Allah kısa da bir ömür vermiş, çok kısa bir ömür.
Evinde de var aynısı yani. Dünya Kurulduğundan Bu Yana Bu Kadar Güçlü Bir Deccaliyet Olmamıştır.
Böyle üçkağıtçı, yalancı dolancı, oyuncu, nursuz, karaktersiz, korkak, müşrik.
Allah Sadece Saldırı Karşısında Nefsi Savunma Hakkı Vermiştir Bir izleyici, Medinede indirilen surelerin
Evine gidiyor evi bomboş geliyor, çok muazzam etki yapar.
Süngeri Okyanus Zeminine Ba ğ layan Cam Teller: Venüs süngerinin yapısındaki di ğ er detay, süngerin
Normal bir cam çubu ğ u kolaylıkla çatlar, çünkü darbe di ğ er cam çubuklara iletilir.
Evrenin, güneşlerin, aslanların, tavşanların, dağların, gökdelenlerin, uçakların, insanın ve diğer her
Atomun sebep kılındığı her varlık, yani bu evrendeki her şey, bu özel yaratılışa en büyük delillerdendir
Eğer; proton ve elektronun elektriksel yükleri eşit olmasaydı evrendeki tüm atomlar, protondaki fazla
dahil olmak üzere yeryüzündeki her şey, tüm denizler, dağlar, Güneş Sistemindeki tüm gezegenler ve evrendeki
uyandırıcı birer yaratılış harikası olan genler, örneksiz olarak muhteşem alemler yaratan Allahın emrine
Aslında bu, evrendeki küçük büyük her detayda kendisini açıkça gösteren bir gerçektir.
Açık bir şuurla değerlendiren herkes, evrenin her noktasında olduğu gibi hücrenin zarında da Allahın
Sadece kanın pıhtılaşma sisteminin bile rastlantılarla ve evrim teorisinin iddia ettiği sözde kademeli
Bu da işitme duyusunun evrimle, yani aşama aşama tesadüfi etkilerle ortaya çıktığı tezini net ve açık
Hatta çoğu zaman çok daha erken tamir edilmeleri, parçalarının yenilenmesi gerekir.
Elektronların, sahip oldukları enerji sayesinde gerçekleştirdikleri bu dönüş, evrendeki dengenin en önemli
İşte evrendeki başlıca dengelerin temelindeki sır budur.
Evrende var olan sistemde, birbirinden farklı yörüngeleri, birbirlerinden farklı boyut ve hızdaki maddeler
Engin Gözükara, Biyokimya, Nobel Tıp Kitap Evleri, 1997, 3. baskı, cilt 1, s. 176. 2. Albert L.
E ğ er dilemi ş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle ş a ş ar-kalırdınız. (
E ğ er dilemi ş olsaydık onu tuzlu kılardık; ş ükretmeniz gerekmez mi?