hükmünden haberdar olan insanlar da vardır.
Ağızlarıyla iman ettiklerini söylemeleri ise vicdanlarının açıkça bu gerçeği görmesi nedeniyledir.
Bu nedenle de vicdanen Allahın varlığını tasdik ederler.
Gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur.
O, her yaratmayı bilir.
Onlar: Rabbimize andolsun, evet (öyledir) derler.
Çarpık mantık örgüleri ve Kurana uymayan değerlendirmeleri nedeniyle bu toplumda gelişen karakterlerin
Kimi en mükemmel yaşam biçiminin asi ve sorumsuz bir yapı ile elde edileceğine inanırken, kimisi de yine
Kimileri de belli bir yaştan sonra, belirli bir karakteri muhafaza ederler.
eder ve tüm hayatını onun belirlediği şartlar doğrultusunda düzenler.
indirdiklerine uyun denilse, onlar: Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye (geleneğe) uyarız
derler.
Bu konuda onlara örnek teşkil eden en yakın insan da anneleridir.
İyi bir evlilik yapabilmek, güzel bir ev sahibi olup, sağlıklı çocuklar dünyaya getirmek, bir yandan
Allaha iman eden bir insanın kadın olsun, erkek olsun ufku geniş, idealleri büyüktür.
Ev kadını denince herkesin gözünde belli bir insan tipi canlanır.
Bir çok insan için tüm bunlar hem yorucu hem de sıkıcı faaliyetlerdir.
Yoksa cahiliye kadınları bir yandan özenmekle birlikte diğer yandan da evliliğin getireceği zor şartların
Öyle ki, duygusal bakış açıları nedeniyle asla sağlıklı düşünemez, akılcı kararlar alamaz ve mantıklı
sevinir, bir yandan da kendileri adına üzülerek duygusallaşırlar.
Bu dünyada sürekli üzülüp ağlayacak bir konu bulan bu insanlar unutmamalıdırlar ki, Allahın insanlar
O herşeyden önce Allahın emri dolayısıyla ne insanlar ne de olaylar hakkında bir zanda bulunmaz.
Zaten Kuran ahlakında alınganlık gibi bir kavramın yer almadığını da bilir.
Allah imalı bir sözden ya da cahiliye ahlakında yer alan laf dokundurma gibi bir ahlaktan müminleri men
kendini belli eder.
Bir yandan ters ve sert hareketlerle evi toplar, bir yandan da dağınıklıklar kime aitse ona hoşnutsuzluk
Örneğin söylenme gibi bir alışkanlığın basit bir tavır olduğunu bilir.
Eğer bir insan sevdiği insanı kıskanmıyorsa, onlara göre bu gerçek bir sevgi değildir.
İnsan sevdiği bir kişiye sevgisini, ona duyduğu sadakat, bağlılık, şefkat ve ona yönelttiği güzel söz
Buna çözüm olarak sergiledikleri tavırlar ise durumu iyiye götürmek yerine çok daha çözümsüz bir hale
Genellikle ev kadınının her günkü asli görevi, ailenin diğer üyelerinin odalarını toplama, çamaşırlarını
Günlük işleri arasında cahiliye ev kadınının asla ödün vermediği birtakım alışkanlıkları da vardır.
Ellerine geçen her imkanı, her boş vakitlerini bu isteklerini tatmin etmek uğrunda harcarlar.
Yoksa herkesle durum değerlendirmesi yapıp, kınanan kişinin durumdan haberdar edilmemesinin altında iyi
kesin bir kuralı olduğunu bilirler.
Bu durumda da eğer yanlış bir tavır görüyorlarsa bir an önce yanlışını anlaması ve vazgeçmesi için bunu
İnsanlar birbirlerinin Kurana göre güzel yönlerini değerlendirmez, aksine birbirlerine sürekli olarak
Oysa aynı toplantı, aynı ortam Allahtan korkan ve ahirete hazırlık yapan insanlar için oluşturulmuş olsa
Çünkü Kuranda müminlerin boş sözlerden ve boş işlerden yüz çevirmeleri ve her anlarını faydalı işlerle
Eğer böyle bir imkanları yoksa, bu durumda da işleri biter bitmez bir komşudan ya da yakınlarından büyük
İnsan bu şekilde vaktini çok güzel ve fayda verecek şekilde de geçirebilir.
Bu insanlar pek çok güzel iş yapabilecekken, amaçsızlıkları ve kendilerine sadece ev kadını kimliğini
Ne arkadaşlıklarında ne de evliliklerinde asla sadakati yaşayamazlar.
Yaratılış amaçlarına uygun bir hayat seçmedikleri için bu duruma düşmüşlerdir.
Takva sahiplerinin yurdu ne güzeldir.
Her aile çocukları daha doğmadan önce eğer erkek olursa, ona bu karakteri nasıl vereceklerinin planlarını
Bu durumda erkeklerin üzerinde daha üstün olabilecek ikinci bir karakter yoktur.
Bir erkek, çocukluğundan yaşlılığına kadar her an çok güçlü ve çok cesur olmak zorundadır.
Aile, çevre, yaşam koşulları gibi faktörlerin etkisiyle gelişen daha pek çok erkek karakterine rastlamak
Bu kimseler kendilerinden beklenildiği gibi erkek adam dediğin... kalıplarıyla ifade edilen mantıklara
Bu kimseler hayatın en önemli eğlencesinin özel olarak hazırlanan meze sofralarında içki içip, sarhoş
Bu insanlar genellikle günlerini televizyon seyrederek ya da uyuklayarak geçirirler.
Söylenmeleri, kaprisleri tüm hızıyla devam eder.
Bu insanlar bazen de kendileri gibi yaşlanmış olan arkadaşlarını ziyarete giderler.
İşte bu karşılık nedeniyle haksızlığa uğradıklarını düşünerek her an alıngan olurlar.
şekilde imalı konuşmalar yaparlar.
Hatırları sorulduğunda ise mutlaka pek iyi olmadıklarını ifade edecek konuşmalar yaparlar.
Bu durum gerçekten de karşı tarafın merhametini harekete geçirir, ama durumu abarttıklarını bilmeleri
de bir yandan onları kızdırır.
Eğer tüm bunlarla tatmin olamazlarsa bu durumda da konuşmalarıyla beklentilerini ifade etmeye çalışırlar
Başkalarının sözlerine asla güvenmez, söylenenlerin altında mutlaka bir kasıt ararlar.
Zaten toplumun diğer bireyleri de bu durumu kabullenmiştir.
çok iyi bilirler.
Düzgün ve normal sohbet ettikleri anlar çok nadirdir.
Korkup-sakınmakta olanlar için ahiret yurdu gerçekten daha hayırlıdır.
Onlar zaten tüm yaşamlarını Allahın hoşnutluğunu kazanmak üzerine kurmuşlardır.
Kuranda iman edenlere, yaşça ilerlemiş kişilere hürmetkar olmaları tavsiye edilmiştir.
temsil eder.
tanımlanan cahiliye kurallarına uymak zorundadır.
Kuranda insanlar arasındaki üstünlük ölçüsü ise şöyle verilmiştir: Ey insanlar, gerçekten, Biz sizi bir
Din ahlakından uzak yaşayan insanlar için en önemli kıstas maddi güç yani para olduğu için, bu imkana
Bir yandan erkeklere karşı kendilerini bu şekilde ispat etmeye çalışırlarken bir yandan da işyerindeki
Her ikisi de kendi yaratılışlarına uygun hareket ederler.
İşlerinin iyi gitmediği günlerde dokunsalar patlayacak şeklinde ifade edilen bir yapıya bürünürler.
Yoksa bir insan büyük bir zenginliğe ve mülke sahip olup, bunları Allahın razı olacağı şekilde harcamak
İşte onlar, Rablerinin ayetlerini ve Ona kavuşmayı inkar edenlerdir.
İstenilen herşeyi anında yerine getirir ve en ufak bir kusur işlememeye son derece itina ederler.
Çünkü insan vicdanının ve aklının yettiği ölçüde en güzel tavırları göstermekle yükümlüdür.
İşte bu nedenle de insan Allaha karşı her an boyun eğici bir tavır içerisinde olmak zorundadır.
taşımaması nedeniyle, kariyer sahibi patronlarıyla ve onların yardımcısı olmakla övünmeyi tercih ederler
Sekreterler de bu durumu fırsat bilerek, diğer çalışanlara sürekli emirler yağdırmayı, özellikle alt
kademedeki personeli tersleyerek konuşmayı tercih eder.
Öncelikle insanlar hayatlarının, doktorların elinde olduğu gibi yanlış bir inanca sahiptirler.
