Oysa dünyanın en önde gelen kuşbilimcilerinden biri olan Kuzey Carolina Üniversitesi profesörü Alan Feduccia
Feduccia şöyle der: 25 sene boyunca kuşların kafataslarını inceledim ve dinozorlarla aralarında hiçbir
Filum ; Taksonomi ) Evrimciler bu tür yöntemlerle canlılar arasında varsaydıkları ata-torun ilişkilerini
Canlı grupları olan filumların tamamına yakını, Kambriyen devri olarak bilinen jeolojik dönemde, hiçbir
Örneğin Artropodlar (eklem bacaklılar) kendilerine has bir filumdur ve bu filuma dahil edilen tüm canlılar
ya da yuvarlak solucanları barındıran Nemotada filumu gibi çok farklı kategoriler vardır.
ABD çapında çok ünlü bir bilim adamı olan, Indiana Üniversitesi mikrobiyoloji profesörü Carl Fliermans
, kimyasal atıkların bakteriler yoluyla nötralize edilmesi konusunda Amerikan Savunma Bakanlığının desteklediği
araştırmaları yürütmüştür. 5 Temmuz 1998 günü Bilim Araştırma Vakfının düzenlediği Evrim Teorisinin
Bu, çene kemiğinin toprağın altında birkaç yıldan fazla kalmadığını gösteriyordu.
birer taklit olduğu anlaşıldı. 173 Joseph Weinerin yaptığı detaylı analizlerle, sahtekarlık 1953 yılında
Kafatası 500 yıl yaşında bir insana, çene kemiği de yeni ölmüş bir orangutana aitti! (bkz.
Darwinin teorisinin bilim dünyasına hakim olmasından bu yana, paleontoloji (fosil bilimi) bu teori temel
tükenmiş hayvanlar ve bitkiler konusunda da bilgilenmemizi sağlar.
Herhangi bir (evrimsel) soyoluşumunu gösterecek kayıtların yokluğu, son derece olgusaldır.
dalı paleontoloji, yani fosil bilimidir.
(Çünkü bazı canlı sınıflarının soyu tükenmiştir.)
Stanley de, fosil kayıtlarının ortaya koyduğu bu gerçeğin bilim dünyasına hakim olan Darwinist dogma
Biz ise hücrelerimizde glikozu oksijenle birleştirip yakar , böylelikle bitkilerin glikoza eklemiş oldukları
İşin daha da ilginç yanı ise, son derece kompleks bir işlem olan fotosentezin henüz tam olarak çözülememiş
Bir hücrenin solunum ya da fotosentez yapma gibi bir işlevi doğuşu sırasında yerine getirebilecek konumda
Fakat bu çetrefilli çıkış yolu da kimse tarafından benimsenmedi.
Oysa Millerın devamı olma iddiasındaki deney, Millerın vardığı sonuçtan yola çıkmalıydı.
Proteinlerin kökeni problemi hala çözümlenememişti. 1970 li yılların popüler bilim dergisi Chemical Engineering
Fox Deneyi ) Millerin senaryosundan etkilenen Sydney Fox, bazı amino asitleri birleştirerek proteinoid
Douglas Futuyma Douglas Futuyma 1986 yılında yayınladığı Evrim Biyolojisi isimli kitabında doğal seleksiyon
mekanizmasının evrimleştirici bir mekanizma olduğunu savunmuştur.
işaret eder. 193 192 Douglas J.
konusu adalarda gördüğü mucizevi çeşitlilik, onu pek çok insanın aksine, tüm varlıkların rastlantı eseri
ispirtoda saklamasına rağmen, sadece ispinoz türlerine dikkat çekmiş ve bu canlıları incelediğinde de son
yönelik bir çıkarım yapmak, akıl ve bilim yoluyla düşünen insanın benimsemeyeceği bir davranıştır.
Charles Darwinden farklı olarak konunun çok fazla bilinmeyen bir alanında çalışmıştı: kalıtım ve zeka
Galton doğuştan gelen özelliklerin geliştirilmesi için öjeni fikrini (insan ırkının soya çekim yoluyla
Galtonun genetik kavramı Hitler, Churchill ve kendilerince uygunsuz ırkları ortadan kaldırmaya çalışmış
DNA molekülünün bir bölümü olan her bir gen, insan vücudundaki belli bir özelliği kontrol eder.
Bu 30.000 genin içerdiği bilgi, DNAdaki toplam bilginin yalnızca 3 ünü teşkil eder.
Örneğin bilim adamlarının çıkardıkları bir gen atlasına göre vücudumuzda, deri 2.559, beyin 29.930, göz
popülasyonun, yani aynı türe ait bireylerden meydana gelmiş ve belirli bir alana yayılmış canlı topluluğunun kendine
Varyasyon, bir tür içinde sınırlı bir çeşitlilik sağlar.
