Fosil kayıtları bitkilerin hiçbir zaman evrim geçirmediklerini, herhangi bir hayali ataya sahip olmadıklarını
Fosil biliminin evrim teorisinin aleyhinde bulgular ortaya koyacağını ilk fark edenlerden biri Charles
(örneğin yarı eğrelti otu yarı çalı) bir tane bile bitki fosiline rastlanmamış olması, bitkilerin evrimi
fosilidir. 300 milyon yaşındaki eğrelti otu fosili de söz konusu yaşayan bitki fosillerinden biridir ve evrimin
Yüz milyonlarca yıl boyunca hiçbir değişikliğe uğramayan canlılar, Darwinistlerin canlılığın kökeni ve
Darwinistler canlıların sürekli olarak değiştiklerini, yani evrim geçirdiklerini söylemektedir.
Fosil kayıtları diğer canlılar gibi bitkilerin de herhangi bir evrim sürecinden geçmediğini ispatlamıştır
Bu aynılık, evrimi geçersiz kılmakta, Yaratılış ın bilimsel ve açık bir gerçek olduğunu ortaya koymaktadır
Resimde görülen 144-65 milyon yıllık ıstakoz fosili, evrim teorisinin bir safsatadan ibaret olduğunu
ıstakozlar, canlıların sürekli değişerek sözde ilkelden gelişmişe doğru ilerledikleri iddiasındaki Darwinistlerin
Hayali ara geçiş formlarının fosil kayıtlarında olmayışı evrim teorisini tamamen çökertmiştir.
milyonlarca yıl önce yaşamış olan ıstakozlarla günümüzdeki örnekleri arasında hiçbir fark bulunmaması, evrim
Resimde görülen ve Kretase dönemine (144-65 milyon yıl) ait olan bu ıstakoz fosili de evrim teorisinin
Canlılar evrim geçirmemiştir, hepsi alemlerin Rabbi olan Allah ın eseridir.
Diğer yandan fosil bulguları da sivrisineklerin herhangi bir evrim süreci sonucunda ortaya çıkmadıklarını
Bu aynılık karşısında Darwinistlerin söyleyebilecekleri tek bir söz dahi yoktur.
Aradan geçen bunca yıla rağmen değişmeyen, günümüzdeki örnekleriyle aynı olan pedilid böcekleri evrim
Darwinistlerin uzun yıllardır, fosil kayıtlarının çoğunu gizlemelerinin pek çoğunu da çarpıtmalarının
Bugüne kadar elde edilen tüm fosil bulguları gibi Lauxanid sineklerine ait fosiller de evrimin geçersizliğini
Günümüzdeki yaprak kınkanatlıların bundan 25 milyon yıl önce yaşamış olanların aynısı olması, evrim teorisini
Tüm böcek türleri gibi, resimde fosili görülen bu bitki böceği de, evrim teorisinin hayal ürünü bir hikaye
olduğunu göstermektedir. 25 milyon yıldır hiç değişmeyen bu böcekler, canlıların evrim geçirmediğini
On milyonlarca yıldır değişmeden kalan bu canlılar, Darwinistlerin doğa tarihi hakkındaki tüm iddialarını
yerle bir etmekte, evrimin hiçbir zaman yaşanmadığını ortaya koymaktadırlar.
Ortalama 1.5 mm - 2 cm boyutlarında olan bu böceğin torba şeklinde ördüğü ağdan evlerin ağırlığı 100
On milyonlarca yıldır aynı olan bu böcekler, diğer tüm canlılar gibi evrim teorisine meydan okumaktadırlar
Önemli yaşayan fosil örneklerinden biri olan keneler, tarih boyunca evrimin hiç yaşanmadığını, tüm canlıları
konusu çıyanlarla, günümüzde yaşayan bu familyaya dahil çıyanların tamamen birbirinin aynı olması Darwinizm
Evrim teorisi, on binlerce çeşit bitkinin, bunların çiçek ve meyvelerinin kökeni konusunda birtakım spekülasyonlardan
Deniz memelilerinin pek çok yönden en özelleşmiş türü olan Ichthyosaur, erken Triasik devirde ortaya
: Kriz İçinde Bir Teori) adlı kitabında, evrim teorisini farklı bilim dallarının ışığı altında incelemiş
ve Darwinizmin canlılığı açıklamaktan uzak olduğu sonucuna varmıştır.
