İslamın Batı medeniyeti için ortak bir düşman olarak algılandığına ve yakın gelecekte dünyanın bir medeniyetler
Beyaz Sarayın İsraile verdiği silahlarla, Endonezya gibi bazı Üçüncü Dünya Ülkelerinin orduları besleniyor
O tarihten bu yana Keşmir, İslam dünyasının kanayan yaralarından birisidir.
ABD bu çerçevede Pakistanın, Hindistanda meydana gelen olaylarda müslümanları desteklediği iddialarını
Hint ve İsrail askeri yetkilileri yıllardır karşılıklı ziyaret geleneğini sürdürdüler.
Türkler Arap ülkelerinde sömürgecidir iddiasıyla Arapları kışkırtılan Batılı güçler, 2.
Dünya Savaşına kadar böyle bir iddiası olmamıştır.
Dünya Savaşına kadar böyle bir iddiası olmamıştır.
Gençler sebepsiz yere tutuklanmakta, rejime karşı oldukları iddiası ile idama mahkum edilerek kurşuna
Günümüzden 3500 yıl önce kuzey bozkırlarından gelerek Kafkaslara giren Türk kökenli Kimmerler, Karaçay-Malkar
asıl önemli olan başarılarını ve hatalarını değerlendirerek ecdada sahip çıkıp tanımak, bugünü ve geleceği
Günümüzde de bir takım materyalist çevreler, kendi çıkarlarını korumak uğruna, bu sahtekarlığa çanak
Darwin evrim teorisiyle, doğada ancak güçlü olanın ayakta kalabildiği bir sistemin hüküm sürdüğünü iddia
Darwinizm tüm kainatın başıboş, kör tesadüflerle bir takım rastlantılar sonucunda meydana geldiğini iddia
İmparatorluğuna geçmesi ile birlikte İstanbula getirilen Mukaddes Emanetler, 1517 yılından bu yana Topkapı Sarayında
Topkapı Sarayının Hırka-i Saadet Dairesi olarak adlandırılan bölümünde muhafaza edilen Mukaddes Emanetler
Mukaddes Emanetler, Topkapı Sarayında Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan Üçüncü Avlu da bulunan
Gençler sebepsiz yere tutuklanmakta, rejime karşı oldukları iddiası ile idama mahkum edilerek kurşuna
Yalnızca askeri ve siyasi yönden değil, aynı zamanda bilim, kültür, sanat, tıp, felsefe, yaşam standardı
Kuşkusuz bugünün Müslümanlarının görevi sadece bu görkemli geçmişle övünmek değil, günümüzde ve gelecekte
olan değerler sayesinde, bugün bir kısım Müslüman ülkelerde hakim olan despot yönetimlerin de sonu gelecek
Dahası, İslam dünyası diğer medeniyetlerin gerisinde kalmış, bilim, teknoloji, kültür, sanat, düşünce
İslamı temsil etme iddiasıyla ortaya çıkan, ama gerçekte İslam ahlakına tamamen aykırı vahşetler uygulayan
Muhammed (sav) in devrinden bu yana, insanlığa; akıl, bilim, düşünce, sanat, kültür, medeniyet gibi alanlarda
Avrupa Ortaçağın karanlığında iken, dünyaya bilimi, akılcılığı, tıbbı, sanatı, temizliği ve diğer pek
Bu sorumluluğu tekrar üstlenebilecek bir toplumsal alt yapıya ve devlet geleneğine sahiptir.
İslamın bu rönesansı çok uzak olmayan bir gelecekte gerçekleşecekse, bunun nedeni İslam dünyasındaki
İslam dünyasının geleceğinin dünya barışını ve güvenliğini doğrudan ilgilendirdiği, günümüzde pek çok
Tüm bu imkanlar, Allahın izniyle Müslüman dünyasının çok daha aydınlık bir geleceğe kavuşabileceğini
Tüm bu imkanlar, Müslüman dünyasının çok daha aydınlık bir geleceğe kavuşabileceğini göstermektedir.
İslam Dünyasının Aydınlık Geleceği Bu dizi boyunca İslam dünyasının içinde bulunduğu konumu, İslam Birliğinin
durum nedeni ile yese düşülmesinin çok büyük bir tehlike olacağına dikkat çekerek, İslamın aydınlık geleceğini
Ancak bu yanılgılarının nedeni, evrim teorisinin iddialarını bilmemeleri ve evrim teorisinin temel iddiasının
özelliklere sahip bir kuşa dönüştürdüğü yönündeki bir iddiadan farkı yoktur.
özelliklere sahip bir kuşa dönüştürdüğü yönündeki bir iddiadan farkı yoktur.
İnsan ve maymun arasındaki 98 genetik benzerlik iddiası ise, yıllar önce ortaya atılmış ve insanın maymundan
bin proteinin sadece 40 tanesinin benzemesiyle insan ve maymunun bütün genlerinin 98 aynı olduğunu iddia
Çünkü genetik benzerlikler iddia edilen evrim şemalarına uymamakta, aksine bunlara tamamen ters sonuçlar
Çünkü iddia edilen bu hayali ara geçiş formlarından tek bir eser bile yoktur.
Bu ise, ARCHAEOPTERYXIN KUŞLARIN ATASI OLDUĞU İDDİALARINI GEÇERSİZLEŞTİRİYOR.
her zaman en iddialısı olmuştur.
Şempanzelerin genlerinin insan genleri ile yüzde 98 benzerlik gösterdiği iddia edilmekte ve bunun maymunların
98 benzerlik kavramı aldatıcıdır.İnsanla şempanzenin genetik yapısının 98 birbirine benzer olduğunu iddia
bin proteinin sadece 40 tanesinin benzemesiyle insan ve maymunun bütün genlerinin 98 aynı olduğunu iddia
Her gün, 24 saat boyunca, hiç durmadan, her saniyede insanın gen bilgilerinden bir tanesi okunacak olsa
ve kontrol eden sayısız karmaşık işlevin tamamen rastlantıya dayalı bir süreç sonucunda oluştuğunu iddia
Bu iddianın akıl dışı olduğunu göstermek için, DNAyı yine bir kitaba benzetelim.
Ama evrim teorisinin iddiası, harf hatalarının bir kitabı geliştirdiği yönündedir.
Kuşkusuz bu iddia, biraz önce söz ettiğimiz, bir dünya tarihi kitabına harf hatalarının birikmesi sonucu
Kaderin Akışı Değiştirilemez Kader, Allahın geçmiş ve gelecek tüm olayları tek bir an olarak bilmesidir
Bu nedenle Allah için geçmiş, gelecek ve şu an hepsi birdir ve hepsi olup bitmiştir.
Eğer gelecekte bir gün, bir insanın ömrü genlerine yapılan doğru müdahalelerle uzatılırsa, bu olay bu
Kaldı ki kimse böyle mantıksız bir iddiada bulunmaz.
etmenin ise bu iddiadan daha da mantıksız olacağı açıktır.
, insan DNAsına bakteri genlerinin karıştığı iddiasıdır.
Sanayi Devrimi Kelebekleri Douglas Futuymanın 1986 yılında yayınladığı Evrim Biyolojisi isimli kitabı
Sadece, var olan kelebek türlerinin sayıları değişmiştir.
Oysa bir kelebeğin başka bir canlı türüne, örneğin bir kuşa dönüşebilmesi için kelebeğin genlerinde sayısız
Ortama en iyi şekilde uyum sağlayanlar özelliklerini gelecek nesillere aktarıyor, böylece bu yararlı
Neo-Darwinistler, öte yandan da, ilk canlı organizmaların, teorinin iddia ettikleri gibi ilkel dünya
Ama neo-Darwinist iddianın içine girdiği kriz karşısında sıkıntıya düşen bazı evrimci paleontologlar,
Bu durumda, iddia edilen uzun dönüşüm süreci içinde sayısız ara türlerin oluşmuş ve yaşamış olmaları
gerekir.Bu iddiaya göre geçmişte, balık özelliklerini hala taşımalarına rağmen, bir yandan da bazı sürüngen
Coeacanth iddiaların aksine ne ilkel bir akciğere, ne de büyük bir beyne sahipti.
akıl sahibi hiçbir insanın savunabileceği bir iddia değildir.
Ama evrim teorisinin iddiası tam olarak budur.
Bu durumda akla bazı sorular gelecektir.
Kaldı ki kimse böyle mantıksız bir iddiada bulunmaz.
etmek ise bu iddiadan daha da mantıksız olacağı açıktır.
, insan DNAsına bakteri genlerinin karıştığı iddiasıdır.
akli dengesi yerinde olan hiç kimse, bu dev kitabın içindeki harflerin tesadüfen yanyana geldiğini iddia
Ancak son derece ilginçtir, evrim, tam da bu akıl dışı iddiayı savunmaktadır.
Bu noktada sormak gerekir: Peki acaba neden evrimciler bu akılalmaz derecedeki saçma iddiayı ısrarla
Aynı şekilde Dünyanın, Dünya üzerindeki canlı cansız tüm varlıkların tesadüf ün eseri olduğunu iddia
Darwinistler birbirinden farklı ve çok önemli görevleri olan bu proteinlerin tesadüfen oluştuğunu iddia
Bunun ne kadar mantıksız ve bilime zıt bir iddia olduğunu aşağıdaki bilgilerden görebiliriz.
Bu, birçok açıdan yanılgılarla dolu bir düşüncedir ve Darwinizmin asıl iddiasını ve ortaya koyduğu son
taşıyanların öncelikle bu teorinin temel iddialarını gözden geçirmelerinde fayda vardır.
Darwinizmin temel iddiası, canlılığın tesadüfler sonucunda kendi kendine oluştuğudur.
toplumların, inançların, ekonominin, yönetim şekillerinin, sosyolojinin ve psikolojinin evrimleştiği de iddia
Daha hücrenin varlığından dahi haberdar değilken ortaya atılan bu iddianın hayali bir senaryo olduğunu
Sonuç olarak canlılık evrimcilerin iddia ettikleri gibi ilkel dünya koşullarında, tesadüfler sonucu ve
Son günlerde belirli çevreler, özellikle bir takım medya organları çürümüş bir iddiayı tekrar diriltmeye
Bu iddialı teori, ortaya atıldığı yıllarda birçok çevre tarafından ilgi odağı oldu.
Darwinin ilk iddialarından bu yana 130 yıl geçti.
Kelebekler Gerçekten Bir Delil mi?
Evrimcilerin Yaptıkları Sahtekarlıklar Evrimciler milyonlarca yıl sürdüğünü iddia ettikleri Evrime, delil
İşte bu sahtekarlıklardan birkaçı. 1- Piltdown Adamı Sahtekarlığı 1912 yılında, Charles Dawson isimli
Dolayısıyla 20. yüzyılın sonunda bugün evrim teorisi hiç bir iddiası ispatlanamamış, aksine iddialarının
Aminoasitler biraraya gelerek proteinleri oluştururlar.
Çünkü evrim teorisi canlılığın tesadüfen, yani bilinçli bir yaratılış olmadan ortaya çıktığını iddia
Bu dengelerin tesadüfen oluştuğunu iddia etmek ise hiç bir şekilde akıl ve sağduyuya sığmamaktadır.
Evrimcilerin akıl ve sağduyuyu çiğneyen iddialarının belki yüzbinlercesi bulup ortaya çıkartılabilir.
Kalbin yokluğuna, malumdur, üç-beş saniyeden fazla karşı konulamaz.
Bu iddia görünüşte zekice bir iddiaydı, ancak gerçekte bir safsataydı.
Evrimcilerin Düzenledikleri Sahtekarlıklar Evrimciler milyonlarca yıl sürdüğünü iddia ettikleri evrime
İşte bu sahtekarlıklardan birkaçı. 1- Piltdown Adamı Sahtekarlığı 1912 yılında, Charles Dawson isimli
Tüm dünya tarihini inceleseniz bile, belki de daha büyük ve kapsamlı bir sahtekarlıkla karşılaşamazsınız
Charles Darwin evrim teorisini ortaya attığında iddialarını 19. yüzyılın ilkel ve bugüne kıyasla son
Darwinin tek avuntusu, bilim geliştikçe, bu iddialarının bir şekilde delillendirileceği idi.
