) Oldukça gösterişli bir yapıya sahip olan mantis karidesi kumun altında kazdığı barınağında yaşar
yerinin gözleri olduğunu bilirmiş gibi hareket eder ve ahtapotun hep gözüne isabet edecek vuruşlar yapar
Mantis karidesi, aslında bir karides olmayan ama bir karidese benzeyen büyük bir deniz kabuklusudur.
keşfetmemişlerdir. 400 milyon yıl önceden beri hiç değişmeden yaşadığı bilinen bu canlı, Allahın vermiş
Soylarını devam ettirdikleri müddetçe hiçbir ara aşamadan geçmemişlerdir.
Resimde görülen mantis karidesi fosili de evrimcilerin gizlemeye çalıştıkları bu gerçeği ortaya çıkaran
Bu fosilin günümüzde yaşayan mantis karideslerinden hiçbir farkı yoktur.
Darwinistlerin uzun uzun omurgasızların omurgalılara nasıl dönüştüğü, kuruyan denizlerde susuz kalan
omurgasız yarı omurgalı, yarı balık yarı sürüngen, yarı dinazor yarı kuş bir canlıya ait bir tane fosil
fosil vardır. 95 milyon yaşındaki mantis karidesi fosili de bunlardan biridir.
Bu teoriye göre canlılar sözde tek bir ilkel atadan geliyorlardı, ama çok uzun bir süreç içinde küçük
Tam tersine elde edilen tüm fosiller, canlıların kimi zaman on kimi zaman yüz milyonlarca yıl boyunca
Bu çöküşün delillerinden biri de resimdeki 95 milyon yıllık mantis karidesi fosilidir.
döneminden (354 290 milyon yıl) beri hiç değişmeden varlıklarını devam ettiren mantis karidesleri, Darwinizm
boyunca hiç değişmemesi evrimci yorumlarla açıklanabilecek bir durum değildir.Resimdeki mantis karidesi fosili
Bugüne kadar yapılan araştırmalar mantis karideslerinin sözde evrimsel atası olan tek bir canlı dahi
Elde edilen her fosil, mantis karideslerinin hep mantis karidesi olarak yaşadıklarını ve milyonlarca
Bu fosillerden biri de resimdeki 95 milyon yıllık mantis karidesi fosilidir.
Mantis karidesleri ultraviyole, polarize ve görünür ışığı görebilir, derinliği tek
uuml;nü birbirinden ayrı hareket ettirebilir ve binlerce görüntüyü beyninde tek
Böyle karmaşık bir mekanizmanın da tek bir açıklaması olabilir: Bilinçli Yaratılış Uzun yıllardan beri
Mantisler tek bir kulağa sahip böceklerdir.
Bu tek kulak, böceğin göğsünde, bacak çıkıntılarının arasında yer alır.
Evrime göre tek başına bir yaşam mücadelesi içinde olması gereken bu canlılar, evrim mantığının tam tersine
Darwinistler kendilerine sorulan yüzbinlerce benzer soruda olduğu gibi bu sorunun cevabında da büyük
Darwinistler hiçbir şekilde yaşanmamış bir evrim sürecini savunmaktadırlar.
Bu özellik de, diğerleri gibi evrim teorisinin temelindeki mantıksızlığı ve Darwinistlerin yaşadıkları
Yalnızca Allahın dediğini yapar, yalnızca Ona itaat ederler.
Bir tür mantar sivrisineği kendi ürettiği salgı ile şeffaf bir tüpe benzeyen bir yuva yapar.
Böceklerin larvaları bu tüpün içinde yaşar ve ışıklı kuyruklarını lifleri aydınlatmak için kullanırlar
sayısız fosil bulgusu vardır.
Resimdeki 45 milyon yıllık mantar sivrisineği fosili de bu bulgulardan biridir.
Fosil kayıtlarındaki değişmezlik, tek başına evrim teorisini yerle bir etmektedir.
Resimde görülen 45 milyon yaşındaki mantar sivrisineği fosilinin, günümüzde yaşayan örneklerinden en
Doğa tarihi boyunca yaşamış olan canlılarla ilgili bilgi kaynağımız olan fosillerden anlaşıldığı üzere
Hiçbir fosilde geçiş aşamasında, yani yarım bir organ veya uzuv bulunmamaktadır.
Resimde görülen 45 milyon yıllık mantar sivrisineği fosili de, bu gerçeklerin delillerinden biridir.
Fosil biliminin evrim teorisinin aleyhinde bulgular ortaya koyacağını ilk fark edenlerden biri Charles
türler öbür türlerden yavaş gelişmelerle türemişse, neden sayısız ara geçiş formuna rastlamıyoruz?..
aşamadan geçmediklerini gösteren resimdeki fosildir.
herhangi bir değişim sürecinden geçmediklerini gösteren delillerden biri de resimdeki 45 milyon yıllık fosildir
Fosil bulgularının ortaya koyduğu gerçek, canlıların evrim geçirmedikleri, Yüce Allah ın tüm canlıları