Ancak Kurana tabiyet bir insana maddi ve manevi anlamda bir mükemmellik ve güzellik verir.
(Ama yemeğe) çağrıldığınız zaman girin, yemeği yiyince dağılın ve (uzun) söze dalmayın.
Kendilerine selam verenlere ise daha güzeliyle karşılık verirler.
takipçilerinin yaşamı yalnız bir mücadele, birbirini ezme alanı olarak göstermesine en güzel cevaplardan birini
Güzel ahlakı ile Peygamberimiz (sav) e benzetilen Hz.
(Al-i İmran Suresi, 13) buyurmuştur.
Allahın takdirinin önüne geçebilecek yoktur.
dengesizlik olmaması, yaşamımızın sorunsuz şekilde devam edebilmesi için gerekli olan sebeplerden sadece biridir
hücreye gönderdikleri kimyasal sinyaller sayesinde vücutta hücre üretimine ihtiyaç olduğunu haber verirler
Kök hücrenin varlığı sonucunda vücutta böyle istisnai durumlar da sorun olmaz.
Oysa hayatının her anında Allah korkusuyla hareket eden, Peygamber Efendimiz (sav) in güzel ahlakını
Sohbet ederken çok uzun cümleler kurmak da karşı tarafı rahatsız eden tavırlardan biridir.
Peygamber Efendimiz (sav) den önceki dönemde Arabistanda, özellikle de Mekkenin toplumsal düzeninde,
Peygamberimiz Hz.
Peygamberimiz Hz.
Söz konusu iddia, Darwinistler tarafından uzun süredir propagandası yürütülen insanın hayali evrimine
davranışlarından çıkarmak istedikleri bu sonuç, yalnızca evrimlerin delil yoksunluğundan kaynaklanan zorlama
Allahın salih kullarına samimi imanlarından ve bağlılıklarından dolayı, hem dünyada hem de cennette verdiği
İman etmeyen insanları mutsuzlaştıran, onlara huzursuzluk veren bir diğer konu ise, karşılaştıkları zorluk
Allahın yalnızca müminlere hissettirdiği ve Allahın rızasını, rahmetini ve sonsuz cennetini ummanın verdiği
Peygamber Efendimiz (sav) hadislerinde Hz.
Mehdinin en önemli alametlerinden biridir.
Kaderde takdir edildiği şekilde Hz. İsa ve Hz.
Hastalık, Yüce Rabbimizin dünya hayatında pek çok hayır ve hikmet ile yarattığı imtihan vesilelerinden
biridir.
Kimi insanlar hastalığı, sadece bir musibet, zorluk ve istenmeyen bir sıkıntı olarak görür.
Çok derin bir imana sahip olmak, Allah (cc) ı gereği gibi takdir edip yüceltebilmek, Rabbimizin hoşnutluğunu
açıklama ise şöyledir: İnsanın kendine has özelliklerini açıklama konusunda her zaman karşılaştığımız soru
[3] Darwinistler tarafından bu soru hala cevapsızdır.
gazetesi The Globe and Mail, 26 Mart 2007 tarihli sayısında Fransa Yaratılışçılığın Mayın Tarlasına Girdi
Türkiyede İslami bir yayınevi, kısa süre önce Fransadaki okullara zengin resimler içeren Müslüman yaratılışçı
Paleontolog Marc Godinot, hayatın gerçek kökeninin, bilimin cevaplayabileceği bir soru olmadığını belirtti
(Tevbe Suresi, 82) Bu, Allahın inkarcılara takdir ettiği bir beladır.
Allah mümin kullarına ise Kendi Katından neşe, rahatlık ve huzur verir; yüzlerini sürekli güldürür.
Zorlukla, sıkıntıyla karşılaşsalar bile onlara sabır ve güç verir, neşelerini eksiltmez.
Allahın takdir ettiği an gelmeden önce bir yaprak dahi düşmez.
Ancak ve ancak Allah takdir ederse, dilediğini erteler, dilediğini de öne alır.
Dolayısıyla mümin için önemli olan Allahın takdir ettiği olaylardan tamamen razı olmasıdır.
Azab size gelip çatmadan evvel, Rabbinize yönelip-dönün ve Ona teslim olun.
Sonra size yardım edilmez.
Rabbinizden, size indirilenin en güzeline uyun; siz hiç şuurunda değilken, azab apansız size gelip çatmadan
Ancak Firavun ve yakın çevresinin Allaha karşı büyüklenmeleri ve Allahın peygamberini tanımamaları sebebiyle
Ardından Allah, bir seri felaket gönderdi: Bunun üzerine, ayrı ayrı mucizeler (ayetler) olarak üzerlerine
Dünyanın dört bir yanında olağanüstü takdir toplayan bu eserler pek çok insanın iman etmesine, pek çoğunun
Hızlı Menü seçeneğinden site içinde arama yapabilir, diğer sitelerde yer alan Harun Yahya sayfalarına