Muhammed (sav), peygamberliği boyunca türlü zorluklarla karşılaşmıştır.
Bazıları da Peygamberimiz (sav) i öldürmek dahi istemiş ve bunun için planlar kurmuşlardır.
Buna rağmen, Peygamberimiz (sav) her kültürden ve karakterden insanı eğitmeye, onlara Kuranı, dolayısıyla
Ayrıca ayette, insanın anne karnında, birinden diğerine farklılaşan üç ayrı evrede meydana geldiğine
Allah insanların fıtratını da ancak imanı kavradıkları ve Kuran ahlakını tam olarak yaşadıkları takdirde
ve Allaha gereği gibi kulluk etmeyi kabul etmedikleri bildirilmektedir: De ki: Göklerden ve yerden sizlere
ilişkiler, insanlar arası sosyal ilişkiler, akrabalar arası ilişkiler ve bunlar gibi sayısız sosyal sorun
Hak dini uyguladığı takdirde insanın en güzel yaşam biçimini elde edeceğini de şöyle bildirmiştir: Erkek
Ayrıca samimi kullarına Kuran ahlakını yaşadıkları takdirde dünyada korkuyla karşılaşmayacakları yönünde
Rabbimizin ayette belirttiği gibi, bu son gün inkarcılar için zorlu bir gündür.
(Kaf Suresi, 35) Peygamber Efendimiz (sav) bir hadisinde müminlere, kendilerini bekleyen cennet nimetleri
(Secde Suresi, 17) [Tezkiretil Kurtubi, s. 306 498] Peygamber Efendimiz (sav) bir başka hadisinde ise
Bir rivayete göre Peygamberimiz (sav) cennet nimetlerini şöyle tarif etmiştir: Cennete koşan yok mu?
lütufta bulunan Rabbimizin büyüklüğünü gücü yettiğince kavramaya, Onu gereği gibi tanıyıp şanını takdir
Rabbimizin üstün ahlakının ve benzersiz isimlerinin her birinin öğrenilmesi, insanın Rabbimizi tanıyıp
şanını takdir edebilmesi ve Ona derin bir sevgiyle bağlanması için önemli bir yoldur.
İnsan, dünya hayatında muhatap olduğu nimetler ve zorluklar karşısında Kuran ahlakına en uygun şekilde
ise, gerektiğinde nefsin isteklerini yenmeyi, sabır göstermeyi, bazı konulardan feragat etmeyi ve zorluklara
Çünkü zenginlik ancak bu şekilde güzelliklere dönüştüğü takdirde insanın ruhuna zevk veren bir anlam
Bunun yanı sıra söz konusu olan ne kadar büyük bir zenginlik olsa da gerektiğinde buna bir değer biçebilmek
Peygamberimiz (sav) hadislerinde, cennetteki mülkün çokluğu ile ilgili olarak şöyle buyurmuşlardır: Ehli
Yeryüzünde yaşayan bütün Müslümanlar, Allahın varlığına ve birliğine, ahirete, peygamberlere ve Kurana
İnandığı değerler bir olan Müslümanların gayeleri de bir dir, dolayısıyla gönülleri de bir dir.
bazı nefsani zafiyetlerin Müslümanların arasındaki birlik ve beraberlik ortamını bozmaması için Peygamber
Allah, izzet ve onuru, Kendisine dost olan, gönülden bağlı, Kurana uyan kullarına verir.
(Meryem Suresi, 81-82) Tek güç ve izzet sahibi olan Allahtır ve Allah gücü ve izzeti dilediğine verir
Allah, izzet ve onuru, Kendisine dost olan, gönülden bağlı, Kurana uyan kullarına verir.
HAYY: Diri, her şeyi bilen ve her şeye gücü yeten İnsan acizdir ve ancak Allahın dilemesiyle bir şeyler
Daima diridir, her an her şeye hakimdir, her şeyi bilir, her şeye güç yetirir.
Yüce Allah bir ayette şöyle buyurmaktadır: Sen, asla ölmeyen ve daima diri olan (Allah)a tevekkül et
böylesine kusursuz bir benzetme ile bildirilmesi, mübarek Kuranın bilimsel mucizelerinden sadece biridir
Etrafına sevgi, saygı, huzur, barış ve sevinç verir.
Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.
Ancak bu konuda bir zorlama asla yapılamaz.
(Sir Fred Hoyle-Chandra Wickramasinghe, Evolution from Space, New York: Simon and Schuster, 1984, s.
Daha da ileri gidilsin ve evrimciler istedikleri malzemeyi bu varile koymakta serbest olsunlar.
Hatta, uzaydan dahi istediklerini getirtip bu varile koyabilsinler.
İnsanın karşılaştığı her türlü sıkıntıyı, zorluğu, ihtiyacı giderebilecek olan da ancak Odur.
sıkıntı ve ihtiyaç içinde olup Kendisine yönelen samimi kullarına icabet eder ve onların üzerindeki zorlukları
Darwin Retried adlı kitabın yazarı Norman Macbeth bu konuda şöyle demektedir: Sorun canlıların gerçekten
Türk-İslam tarihinde, Türklerin Piri anlamına gelen Pir-i Türkistan ve Hazret-i Türkistan isimleriyle
için yarattığı imtihanın bir gereğidir.
Ne kadar zor olursa olsun dünyadaki her şey gibi zorluklar da geçicidir.
HAFIZ (Koruyan, gözeten, muhafaza eden) Buna rağmen yüz çevirirseniz, artık size kendisiyle gönderildiğim
Bilim ve Teknik dergisindeki bir makalede ise evrimcilerin karşı karşıya oldukları bu sorun şöyle ifade
edilmektedir: Sorun, canlıların niye birbirlerine yardım ettikleridir.
Önde gelen evrimcilerden John Maynard Smith bu problemle ilgili olarak şöyle bir soru yöneltmektedir: