Kuranda öfkeyi yenme ile ilgili olarak şöyle buyrulmaktadır: Onlar, bollukta da, darlıkta da infak edenler
Alemlere rahmet olan, kutlu Peygamberimiz (sav) de öfkeyi yenmenin önemini bir hadisinde şöyle bildirmiştir
Bu imani eksiklik de ruh hallerine asabiyet şeklinde yansımıştır.
Allah iman edenleri, hayatları boyunca hem kendi nefisleriyle hem de inkarcıların ahlakına karşı fikri
İnkar edenlerin dünyada çektikleri sıkıntı, yorgunluk ve çile, onların ahirette karşılaşacaklar ve Allahın
dilemesi dışında kurtulamayacakları sonsuz azabın dünyadaki çok hafif bir başlangıcıdır.
Fasık, doğru yoldan sapmış, Allaha isyan üzerine kurulu bir hayatı benimsemiş kişidir.
Bu konudaki ayet şöyledir: Ey iman edenler, eğer bir fasık, size bir haber getirirse, onu etraflıca araştırın
Yine bir başka ayetle de iman edenlerin, hakkında bilgileri olmayan bir şeyin peşine düşmeleri (İsra
Ayette bu durum şöyle açıklanır: Allaha ve ahiret gününe iman eden hiçbir kavim (topluluk) bulamazsın
bu tutumun ne derece yanlış olduğu Kuranda şöyle bildirilir: Ey iman edenler, benim de düşmanım, sizin
Kim sizden bunu yaparsa, artık o, elbette yolun ortasından şaşırıp-sapmış olur.
Bu tür kınamalar müminleri daha da motive eder.
Böyle bir kişi ise İslama değil yalnızca kendine zarar verir.
edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, Allah (yerine) Kendisinin onları sevdiği
Kuranda en üstün imana ve ahlaka sahip olan peygamberlerin dahi çeşitli hatalarından bahsedilmektedir
İman edenlerin bilerek ya da bilmeden günah işleyebilecekleri de Kuranda haber verilmiştir.
Açıkça olmasa da bir anlamda, kendince, ilahlık iddiasında bulunduğu için (Allahı tenzih ederiz) halis
Allahın verdiği nimetin değerini takdir edememek, verilen nimetleri kullanırken veya sarf ederken bilinçsizce
Cenneti hak edebilmek için öncelikle dünya hayatında bu üstün ahlakı kazanabilmek gerekmektedir.
Yiyin, için ve israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez. (Araf Suresi, 31)
Gösteriş amacıyla infak etmek münafıklara ve inkar edenlere özgü bir davranıştır: Ve onlar, mallarını
insanlara gösteriş olsun diye infak ederler, Allaha ve ahiret gününe de inanmazlar.
da olsa, niyetine, saf Allah rızası dışında amaçların, beklentilerin karışmamasına dikkat etmelidir.
çok hitap eden konuları telkin ederek, sürekli boş konuşmalara sevk eder.
gibi konular insanların günlük hayatlarının tamamını meşgul eder.
Onda boş bir söz işitmezler; sadece selam(ı işitirler).
Kuranda, müminlerin namazlarında huşu içinde oldukları bildirilmiştir: Müminler gerçekten felah bulmuştur
Peygamberimiz (sav) namaza gösterilmesi gereken titizlikle ilgili şunları buyurmuştur: Sad b.
Sad diyor ki: Ben Resulullahtan, namazlarına karşı gaflet içinde olanlardan sordum.
Kurana, Arapça olsun, Türkçe meali olsun ya da farklı bir dilde okunduğunda aynı saygının gösterilmesi
İnsan iman etmekle diğer insanlardan çok daha üstün bir tavır içerisine girer.
Fakat bu, onun imtihanının sona erdiği anlamına gelmez.
Doğrusu Biz, İbrahim ailesine Kitabı ve hikmeti verdik; onlara büyük bir mülk de verdik.
Sosyal statü olarak kendinden daha küçük gördüğü kimseleri ezmek, haddini bildirmek gibi çirkin niyetlerle
Konumu ne olursa olsun, kendisine verilen bir selamı almak her mümin için Kuranda bildirilen bir emirdir
ve ahiret yurdunu anan üstün ahlaklı kimseler olduklarından bahsedilir.
ederler.
Mesela tenha bir sokaktan geçerken selamün aleyküm dersin, aleyküm selam der.
ne niyetle olursa olsun izinsiz ve habersiz girmek Kuranda kesinlikle yasaklanan bir tavırdır: Ey iman
edenler, evlerinizden başka evlere, yakınlık kurup (izin almadan) ve (ev halkına) selam vermeden girmeyin
Şükretmek, verilen her türlü nimetten ötürü, dille ve kalple Allaha olan minnet ve teşekkürünü ifade
salim atlatıldığında sadece dil ucuyla, Elhamdülillah, Allaha çok şükür demek değildir.
Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım.
Buna iman edenlerin de dahil olduğu çok açıktır.
İman edenler de, gün içinde bilerek ya da bilmeyerek pek çok hata yapabilirler.
Bir ayette de Peygamberimiz (sav) e insanların akın akın dine girdiklerini gördüğünde, Allahı hamd ile
özelliğinden Kurandaki birçok ayette övgüyle bahsedilir: Onlar, emanetlerine ve ahidlerine riayet edenlerdir
(Müminun Suresi, 8) Onlar, kendilerine verilen emanete ve verdikleri ahde (harfiyen) riayet edenlerdir
(İsra Suresi, 34) Ey iman edenler, Allaha ve resulüne ihanet etmeyin, bile bile emanetlerinize de ihanet
Ayrıca herkesin imani derecesi, Allah korkusu ve takvası da farklıdır; bunlara bağlı olan sorumluluk
Özellikle Allah yolunda fikri bir mücadele edilirken verilen bir görevi başarıyla yerine getirmenin,
dinin çıkarları açısından son derece stratejik bir önemi vardır.
Allah yolunda, birçok güçlükleri aşmış, zorlu imtihanları atlatmış bir kimse bile, tefekkürünü, imandan
Dünya ve dünyanın geçici süsleri, sahte çekicilikleri ona Allahtan, Resulünden ve Allah yolunda mücadele
(Tevbe Suresi, 24) Mümin, fark etmeden dünya hayatına meyletme tehlikesine karşı son derece uyanık olmalıdır