logo HARUN YAHYA
KP 271 (Kanapoi Hominid 1 veya Kanapoi Dirsek Kemiği Fosili)

adıyla tescil ettirilen fosil, üst kol kemiğinin dirseğe yakın olan bölümünden oluşmaktadır. 1965 yılında

Evrimcilerin yaptıkları en son tarihleme testleri 4.5 milyon yıl yaşında olduğunu göstermektedir. 8 Bu

KP 271 i tanımlamak amacıyla 1967 yılında biraraya gelen B. Patterson ve W. W.

Kuşların kökeni

Buna karşın, yaşayan ve soyu tükenmiş tüm kuşların kemiklerinin içleri boştur ve bu sayede çok hafiftir

Buna karşın yaşayan ve soyu tükenmiş tüm kuşların kemiklerinin içleri boştur ve bu sayede çok hafiftir

Diğer tarafta ise sürüngenler kendi vücut ısılarını bile kendileri üretmez, bunun yerine vücutlarını

Kuş akciğerlerinin kökeni

Ancak daha sonra, kullanılmış olan bu hava, tam ters yönde hareket eder ve geldiği yolu izleyerek akciğerden

Kuşlarda ise hava, akciğer kanalı boyunca tek yönlü hareket eder.

Kuşlarda ise hava, akciğerlerde sürekli tek bir yönde hareket eder.

Kromozom

Her bir kromozomu, gen sayfalarından meydana gelmiş bir cilde benzetirsek, hücrede insanın tüm özelliklerini

Krossing-over (Crossing-over) (Çapraz çiftleşme)

Çapraz çiftleşme canlılarda kromozomların gen dizilişinde bir değişime yol açar.

Daha güncel bir örnek, son bir yüzyıl içinde dünyadaki erkek nüfusunda görülen boy ortalaması yükselişidir

Daha iyi beslenme ve bakım koşulları sayesinde erkekler son bir yüzyıl içinde rekor sayılabilecek bir

Lamarkizm

Darwinin kendisi, açık konuşmak gerekirse, böyle bir kalıtımın gerçekleştiğine inanmış ve hatta parmaklarını

Kitabının (Türlerin Kökeni) 1859 yılı baskısında dış şartların değişiminin varyasyonlara kaynaklık ettiğini

Her geçen yıl, (organların) kullanılması ya da kullanılmaması konusuna daha fazla önem vermiştir... 65

Lamarck, Jean B.

Lamarck Evrim teorisi, felsefi kökenleri Eski Yunana kadar uzanmasına karşın, bilim dünyasının gündemine

keşfiyle birlikte, canlıların, hücrelerinin çekirdeğine kodlanmış çok özel bir genetik bilgiye sahip oldukları

Laetoli ayak izleri (İnsan ayak izleri)

afarensis e ait olduğunu gösteren hiçbir bulgu yoktu; bu ayak izlerinin gerçek insanlara ait olduğu son

Bunu başka hayvan formlarında göremezsiniz. 64 Kısacası, 3.6 milyon yıl yaşında olduğu söylenen bu ayak

Edey, Lucy: The Beginnings of Humankind, Simon Schuster, New York, 1981, s. 250. 64.

Kültürel evrim yalanı

Hiçbir bilimsel geçerliliği olmayan ve hayali bir soy ağacı olmaktan öteye gidemeyen insanın evrimsel

Çünkü böyle bir soy ağacının var olması için maymunlardan insanlara aşamalı bir evrim yaşanmış ve bunun

Roger Lewin, Modern İnsanın Kökeni, Tübitak Popüler Bilim Kitapları, Ankara, 1997, s.169.

Kuş tüylerinin kökeni

Hafiftirler, kaldırma kuvvetleri vardır ve kolaylıkla eski biçimlerine dönebilirler der.

Nitekim neo-Darwinizmin duayenlerinden biri olan Ernst Mayr, bu konuda yıllar önce şu itirafta bulunmuştur

Ama kendimi zamanla bu probleme al ışt ırd ım dedikten sonra şöyle devam eder: Şimdilerde ise doğadaki

Leakey, Richard

gölü kıyılarında bulduğu fosiller konusunda öne sürdüğü iddialar ile, birçok defa paleoantropoloji dünyasını

Fakat bu fosiller konusunda öne sürdükleri ile birçok defa paleoantropoloji dünyasını yanıltmıştır.

Örneğin, 2.8 milyon yıl yaş biçtiği bir kafatasını antropoloji tarihinin en büyük buluşu gibi tanıtmış

Lewontin, Richard

Bizi dünyaya materyalist bir açıklama getirmeye zorlayan şey, bilimin yöntemleri ve kuralları değil.

