Çünkü bu güzellikler anlamlarını yitirmiş, hatta artık görmek bile istemediği bir hale dönüşmüştür.
İstediği şeylere sahip olmak tutkusu ile yaşar. Oysa herşeyin tek sahibi Allahtır.
sonuna kadar yaşar.
Sırf o tek bir nimetin varlığında bile, Allah'ın sevgisini, sonsuz lütfunu, rahmetini, dostluğunu
Yüzlerce evi, arabası olsa, aynı anda ancak bunların sadece tek bir tanesini kullanabilir.
alışkanlık o kadar doğal ve olağan karşılanır hale gelmiş ki, bunun yanlış bir üslup olduğu ne bunu yapan
”, “Bıktım artık bunlardan” “Yeter artık” “Canım hiçbir şey yapmak
iradelerini en güzel şekilde kullanarak bahsettiğimiz “söylenme alışkanlığı’nı tümüyle terk
zaman her konuda en doğru, en isabetli tercihleri yapamayabilir ve bunun sonucunda da çeşitli hatalar yapar
için eleştiri yapar.
ve öfkelidirler, Öfkelerinden dolayı karşı tarafı eleştirirler” gibi telkinlerin tümüyle yanlış
</p> <p> Allah dilemedikçe, dünya üzerindeki tek bir toz tanesinin bile hareket etmeyeceğini unutturup
Bunun yerine bazen de kişiye meşru, makul hatta faydalı olacağına inandırdığı mazeretler telkin eder.
İnsanları sıkıntıdan kurtaracak tek yol, <strong>“Rabbimiz'e sığınıp, Allah'tan ve Kuran
Çevrelerindeki insanların, ‘Onun elindeki imkanlar bende olsa, neler yapardım’ deyip izledikleri
Bunu tek bilebilecek olan güç, onu yaratan Allah'tır.
Dünyada ya da ahirette; eninde sonunda onu bekleyen tek şey, mutsuzluk ve pişmanlık olacaktır.
strong></p> <p> Çünkü gerçekten üzülmek her insanın nefsinde var olan ve kişiyi çok güçlü bir telkinle
</p> <p> </p> <p> <strong><u>Peki üzüntü insana neler yapar?
Böyle bir kimse, ardı ardınca sürekli olarak yepyeni hastalıklarla karşılaşır.
<strong>En doğru ve en güzel olan ahlakın bu olduğunu bildikleri için böyle yaparlar.
</strong> <strong>“Az yapan karda, çok yapan zararda” gibi bir inançları da yoktur.
</strong>Ya da “az fedakarlık yapan, az sorumluluk alan dinç kalır ve en akıllıca hareket etmiş
Ya da <strong>bazen de karşımızdaki kişinin o kadar çok güzel yönü olur ki, tüm bunlar onun o tek bir
Öyle ki, karşı tarafın aklına hiçbir zaman için, <strong>“Şöyle yaparsam ne der?
Hepimiz çok iyi biliriz ki, insanın tek başına olduğunda özel bir rahatlık anlayışı vardır.
Ancak sonra da yaşlılığın arkasına sığınarak farkında değilmiş gibi yapar, üzgün olduklarını söyleyerek
Hazreti Ali (kv) diyor: <strong>“Ben yaparım”</strong> diyor.
Allahtan habersiz ağzından tek bir sözcük bile çıkmaz.
Olaylar ve insanlar önemini yitirir ve tek gerçek olan Allahın birliğini mümin tüm hücrelerine kadar
kullanarak olaylardan ve insanlardan uzaklaşacak, gün içinde derin derin Allahı düşünecek, yalvara yakara
sans-serif;"><strong>VTR:</strong> Düşünce tembelliği insanlarda ne gibi tahribatlara yol açar
hakkındaki konularda haberler yayınlayan; İngilizce, Fransızca ve Arapça olmak üzere 3 dilde yayın yapan
Ancak, evrimciler tüm bu gerçekleri göz ardı ederek, hastalığın sıtmaya karşı sağladığı kısmi bağışıklığı
Ancak bunların hiç biri Darwinizm in öngördüğü manada bir evrim e (yani makro-evrime) delil değildir.
, bu gibi mutasyonlardan yola çıkarak her türlü hastalığa evrimsel bir açıklama üretmeye çalışan Darwinist
Herşeyden önce yalan söyleyen bir insan her an yalanının ortaya çıkmasının tedirginliğini yaşar ve bundan
Örneğin hata yapan bir mümin bunu hiçbir zaman diğerlerinden gizlemez.
alacakları karşılık ise çok daha güzel ve müjde doludur: Allah dedi ki: Bu, doğrulara, doğru söylemelerinin yarar
devletlerinden olduğundan bahsetmiştik, bu gerçekten yola çıkan bazı araştırmacılar yanlış bir yargıya varmakta
Ancak tam tersine taraflar bölgeyi şekillendirmek konusunda tek başına hareket etmeyi seçerlerse çatışmalar