Ayrıca kitabında evrim teorisi ile bilimsel bulgular karşılaştırıldığında ortaya çok büyük bir çelişki
uzmandan oluşan bir ekiple bu canlıların kemiklerini 15 yıl boyunca inceleyen Lord Zuckerman, kendisi de evrim
Oysa ünlü dil bilimci Noam Chomsky, bilimsel verilerle, istatistik ve gözlemlerle çok farklı bir sonuç
Bir kısım medya kuruluşları, evrim teorisini sorgusuz sualsiz kabullenmekte ve bulunan her yeni fosili
, evrim teorisine bilimsel bir destekmiş gibi kamuoyuna sunmaktadırlar.
Oysa yaklaşık iki yıl sonra, söz konusu fosilin yeni bir evrim sahtekarlığı olduğu ortaya çıkmış ve bu
Diyalektik, evrendeki tüm gelişmenin çatışma sayesinde elde edildiği varsayımıdır.
çatışmanın işçiler ve kapitalistler arasında geçtiğini ve yakında işçilerin ayaklanıp komünist bir devrim
Bu, Darwinizm için olduğu kadar materyalist ve komünist düşünce için de çöküş anlamı taşıyordu.
Canlılığın kökenini rastlantılarla açıklama gayretindeki evrim teorisi, hücredeki en temel moleküllerin
Eğer DNAdaki bu genetik bilgiyi kağıda dökmeye kalksak, yaklaşık 500 er sayfalık 900 ciltten oluşan dev
Ama bir Darwinist, bu düşünceyi en ufak bir şüphe belirtisi bile göstermeden kabul eder!
Dobzhansky Theodosius Evrimin ünlü teorisyenlerinden Rus bilim adamı Dobzhansky, canlılar ve DNAları
arasındaki kuralsız ilişkinin evrimin açıklayamadığı büyük bir sorun olduğunu şöyle ifade etmektedir:
135 Ayrıca Theodosius Dobzhansky, evrim teorisinin 20. yüzyılın ilk çeyreğinde keşfedilen genetik kanunları
bu büyük yanılgısı hakkında şunları söyler: Darwinizmin özü tek bir cümleye dayanır: Doğal seleksiyon
Loring Brace, American Scientist dergisinde yayınlanan bir makalesinde, Darwinizmin bilimsel bulgular
Scientist okuyucuları, biyolojinin büyük bir kısmının ve paleontolojinin tamamının Darwinin organik evrim
o kadar da gözden kaçırılan bir gerçektir: Altmış yıldır dünyanın dört bir yanındaki genetikçiler evrimi
Peki sonuçta insan yapımı bir evrim mi ortaya çıktı? Maalesef hayır.
Evrim teorisinin dört ayaklıların kökeni hakkındaki varsayımı ise, bu canlıların suda yaşamakta olan
Eğer gerçekten bir evrim yaşanmış olsaydı, canlıların yeryüzünde küçük kademeli değişimlerle ortaya çıkmaları
Ordovikyen devrine ait at tırnağı yengeci fosili.
Mutasyon ; Sıçramalı evrim modeli ) Mutasyon bir tahrip mekanizması olduğuna göre, sıçramalı evrim savunucularının
Ordovikyen devrine ait istiridye fosilleri, yaşayan istiridyelerden faksız.
Evrim teorisi, fiziğin en temel kanunlarından biri olan termodinamiğin ikinci kanunu (entropi kanunu)
Termodinamiğin İkinci Kanunu) Deneysel olarak ispatlanmış olan bu teoriye göre evrende kendi haline,
düzenli bir organizasyona, birleşmeye dahi tamamen karşı koyarlar. 141 Tüm kariyerini termodinamiği evrim
Şimdiye kadar doğal seleksiyon ve mutasyon mekanizmaları sonucunda evrim geçiren hiçbir canlı yoktur.
olan ve dolayısıyla tek bir bilim adamının binlerce neslini gözlemleyebildiği canlılarda da hiçbir evrim
Nitekim fosil kayıtlarına baktığımızda da, bir evrim süreci ile değil, aksine evrime tümüyle ters bir
1970 lerin başında ortaya çıkan kesintiye uğratılmış denge (punctuated equilibrium) adı verilen neo-Darwinist
modelin, diğer bir deyişle sıçramalı evrim modelinin savunucularının başında gelir.
Kesintiye uğratılmış denge (punctuated equilibrium)) Bu teoriye göre evrim kademeli küçük değişikliklerle
Canlıların döllenmeyle oluşan zigot evresinden (döllenmiş yumurta halinden) erişkin bir canlı oluncaya
geliştiğini öne sürmekteydi. 146 Bundan sonra da embriyoloji alanında yapılan çalışmalar daha çok evrime
Rekapitülasyon ; Embriyolojik evrim ) 146 http: ş.encarta.msn.com find Concise.asp?