Türlerin Kökeni kitabını yazdığında amacı hayatın kökenine bir açıklama getirmekti, daha doğrusu bu iddia
tesadüfen bazı maddelerin bir araya gelmesi ve en uygun yerlere en uygun miktarlarda yerleşmelerini iddia
Yüce Yaratanın varlığını inkar etmek için bilimle, akıl ve mantıkla ters düşenler, yakın bir gelecekte
Bu dengelerin tesadüfen oluştuğunu iddia etmek ise hiç bir şekilde akıl ve sağduyuya sığmamaktadır.
Miller Deneyi Efsanesinin İç Yüzü Evrim teorisi, tüm canlılığın doğal bir sürecin ürünü olduğu iddiasını
Le Chatelier prensibi ise denizlerdeki oluşum iddiasını çürütmektedir.
Hiçbir bilimsel ispatı olmayan, hatta akıl ve mantıkla da çelişen bu iddiayı bazı çevreler için cazip
ve çarpıcı hale getiren, bu iddianın canlılığı yoktan var eden Yaratıcının varlığını inkar ediyor olmasıdır
Türlerin Kökeni kitabını yazdığında amacı hayatın kökenine bir açıklama getirmekti; daha doğrusu bu iddia
kara diyorum çünkü günümüzde, ortaokul bilgisine sahip bir çocuğun dahi kabul edip inanamayacağı iddialara
tesadüfen bazı maddelerin bir araya gelmesi ve en uygun yerlere en uygun miktarlarda yerleşmelerini iddia
Günümüzde bilim ve teknolojinin ulaştığı seviye sayesinde delilsiz ve asılsız bir iddia olduğu tüm açıklığı
ilk ortaya atıldığı günden bu yana evrimciler, hep aynı yöntemleri kullanarak insanları asılsız iddialara
Darlington bu yöntemi şu sözleriyle en özlü biçimde tarif etmektedir: Bize insanoğlunun sanatı kademe
iddiasını...
Freudun en büyük saldırısı ise dine karşıydı. 1927 de yayınlanan Bir İllüzyonun Geleceği adlı kitabında
Bununla birlikte hangi din sorusu gündeme gelecektir. Bu süreçler çoktan başlamış durumdadır zaten.
İddialı siyasi teorilerle ortaya çıkan ideologlar, ortaya attıkları görüşlerin bilimsel olduğunu öne
Aynı şekilde ırkçılık ve faşizm de bilimsellik iddasıyla ortaya çıkmıştır.
Benzeri bilimsellik iddiaları, başka ırkçı ideologlar tarafından da tekrarlanmıştır.
İnsanın evrimi masalı da, evrim teorisinin diğer iddiaları gibi, sadece Yaratılışı kabul etmemek uğruna
İnsanın iddia edildiği gibi maymun benzeri ilkel canlılardan evrimleştiğini gösteren hiç bir fosil ya
bir göstergesi, bulunan yeni fosillerin iddiayı desteklemek yerine çelişkili hale getirmesidir.
Burada idia sahipleri İlâhiyatçılar olduğuna göre, biz birinci ihtimali kabul ediyoruz.
İkincisi: Evrim iddialarının, bugüne kadar ortaya konmuş hiç, ama hiçbir kanıtı yoktur.
Sadece, tekrarlanmakta olan iddialar vardır.
Oysa evrim teorisinin, daha yerinde bir deyimle Darwinizmin iddiaları, bugün farklı bilim dallarından
Oysa; hem Lucy hakkındaki bu iddia onyıllardır evrimciler arasında bile tartışma konusudur hem de son
Dik yürüme iddiası dışında da, zaten bu canlıları bildiğimiz maymunlardan ayıran hiçbir şey yoktur.