Allah, peygamberlere azgınlıkla başkaldıran kavimlerin yerle bir edileceği müjdesini ayetlerde haber
Ayrıca Allah Kendisine dua ederek evlat isteyen peygamberlerin dualarını kabul etmiş, Hz.
İsa ile, Hz. İbrahimi de Hz. İshak ve Hz. Yakupla müjdelemiştir.
Musaya söylenen sözler, kıyamete kadar yaşayacak her insana kelime kelime ulaşmaktadır.
Ancak (bu bilgileri sana) gönderen Biziz.
Rabbimiz, Kuran aracılığıyla insanlara ihtiyaçları olan herşeyi açıklamıştır.
Yeryüzüne bakıldığında da yine olağanüstü bir intizamla karşılaşılır.
Aynı vücudundaki bu iç faktörler gibi, insanın yaşamının bağımlı olduğu sayısız dış faktör de vardır.
Eğer bazı insanların iddia ettiği gibi Allah dünyayı yaratıp bırakmış olsaydı, kuşkusuz herşey daha o
Kuranda Peygamberimiz (sav) döneminde savaşta alınan bir yenilginin ardından Allahın müminlere olan manevi
Peygamberimiz (sav) dönemindeki inkarcı kavim, peygamberin hicret etmesine sebebiyet verdiğinde, Allah
Allahın bu yardımı ayetlerde şöyle haber verilmektedir: Siz Ona (peygambere) yardım etmezseniz, Allah
Allah, insana şah damarından daha yakın olan, herşeyi bilen, işitendir.
İnsanın içinden geçirdiği tek bir düşünce bile Allahtan gizli kalmaz.
O halde samimi olarak Allahtan bir istekte bulunulması için insanın sadece düşünmesi bile yetmektedir
sağlayan fizik yasaları, onları meydana getiren Allahın, kulları üzerindeki İlahi korumasına da en güzel
Buna bir başka örnek de insanın üzerinde bulunduğu yeryüzünün sağlam ve güvenlikli kılınmasıdır.
İnsanı ise daha cenin halindeyken savunması sağlam olan bir yere yerleştirerek korumaya almıştır.
Sana koşarak gelirler.
İsanın eliyle ölüleri diriltmiş, kör olanları iyileştirmiştir.
Dünya hayatına ve hırslarına dalan insanların üzerine sabah vakti bir kasırga gönderir.
Ki O, seni yarattı, sana bir düzen içinde biçim verdi ve seni bir itidal üzere kıldı.
Yeryüzüne gelen insanın sureti ise şüphesiz son derece düzgündür.
bir bina kıldı; sizi suretlendirdi, suretinizi de en güzel (bir biçim ve incelikte) kıldı ve size güzel-temiz
(Enbiya Suresi, 112) İnsanın sadece yalnız ve çaresiz kaldığı durumlarda değil, rahat olduğu zamanlarında
Bir başka deyişle yaratılmış olan insanın, duaya muhtaç olmadığı bir an bile yoktur.
Onları sana bakar (gibi) görürsün, oysa onlar görmezler bile. (Araf Suresi, 191-198)
Nitekim bu gerçek bir Kuran ayetinde şöyle haber verilmektedir: Eğer Allah, kazandıkları dolayısıyla insanları
en ağır günahları işleyen, Allaha ve elçisine savaş açmış olan kafirleri ve münafıkları bile, eğer samimi
(Nisa Suresi, 145-146) Bu hükümler Allahın kullarına olan sonsuz rahmetinin tecellileridir.
(Bakara Suresi, 185) Allah insanları daima kolaylığa yöneltir.
, günahları her ne olursa olsun ettikleri samimi bir tevbeyle bağışlayacağını söylemiştir.
(Nisa Suresi, 28) Allah insanı yarattığı gibi onun nelere güç yetirip nelere yetiremeyeceğini bilir.
(Nisa Suresi, 49) Hatasızlık, kusursuzluk yalnız Allaha mahsustur.
Bu durum insanın her konuda aciz olduğunun ve herşeyde Allaha muhtaç olduğunun bir göstergesidir.
O, sizi daha iyi bilendir; hem sizi topraktan inşa ettiği (yarattığı) ve siz daha annelerinizin karnında
Buna karşın Allah, bu büyük lütuf ve ihsanın değerini müminlere göstermek için aynı durumun tersini de
Allah rızası için bir iş yapmayı, güzel ahlaklı olmayı, Allahın emir ve yasaklarını gözetmeyi, Müslümanlara
Süleyman kendi iktidarında, inkarcılara korku salmış ve onları hor ve aşağılık kılma konusunda hiç taviz
Cehennemde en büyük yıkımı ise insanların karşısında küçük düşüp aşağılanınca yaşayacaklardır.
İnsanların dünyada sahip oldukları zenginlikler, mal-mülk de yalnızca Allaha aittir.
Muhammed (sav), Hz. Davud ve Hz.
Ellerindeki herşeyi, sahip olduklarıyla övünüp şımaran, mülkün gerçek sahibini unutan insanlardan çok
Allah da onların bu samimi isteklerine icabet etmiş ve onlara her konuda yardım etmiştir.
(Saffat Suresi, 171-172) İşte böyle; Biz, her peygambere suçlu-günahkarlardan bir düşman kıldık.
İşte böyle samimi bir çabanın karşılığında müminler daima Allahın yardımıyla karşılık bulurlar.
Bu gerçek ayetlerde şöyle haber verilir: Ey Peygamber, gerçekten Biz seni bir şahid, bir müjde verici
(Ahzab Suresi, 43) Yer, Rabbinin nuruyla parıldadı; (orta yere) kitap kondu; peygamberler ve şahidler
iman edenler, Allahtan sakınıp-korkun ve Onun elçisine iman edin, size Kendi rahmetinden iki kat (güzel
(Casiye Suresi, 36-37) Kainatta birbirinden farklı pek çok alem vardır ve insanın bunların hepsinin adını
ve size güzel-temiz şeylerden rızık verdi.
Allahın bu Yüceliği ve büyüklüğü karşısında insana düşen ise, Hz.
Çünkü o, doğru olan bir peygamberdi. Biz onu Yüce bir mekan (makam)a yükseltmiştik.
Elçiler yaşadıkları toplumun insanlarından farklıdırlar; tek başlarına ve ilk olarak Allahın varlığının
Zekeriyayı, Yahyayı, İsayı ve İlyası da (hidayete eriştirdik.) Onların hepsi salihlerdendir.
yaratan, ondan eşini yaratan ve her ikisinden birçok erkek ve kadın türetip-yayan Rabbinizden korkup-sakının
Ve (yine) kendisiyle, birbirinizle dilekleştiğiniz Allahtan ve akrabalık (bağlarını koparmak)tan sakının
(Nisa Suresi, 1) Allah yoktan yarattığı tüm varlıkları koruyup gözetendir.