Bir tanesinin bile eksik olması bütün hayatımızı değiştirebilir.
Allah insanların hepsini görebilecekleri gözleri ile yaratmıştır.
Bu, Allahın insanlara verdiği çok önemli bir güzelliktir. www.insanmucizedir.com
Şimdiye kadar tattığınız enfes tatları aklınızdan geçirin.
Gerçekten de katı ve sıvı gıdaların çeşitliliği dikkat çekicidir.
Peki tat alma duyumuz olmasaydı ne olurdu hiç düşündünüz mü?
Bu toplulukların her biri, Allahın dinini görmezlikten gelen ve kendilerini yaratanın Allah olduğunu
Bu insanlar Allahın dinini unutup yerine kendi batıl dinlerini oluşturmuşlardır.
Allahın rızasını kazanmak yerine insanların beğenilerini ve takdirlerini kazanmaya çabalarlar.
İnsana yaratılış amacını bildiren, doğruyu yanlışı gösteren ve hayatın gerçek yönlerini açıklayan, yol
Çünkü Kuranı insanları yaratan, onların tek hakimi ve tek sahibi olan Allah indirmiştir.
Çünkü insanı yaratan Allah, yine onun en ideal hayatı yaşayabileceği ve herşeyden en çok zevki alabileceği
İnsanların kimisi bu güzelliklerin Allahtan olduğunu bilecek ve bu geçici nimetleri Ona şükrederek kullanacak
Ve onlar da Allaha karşı yükümlü oldukları sorumlulukları unutarak bu hayata dalıp giderler.
Elbette tüm bunlar her insanın dünyada sahip olmak isteyeceği meşru nimetlerdir.
Cahiliye toplumunu oluşturan insanların tümünün inancı bir değildir.
Bu nedenle de Allaha gerçek anlamda iman edip Onun beğendiği gibi bir hayat sürmezler.
(Neml Suresi, 14) Cahiliye toplumundaki insanların bir kısmı da Allahı açıkça inkar etmeye kalkışır.
Çünkü ahirete iman ettiklerinde, dünyadaki nimetlerden mahrum kalmayacaklardır.
Allah Katında olan ise, daha hayırlı ve daha süreklidir... (Şura Suresi, 36) ...
(Allah da:) Öyleyse inkar ettiklerinizden dolayı azabı tadın dedi. (Ahkaf Suresi, 34)
Böylece cahiliye sistemini yaşayan insanların her ne yolu denerlerse denesinler büyük bir kayıp içerisinde
Bu nedenle cahiliye insanlarının tümünün bu anlatılan karakterleri benimsediğini söyleyemeyiz.
çekilmek istenen de bireyler değil, toplumun geneline hakim olan ve cahiliye sisteminin çarpıklığını ifade
Cahiliye toplumunun bu çarpık bakış açısını ifade eden ayetlerden biri şöyledir: Ne zaman onlara: Allahın
Sözgelimi çocuk, daha olgun bir karaktere sahip olsa da, çocuk gibi davranmalıdır.
Karakterini cinsiyetine göre değil, Kuranda Allahın bildirdiği ahlaka göre belirler.
Bir insanın eviyle ilgilenmesi elbette ki kötü ya da kınanacak bir davranış değildir.
Allaha iman eden bir insanın kadın olsun, erkek olsun ufku geniş, idealleri büyüktür.
Allahın rızasını değil, çevresindeki yüzlerce insanın rızasını arar.
Peki insana ahirette fayda sağlamayacak bu hayat şeklini bazı kişilere bu denli cazip kılan şey nedir
Bu nedenle de çoğu zaman uygun buldukları ilk insanla evlenirler.
Ahlakından, tavrından ya da kişiliğinden hoşlandıkları bir insanla evlenmektense, kendilerine iyi bir
Yetiştiriliş tarzlarına, yaşadıkları çevreye, ahlak özelliklerine ve sahip oldukları imkanlara göre değişiklik
göstermekle birlikte, yine de cahiliyedeki ev kadınlarının kişilik yapılarını genel bir çatı altında
Duygusallığın kadını tamamlayan ve hatta ona önemli ölçüde renk katan bir yapı olduğuna inanırlar.
Öyle ki, duygusal bakış açıları nedeniyle asla sağlıklı düşünemez, akılcı kararlar alamaz ve mantıklı
Allah Kuranda insanların ancak Kendisini andıkları, Ona teslim oldukları, ahirete hazırlık yaptıkları
O herşeyden önce Allahın emri dolayısıyla ne insanlar ne de olaylar hakkında bir zanda bulunmaz.
Allah imalı bir sözden ya da cahiliye ahlakında yer alan laf dokundurma gibi bir ahlaktan müminleri men
bir yolu vardır: Kuran ahlakına teslim olmak ve Allahın beğendiği şekilde bir hayat sürmek.
Görünüşte yanlış giden birşeyler varsa bile, bunların Allah Katında bir hikmet ile yaratıldığını unutmaz
Şüphesiz şeytan insanın açıkça bir düşmanıdır. (İsra Suresi, 53)
Eğer bir insan sevdiği insanı kıskanmıyorsa, onlara göre bu gerçek bir sevgi değildir.
İnsanın sevgide kıskançlık yapması Kuran ahlakına uygun düşmez.
Eğer iyilik yapar ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.
Elbette her insanın bu işleri yapması gerekli ve hatta zorunludur.
Ancak burada hatalı olan nokta, insanların bu işleri, dünyada yaşanan tüm sorunları görmezden gelerek
Günlük işleri arasında cahiliye ev kadınının asla ödün vermediği birtakım alışkanlıkları da vardır.
Oysa Allah insanları dedikodudan men etmiştir.
: Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır.
Allahtan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir.
Bu birçok insanın ne kadar sınırlı ve küçük bir dünyada yaşadıklarını görmek açısından dikkat çekicidir
Ahireti, herşeyin yaratıcısı olan Allahın Yüceliğini, Kuranda emredilen güzel ahlakı yaşamayı hatırlatmak
Oysa aynı toplantı, aynı ortam Allahtan korkan ve ahirete hazırlık yapan insanlar için oluşturulmuş olsa
ufuklarının gelişmesine yönelik, daha kaliteli filmler, kültürel ya da sanatsal içerikli programlar, iman
Ama Allahın apaçık varlığını ve ahireti unutmak, tüm vakti televizyon karşısında geçirmek ve daha önemli
ya da daha faydalı bir iş söz konusu olduğunda yine de bu alışkanlıktan kopamamak yanlış bir tavırdır