Peki kimler yapar?.. İşte mesele buradadır.
Marksist olarak yapmasa faşist olarak yapar. İllaki yapar. Yani ruhu hasta adamın.
Sünnisiyle Alevisiyle hepimiz tek bir vücuduz, tek bir kardeş topluluğuz.
Üstelik karşısındaki kim olursa olsun tebliğ yaparken son derece nezaketli, sevgi dolu, anlayışlı ve
Harun (as) ı, İsrailoğullarına akıl almaz işkenceler yapan Firavuna göndermiş ve ona yumuşak söz söylemelerini
(Nuh Suresi, 8-9) Müslüman tebliğ yaparken, hidayeti verecek olanın Allah olduğunu bilerek karşısındaki
Tek başlarına dahi kalsalar çoğunluğa uymaz, müstakil bir tavır gösterirler.
Basit bir insan ise kibarlaşmaya çalışırken anlatacağı konuyu bir türlü anlatamaz, dolaylı yollara sapar
O anda nefsi kibarlaşmasını ilham ediyorsa hemen bu telkine kapılır.
Kuran ahlakını yaşamayan cahiliye toplumlarında kimi insanlar, bu ahlakı çok yoğun olarak yaşarlar.
Yani yemekli toplantı yapalım. Dost olsunlar, arkadaş olsunlar. Bu muhalefet tehlikeli.
Gerekirse de ne yaparsak yapalım, ellerini tutup birbirlerinden bir muhabbete teşvik edelim.
Bunları yaparlarsa, din zaten hâkim olacak. Ama Hz.
kimsenin hurma çekirdeğindeki bir iplikçik kadar bile haksızlığa uğratılmayacağını bilmenin rahatlığını yaşar
Tek başlarına kalsalar dahi çoğunluğa uymaz, Kuran ahlakına uygun bir tavır gösterirler.
geldiğinde de, bunun Allahtan bir güzellik ve bir hayır olarak kendisine ulaşacağını bilmenin rahatlığını yaşar
olaylarda, duyduğu haberlerde Allahın Kuranda vadettiği İslam ahlakının yükselişini bizzat hisseder ve yaşar
Zalimleri de şaşırtıp-saptırır; Allah dilediğini yapar.
Bu daveti yaparken aklından çıkarmaması gereken en önemli noktalardan biri ise, hidayeti verecek ve güzel
İsa (as) ı gözardı ettikleri, artık onları sevmedikleri anlamına gelmez.
Ateist, Darwinist ve komünistlerin bu büyük gerçeğin farkına varması, elbette ki hayati öneme sahiptir
Ve bunu yaparken, Allah Hz.
Gerçekten, insan, bencil ve haris olarak yaratıldı.
Eğer iyilik yapar ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.