Bu davranışlar, onların Kurana uymalarından ve Allahın emrettiği ahlak anlayışından asla ödün vermemelerinden
Kendisinin de her an hastalanabileceğini ve bu durumda da Allahtan başka yardımcı ve şifa verici olmadığını
eder.
Allah elçileri vasıtasıyla bu insanları uyarmıştır. Hz.
: Ey iman edenler, ne mallarınız, ne çocuklarınız sizi Allahı zikretmekten tutkuya kaptırarak-alıkoymasın
Zor durumda kalan kişilere ellerinden geldiğince yardım eder, o an yardım edebilecek bir imkanları olmasa
Çünkü, insanın iyilikten ve güzel ahlaktan yana yaptığı hiçbir şeyin boşa gitmeyeceğini bilir.
(Şura Suresi, 23) Hayır, kim (güzel davranış ve) iyilikte bulunarak kendisini Allaha teslim ederse, artık
Bu durumda dostluktaki ölçüleri de sevgi ve güzelliğe dayalı olmadığı için asla gerçek bir dostluk kuramazlar
Hz.
Dostluğu, arkadaşlığı herkesten daha iyi bilir.
Cahiliye toplumunda hakim olan pek çok insan karakterini tüm ahlak özellikleri, kişilik yapıları, hayata
Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki sakınasınız.
Bu kimseler hidayet yani iman etme imkanı varken, sapıklığı dolayısıyla imansızlığı tercih etmişlerdir
Allah bir ayette bu önemli sırrı şöyle bildirmiştir: Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allahın zikriyle
kusursuzca uyar.
(Nur Suresi, 38)
İnsanlar için yaşamak ise büyük bir zorluktur.
Bu durumda insanlar için yaşayan kimselerin binlerce farklı talebi birden aynı anda karşılaması gerekmektedir
Ve Allah insanlar için kurtuluş yolunu Kuranda bildirmiştir: Yalnızca Allahtan korkup, yalnızca Onun
İçinde kendisine her an doğru olanı bildiren vicdanına ait bir ses vardır.
İşte insan, içinde sürekli olarak bir imtihana tabi tutulur; ya nefsinden yana ya da vicdanından yana
Bu imtihan, hayatının her anında devam eder.
İnsanın önünde her an bu nimetleri yakalamak için bir fırsat vardır.
İnsan niyetini değiştirdiğinde Allah bunu o an bilir ve dilerse o kişinin üzerindeki nimetini değiştirip
Allah samimi olarak tevbe etmeyle ilgili olarak bir ayetinde şöyle bildirmiştir: Ancak tevbe eden, iman
Allahın dinini tebliğ eden Peygamberlere gönülden teslim olup iman eden Müslümanların yanında bir de
isyan eden, Peygamberle mücadele eden ve Allahın dinine saldıran inkar edenler vardır.
(Al-i İmran Suresi, 178) ayetinde bildirdiği gibi inkar edenlere tanınan süre ancak onların azaba dahada
İmanı gereği gibi kavramayan insanlar, dünya hayatında ölümü ve ahireti flu bir bakış açısıyla değerlendirler
İman edenler ahirette böyle bir durumla karşılaşmaktan şiddetle korktukları için hayatları boyunca Allah
a yakınlaşmak ve imanı daha derin yaşamak için yollar ararlar.
Yetişkin bir insan vücudunda yaklaşık 2 kg kadar kalsiyum bulunur.
Vücudumuzda 30 bin civarında farklı protein olduğu tahmin edilmektedir ve henüz bunların sadece yuzde 2 sinin
Yan yana dizilen 10 kılcal damar, ancak insan saçının bir teli kalınlığındadır. www.Allahvar.com
Birşeyler söylemek istediğimiz anda beynimizden gelen bir dizi emir ses tellerimize, dilimize ve oradan
Oysa insan çok aciz bir varlıktır. Var olmak ve varlığını devam ettirebilmek için Allaha muhtaçtır.
Gerçekte insanın enaniyet yapabileceği, kibirlenebileceği bir durumu yoktur.
Çünkü Allah dilediği anda insana verdiği tüm özellikleri geri alabilir.
Bunu duyan diğer Meerkatlar, yuvalarına koşup saklanırlar.
Her an her saniye organlarımızda, sinirlerimizde ve kas uçlarımızda yaşamımızı devam ettirmemizi sağlayan
Bu sinirlerin uzantıları boyunca ilerleyen uyarı, sinir uçlarına ulaştığında asetilkolin adındaki haberci