Bu felsefi terim, hiçbir deneysel bilgiye dayanmayan bir ön varsayımı ifade eder.

ve bilimi bu kabule uydurmaya çalışmaktadırlar.

Liaoningornis

Günümüz kuşlarından farkı olmayan 130 milyon yıl yaşındaki Liaoningornis kuşuna ait bir fosil.

Archæopteryx ) Günümüz kuşlarının atası olduğu öne sürülen Archæopteryx , bundan yaklaşık 150 milyon yıl

Liaoningornis adındaki fosil evrimcilerin Archæopteryx hakkındaki iddialarını çürütmüştür. 130 milyon yıl

Linnaeus, Carolus

Carolus Linnaeus İsveçli doğa bilimci Carolus Linnaeus 1735 yılında, bilinen tüm canlı türlerini sınıflandırdığı

sınıflandırmaların temelini oluşturmuştur. 72 Canlılardaki benzer organları ilk kez gündeme getiren bilim

tesadüfen evrimleştikleri için değil, belirli bir işlevi görmek için bilinçli bir şekilde yaratılmış oldukları

Sayın Adnan Oktar'ın Yeni Açıklamaları (12 Mayıs 2017; 16:00)

Müslüman münafığı nereden bilsin?

Derin devletin alçaklarını da onlar çok iyi bulurlar çünkü onlara işi düşeceği için.

Peygamber Efendimiz (sav) zamanında Hz. Ebubekir (ra) çok zengindi, Hz. Osman (ra) çok zengindi.

Sayın Adnan Oktar'ın Yeni Açıklamaları (14 Mayıs 2017; 16:00)

SAMİMİYET İNSANIN ALLAHIN VİCDANINA VAHYETTİĞİNE UYMASI, O İLHAMI DUYMAZLIKTAN GELMEMESİDİR Samimi iman

İnsan kendisinin samimi olup olmadığını bilir. Çünkü Allah vahiyle bildiriyor insanlara.

Ve samimi olduğumuzda biz hissederiz.

Sayın Adnan Oktar'ın Yeni Açıklamaları (19 Mayıs 2017; 21:00)

Dersen, mal mülk sana yağmur gibi yağar. Sen öyle niyet edersen, Allah sana rızkı oluk oluk akıtır.

Dünyamı yaşayacağım dersen, dünya senden kaçar. Sen onu kovalarsın. Adeta sürünürsün.

Duha Suresi 8 de Peygamberimiz (sav) e Cenab-ı Allah diyor ki Bir yoksul iken seni bulup (Allah) zengin

Lucy kandırmacası (Australopithecus afarensis)

Lucy, 1973 yılında Donald Johanson tarafından Etiyopyadaki Afar bölgesinde bulunan ve bu bölgeden hareketle

Lucy uzun yıllar insanın evrimi senaryosunda aranan kayıp halka olarak gösterilmiştir.

Son dönemlerde Australopithecusun insanın atası sayılamayacağı, ünlü Fransız bilim dergisi Science et

Makro evrim masalı

dört gün süren ünlü sempozyumda bu konuda varılan sonucu şöyle anlatır: Darwinin (varyasyonlardan yola

Evrimsel biyolojinin tarihindeki son 40 yılın en önemli konferanslarından birine katılan bilim adamlarının

ortaya koydukları yargıya göre, bu sorunun cevabı hayır dır.

Makro mutasyon kandırmacası

Bu teori, tür oluşumuna yol açan mutasyonların çok büyük ölçeklerde gerçekleştiğini ya da bazı bireylerin

şu yorumu yapar: Mutasyonlar sonucunda genetik canavarların oluşması gerçekten de gözlemlenen bir olgudur

Bir nokta son derece açıktır: Mutasyonların, ister büyük isterse küçük olsunlar, sınırsız bir biyolojik

Makro mutasyon kandırmacası

Bu teori, tür oluşumuna yol açan mutasyonların çok büyük ölçeklerde gerçekleştiğini ya da bazı bireylerin

şu yorumu yapar: Mutasyonlar sonucunda genetik canavarların oluşması gerçekten de gözlemlenen bir olgudur

Bir nokta son derece açıktır: Mutasyonların, ister büyük isterse küçük olsunlar, sınırsız bir biyolojik

Marx, Karl

Doğal seleksiyon teorisi sayesinde, bilim adamları organik dünyayı materyalist bir terminoloji ile yorumlama

tüm canlıların üstün bir yaratılışın eseri olduğunu göstermektedir. 79.

Tom Bethell, Burning Darwin to Save Marx , Harpers Magazine, December 1978, ss. 31-38. 83.

Materyalizm

Bu felsefi terim, hiçbir deneysel bilgiye dayanmayan bir ön varsayımı ifade eder.

Evrimciler bu amacı bilimsel amaç olarak ifade ederler.

