logo HARUN YAHYA
Depresyona Karşı En Güçlü İlaç İmandan Kaynaklanan Dürüst Sevgidir

Bu menfaatçi bakış açısı da insanlarda huzursuzluk, iç sıkıntısı ve gerilim meydana

Panspermia görüşünün mantıksızlığı

proteinlerin hücrenin organellerini, ardından bu organellerin de tüm mucizevi yapısıyla bir canlı hücreyi meydana

Paralel evrim çıkmazı

organların bir defada ortaya çıktıklarını izah etmek yeteri kadar problem teşkil ederken, ayrı ayrı nasıl meydana

Pekin Adamı sahtekarlığı

Bu araştırmacıların tamamı evrimcidir ve hepsi de insanın hayvan neslinden evrimleşerek meydana geldiğini

Ayrıca Pekin Adamına ait bu fosillerdeki köpek dişleri, komşusu kesici ön dişlerden bazı goril ve şempanzelerde

Pentadactyl homolojisi (beşparmaklılık benzerliği)

hepsinin el ve ayaklarında beş parmaklı bir kemik yapısının bulunuşu, evrimci yayınlarda on yıllardır Darwinizmin

Bilindiği gibi patlamalar düzen değil, düzensizlik, dağınıklık ve yıkım meydana getirirler.

Bu durumun tek bir açıklaması vardır: Big Bang gibi bir patlamanın ardından böyle bir düzenin meydana

Piltdown Adamı sahtekarlığı

evrimine kesin bir delil olarak sergilendi. 40 yılı aşkın bir süre, üzerine birçok bilimsel makaleler yazıldı

S, Piltdown , Meydan Larousse, cilt 10, s. 133. 184.

Peptid bağı

Bir proteinin meydana gelebilmesi için gerekli olan amino asit çeşitlerinin, uygun sayı ve sıralamada

bağlanabilirler; ancak proteinler, yalnızca ve yalnızca peptid bağlarıyla bağlanmış amino asitlerden meydana

Plasmid Transferi

Bu tekniği kullanan bilim adamının amacı, çalışmak için belirli genlerden bol miktarda elde etmektir.

Sayın Adnan Oktar: “Türk Halkı Suriyeli Kardeşlerimize Yönelik Provokasyonlara Gelmemeli”

Son zamanlarda da Suriyeli kardeşlerimize yönelik özellikle sosyal medyada yapılan provokasyonlara karşı

Pleiotropik Etki

Dikkat edilirse, tek bir gende meydana gelen bir mutasyon, birbirinden çok farklı organlara zarar verebilmektedir

genetik yapılarındaki bu özellik nedeniyle, tesadüfi bir mutasyon sonucu DNAdaki herhangi bir gende meydana

Protein

Proteinlerin fonksiyonel yapısının hiçbir şekilde tesadüfen meydana gelemeyeceği, herkesin anlayabileceği

kısmını anlayabildiğimiz mükemmel kompleks yapısı ile var olmadığı sürece, TEK BİR TANE BİLE PROTEİN MEYDANA

Örneğin Harold Blum adlı evrimci bilim adamı, bilinen en küçük proteinlerin bile rastlant ısal olarak meydana

Prokaryot hücre

Bu nedenle evrimciler, cansız maddelerin ilk olarak tek hücreli bakterileri meydana getirdiklerini iddia

zor olan kademelerden biri de, bu ilkel canlılardan nasıl olup da organelli ve karmaşık hücrelerin meydana

Rekombinasyon

Rekombinasyon iki cinsiyetten gelen soyaçekim karakterlerinin birleşerek yeni bir genotip (kalıtsal yapı) meydana

Mutasyonda bireyin genotipinde meydana gelen değişikliklerin etkili olabilmesi için bu değişikliklerin

Varyasyon ) Meydana gelen iki yavruda aynı genlerin farklı kombinasyonları kullanılır.

Rekonstrüksiyon (hayali çizimler)

Medyada ve akademik kaynaklarda sürekli olarak telkin edilen maymun insan imajını destekleyecek hiçbir

İbadette kararlı olmak

Yukarıdaki ayette geçen kararlılık kelimesi de bu anlamda kullanılmıştır.

Ribozom

Dolayısıyla bu durum, ribozomun da aynı anda tesadüfen meydana gelmiş olması gibi olanak dışı bir varsayımı

RNA dünyası senaryosu

Leslie Orgel, hayatın RNA Dünyası ile başlayabilmesi ihtimali için senaryo deyimini kullanmaktadır.

Orgel, Prospects for Understanding the Origin of the RNA World , In the RNA World, Cold Spring Harbor

Orgel, The Origin of Life on the Earth , Scientific American, October 1994, vol. 271, s. 78.

Sağ-elli amino asitler (Dextro-amino asitler)

Canlılarda bulunan bir protein molekülünün meydana gelmesi için yalnızca uygun amino asitlerin uygun

kısmını anlayabildiğimiz mükemmel kompleks yapısı ile var olmadığı sürece, TEK BİR TANE BİLE PROTEİN MEYDANA

Sentetik evrim teorisi

Bu yeni teori neo-Darwinizm (ya da Modern Sentetik Evrim Teorisi) olarak anılmaya başlandı.

Neo-Darwinist teori, bir yandan da fosil kayıtları tarafından hezimete uğratıldı.

Neo-Darwinizm bilimsel bir teori değil, ideolojik bir dogma, hatta bir tür din di.

20463
/ 410