Şeker pancarı bu konuda iyi bir örnektir. 1800 lü yıllardan başlayarak şeker pancarı üreticileri iyi
Bu örnek, genetik bilgideki değişimlerin bir sınırı olduğunun en önemli göstergelerindendir.
kullanılacak amino asitleri taşıyacak bir taşıyıcı RNA ve bunlar gibi sayısız ara işlemleri sağlayan son
DNA ; ribozom ; RNA Dünyası tezi )
20. yüzyıl bilimi, canlılar üzerinde yapılan birtakım deneyler sonucunda genetik değişmezlik (genetik
Sorgulandı) adlı kitabıyla Darwinizmin geçersizliğini ortaya koyan Norman Macbeth bu konuda şöyle yazar: Sorun
Bu, kesinlikle kabul edilebilir bir açıklama değildir.Ne bilim, ne de mantık böyle bir tesadüf iddiasını
Çünkü, genom projesinin gündeme gelmesiyle bir kez daha anlaşılmıştır ki, canlılık son derece kompleks
Bu, evrimcilerin Allahı inkarlarının bir sonucu olarak her fırsatta ortaya attıkları son derece temelsiz
Dünyaca ünlü evrim uzmanı Prof.
Gish, özellikle fosil bilimi konusunda yazdığı kitaplar ve verdiği 500 ün üzerinde konferansla, dünyada
ICR bünyesinde 20 nin üzerine bilim adamı ve çok sayıda araştırmacı yer almaktadır.
Gould, evrim mekanizması olarak öne sürülen doğal seleksiyonun açmazını şöyle dile getirmektedir: Darwinizmin
özü tek bir cümlede ifade edilebilir: Doğal seleksiyon evrimsel değişimin yaratıcı gücüdür.
Sıçramalı evrim ) Evrim teorisinin dünyadaki en önde gelen eleştirmenlerinden biri olan Phillip Johnson
Embriyolojik evrim ) Ernst Haeckel Haeckel, bir yandan bu tip bilim sahtekarlıkları yaparken öte yandan
hiçbir avcı canlının bulunmadığı bu devirde bu hayvanların nasıl bu kadar iyi bir korunmaya sahip olduklarıdır
Türlerin Kökeni adlı kitabını yazdığı dönemde, bakterilerin cansız maddelerden oluşabildikleri inancı, bilim
dünyasında yaygın bir kabul görüyordu.
Abiyogenez görüşü ) Oysa Darwinin kitabının yayınlanmasından beş yıl sonra, ünlü Fransız biyolog Louis
Kambriyende ise 60 ı aşkın farklı hayvan filumu bir anda ortaya çıkmıştır.
İlerleyen dönemde ise bu filumların bir kısmının soyları tükenmiş, günümüze kadar sadece bazı filumlar
Bunların bir kısmının daha sonra soyları tükenmiştir.
Bu reaksiyonlar sonucunda tesadüf eseri oluşan maddelerin önce küçük su birikintilerinde çoğalıp zamanla
Değil tesadüf eseri, kontrollü deney ortamlarında bile bu mümkün olamamıştır.(bkz.
Miller Deneyi , Fox Deneyi )
Bir bilim adamı, hipotezine uymayan bir gözlem yaptığı zaman, ya hipotezin ya da gözlemin yanlış olduğu
Bilimde en uygun olan ise her yeni gözlemin hipotezle uyum sağlamasıdır.
Ancak evrim teorisi söz konusu olduğunda, bilimin hiçbir dalındaki hipotezin teoriyi doğrulamadığı görülür
Çünkü bugün de dünyada pençe-kanatlara sahip birçok kuş yaşamaktadır.
Ancak bu canlının hala yaşaması ve bir kuş olduğunun da apaçık belli oluşu, evrimcilere bu imkanı vermemektedir
Paleontolojik bulgular, bundan neredeyse bir milyon yıl öncesinde, bize tıpatıp benzeyen Homo sapiens
Ama fosili bulan evrimciler, ilk şoku atlattıktan sonra, bu fosilin başka bir türe ait olduğuna karar
Çünkü evrim soyağacına göre 800 bin yıl önce Homo sapiensin yaşamamış olması gerekiyordu.
Oysa bugün de dünyada Homo erectusla aynı kafatası hacmine sahip pek çok insan yaşamaktadır (örneğin
tanıtan fosiller, her ikisi de Asyada bulunan Pekin Adamı ve Java Adamı fosilleriydi.
bin yıl önce gemicilik yapıyorlardı.
hepsi, istisnasız olarak canlılar arasında herhangi bir ata-torun ilişkisi olmadığını, her bir türün kendine
Öte yandan 150 yıldır yapılan kazı çalışmaları ortaya bir tane bile yarım canlı örneği, yani ara geçiş