Bu sonuçlar doğanın yaratıldığı gerçeğini ortaya çıkarıyorsa, bilim bunu kabul eder.

Maymun-insan genetik benzerliği yalanı

Gerçekte, zaman zaman gündeme gelen insan ve maymun genlerinin 98 benzerliği ise, yıllar önce kasıtlı

Bu karşılaştırma, 1987 yılında Sibley ve Ahlquist adlı iki biyolog tarafından yapılmış ve Journal of

Hürriyet, 24 Şubat 2000 91. New Scientist, vol. 103, August 16, 1984, s. 19

Mayr, Ernst

kabul etmektedir: Mutasyonlar sonucunda genetik canavarların oluşması gerçekten de gözlemlenen bir olgudur

Memelilerin kökeni

) bulunmasıdır; buna karşılık tüm sürüngenlerde orta kulakta tek bir kemik yer alır.

eder: Dünya üzerindeki yaşamın en kafa karıştırıcı olayı, Mezozoik Çağının, yani sürüngenler devrinin

Bu, yaratılmış olduklarının çok somut bir ispatıdır.

Mendel, Gregor

botanikçi rahip Gregor Mendel, uzun deney ve gözlemler sonucunda belirlediği kalıtım kanunlarını 1865 yılında

Kalıtım kanunları ) Ancak bu kanunların bilim dünyasının dikkatini çekmesi yüzyılın sonlarında mümkün

olmuştur. 20. yüzyılın başlarında ise bu kanunların doğruluğu tüm bilim dünyası tarafından kabul edilmiştir

Menton, David

Washington Üniversitesinden anatomi profesörü David Menton, Bilim Araştırma Vakfının 5 Temmuz 1998 günü

evrimleştiği tezinin geçersizliğini ortaya koymuş ve karşılaştığı gerçeği şu cümleyle özetlemiştir: 30 yıldan

Metamorfoz

Son yıllarda yapılan araştırmalar, metamorfoz sürecinin farklı genler tarafından kontrol edilen çok kompleks

Meyve sinekleri

genetikçi Gordon Taylor, bazı evrimcilerin meyve sinekleri üzerindeki bu gereksiz ısrarlarını şöyle dile

getirmiştir: Bu çok çarpıcı ama bir o kadar da gözden kaçırılan bir gerçektir: Altmış yıldır dünyanın

genetik bilgi üzerinde meydana gelecek herhangi bir değişim de bu canlının yalnızca zarar görmesine yol

Mikro evrimin geçersizliği

Mikro evrimin ise daha uzun bir zaman içinde birikerek makro evrime, yani yeni türlerin oluşmasına yol

Genetik bilimi, mikro evrimi açıklamak için yeterli bir araç olabilir, ama genetik bilgi üzerindeki mikro

Ama inekler hiçbir zaman başka bir canlı türüne, örneğin zürafalara ya da fillere dönüşmeyecektir.

Miller Deneyi

Stanley Millerin amacı, milyarlarca yıl önceki cansız dünyada proteinlerin yapıtaşları olan amino asitlerin

Bu nedenle deney, bilim dünyası tarafından geçersiz sayılmıştır.

Millerin gözardı ettiği bu önemli gerçek, yaşları 3.5 milyar yıl olarak hesaplanan taşlardaki okside

Miller, Stanley

Stanley Miller hayatın kökeni konusunda yaptığı deneylerle ünlenen Amerikalı bir araştırmacıdır. 1953

yılında Chicago Üniversitesindeki hocası Harold Ureyle birlikte, laboratuvar ortamında canlılığın temel

Miller Deneyi ) Stanley Miller deney aparatıyla

Mitokondriyel havva tezinin çelişkileri

Program evrimin en direkt ve verimli yolu takip ettiği yargısı temel alınarak yapılmıştı.

Mitokondriyel DNA tezi, DNAdaki mutasyonlardan yola çıkılarak geliştirilmiştir.

Bu yüzden söz konusu çalışma bilimsellikten son derece uzaktır ve magazinsel niteliktedir.

Modern Sentetik Evrim masalı

Amerikan Jeoloji Derneğinde toplanan bilim adamları mutasyon kavramını benimseyerek, Darwinin Lamarcka

Kısa sürede bu yeni teori neo-Darwinizm olarak bilindi ve teoriyi ortaya atanlar da neo-Darwinistler

Modifikasyon

Birbirlerinin çağdaşı olmalarına rağmen, Mendelin genetik çalışmalarının bilim dünyasında kabul görmesi

ise Darwinden 35 yıl sonra mümkün olmuştu.

Özer Bulut, Davut Sağdıç, Selim Korkmaz, Biyoloji Lise 3, MEB Basımevi, İstanbul, 2000, s.136.

41198
/ 824