünüyordu.
Elindeki iki adet kemik parçasına dayanarak bu fosilin bir ara geçiş örneği olduğu fikrini benimsedi
Oysa Dubois, fosili bulmadan önce Java fosil faunasıyla ilgili bir çalışma hazırlamıştı.
Berkeley Üniversitesinde 26 yıldır hukuk profesörü olan Phillip Johnson, Darwinizmin dünya çapındaki
Darwinizm ise, fundamentalizme karşı girişilen bu savaşta yeri doldurulamaz bir ideolojik rol oynamaktadır
Johnson, Darwinisms Rules of Reasoning , Darwinism: Science or Philosophy , Foundation for Thought and
Bu iki evrimci bilim adamı, neo-Darwinist teorinin iddialarının fosil kayıtları tarafından kesin biçimde
Neo-Darwinistler aranan fosillerin bir gün bulunacağı ümidiyle yaşıyorlardı -ki hala o ümitle yaşarlar
Bu modelin tek hedefi, neo-Darwinist modelin açıklayamadığı fosil boşluklarını açıklamaktır.
Darwin, Lamarcktan tek bir fikir bile almadığını iddia etmiştir.
kaynaklık ettiğini söylemekte, ama hemen ardından bu şartların varyasyonları yönettiğini ve bunu yaparken
Böylece neo-Darwinizm doğdu. . (bkz. Neo-Darwinizm komedisi )
Bu devirden önceki fosil kayıtlarında, tek hücreli canlılar ve çok basit birkaç çok hücreli olanlar dışında
Teoriyi (evrimi) ispatlamanın önündeki büyük bir engel, her zaman için fosil kayıtları olmuştur...
Bu kayıtlar hiçbir zaman için Darwinin varsaydığı ara formların izlerini ortaya koymamıştır.
Kambriyen kayalıklarında bulunan fosiller; salyangozlar, trilobitler, süngerler, solucanlar, denizanaları
Bu kompleks omurgasızlar, kendilerinden önce yeryüzündeki yegane canlılar olan tek hücreli organizmalarla
ve yine bugün olduğu gibi birbirlerinden çok farklıdırlar. 3 Kambriyen kayalıklarında bulunan bir fosil
Evrimcilerin fosilleri tamamen kendi önyargılarına göre yorumladıklarını gösteren en iyi örnek, Kenyanın
Kanapoi bölgesinde bulunan dirsek kemiği fosilidir.
bugüne kadar bulunan en eski hominid fosili ünvanını taşımaktadır.
görülmektedir: Yüzyılı aşkın bir süredir aklımıza takılan bir soru var: Termodinamiğin tanımladığı ve sürekli artan
45 milyon yıllık tatlı su kaplumbağası fosili Bilinen en eski deniz kaplumbağası kalıntısı: Brezilyada
bulunan 110 milyon yıllık bu fosil, bugün yaşayan örneklerinden farksız.
Bir sürüngen sınıfı olan kaplumbağalar, fosil kayıtlarında kendilerine özgü kabuklarıyla birlikte bir
Evrimcilerin, var olması gerektiğini iddia ettikleri ara geçiş formlarına ait tek bir fosil dahi bugüne
Ayrıca bu bilim dışı hikayeyi doğrulayacak hiçbir fosil kaydı yoktur.
tek bir tane fosile bile rastlanmamıştır.
Çünkü canlı varlıkların bünyelerinde bulunan tek radyoaktif madde Karbon-14 tür.
Bir bitki veya hayvan öldüğünde, artık beslenemediğinden bir daha bünyesine karbon-14 alamaz.
Evrimciler, fosil kayıtlarını incelerken yaş tesbiti için bu metodu kullanırlar.