Canlılardaki embriyolojik gelişimin evrimin kanıtı olduğu iddiası ise evrimci literatürde Rekapitülasyon
Haeckel, Ernst ) Kendilerini evrim teorisini savunmaya şartlandırmış olan bir kısım çevreler ise bu sahte
çizimleri öne sürerek embriyolojik evrim olduğu izlenimi vermeye çalışırlar.
Sanayi devrimi ile birlikte ağaçların renkleri koyulaşmıştır.
Elbette ki bu bir evrim değildir.
Üstte soldaki resimde endüstri devrimi öncesi, sağda ise endüstri devrimi sonrası ağaçlar ve üzerindeki
Çünkü Big Bangin ardından ortaya çıkan evren, sadece düzensizliğin hüküm sürdüğü bir evrendir.
Ama bu evrende giderek düzenlilik artmış ve evren bugünkü düzenli yapısına kavuşmuştur.
Evrende hüküm süren düzen de, bizlere evrene hakim olan üstün bir Aklın varlığını gösterir.
Evren genişlediğine göre, zamanda geriye doğru gidildiğinde çok daha küçük bir evren, daha da geriye
Bu ise, evrenin bir başlangıcı olduğu anlamına geliyor ve böylece materyalizmin evren sonsuzdan beri
Yani evren sonsuz değildir, Allah evreni yoktan yaratmıştır.
çökerttiği bir evrimci iddia, tesadüf iddiasıdır. 1960 lı yıllardan itibaren yapılan araştırmalar, evrendeki
Yani evrendeki her ayrıntı, insanın yaşamasını mümkün kılacak özel bir yaratılışa sahiptir. (bkz.
Grassé bir materyalisttir, ancak Darwinist teorinin canlılığı açıklayamadığını savunmakta ve Darwinizmin
Evrim teorisi, kuşların küçük yapılı ve etobur theropod dinozorlar adı verilen bir sürüngen türünden
Kuşların kökeni ) Kuşların theropod dinozorlardan evrimleşmeleri imkansızdır, çünkü böyle bir evrimi
Theropod dinozorlar ile kuşların fosil kayıtları ve anatomileri incelenirse, gerçekte ortada hiçbir evrim
Atın sözde evrimi ile ilgili öne sürülen bu soyağaçları hakkında evrimciler arasında bir görüş birliği
Tek ortak nokta, 55 milyon yıl önceki Eosen devrinde yaşamış Eohippus ( Hyracotherium ) adlı köpek benzeri
ve atla hiçbir ilgisi ve benzerliği olmayan Hyrax isimli hayvanın hemen hemen aynısıdır. 156 Atın evrimi
Bugün evrim teorisi olarak tanımladığımız neo-Darwinist model, evrimi gerçekleştiren iki temel mekanizma
Nitekim bu varsayım Darwinist kaynaklarda ısrarla vurgulanır ve hayat ağacı (tree of life) kavramı sık
Bu konuda yapılan çizimler de Darwinist varsayımlara göre hayvan filumlarında beklenen kademeli sayı
Johnson, Darwinisms Rules of Reasoning , Darwinism: Science or Philosophy, Foundation for Thought and
Pek çok insan evrim teorisini, Charles Darwin tarafından ortaya atılan, sağlam bilimsel delillere, gözlemlere
birçok batıl inanç ve efsane yaygındı; bunlardan biri de evrim inancıydı.
Bugün tüm dünyada evrim teorisi olarak bilinen Darwinizmin doğuşu, Charles Darwinin 1859 da yayınladığı
Evrim teorisinin hiçbir bilimsel dayanağı olmadığı halde, dünyanın dört bir yanında insanların çoğu evrimi
Bu yanılgının en büyük nedeni, medyanın evrim konusunda yaptığı sistemli telkin ve propagandadır.
Türler ve özellikle cinsler hiçbir zaman yeni bir türe ya da cinse doğru evrim göstermezler.
Yani insanın bedeni, zihni ve ruhu doğa üstü bir güç tarafından yaratılmamış, aksine evrim süreci sonunda
Böylece insanoğlunun evrim sürecini yönlendirebilir, yeni güç kaynakları oluşturabilir ve insanlığın
Kısacası, evrim, hem Yaratıcı, hem kurtarıcı, hem de kutsal bir amaçtır.
Evrim teorisinin hiçbir bilimsel dayanağı olmadığı halde, dünyanın dört bir yanında insanların çoğu evrimi
Bu yanılgının en büyük nedeni, medyanın evrim konusunda yaptığı sistemli telkin ve propagandadır.
Türler ve özellikle cinsler hiçbir zaman yeni bir türe ya da cinse doğru evrim göstermezler.