Dahası, bu ülkelerin hepsinin içinde Osmanlıdan kalan bir Türko-İslami nüfus vardır ve bu nüfus; Batı
Kafkaslar, tarih boyunca Rus zulmünden kaçarak Osmanlıya sığınmış Müslüman kavimlerin diyarıdır.
Osmanlı Faktörünün Dönüşü Balkanlarda, yeni bir Devlet-i Ali Osmaniyeye muhtaç, çok güçlü bir Türk-İslam
Balkanlarda çok güçlü bir Türk-İslam varlığı bulunmaktadır.
Türko-İslami kuşak ise bu köklü değişimin tam merkezinde yer alıyordu.
İnsanların büyük bölümünde, içinde bulundukları dönemde mevcut olan ülke sınırlarının hiç değişmeyeceği
İnsanların çoğu I.
Dünya Savaşının ardından da Batı ve Doğu blokları sabit kaldı, ama 1960 larda Üçüncü Dünyada gelişen
tarih, kültür, demografi, ticaret, doğal kaynaklar gibi unsurlar, Soğuk Savaşın üzerlerine çektiği kalın
Dünyadaki devletlerin çoğu ya Batı bloğu içinde yer alıyor, ya Sovyetler Birliği ekseninde hareket ediyor
Birinci Dünya (Batı Bloku) ile İkinci Dünya (Doğu Bloku) arasındaki rekabet, yegane stratejik endişeydi
NATOnun attığı bu adımın nasıl bir kaosa neden olabileceğini önümüzdeki günler bize gösterecektir.
Yetkililer bu sınır kapısından Türkiyeye yapılan giriş sayısının son dönemde 7 kat arttığını belirtiyorlar
Kosova Arnavutları 2 milyonu aşkın nüfuslarıyla hala bu İslam karşıtı politikanın hedefidir.
Caydırıcı kara desteği olmaksızın başlatılan hava harekatı, masum Kosova halkının Sırp güçlerince canlı
Geride kalanlar ise katliamlara, tecavüzlere maruz kaldılar.
İslamın Balkanlarda Yayılışı Balkan Müslümanları İslamı gönüllü olarak benimsemiş ve bu yeni inançlarına
Bu insanlar İslamı, zoraki din değiştirme yoluyla değil, gönüllü olarak benimsemişlerdir.
Sırplar, dağlı , sert, kaba bir karakteri, Müslümanlar ise şehirli kültürü temsil ederler.
Balkan Müslümanlarını Türko-İslami gibi bir sıfatla tanımlanmasının en önemli nedeni, bu sıfatın gerek
Bu millet in ismi ise, her ne kadar etnik bir Türklüğü ifade etmese de, Türk Milleti ...
Aksine, çoğu kez kendi Slavlıklarını reddetmişler ve Slav olmayan bir İslam kimliğini benimsemişlerdir
Pomaklar, Osmanlı zamanında İslamı kabul etmiş Bulgar Müslümanlarıdır.
olan bu bölgedeki Slav Müslümanları, son derece güçlü bir İslami kimliğe sahiptirler.
Kısacası Devlet-i Ali Osmaniye artık yoktur, ama Balkanları bir uçtan diğer bir uca kat eden bir Türk-İslam
Böyle bir otoritenin var olmaması halinde, küçük grupların çatışmaları ve ortaya bir kaos çıkması kaçınılmaz
Dünya Savaşı ile kana bulandı.
Dünya Savaşında ise Balkan yarımadası bir kez daha ve çok geniş çapta kana bulandı.
Balkanlardaki etnik mozaiğin en kötü yanı ise, birbirlerine düşman söz konusu etnik grupların bir diğeri
Öte yandan Sırbistan toprakları içinde yaşayan insanların 15 inden fazlası Sırp değildir; bunlar kendilerini
Yunanistanın Batı Trakya bölgesinde 120 bin kadar Türk, ayrıca kuzey bölgelerinde büyük bir Slav Makedon
Sırp toplama kamplarında Müslümanlar inanılmaz işkenceler gördü, on binlercesi sakat kaldı.
ima ediyorlar.
İsanın ve Sırbistan Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç yanyanaydı.
20. yüzyılın hemen başında kaybettiğimiz Makedonya topraklarında asırlardır yerleşmiş olan Türk-İslam
Murat döneminde oldu. 1378 de Kara Timur Paşa tarafından ele geçirilen şehir, Rumeli eyaletine bağlı
Birinci Balkan Savaşı sırasında 18 Kasım 1912 de Sırpların eline geçen şehir, 10 Ağustos 1913 te Bükreşte
Tüm Batı Trakya, Makedonya, Arnavutluk, hatta bugünkü Yugoslavyanın sınırları içinde yer alan Kosova
Söz konusu Türk-İslam kuşağı, soğuk savaş döneminde adeta uykuya yatmıştı.
Bölgedeki Türk-İslam varlığı ise bu köklü değişimin tam merkezinde yer alıyordu.
Allah size imanı sevdirdi, onu kalplerinizde süsleyip-çekici kıldı ve size inkarı, fıskı ve isyanı çirkin
Rabbimiz Katında üstünlük ölçüsünün cinsiyet değil, Allah korkusu, iman, güzel ahlak, ihlas ve takva
İslam ahlakına göre, asıl önemli olan bir insanın cinsiyeti değil, Allaha derin bir iman ve Allah korkusuyla
da şeytanın da varlığına iman etmezler.
İşte bu ifade, aslında Satanizmin özünü temsil eder.
Gilmore, bunu açıkça ifade eder: Günümüzdeki Satanizmin gerçekte ne olduğuna birlikte bakalım: Elitizme
İman sahibi bir kişi tek üstünlüğün takva ile, yani Allah korkusu ve Allaha imandaki üstünlükle, olduğunu
Charles Darwin, İnsanın Türeyişi, Ankara: Onur Yayınları, 7.b., Nisan 1995, ss.199-200 2.
Aliyev İzzetbegoviç, Doğu ve Batı Arasında İslam s. 97 4.
İnsanın Türeyişi adlı kitabında açıkladı.
Çünkü o dönemde Avrupada, tüm insanların Allah tarafından eşit olarak yaratıldıkları ve hepsinin tek
bir atadan, Hz.
Batı, ulaştığı teknolojiyi kullanarak diğer medeniyetleri yağmalıyordu.Ancak Batı, hemen her işgalinin
Descent of Man (İnsanın Türeyişi) adlı kitabında, insan ırkları arası eşitsizliğin apaçıklığı hakkında
Allah, Kurandaki bir ayetinde bu İlahi gerçeği şöyle haber vermektedir: İnsanların kendi ellerinin kazandığı
İspatlamak İçin Katliam Darwinin Origin of Species ve Descent of Man (İnsanın Türeyişi) adlı kitaplarının
formu diye insanların önüne sürmeye.
Batı, ulaştığı teknolojiyi kullanarak diğer medeniyetleri yağmalıyordu.Ancak Batı, hemen her caninin