-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Samimiyetin istikrarlı ve kararlı olması lazım. Düşünürken dürüst olmak önemlidir. Samimi insan hep Allah’ın lehinde düşünür. Allah bazen insanın karşısına özel olarak, Allah’a eleştirel gözle bakan kişiler çıkarır. Bu özel bir denemedir. Onu görünce “aa ben de eleştirel bakayım” deyip hatanın içine düşüyorlar. İnsanın sağlıklı ve dürüst düşünebilmesi için, dünyaya dair bilgisini sık sık gözden geçirmesi gerekir. Gözsüz gören var. Sırf bu konuyu düşünmek Allah’ın varlığını anlamak için yeterlidir. İnsanın gördüğünün idrakında olması muazzam bir şey. Birinin sesi duyması, birinin dokunmayı hissetmesi, birinin kokuyu alması, birinin yemeğin tadını alması Allah’ın varlığı dışında açıklanabilecek bir konu değil. 5 duyu başlı başına Allah’ın varlığının delilidir. Ama Allah imtihan için kuşkular da oluşturur. Mesela çocuk ölümleri olur ya da kendi başına gelen hastalıklar, sıkıntılar olur. Allah hem varlığının delillerini çok güçlü yaratır hem de kuşkuya düşmenin delillerini verir. Dikkatli bakan, kuşkuya düşülecek şeylerin özel yaratıldığını anlar. Samimiyetten uzaklaşmamak için, Allah’ın varlığının delilleri ısrarla unutmamak, çok tekrar yapmak gerekir. Allah “Beni çok zikredin” diyor, çokça zikretmekte bu sır saklıdır. Çokça zikir bir kelimeyi sürekli tekrar etmek değildir. Allah’ın varlığını, varlığının delillerini şuurlu olarak, tekrar tekrar aklından geçirmektir.
Adnan Oktar
İnsanlar genelde bir sorunları olduğunda bunu karşılarındaki insanla halletmeye çalışıyorlar. Ya küsüyorlar, ya darılıyorlar, ya karşılarındakinin sevgisinden şüphe ediyorlar. Halbuki doğru olan, kişinin her meselesini Allah’la halletmesidir. Bu önemli gerçek toplumda ciddi şekilde unutuluyor. Allah’ı -haşa- unutmak ise büyük bir faciadır. İnsanın karşısındaki kişiyi değil Allah’ı esas alması gerekir. Her talep Allah’tan istenir. Yoksa insanların bir talebi karşılayacak, bir sorunu çözebilecek güçleri yoktur. Mutlaka herşeyi Allah’tan istemek lazım. Aksi çok büyük hata olur. Kişi bir sorunu olduğunda, özenle Allah’a dua edip, Allah’tan yardım istemeye devam etmeli. Tabii ki insan sebeplere sarılır, dua mahiyetinde hükmen karşısındaki insana sorununu söyler, konuşur, onu olumlu yönde düzeltmeye, iyiye doğruya çekmeye çalışır. Ama temelinde asıl Allah’tan istemek doğru olandır. Çünkü kalbi yaratmayı Allah yapar, şahıslar yapamaz. Aksinde kişi ciddi bir hatanın içine düşmüş olur, ciddi bir sıkıntının içine sürüklenmiş olur. Bu hatada asla diretilmemesi gerekir.
Adnan Oktar
Bazıları monoton hayat istiyor. Gençler neşeli olsun, hayat dolu olsun istemiyor. Neşeden, sevinçten hoşlanmıyor. Hayatı grileştirmek, ölü hale getirmek, çekilmez hale getirmek istiyorlar. Bunlar sanata, kadın hürriyetine, özgürlüğe, sevecenliğe, dostluğa, arkadaşlığa her şeye karşılar. Herkes kendileri gibi olsun istiyorlar. Güleni azarladığı eğleneni mutsuz ettiği bir hayattan yanalar. Kendileri mutsuz oldukları için insanları da kendileri gibi yapmak istiyorlar. Tek kelime sevgiden, dostluktan, neşeden, sanattan bahsetmiyorlar. Dostluğu, arkadaşlığı bilmedikleri için herkese karşı oluyorlar. Böyle kişiler Ak Parti’yi de baskıcı, yasakçı, özgürlük karşıtı bir parti gibi göstermek istiyor, Ak Parti ve Tayyip Hocam’a da tuzak kuruyorlar. Tayyip Hocam özgürlük isteyen, gençlerin neşesinden yana olan, modern dindardır. Ama bu kişiler Ak Parti’yi güzelliğe, neşeye, sanata, bilime karşı gibi gösteriyorlar ve bu yüzden sahil kesimlerinde Ak Parti’nin oy kaybetmesine sebep oluyorlar.
Adnan Oktar
Müzik, eğlence, dekolte, sanat karşıtlığı özellikle sahil kesimlerinin Ak Parti’den uzaklaşmasına sebep oluyor. Tayyip Hocam moderndir, Başbakanımız modern ve aydındır. Ak Parti insanların yaşam tarzlarına saygılıdır, ama bazı çevrelerin üslupları Ak Parti aleyhine oluyor. Bunu insanları Ak Parti’den uzaklaştırmak için özel olarak yapıyor olabilirler. Müzik, dans, kadın özgürlüğü, fikir özgürlüğü, neşe, sanat, bilim Kuran ahlakına göre helaldir. Allah insanların özgür yaşamasını ister.
Adnan Oktar
Lideri yalnızlaştırmak taktiği Osmanlı’dan bu yana gelen çirkin bir oyundur. Aynı oyunu bir süredir Tayyip Hocam’a karşı da uygulamak istiyorlar. Tayyip Hocam’ı ve Hükümeti, içeride ve dışarıda en etkili olarak savunanları bir şekilde engellemeye çalışıyorlar. Aynı yöntem Abdülhamit’e, Abdülaziz’e, Menderes’e de uygulanmıştı. Şimdi de “Bakın Erdoğan’ı savunan hiç kimse güvencede değil, siz de dikkatli olun” imajı vermek istiyorlar. Diğer yandan da Tayyip Hocam’ı herkesi gözaltına aldıran, haşa hak hukuk tanımayan, katı biri gibi göstermeyi hedefliyorlar. Bu, İngiliz derin devletininin ve piyonlarının en ana yöntemi. Özellikle son dönemlerde bu oyunu organize eden özel bir yapı olduğu görülüyor. Bunların ortak özelliği İngiliz derin devletine yancı olmaları, özenti karakterine sahip olmaları, halkın değerlerini beğenmemeleri ve halka tepeden bakmaları, tüm bunlara rağmen halk adına ortaya çıktıklarını iddia etmeleri. Bunların tüm oyunlarını milletçe görüyoruz ve hiçbir zaman amaçlarına ulaşmalarına kanunla hukukla izin vermeyiz. Tayyip Hocam’ın yanındayız, asla yalnız bırakmayız.
Adnan Oktar