Adnan Oktar'ın 1 Kasım 2017 tarihli A9 TV röportajından
Magazin programlarının amacı
Aslında kötü niyetle yapmıyorlar ama tabii iyi niyet olması için İslam'ın ruhunu almaları gerekiyor
İslam'ın ruhunu bilmedikleri için sadece insanları boş şeylerle avutmak, dikkatlerini dağıtmak, sıkıntılarını
Adnan Oktar'ın 1 Kasım 2017 tarihli A9 TV röportajından
Peygamberimiz (sav) neden
İslam'ı güzel savunacaklarını Allah ona vahiy ile bildirdi. O da haklı olarak övdü.
Ve Mehdi (as) da Türklerin içinden çıkıyor işte. Türklerin mübarekliğini buradan da anlayalım.
Adnan Oktar'ın 1 Kasım 2017 tarihli A9 TV röportajından
Her yerde polis
Adnan Oktar'ın 1 Kasım 2017 tarihli A9 TV röportajından
Bazı insanları neden Kuran
Allah nuruyla sarsın, sana cennet nasip etsin. Ömrünü uzun etsin Allah'ım.
Şimdi şeytanın, deccalın zaten görevi o olduğuna göre Kuran'dan uzaklaştırma çok ayrı..
Ve etkisiz hale getiriyor, itaatten çıkan şeytanlar, Allah'a isyan eden şeytanlar delilik yapmaya kalktıklarında
Allah onları imha ettiğini söylüyor.
da bir oyun oynadıklarında, pislik yaptıklarında onları imha ediyorum diyor Allah.
Adnan Oktar'ın 1 Kasım 2017 tarihli A9 TV röportajından
Cennet nerede?
Cehennem de öyledir, sonsuz yakındır insana. Mekan olmayınca yakın olmuş oluyor.
Maddenin olduğuna inanıyorum de. Madde var deme. Madde olması gerekir demen lazım.
Adnan Oktar'ın 1 Kasım 2017 tarihli A9 TV röportajından
Hz.
ADNAN OKTAR: Hz. Adem (as)’dan önce yaşayan insanlar, Hz.
Hz. Adem (as) da zaten şu an duruyor zer aleminde, aynısı. Kuran'da da buna işaret ediliyor.
Adnan Oktar'ın 1 Kasım 2017 tarihli A9 TV röportajından
Allah cehenneme bir Müslümanı
Cehennem Müslümanlara haram kılınmıştır Allah tarafından ebedi olarak.
Samimi olan, ruh sahibi bir varlık asla, Allah'ın inkarı anlamına gelir o.
En yüksek noktasına çıktığında Mehdi (as) tarafından Allah'ın izniyle yerle bir edilecek.
Şu an Mehdi (as) ile deccaliyetin bir çatışması var dünyada. İnsanlar bunu göremiyor.
Allah tarafından özel korumaya alınmış bir bölgedir. Hiçbir şey yapamazlar Türkiye'de.
Mümin, Allah'a inanan insan, Allah'ın ruhunu taşıdığı için o ruhtan dolayı, Allah'ın ruhundan dolayı
Çünkü kendisi yok, Allah'ın ruhu var. Ve müthiş bir şey bu. Muazzam bir şey.
Ama insanın kendini en değerli hissettiği an, Allah'ın ruhunu taşıdığını bildiği andır.
Adnan Oktar'ın 1 Kasım 2017 tarihli A9 TV röportajından
Said Nursi’nin
Benim gördüğüm Hızır (as)'ın ekibinden bir insan. Madde olmaktan çıkabilen bir insan.
Hızır (as) ile kardeşim açıkça bağlantısı var, daha Türkçesi bunu söyleyeyim, net, emin biliyorum.
Ama bunu imtihan olarak verdim, diyor Allah. Sakın burada hata yapmayın, diyor.
Bunu nedenleriyle, hikmetleriyle, kökeniyle zaten Allah açıklıyor.
Ama adam kaptırıyor Allah'ı unutunca.
Dolayısıyla Allah var ve sonsuz akla sahip. Merhameti, şefkati aklı yaratan da o.
Sonunda hepimiz cennete gideceğiz Allah'ın izniyle.
Mümin, temiz olan, samimi olan, Allah'ın ruhunu taşıyan herkes cennete gidecek.
Adnan Oktar'ın 1 Kasım 2017 tarihli A9 TV röportajından
Şeytan kimlere musallat
Ama iman ehline, Allah'tan korkana etkisi olmuyor. Zayıf çünkü etkisi.
Çünkü Sungur abiye ismini bile söylemiş anladığım kadarıyla.
Mehdi (as) onu nasıl görmüş? Manevi alemde görebilir ancak. Nasıl olur?
Ama Bediüzzaman'ın onu bir şekilde gördüğü anlaşılıyor Mehdi (as)’ı.
Adnan Oktar'ın 1 Kasım 2017 tarihli A9 TV röportajından
İslam dünyaya ne
İZLEYİCİ SORUSU: İslam dünyaya ne zaman tam hakim olacak
Adnan Oktar'ın 1 Kasım 2017 tarihli A9 TV röportajından
Ankara deyince aklınıza
Dinden asla taviz vermezler.
Haram olduğundan değil de titiz oldukları için, çok titizler.
Allah sana uzun ömür versin, hidayet versin. Cennet nasip etsin.
Adnan Oktar'ın 1 Kasım 2017 tarihli A9 TV röportajından
Doğuştan engelli
Ki çoğu insanda oluyor nüzul, engelli hale gelir.
Mesela dünyada her 10 dakikada bir insana inme iniyor, felç oluyor her 10 dakikada bir.
Adnan Oktar'ın 1 Kasım 2017 tarihli A9 TV röportajından
Sizi çok özleyen sevenleriniz
ADNAN OKTAR: Sen ne güzel insansın sen böyle, ne sevgi dolu insansın
Öyle sarılsam falan demek ki Allah vermesin.